çaycımızın kupamı kırması

cuma gününden beri sakinleşmeye çalışıyorum başaramıyorum içimi dökmeye geldim sözlük.
bizim işyerinde çaycımız var. beceriksizin teki. daha önce french press im ortadan kaybolmuştu ama günahını almayayım dedim. cuma günü kupamı kırmış. bilerek yaptığını hissediyorum ama ispatlayamıyorum. hiçbişe demedim direk müdürün yanına gittim içimde birikmiş ne varsa anlattım.

bana diyor ki ya bir kupa ne olacak yenisini alırsın ben sana alayım falan filan bir yığın boş laf. ben ta çukurcuma'dan almıştım o kupayı şimdi istesem de bulamam. özeldi benim için dedim ama adamın umrunda bile değil tabi.

e ne yapalım falan diyor. dedim ki beceremiyorsa işi çıkaralım bu ilk hatası değil işe de geç kalıyor falan ne varsa içimde döktüm.
bu sefer de yok garibanmış, üç çocuğu varmış yok ekmek parasıymış falan en nefret ettiğim şeyler. acındırmaya başladı. iş garantisi böyle bişe işte zaten kovamazlar rahatlığı ile kır bardakları bide pişmiş kelle gibi sırıt. ama kafaya koydum kovdurucam. bir sonraki hatasında bu sefer insan kaynakları ile konuşucam direkt.
bak maaşından keselim bari uyarı olur dikkat eder dedim ona da yanaşmadı müdür. sinirden hala gözüm seyiriyor.
özdemir adlı yazar ile aynı yazar ol(a)mayacağımızı ispatlar bir entry. bence kupan dahil diğer tüm eşyalarına kamera taktır; ya da bu belgesellerde kullanılan foto kapanlardan.
kupalarına aşırı düşkün biri olarak böyle bir durumda kimseye tolerans göstermezdim.

belki başkasının gözünde kırılan sadece bir kupa ama işte insanın sevdiği kupasından bir şeyler içmesi kadar güzel bir şey var mı? utanmadan alt tarafı kupa demiş bir de, çok iyi anlıyorum durumu.

zamanında yanımda çalışan zimbabya'lı bir eleman batman logolu kupamı kırdı diye anında işine son vermişliğim var.
valla sözlükte ilk defa insanların beni anladığını hissediyorum. şu an gerçekten duygulandım. gözlerim doldu. yani çok gergindim bir an bunları okuyunca ağlamaklı oldum.
iş yerindekiler hep küçümsediler. yani çaycımız mı gitsin özdemir mi gitsin diye sorulsa o köylüyü tercih ederler eminim. sağolun ayıcılar.
rüyada gerçekleşmiş olsa gerek bu olay. en son özdemir çok ciddi bir ameliyattan çıkmamış mıydı?
sözlükte doktor var mı?
bu yumuklusucurta takmış benim ameliyatıma dert olmuş nedense.
o anlatsın ben artık muhatap olmucam. bir ameliyatın ciddiyeti ondan sonra alınan rapor ile paralel değildir.
ben özel diye yazmak istemedim ameliyatımı ama her amelilyat ciddidir. iş yerinde de küçümsediler gömülü yirmilik dişimi ameliyatla aldırmamı ha dişini mi çektirdin falan diye geçiştirdiler. doktor istersen 5 gün rapor yazarım dedi ama ben hasta hasta gittim çalıştım üçüncü gün. dikişlerimi bile pazartesi aldırıcam daha. şimdiki aklım olsa evde yatardım çünkü değmez. insanlar için değmezzzz!
müdürün çaycıyı sözlü olarak uyarması ile tatlıya bağlanacak olay. hem çalışan memnun olur hem de sözlü bir uyarı alan çaycı işine bir şey olmayarak hayatına devam eder ve daha dikkatli olmaya çalışır.

bu kadar basit konu yine yöneticiye geliyor. zaten yöneticinin işi bu gibi şeylerle de ilgilenmek egolarını tatmin etmek değil.
özdemir bence sana askerdeki demir bardaklardan alalım, çay içince dudağına ütü basmış gibi yapan bardaklardan.
demir bardak iyi fikir. istese de kıramaz o zaman.
yanlış da anlaşılmak istemem çaycıya ilk işe başladığında en iyi davranan bendim. hatta arkadaş olmaya çalıştım. mevki konum önemli değil dostluk insanı hiç beklemediği anda bulabilir falan güzel bir konuşma yapmıştım ama nedense arkadaş olamadık. iş yerindekiler doldurdu belki de. birkaç kere bulge'una bakarken de yakaladı beni gerçi ama tamamen denk gelmişti. neyse işte bir şekilde bana gıcık oldu ve iş kupamı french press'imi kırmaya kadar geldi.
keşke kadın çaycı alsaydık. erkek olsun getir götür yapar diye ben ısrar etmiştim şimdi pişmanım.
süreci tetikleyen başlangıç noktasının adamın bulge'ına bakmak olduğu gün yüzüne çıkmıştır. artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

ayrıca çaycı derken yaşını başını almış çocuklu bir tipten mi bahsediyoruz yoksa bağımsız kendi olabilmiş bir cengaverden mi bahsediyoruz?

ayrıca kamu hizmeti olarak lütfen heteroseksüel erkeklere bir eşcinsel olarak cinsel imalarda bulunmayalım. ben de bir kadından ima aldığımda biraz huzursuz oluyorum. bir de içten içe homofobik bir bakışa sahip olabileceklerini de düşünelim.
kardeşim ben tamamen tesadüf olduğunu söyledim. konuyu neden bulge'a bağladınız. kim olsa dikkatini çekecek bir shower. hetero da olsam ne bu diye bakardım. kim olsa gözü kayacak bir şey.

hem ben cinsel imada falan bulunmadım. işyerinde asla böyle bişe yapmam. ha versem nefessiz s.ker orası ayrı. ama ben öyle biri değilim. sadece sosyalist düşüncede olduğum için mevki gözetmeksizin dostluk kurmak istedim o kadar. türk aydınının en büyük problemi işçi ve köylü ile iletişim kuramamak onların dilinden konuşamamak ama ben en azından elimden geleni yapmanın manevi rahatlığı içindeyim.
sende onun çaydanlığını kır ödeşin. böylece manevi açıdan olmasa bile maddi açıdan üzebilirsin çaycıyı. eminim şirket müdürü bu durum karşısında sessiz kalmayacak ve çaycıya eski tolerasyonu sağlamayacaktır.
adam birdaha bulgeme bakarsan kırılacak olan kupan olmaz mesajı vermek istemiş sanırım.
kupalarına aşırı düşkün biri olarak böyle bir durumda kimseye tolerans göstermezdim.

belki başkasının gözünde kırılan sadece bir kupa ama işte insanın sevdiği kupasından bir şeyler içmesi kadar güzel bir şey var mı? utanmadan alt tarafı kupa demiş bir de, çok iyi anlıyorum durumu.

zamanında japonya'da parktaki japon adam winx club resimli cam kupamı kırdı diye tır çalıp, adamın da içinde bulunduğu kalabalığa dalmışlığım var. daha sonra inip, kalan çocukların kafasını kesmiştim. her şey kupalar için.
ya ben kendim zaten marksist bir insan olarak işçiyi yeminle en çok gözetenlerin en başında gelirim. hatta ilk işe başladığında sigortanı yapıyorlar demi kontrol et bak bunlara güven olmaz diye telkin etmiştim.
ama işçiye yardım edeyim derken herkes kendi kupasını yıkasa ve çayını doldursa o kişiye gerek kalmaz ve kovarlar. sırf bu yüzden ara ara sokağa çöp atarım ellerim titreye titreye. ama toplumun bilinç düzeyi yükseldiği zaman benim gibi büyük resmi görebilen bir kitle böyle eylemlerde bulunmazsa çaycısı da çöpçüsü de işsiz kalır.
birine yardım edeyim derken en büyük zararı veririz zaten. madonnanın çok sevdiğim bir lafı vardır. cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. anlayana çok şey anlatır bu laf.
hazır özdemir uçurulmuşken sallamak serbest di mi? (bkz:başlık sıçmak)