ayı sözlük chat

  • /
  • 233
aranızda hakiki 70-80'lerin disco müziğini seven ve dinleyeniz var mı?
disco müziği olarak alex kenji dinliyorum sadece.
bugün neredeyse aralıksız yedi saat boyunca kayıt işi yaptım. iyi bir boyun ve sırt masajına ihtiyacım var. ayrıca da sesim iptal.
an itibari ile evlilik kurumuna inanmaya başladım neden bilmiyorum söylemek istedim iyi günler
çok feci kafamı dağıtasım var, hiçbirşey düşünmek istemiyorum. tavsiyeler alabilirim
hastayım yaa... çorba yapan kimsem olsa ya... yarın bir de taa silivri'ye gideceğim jale'nin muayenesi için.
tanım :burada işleyişin nasıl olduğunu merak ettiğim chat başlığı.
oyunum için kodladığım server'ımı fena secure yapıyorum. :d yanlış session id'si veren hesapları banlayabilirim bile.
geçmiş olsun libidolu46. dikkat etmeli.
ben de bir süredir bir köye yerleştim. istanbulda da görüştüğüm düzgün birileri de yok. sizlerin hayatları nasıl gidiyor?
discordu inciciler yapar. hıh
ben niye bi chat göremedim
selamlar, yıldız teknik den olan varsa pm atın tanışalım.
selam sözlük. sıkıldım mesaj atın konuşalım dertleşelim biraz..
sözlükte 'bu yazarı engelle' seçeneği olsa, yazdığım başlıkları kimse göremezdi herhalde. kuvvetle muhtemel sözlüğün yüzde doksan sekizi benden nefret ediyor, engelle butonu gelse de engellesek diye ellerini ovuşturuyorlar. tüh nankörler sizi. cehaletinize bir güneş gibi doğdum oysaki. eksileyen elleriniz dert görmesin. (bkz:ignorance is bliss)
sözlükte çok kasıntı tipler var. mizah anlayışları çağın gerisinde kalmış, huysuz, somurtkan tipler. dünyadan bihaber kendi kafalarının içinde yaşıyorlar bence bunlar. ayrıca sözlük kültürleri de yok. başlık açmayı ya da entry girmeyi bilmiyorlar. çok az formata uyan başlık var. cinsellikle ve gay olmakla ilgili başlıklar açılıyor sürekli, başka dünyaları yok mu merak ediyorum.
şu an yağmur yağıyor ama bu yağmur taneleri yüreğime su serpmeye yetmiyor. sanki yağdıkça daha çok alev alıyor, sönmüyor. sönmek istemiyor belki de.
şu 3 günlük boşlukta hoşlandığım ve bazen onun da bana karşı boş olmadığını düşündüğüm adamla plan yapmaya çalışıyordum dün ve hunharca, açık kapı bırakılmadan reddedildim yine. kişisel almamaya çalışıyorum ama koydu bayağı, özellikle geriye baktığımda çoğu zaman iletişime geçmeye ve bir şeyler kurmaya (kurmak derken, birlikte zaman geçirmek, anılar kurmak manasında) çalışan tarafın ben olduğu fark ettiğimden bu yana.

tatil planı da yok şimdi. peh.
lgbt dostu mis kokulu kozmetik firmam için gayler aranıyorrr. :d



şöyle bir reklam videosu da istiyorum. bu ürünümün adı "antalya" olacak.
şu sıralar insanın doğası gereği iyi mi yoksa kötü mü olduğunu düşünüyorum. belki de mutlak bir kötülük ya da mutlak bir iyilik yoktur. ama denge de kesin değildir. yine de insan iyilikten hazzetmez. nefret duygusu, öç alma duygusu insanı tatmin eder. insan olumsuz duygularını gerçekleştirdiğinde mutlu olur. tabii, burada mutluluktan kastımızın ne olduğu önemli. mutluluk her zaman insanın yüzünde gülücükler yaratan bir olgu değildir. insan ötekini boş verdiğinde, gamsızlaştığında, vurdumduymaz olduğunda, vicdanından uzaklaştığında mutlu hisseder. vicdanî bir yükten kurtuluşun vermiş olduğu boşluk hissi huzurdur onun için. iyilik mi? kim için ve ne için iyilik? hem yapılan bir eyleme iyi niteliğini veren şey nedir? eğer o eylem sonucu eylemden etkilenen tüm taraflar da kazançlı çıkmışsa, o eylem de iyi midir? insan görür, hisseder, duyar. duyu organlarımızla varlığından haberdar olduğumuz her şey vicdanımızda kıpırdanmalar yaratır. şayet kötü bir olaya tanıklık etmişsek ya gözlerimizi kapatarak uzaklaşır ve rahatlarız ya da o olayın içine girerek vicdanımızı sızlatan kötü durumu ortadan kaldırmaya çalışırız. ama burada rahatlatmaya çalıştığımız tek şey kendi vicdanımızdır. kötülüğe uğrayan nesnenin yahut onun kurtuluşunun bizim için bir önemi yoktur. zira o nesne bizim için ötekidir. bizden başka her şeye kayıtsızızdır. kayıtlı gibi davrandığımız vakitlerde biliriz ki yalnızca kendi iç huzurumuzu sağlamak istiyoruzdur. bu yüzden yaptığımız iyilik kendimize yöneliktir. gerçi insan iyilik yapmaktan zevk duymaz. nefret duyduğu birine zarar verdiğinde aldığı zevk ile iyilik yaptığında hissettikleri arasında büyük farklar vardır. insan hep olumsuz duygularını doyurmanın peşinden gider. iyiliğe yönelik eylemler gerçekleştirmek fuzulidir ve ihtiyacımız da bu değildir. neyse, şimdilik bu kadar düşünelim.
  • /
  • 233