evde bakılan hayvanın sokağa atılması

bunu yapabilen birinden her şeyi bekleyebilirim. bahçede bakmayı anlayabilirim ama kendisinden tamamen mahrum edeceği bir yere, üstelik kimsenin ilgilenmeyeceğini bile bile bırakmak ölüme terk etmektir. bunu yapan insanın duyguları küf bağlamış, çürümeye yüz tutmuştur. en kısa zamanda, kendisini uzunca bir süre altından kalkamayacağı hayal kırıklıklarının koynunda bulacağına eminim.
aklımın almadığı, insanlıktan uzak hareket. gram tahammül edemiyorum böyle insanlara.bunu yapabilen insanın iyiliğinden, insanlığından, yaptığı herhangi pozitif bir şeyden şüphe duyarım.
çoğunlukla maymun iştahlı kişilerin bir hevesle ya da sırf çocukları istedi diye oyuncak satın alır gibi evcil hayvan alıp hevesi geçtikten sonra da kıytırık bahaneler* ile yaptıkları eylemdir.

çünkü onlara göre terk ettikleri hayvan bir canlı değil, bir nevi eğlence hatta bazen de gösteriş aracıdır. ayrıca alıştığı ev ortamından sokağa atılan o canların hayatta kalma şansları da çok az. bunun hayvanda yarattığı duygusal travmaya değinmiyorum bile.

bir çok şehirde insanlar gönüllü olarak, ellerinden geldiğince bu canları sokaktan kurtarıp sahiplendirmeye çalışıyorlar ama yetmiyor maalesef. bu yüzden bence herkesin evcil hayvan edinmesine izin verilmemeli.
bir arkadaşım cins bir köpek aldı geçtiğimiz senelerde. iyi cesaret etmişssin dedim, köpeklerin ömürleri 12-13 yıl oluyor, onca zaman bakabileceğin kadar kendine güveniyorsun maddi ve manevi olarak. tabi canım falan dedi. aradan bir sene geçmeden bırakmak zorunda kalmış aldığı yere, sebebi de maddiyat ama bunu doğrudan söylemiyor tabi. niye böyle birşey yaptın, doğru mu bunu o hayvana yapman diyince de bu benim çocukluk hayalimdi diyor. çıldırmamak işten değil.
egoizm ve empati yoksunluğunun açık göstergesi.
hayvanı bir eğlence aracı olarak göre o akılsız, hayvanın da duygusal olarak ona bağlanacağını ve hayatı boyunca eksiklik hissedeceğini akıl edemiyor.
çok iyi tartıp, düşünülmeli ve ondan sonra böyle bir işe kalkılmalı.
kedimi sahiplendiğim ilk hafta düşündüğüm, 2. haftasında da düşündüğüm ama 3. haftayı geçtikten sonra asla düşünemediğim durum.
bir hayvan sahiplenmek gerçekten ciddi bir karar olmalı.
yeni doğmuş bir kediyi ona daha iyi bir hayat sunma gerekçesiyle sahiplenip, sonrasında yapamayacağınızı düşünmeniz normal ama bu yüzden iyi düşünmeniz gerekiyor. anlık hevesler ve heyecanlar ile yola çıkılmamalı.

benim handikapım, kedim bebeklikten bu yana çok hareketli olduğu için onu eve hapsediyormuşum hissiydi. sonrasında biraz durulsa da şimdi 1,5 yaşında olacak neredeyse...

çok zorlandığınız mutlaka arkadaşlarınız, ilgili kişilerden yardım alabilirsiniz ama bir hayvanı alıştığı yerden sokağa bırakmak sahiden korkunç.

*bazı cins kediler haricinde evde kedi beslenmesini hayvanın yaşam alanına müdahalesi olarak görüyorum ve 2. bir kedi sahiplenmeyi düşünmüyorum.
apartmanlara hapsettiğimiz, kısırlaştırdığımız bir canlının sadece kendi keyfimiz üzere yaşamasını çok mantıklı bulmuyorum.

*kedimi kısırlaştırdığımda kendimi çok kötü hissetmiştim. birkaç gün suçlu hissetmiştim.