hiçbir konuda kendinde suç bulmayan insan

kötü neticelenen bir olayın sorumlusu olmadığına kendine inandıran ve başkalarına da bunu inandırmaya çalışan insandır. her zaman karşı taraf kusurlu ve kabahatlidir. kafasının içinde hep karşı tarafı yargılar ve hâkim daima odur. asla sanık konumuna düşmemiştir. kendini yargılama erdemine erişememiş, hiçbir zaman vicdan muhasebesi yapmamıştır. bu, çocukluk döneminde hep odak noktası olarak yetiştirilmiş olmakla ilintili olabilir. kötü olayların sorumlusu tutulmamış, iyi olaylarda hep ödüllendirilmiştir. hâl böyle olunca ebeveynleri onun her durumda haklı olduğunu ona inandırmışlardır. ama, ama, ama ile başlayan cümleler kurar, karşı tarafın sözlerini bununla kesip, kendini savunma gereği bile duymadan karşı tarafı suçlamaya girişir. hep özür beklentisi vardır. biriyle tartıştıktan sonra, tartıştığı kişinin hatasını anlayıp ondan özür dilemesini bekler ciddi ciddi. çoğunlukla bu tarz kişilerle muhatap olmak zorunda kalan kişiler onların bu çocuksu yanlarına katlanıp özür diler, hatalıymış gibi davranıp onların egolarını tatmin ederek iletişimin seyrinin normale dönmesini sağlarlar ama bu doğru değildir. bu tarz kişiler yalnız bırakılarak cezalandırılmalıdırlar. gerçi bu sefer de 'ne kadar yalnız kalmışsam o kadar haklıyım' sanrısına kapılabilirler.

insan kendini eleştirebildiği ve kendini yargılayıp kendinde suçlar bulduğu takdirde insan ilişkilerinde olgun bir konuma erişecektir.