hayatınızın fon müziği

seneler seneler evvel, kapıların kilitlenmediği, dedikodunun nispeten az, kıymanın pahalı olmayıp ayçiçek yağının kele sürülecek kadar bolca olduğu zamanlarda panayırlar vardı.

eylül ayı yazın sıcağını geceleri üzerinden attığı zaman trakya'da panayırlar kurulmaya başlanırdı. yağmur yağdı yağacak gibi olur gündüzleri ise arada yazdan kalma sıcaklar bastırırdı.

işte bu günlerden bir gün yeni aldığımız capon aracımıza maaile doluştuk panayıra gittik. dize kadar gelen çayırlar pazarcılar tarafından çoktan ezilmişti. panayır görmeyenler çok şey kaçırmıştır kanaatimce. büyükçe çok büyükçe pazar diyelim geçelim şimdilik.

biz o gün panayırın her yerini gezdik. oğlak çevirmelere baktık, gereksiz bakliyatları tekrar ve tekrar aldık. annemler tekstile dair ne varsa hepsini elledi, karıştırdı ve torbalara doldurdu. ve sonunda her panayırda olması gereken yapılıp bizlere yani çocuklara çeşit çeşit helvalar alındı.

görev tamamlanıp ellerde torbalarla arabanın yanına doğru yürümeye başladık. büyük çayıra düzensiz çekilen araçların arasında başladık arabayı aramaya. 'şu, bu, işte orada' derken arabayı kaybettik çayır çimen ve araba deryasında.

sene çok sene, araba capon, yürekler ağızda. araba gitti, yok ortada. mutlaka çalmışlardır. babaannem başladı ağlamaya, annem yengem inceden sızdırıyor gözyaşlarını. bizler sağa sola koşunuyoruz. şortlu ayaklarımız ottan börtüden böcekten dağlanmaya başladı.

nasıl olduysa bulduk arabayı. panayırda büyük bir oh çektik çayırın ortasında. hafif sinir, büyük mutluluk ile tekrar doluştuk arabaya ve evimize döndük. yolda da 'bir daha panayıra gelinmez' diye sözleşti büyükler.

gerçekten bir daha panayıra gidemedik. panayırın yapıldığı yeri sel bastı, panayırın kurulduğu belediye de bir sakat durum olmasın diye panayırı kurdurmaktan vazgeçti.

işte benim hayatımın fon müziği; kaygı, sevinç, coşkunluk ve sebepsiz heyecan içeren ya da bunu bana hissettiren vladimir cosma'nın la grand blond filmi (kemal sunal'ın filmlerinden de hatırlarsınız) için yaptığı müzik. özellikle aşağıya ekleyeceğim büyük orkestralı, korolu hali ise hayatıma cuk oturuyor.

panayır gibi işte benim hayatım. buyuralım müziğe:

https://open.spotify.com/track/63vF2YboA...

not: evet aç aç kısmı ve panayırlarda her zaman olan halka benzeri kumar zımbırtılarına gitmedim. o panayırda gitmedik. *
leyla ile mecnun fon müziği der susarım
bu olmasını isterdim, hep çalsa bir köşede kısık bir şekilde.
adeyyo lallaleyo adeyyo lallaye.