eşcinsel çiftlerin evlat edinme hakları

bir lgbt sözlüğünde neden hala açılmadığına hayret ettiğim başlık, konu. belki de türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının evlatlarını siyasiler uğruna feda ettikleri şu günlerde eşcinsellerin neden evlat edinmek istediklerini anlayacak düşünce yapısına sahip olmadıkları için bu konuları konuşmak için daha çok erkendir. amerika'da #lovewins etiketiyle eşcinsel evliliklerini kutlayadursunlar pek çok gelişmiş ülke bu konuyu çoktan aşmış durumda.

aşağıda attitude dergisinin ağustos sayısında paylaşılmış, gerçek bir evlat edinme hikayesinin benim tarafından yapılmış çevirisini paylaşıyorum.

bu hikayeyi anlatan ailenin fotoğrafı:



uzun zamandır bir çocuk evlat edinmeyi düşünüyorduk. jack işaret dili tercümanı ve okullarda sağırlarla iletişimi sağlamak için çalışıyor. bizim evlat edinmek istediğimizi bilen okul müdürlerinden birisi onunla görüşmüş ve arron’ın geçicisi olarak yerleştirildiği yerin süresinin dolmak üzere olduğunu ve ona uzun süre yaşayabileceği yeni bir yer aradıklarını söylemiş. bu sırada arron yedi yaşındaydı. biz, arron’ı evlat edinmek için sosyal hizmetlere başvurduk ve görüşmelere başladık.

arron ile ilgilenen sosyal hizmetler uzmanı bize sürekli zorluk çıkardı. iki erkek neden bir erkek çocuk evlat edinmek ister gibi bir sürü homofobik şüpheyle karşı karşıya bırakıldık. öte yandan bize yardım etmek için elini taşın altına koyan inanılmaz bir sosyal hizmetler uzmanına sahiptik en sonunda mahkemeye çıktığımızda hakime evlat edinmenin bu kadar aksamasının çok saçma olduğunu söyledi - ki o (kadın) sosyal hizmetler uzmanı ile dalga geçti. altı ay sürmesi gereken işler tam iki yıl sürdü ve ancak arron on yaşına geldiğinde nihai şekilde bize verildi, geçen sene. aslında hükümetin tüm o evlat edinme sürecini artık daha da kolaylaştırdığını söyleyebilirim.

arron bize ilk geldiğinde ingilizcesi çok kötüydü ve yeterli eğitim almamıştı. ona her şeyi en baştan öğretmek zorundaydık ve o tüm öğrettiklerimizi hızla öğrendi. şimdi işaret dilini çok iyi kullanıyor ve ingilizceyi konuşabiliyor. bir bakıma iki dil biliyor denebilir! onu londra’nın merkezine götürdük ve onu herkesle tanıştırdık, konuşturduk. tanıdığım eşcinsel çift ile beraber, arron onları amcaları olarak görüyor ki adamlardan birisi de sağır, soho’da balan’a gittik. insanlarla tanışmayı seviyor. onunla gurur duyuyoruz.

iki babası olduğu için gerçekten mutlu. çocuk sahibi olan eşcinsel çiftlere sataşan ve dalga geçen bir sürü insan tanıyoruz. bazen bunu komik buluyoruz ancak bana göre bu tutumları tamamen meraktan kaynaklanıyor. arron’u, jack’in tercüman olarak çalıştığı londra gey erkek korosunu izlemesi için götürdük. tesadüfe bakın arron’ın erkek kardeşi de eşcinsel bir çift tarafından evlat edinilmiş! biz şu anda onları arıyoruz.

arron tam 10 yıl boyunca bir aileye sahip olmayı bekledi ve şu anda o bizimle ilgili her şeyi seviyor. onunla ilgili her şeyden gurur duyuyoruz. ayrıca, jack ailesine gey olduğunu söylediğinde ailesi tarafından reddedilmiş ama şimdi kendi ailemizi kurduk. baba olmak gerçekten harika bir şey! bizim daha genç hissetmemize ve kendimize daha çok dikkat etmemize sebep oldu. çocuğumuz için sağlıklı kalmalı ve iyi görünmeliyiz.

çoğu insan bebek evlat edinmenin daha sevimli ve iyi olduğunu söylüyor ancak o bebeği evlat edinene kadar bebek zaten üç yaşına gelmiş oluyor. insanlar mektup yazıp büyük çocuk istemediklerini, kusurlu çocuk istemediklerini söylüyorlar ancak lütfen onları böyle dışlamayın. biz daha iyisini bekleyemezdik. biz bu ülkede bunu yapabildiğimiz için gerçekten çok şanslıyız. herkese tavsiye ediyoruz.

(bkz: mutluluk veren küçük şeyler)