eşcinsel oluşunu bir süreden sonra hazmedememek

sel yayıncılık’tan çıkan “homofobi sözlüğü” diye bir kitap var. sanırım fransızcadan çeviri. o kitapta “islam” başlığına bakmanı öneririm. kitap biraz kalınca ve bence almaya da gerek yok. eğer bi kitapçıya gidersen 5-10 dk’nı almaz o başlığı okuman. bence islam konusunda yenilikçi ve farklı bir düşünüş şekli sunuyor. meseleyi daha objektif açıdan değerlendirmiş ve dini metinler içerisindeki tutarsızlıkları ve çelişkileri de bence güzel açıklıyor. o başlığı okuyunca bence bugün neden böyle hissettiğini anlayabilirsin gibi hissettim. her ne kadar içinde bulunulan ortam da etkili olsa da bazen politikalar da insanların geleceksiz ve yapayalnız hissetmesine zemin hazırlıyor. bence önemli olan şey yaşamını savunman. daha sabah birşey okudum: kaba, saldırgan ve düşünmeyen kişilerin torunlarıyız çünkü düşünen, savaşmak istemeyen ve üreten insanların çoğu geçmişte öldürüldü diye. demem o ki, mesele eşcinsellikten bağımsız aslında. toplumdan farklı düşündüğün veya yaşadığın her zaman bu yalnızlık hissi yaşanabilir. şöyle bir baktığında görürsün zaten. toplumumuz ergen aslında, insanlar kızınca da aşırı ani gereksiz hareketler içerisindeler, biz sorunlarımızı aslında hiç konuşmayız, “yok bişey ya” der geçeriz. aynı bir ergenin yaptığı gibi. demem o ki, hangi toplum olursa olsun kişi kendi değerini diğerlerine göre belirlememeli. muhtemelen bilirsin, yolda giderken bazen yola koyun sürüsü falan çıkar ve sen de yavaşlarsın, hızını onlara göre bayağı düşürürsün. bazen hayatta da böyle olur. altında ferrari de olsa eğer etrafın bir koyun sürüsü ile çevriliyse hızın ancak onların hızı kadar olabilir. gitmek gerektiği yerde eğer gidilebiliyorsa gidilmeli.