çirkin adam

"
doğunca çirkin adamlar işaretlenir bi’ satırda
o’nlar hayatlarına yön vermeye çalışmaz
çünkü bilirler ki doğmuş olmak hatadan
bu yüzden nefret eder hayat çirkin adamdan
boykot edilmiş şu varlığımdan acizane
hayır beklemekte hata ettim
oldum amiyane tabiriyle paragraf arası boşluk
bir anda uzanmış sakalların kiriyle sustum
gel herşeyin bi’ zamanı var diyen dostum
bu hangi zamandır ki gelmedi hiç. neden sustun?
neden puslu gözlerim? çocukluğumda bile bu
saçlarımı seven insanlar aynı soruyu sorup durdu
bir de unutmadan çocukken sarışındım
biraz büyüdüm kahverengi, sonra da siyahtım
şimdi hangi tondayım bi’ türlü göremedim
bu aklı karıştırıp duran gökkuşağını gömemedim

üzülme, adem hayat yoktan ibaret
şu insanların derdi duyduklarına binaen
o yüzden hepsini senden bi parça belleme
desem de bilirim hepsi birdir, hepsi senden ibaret

sanki mağrip ve maşrık ve sahir her yer
aynı ateşin altına düşmüş de burda bi’ tek yanan ben varım
bi’ tek ben yarım, bi’ tek ben kanıt bu yalnızlığa
adanmış ömrün faili sol yanım
asiolanları sustukça anlıyor insan
günleri boğaza dizip yutkunuyorsan yakar
düşmeli belki binbir gece küsmeli
böylece diner sanırsın şu büyük yankılar
su üstünde yürüyormuş gibi geç canımdan
bi’ yaz meyvesi çürürmüş gibi at beni kanından
necasetini verdin hiç tatmadım adından
ki onda huşu gizlidir kokar bi’ şehir yanımdan
çirkin adam düştüğün yere bak irkil
ve öyle sıçra kı oradan şu zirveler eğilsin
ne kadar bitik sandılar o kadar dimdik
ne kadar gitti sandılar o kadar geldin
"