çadırda tatil yapmak

arkadaşlarım çadırda tatil yapmak için beni ikna etmeye çalışıyor. ancak çadır tatili bana konforlu gelmiyor. duş, tuvalet, yeme içme, güneş, soğuk, böcekler vs. gibi pek çok şey aklıma geliyor. en iyisi bir otelde kalmak bence.
mazoşist insanlar için gayet uygun bir tatil konsepti. son gittiğinde tatilden sonra dinlenmem için 2 gün gerekti. sonra da tövbe ettim zaten.
çadırda tatile survivor kafasında gitmek lazım.tatil olarak algılanan şeyin bununla yakından uzaktan alakası yok.kaliteli camping alanlarında belki tatil konforu sağlanıyor olabilir ama onunda otelde kalmaktan ne farkı var net birşey söylemek zor.
yapan tanışım var çok öviyor beni de çağırdı balık tutmaya gidecez birgün bakalım kısmet olursa.
katıksız doğa sevgisi olan, into the wild filmini seven bireylerin işidir. zorlukları da severler şüphesiz.

sosyal mecralarda gösterilen ışıltılı görünümüne kanıp bodoslama dalmamakta, yakın yerlere, mümkünse arabayla ve kısa süreli yapıp içinizdeki potansiyeli keşfetmekte fayda var.

zira herkesin yapabileceği şey değil. karanlıkta heybetli denizin kenarına oturup, dağların arkasından beliren şehir ışıklarını, ormandan gelen domuzcuk seslerini duymak korkutucu olabileceği gibi yıllar sonra bile o anlat unutulmaz birer yaşantı olarak kalabilir.

sonuçta her şey dahil bir otelde belirli alanların dışına çıkmadan ne yaşayabilirsin ki? ne kadar farklı bir şey deneyimleyebilirsin? anlatacak neyin olabilir? bu tür etkinliklerde metrobüs kalabalığının daha az aceleyle güneş altında bir araya gelip telefonlarıyla anı storyleştirmenin ne kadar ötesine taşıyabilir ki insan?

“yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır,
yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç.
topluluklar vardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde,
sesinde de müzik.
insanları daha az seviyorum diyemem ama
doğayı daha fazla…”
lord byron
tatili bir dinlence aktivitesinden ziyade sürünme faaliyeti olarak gören kimseler için uygun olduğunu düşündüğüm tatil şekli. birkaç sene önce çadırda konaklamaya yönelik olumlu bir bakış açısına sahiptim. deneyimlerim sonucunda çadır tatilinin maceraperestlere göre bir deneyim biçimi olduğuna kanaat getirdim. bense zamanla tatillerimde konfor arayışında bulunan bir kimse hâline geldiğimi fark ettim.
ay bir dönem çok yaptım ben bunu. tuvaleti ayrı zahmet, bulaşığı ayrı zahmet, herşeyi ayrı zahmet. tatil mi yapıyosun tatil mi seni yapıyor belli değil öyle bişey
duş ve tuvaleti olan kamp alanları kullanılabilir. arabası / çadırı olmayanlar için kiralık çadırları olan kamplar mevcut. birine bağlı hareket etmek istemeyen insanlar için ideal.
cesaret edeip gidebileceğim bir arkadaşım yok hayatımda. isterim ama tek gidemem. tırsakım ben.