düş o zaman

"
bir yalnızlık üstüme çöküyor zamansız
çoğu zaman, kaçamadan
gökteki yıldız gibi sen nasıl imkansız?
sön o zaman, düş o zaman..

kalemi alıp yazdım, sadece yazdım
dünyam kalem kağıt, kül tablam yastığım
ne çabuk geçti yıllar? ne çabuk bitti her şey?
hayallerini ne çabuk astın?

farkındasın, kendine zararın
herkese var da neden kendine yok yararın?
nedir kararın? nedir kararın?
acele etmen gerek çünkü kalmadı çok zamanın

nefretle tükettik kalbimizi
ne kadar çabalarsan çabala, kaldı izi
düşündüm, bazen de yandı içim
geriye kalan hep aynı, geriye kalan niçin?

aslında hiçiz, bu sonuca vardığında
bu boktan dünyaya bu şekilde baktığımda huzurluyum
senin gözünde kusur mu bu?
boşver, ben böyle huzurluyum

bir yalnızlık üstüme çöküyor zamansız
çoğu zaman, kaçamadan
gökteki yıldız gibi sen nasıl imkansız?
sön o zaman, düş o zaman..

gözlerim anlatmasın, siz de susun
bomboş ceplerim ve ilk orospusu oldum
bekledim, belki birisi bana laf anlatır
dostum çünkü hala gülmekten usanmadım

bir çubuk olsa sihirli, kafanızda kıracağım
ben delirmemek için her gün alkole mi saracağım?
içmeyeceğim bu ilaçları, hep kafamda kuracağım
ve ağaçları dik sikeyim! pis dumanı soluyacağım!

ucuz insan ilişkileri, yüzünü buruşturur
gece yoksulluğun ritm tutuşunu dinle
nefes al zombi, kireç gibi yüzün niye?
bizi de bir gün kurtarır bu döngüden ölümle.

hayatımda kalıcı olan tek şey dövmelerim belki
tükenmiş bir kalem, ikiye bölünür anca
gözlerimden düşenlerin cesetlerine basarak
yürümek mi istiyorsun? bence defol koşarak!

bir yalnızlık üstüme çöküyor zamansız
çoğu zaman, kaçamadan
gökteki yıldız gibi sen nasıl imkansız?
sön o zaman, düş o zaman..
"