bireyselleşmek

toplumsal olandan arınarak özgürleşmektir. hatta özgür olmanın ilk şartı, ilk adımıdır. eşsiz bir birey olarak dünyaya gelen insan, onu çevreleyen toplum tarafından şekillendirilmeye başlar. ortak zevklere, ortak inançlara, ortak değerlere sahip olması ve herkesçe kabul edilmiş kurallara koşulsuz uyması beklenir. toplumun yasakladığı ve dışladığı bir farklılığa sahip olduğunu fark ettiğindeyse suçlu ve yanlış hisseder kendini. çünkü ortak olana aykırı bir yaratılışı vardır.

insan her zaman ona iyi olarak sunulanı iyi, güzel olarak sunulanı güzel olarak kabul etmek zorunda kalır. ortak zevkin esaretine düşerek, beğeni yetisi körelir ve yok olur. artık parmakla gösterilen bir 'güzel' ideal güzelin simgesi ve örneğidir. kişi, o güzele uymayanın güzel olmadığına inandırılır. bu diğer kavramlar için de geçerlidir. ortak iyi, iyi kavramını tam anlamıyla karşılar ve bunun iyi olmadığını söylemek kişiyi olumsuzlayıp onu toplum nezdinde kötü yapar.

özgürleşme, farklılığını kucaklamakta ve başkalarının farklılıklarına kendi değerleriyle bakabilmekte gizlidir. bireyselleşme dediğimiz bu durum, bizim toplum aldatmacasından kurtulmamızı sağlar.

bireyselleşme mefhumu yorumlanabilirliği yüksek olan bir kavramdır. farklı bakış açıları farklı yorumlar getirebilir.