heteroseksüellerin ilişkilerini insanların gözüne soka soka yaşamaları

normal olanın ne olduğunu belirleyenlerin heteroseksüel çoğunluk olduğunu ve heteroseksüel egemen bir dünyada yaşadığımız gerçeğini göz önüne alırsak, bu davranışı onların şımarıklıkları olarak değerlendirebiliriz. kurallarını bizim koyduğumuz topraklarda yalnızca bizim izin verdiğimiz ilişki türlerine izin vardır diyen bu insanlar, filmlerde, şarkılarda, sokaklarda, barlarda, düğün salonlarında, televizyon kanallarında, yarışmalarda, tiyatrolarda heteroseksüel ilişkilerini herkesin gözüne soka soka yaşarlar. çünkü normal ve olağan olan heteroseksüel ilişkidir. dışlanma ve ötekileştirme korkuları yoktur bir kere, istedikleri zaman yumruklarını masaya vurma güçleri vardır. onlarınki normal olandır. fakat eşcinsel bir çift el ele sokakta yürümek istese ya da bir ortamda eşcinsellikten bahsedecek olsa biri, ben senin eşcinselliğini duymak zorunda mıyım derler. ilişkilerinizi gözümüze soka soka yaşayamazsınız derler, eşcinseller gösteriş meraklısı; ilişkilerini her yerde dillendirme ve ilan etme sevdalısı derler. sanki dünyaya hâkim olan ilişki 'türü' eşcinsel ilişkiymiş gibi. sanki tüm filmlerde, tüm şarkılarda eşcinsel ilişkilerden bahsediliyor, sokaklarda el ele sarmaş dolaş yürüyen herkes eşcinsel ilişki yaşıyormuş gibi.

kendi ilişkilerini toplum içinde açık açık yaşamayı kendilerine bir hak olarak görüp, eşcinsellerin ilişki yaşamalarını bir gösteriş olarak addedip bunu yasaklamayı uygun görür bu efendiler. bir insan eşcinsellerin sorunlarını dile getirmeye kalksa, rahatsız olur, onun ilgi çekmeye çalıştığını söylerler. oysaki yaşadığımız bu kodumun dünyasında her tartışma, her konuşma, her ilişki, her şey her şey her şey hetero hetero hetero üzerine kuruludur. kendilerine farklı gelen her şeye düşmandırlar. herkes hetero olmalı, heteroluk üzerine konuşmalıdır, insanlığın doğal akışı budur. kulaklarına ve gözlerine ancak hetero ilişkiler huzur verir. misafir olunan evdeki şımarık çocuk gibidir bunlar.

geçen bir şahıs da filmlerde homoseksüel öge ve ilişkilerin çoğalmasından yakınmış. ben iki adamın ilişkisini izlemek zorunda mıyım diyor, bu şekilde film çekenleri kınıyor, dünyanın çivisinin çıktığını, eşcinselliğin prim yapmak için kullanıldığını ve eşcinsel ilişkilerin gözlerine sokulduğunu dile getiriyor. bu durum çok rahatsız etmiş onu. tabii, o doğduğundan beri kendi cinsel yöneliminin hâkim olduğu dünyada yaşadığından birkaç filmde eşcinsel ilişki görünce bunu yadırgıyor. çünkü bu ilişki ona yabancı ve yabancı olan onun düşmanı. gökyüzü mavi, mavi evet, çünkü mavi demek gök demek. onlar için de dünya demek heteroseksüellik demek. içine farklı bir şey girince kendilerini tehdit altında hissediyorlar. biz yıllarca onların gözümüze sokulan heteroseksüel ilişkilerine laf etmemişken, onlar eşcinsel ilişkilerin görünür olmasından rahatsız oluyor. alıştıkları dünyaya aykırı çünkü. onlara aykırı olan her şey yasaklanmalı çünkü.