ezileni koruyalım

bundan bir sene kadar önce ablama özel bir gün için çiçek alayım diye çiçekçiye yollandım. hayalim böyle sarı ve beyaz küçük çiçeklerle aranjman yaptırmak... neyse efendim, hoş bir abi bana, çiçekleri ayrı ayrı grupladıklarını ve eğer aranjman istiyorsam demete koydurtmak istediğim çiçeklere ait grupların hepsini satın almam gerektiğini söyledi. ben de bir kucak çiçekle gidemeyeceğim için bahsi geçen argümanın saçmalığıyla sukulent ve bonsai lere bakarak kaçma derdindeyim. neyse içeriye başka bir müşteri daha girdi ve o da benimkine benzer birşey istedi, ona da "nö caniko" dediler. hemen pratik zekamla yaklaştım elemanın yanına ve dedim ki isterseniz ortak alalım ve iki demet yapsınlar, eleman bana döndü güldü ve ok dedi. biz yaptırıyoruz demetleri, bir beyaz demet daha getirsene mustafa gibin bir şey söyledi göbekli şirin. meğersem o, o çiçekçinin şirin babasıymış aynı zamanda. mustafa da bana aranjmandaki tüm çiçekleri alacan diyen çıtır leblebi. eğer çiçeklerle beraber beni de alacan diyeydi, dükkanı da alırdım orası ayrı. dükkanı onun üstüne yapar, ona bi ev de açardım. konu komşuya da laf ettirmezdim. bende mesir macunu etkisi yaratan bu çikolatalı gofret gitti ve dedi ki şirin baba şirin baba ama siz bana böyle böyle dediydiniz, eğer öyle demeyeydiniz ben müşterileri satisfied olmadan yollamazdım. şirin babamız tam bunu azarlamak üzereydi ki saçma sapan bir şey sordum göbekli tulumbacıya. afedersiniz göt gibin kaldı. çünkü hem sorup hem de dinlemedim onu ve mustafayı alıp sukulentlerin olduğu yöne çektim, onu azarlatmadım bi nevi. tatlısının gözleri ne de güzeldi. bi soru sordum, anlattı da anlattı mustafa. dedim hepsini burda anlatmayaydın be sukulentim, üstümüzde rahat bişeyler olunca da anlatabilirdin. ben böyle ayaküstü hiçbir şey anlamadım. dün mustafa'yı gene gördüm. elinde kırmızı bir çiçek, keşke bir sene kadar önce bana getiriyor olsaydı dedim. geçen sene olduğu gibi basit bir pantolon, gömlek ve ayakkabı üçlemesinde yine mustafam ne karizmatikti. adresi ararkenki oraya buraya şaşkın şaşkın bakışı ne de seksiydi. işte ben bunu dedim korudum lan geçen sene çünkü çok da kişi vardı tükkanda. hiç sevmem elemanını uluorta azarlayan kalpsiiiiz patronları, beter olsunlar.