ifşa olmuş yazarların hikayeleri

sürekli kendimizi saklama gereği duyduğumuz bu hayatımızda her zaman temkinli olmak zorunda olsak da bazen istenmedik bir şekilde, basit bir hatadan dolayı bu gizemli yönümüz açığa çıkar. hayatımız bu tarz rastlantılara çok müsait olduğu için herkesin illaki vardır buna benzer hikayesi diye düşünüyorum. bahsettiğim şey; birine bilinçli açılmak dışında, skandal olarak açığa çıkma. kendi başımdan geçen hikayemi anlatıyorum.


yıl 2010'du sanırım, yaşım 16-17. hayatımda sadece bir kişiyle ilişki yaşamış, farklı ruh ve bedenlerin heyecanı ve merağı içindeyim. eşcinselliğimle tanışmadan önce sex yaptığım kişiyle tanışmıştım 13 yaşımda. ilk cinsel deneyimim böyle olmuştu. ilerleyen zamanlarda erkeklerle sexin hetero sexe alternatif olmadığını, onun aksine hetero sexin eşcinsel ilişkiye alternatif bile olamayacağını çözmeye başladığımda bendeki farklılığın sadece bende olmadığını, benim gibi bir sürü insan olduğunu ve bu yönelimin eşcinsellik olarak adlandırıldığını yaptığım araştırmalar sonucu öğrenmiştim.

tarih olarak çok eski olmasa da kendimi yeni keşfettiğim zamanlarda teknolojik imkanlar çok kısıtlıydı. cep telefonlarına internet yeni girmiş, bu günkü gibi akıllı telefonlar yoktu. evimizde bilgisayar olmaz, internet cafelere giderdik. eşcinselliğime dair yaşayabileceğim en çılgın şey porno izlemekti.

adını hatırlamadığım bi müzik indirme programı vardı. internet cafeye gider, istediğim müzikleri indirip hafıza kartıma aktarırdım. daha sonra o programın video da indirdiğini farkettim. istediğin videonun linkini yapıştırıp indirmeye başlıyordun yanlış değilsem. benim aklıma porno indirip telefona yükleyip evde izleme fikri geldi. internet cafeye gidip cafe sahibinden kart okuyucu aldım ve indirmeleri başlattım. ben indirmeleri başlatınca bağlantı ağırlaşmaya başlamış olacak ki cafe sahibi "arkadaşlar indirme yapmayın " diye genel bir uyarı attı. o zamanlar ben nerden bileyim adam ana makineden kimin ne yaptığını görebildiğini. girdik bi işe sonunu getireyim dedim, hem evde porno izlemeyeceğim diye o kadar heyecan yapmıştım. vazgeçer miyim bu saatten sonra? adamın uyarıları sonuç vermeyince tek tek masaları kontrol etmiş ve sorunun kaynağına benim masada ulaşmış. hemen yanıma gelip; ya sen ne yapıyorsun? o kadar indirme yapmayın diyoruz, sen burda ahlaksız şeyler indiriyorsun gibisinden bir şeyler deyip masasına geçti. adamın bunu deyişiyle yerin dibine girdim. bu henüz başlangıçtı. daha masayı kapatıp hesabı ödeyecektim. o da yetmez aldığım kart okuyucuyu masaya bırakacaktım; al bak bununla porno yükledim der gibi. düşündükçe her şeye daha çok anlam katar, anlam kattıkça daha çok utanıyordum. hani diyorum adam masadan kalksa parasını masaya bırakıp kaçarım ama herif yerinden kıpırdamıyor. orda bekledikçe utancım daha da katlanıyor. o ortamdaki utancın baskısından dolayı kalkıp adama hesabı soruyorum, parasını ödüyorum ve kart okuyucuyu uzatıyorum başımı önüme eğerek. adam kart okuyucusunu alıp "bunu da pis işlerine alet etmişsin" diyerek sinirli bir şekilde çekmeceye fırlatıyor. ben kendimi hızla dışarı atıyorum. daha da o cafeye gitmiyorum.
4 Entry Daha