hetero ortamlarında lgbt konusunun geçtiği an

bir haber başlığı olur, onur haftası zamanı olur. hetero bir ortamda konu birdenbire lgbt'den açılınca gerçekleşen an. sus pus olup kocam bilir mi diyorsunuz? yoksa lgbt'yi destekteyen bir pozisyon mu alıyorsunuz? aman beni gay sanmasınlar diye hetero taklidi yapmak da şıklar arasında.

ne bileyim kendi kendimize takılmak bir yere kadar. biraz dış dünyaya da açıklamak anlatmak lazım gibi geliyor.
orta büyüklükte bir ilçede büyüdüm, küçük bir şehirde üniversite okudum. çevremde kimse lgbt ile alakalı bir tartışmaya girmedi, homofobik küfürlerini saymazsak. sanırım büyük şehirlerde oturanlar için uygun bir başlık, niye boş yaptıysam*.
yetişkin oldukça çevremdeki homofobikleri hayatımdan çıkardım. lgbt konusunu destekleyen veya nötr kalanlar var şu an çevremde. ama çok da tartışılacak bir konu değil. kabul edilmesi gereken şeyler var ve inkar edenler. siyaset, tarih gibi bir konu vs değil. kaldı ki lgbtyi kabul etmek istemeyen nice eğitimli insan var. biz tartışınca değişmeyecek fikirleri. başka bir çevrede konu açılınca da böyle nokta soru cevaplar veririm. gelişmiş ülkeler çok önceden bu konuları konuşup tartıştı ve yasal haklar getirdi. bilim insanları bunu artık doğal birşey olarak görüyor. toplumumuzun kabul görmemesi anormal derim. patlama noktama gelirsem de kendi çocuğun da eşçinsel olursa evlatlıktan reddecek misin görürüz diye yapıştırım.
ben en cahil yorumları yapıyorum ki belli etmeyeyim.
umursamıyorum genellikle. başkalarının düşüncesi ve davranışları ile yol almıyorum çünkü.
lgbtq konusu açıldığında kendimi rahatsız hissetmiyorum. aksine kimin kimliğime karşı ne düşündüğü, neler yapabileceğini öğrenmiş oluyorum. sessiz sedasız arkadaşlığımı bitirmeme vesile olabileceği gibi dostluğumun derinleşmesine de yardımcı oluyor. turnusol gibi işte.
tam bir namus kumkuması olurum dediğim an ama hayır aksine lgbt bir insanlık haklıdır haklı bir isyandır sırf sizden olmadığı için ötekileştirilen topluluk sosyolojik tabanına uymadığı için herşeyden önce sisteme biat etmediği için yok sayılan katledilen hunharca dalga geçilen bireylerdir...
genelde bana bakilarak ima edilerek konusulur. saygi duyuyorlardir, escinsellik cok zordur vs diyerek anlatmami acilmami isterler icten ice. ama o ödülü hic bir zaman vermem. evet escinsellik zor, konu da zaten tam olarak bu. siz o kolay hayatlarinizla ne kadar olgunlastiniz peki? neden anlatayım, degecek misiniz sizce?
üniversitede solcu cenah ile haşır neşirdim evet haki parkamda vardı şuan gülerek anlattığım on kuruşluk yemek zammını protesto etmişiğimde var ama konumuz bunlar değil elbet. gittiğim toplantılarda kadınlar, translar, çocuk haklarının yanında eşcinsellikte konuşulurdu. ve ben mevzubahis konu konuşulduğunda kızarırdım yani sanırım kızarırdım çünkü vücudumun ateşlendiğini hissederdim. ve evet ateşli biriyimdir ama konumuz bu da değil. e.'ye platonik aşık olmuştum bu toplantıların birinde o kadar güzel konuşur savunur destek açıklamaları yapardı ki etkilenmemek elde değildi. her geçen gün bu platonik aşk kara bir sevdaya dönüşmüştü kader ağlarını ördü ve biz aynı evi paylaştık ta ki ben mezun olana dek. vicdanlı heterolar var ve yanımızdalar ben bunu yaşayarak deneyimledim bir kısmı bize süs köpek muamelesi yapmıyor yaşadım biliyorum. e'ye ne mi oldu. mezun olduğum gün buna okkalı bir mektup yazdım 6 sayfa. anlattım da anlattım sonuna da ben seni beni sevdiğin gibi sevmiyorum dedim. eşşek değil tabi anladı resmen açılmış oldum aşkımı itiraf etmiş oldum. şehri terk ettiğim için onun bana cevap yazma şansı olmadı ama keşke bende seni senin beni sevdiğin gibi sevebilseydim demişti telefon konuşmamızda. halâ görüşüyoruz müthiş bir dost olarak kaldı kalmaya devam edecek.. ya pardon ben sanırım bu başlığı yersiz işgal ettim. özetliyorum hemen heterofobinizi yenin şıllıklar.
insanları elemede anlardır.
"o gün bugündür mesafeli oldu" sözündeki o günler bu konuların açılıp konuşulduğu anlara denk gelir.
eskiden daha sessizken daha taraf tutar, savunmacı bir tavrı sahibi oldum.
cahile laf anlatmak zor bir şey ama biz anlatmazsak kim anlatacak? sonuçta böyle düşünüyor diye birini hayatımızdan silebiliriz ama ne işe yarayacak? belki kafamızı dinleriz ama bir fayda sağlamaz. insanlar yavaş yavaş bazı şeylere alışabilirler ve değişebilirler. tartışma neticede düzgünce anlatılırsa herkes birbirini anlayabilir.

öte yandan eğer lgbt konusunu çok yadırgamayan bir ortam ise konuya insan hakları üstünden girdiğim oluyor. eğer karşımdaki dini referanslar veriyorsa allah böyle yaratmış diyerek konuyu tatlıya bağlamışlığım var çünkü anlatması zor olabiliyor. onun dışında eğer çok tepkili ve homofobik bir yere doğru gidiyorsa kendini geliştir deyip uzaklaşmak en mantıklısı yapacak bir şey yok valla.
"ne var ki! benim de gay arkadaşlarım var. "
"destekçiyim ama gay değilim."
"bak seni düşündüğüm için söylüyorum bunu. lütfen gay olduğunu belli edecek şeyler yapma."
"hep arkandayım ama bu durumunu benim dışımda kimse bilmesin."
konuşmaların yönü negatif ise sizin eşcinsel olduğunuzu bilmeden konuşan bu insanların sizi arkadaşlığınız bakımından yol ayrımına soktuğu durumdur.

böyle bir durumla karşılaştığı zaman nstrgt ne yapar?:
öncelikle konu başlığı kendisini kapsadığı için konuşma nefret içerdiği takdirde onu sevgiye dönüştürme isteğiyle muhakkak şansını denemek isteyecektir. bunun için de ;

1. öncelikle konuşulanları tartarım. kim ne şekilde düşüncelerini aktarıyor bunu izlerim. eleştiriye kapalı,sabit fikirlerinden ötürü farklı bakış açısını kabul etmeyen, kapsayıcılıktan uzak bir zihniyet olduğunu düşünürsem "oldukça kısıtlı ve eski çağlardan kalma bir düşünce yapısı " olduğunu dile getirmekten öte bir şey yapmam. en azından düşüncesinin başkaları tarafından yanlış bulunduğunu bilsin isterim. böylece belki yanlış olan o fikirlerinin doğrusunu bulmaya yönelir.

2. dinlemesini ve farklı fikirlerle usulunce tartışmasını becerebilecek biri olduğunu düşünüyorsam muhakkak bilinç kazandırmak adına açıklamalarda bulunur bakış açısı kazandırmaya çalışırım. bilmediği,anlamadığı için yargılamam, küçümsemem, dışlamam. belki öğreteni olmamıştır çünkü. hem bunları yaparsam bizim gördüğümüz muameleyi onlara yapmış olurum. kurtulmaya çalıştığımız haksızlıkları başkalarına da yaparsak anlamsız bir savaş başlatmış oluruz. bu yuzden ona anlayabileceği yeni fırsatlar sunmuş olmayı tercih ederim.

sonuç olarak her şekilde susmayıp konuşup anlatmayı, anlaşılmayı beklerim. çünkü yanı başımda nükseden nefrete ses çıkarmamam o nefreti kabul etmem anlamına geliyor. ve ben nefretlerini kabul etmiyorum!