geçmişe yolculuk

bir bilet isteyip bilinmezlikten, geçmişin masumiyetine dönmeyi arzulamaktır. çünkü çok kırılmıştır kalp, perişan edilmiştir hayaller, tarumar olmuştur hevesler tarlası. dünyanın gerçekleriyle yüzleştikçe bel bükülmüştür git gide. zira dünyayı sırtında taşıyan atlas kadar güçlü değilsinizdir. başkalarının cehennem olduğunu fark ettiğimizde cennetimiz çoktan kirlenmiştir. yarına uyanabilmemiz için içimizde bir nebze olsun heyecan kalmamış, ilk gençliğimizdeki sevinçlerimiz bin bir aldatışla, ayrılıkla, küçümsenişle öldürülmüştür. bir bilet isteriz çaresizce, o günlere; dünyanın hâlâ güzel ve temiz olduğu geçmişe, asla o saf çocukluğumuza dönemeyeceğimizi bilerek.

şebnem ferah da şairane sözleriyle bu duygularını, can kırıkları albümünde yer alan şarkısında yüksek vokal performansıyla dinleyicisine sunmuştur.

"bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı çıkmaz bir sokağa benzetiyorum. sadece o sokakta yaşayanlar üzerimden gelip geçiyor. bugün kendimi odalarından çoğu boş, bazen dolan bir otel gibi hissediyorum. içimden ne hayatlar ne hikâyeler ne aşklar geçip gidiyor. ben böyle değildim ne zaman kayboldum. rüzgârla dans ederdim, ne zaman savruldum. bir ses duydum geçmiş zamandan. bir ses duydum küçük bir kızdan. bir bilet istiyorum, sadece gidiş olsun, çocukluğun saflığına gidip orada yaşamam gerek. bilet istiyorum tek kişilik olsun, yarına çıkabilmem için heyecanı hatırlamam gerek. bugün kendimi parktaki bir bank gibi sessiz ve sabit hissediyorum. geceleri üzerimde şehrin ışıkları yatıp uyuyor. bugün kendimi tonlarca yük taşıyan gemilerin denizi gibi hissediyorum, kaldırma kuvvetim var ama şehrin atıkları içime akıyor."