lgbti'yi kabul etmemek

1 Entry Daha
benim yaptığımdır. kimse herhangi bir oluşumu kabul etmek zorunda değildir. istisnasız tüm oluşumlar tek tipleştiricidir. bizim gibi değilsen bizden değilsin, bize benzemek zorundasın düşüncesine sahip bir oluşumda yer almak istememek haktır. lgbt üyelerinin bir eşcinselden eleştiri aldıklarında saldırıya geçip, o eşcinsele karşı ayrımcılık yapmalarına da anlam veremiyorum. ne yapayım, benim düşünce yapımı ya da hayat tarzımı temsil etmeyen, haklarımı savunmayan bir örgüte illa biat mı etmeliyim? yürüyüşlerinizi biliyorum, isteklerinizi, pankartlarınızı, yürüyüşlerde soyunup sokak ortasında öpüşmelerinizi, velev ki ibneyiz pankartı taşımanızı, eşcinselliği feminenlik ve seks düşkünlüğü olarak topluma aşılamanızı biliyorum. bütün bunlara riayet etmek zorunda mıyım, bunlardan hoşlanmıyor olamaz mıyım? pride kelimesini bile gurur yerine bir ahlak terimi olan onur olarak türkçeye çevirip bu ismin altında yürüyüş düzenlemek, hem de ahlaki eylemler temelinde? toplum bize ibne diyor, ben de bu ibne kelimesinden rahatsız olmadığımı göstermek için evet, ibneyim mi demeliyim illa. eskiden eşcinsel olmakla gurur duyardım, hoş hâlâ duyuyorum. ama etrafımdaki insanlar her eşcinseli o yürüyüşlerdeki tipler gibi sanıyor. eşcinseller neden bu kadar dağıtıyor kendilerini bilmiyorum ama onlara karışamam fakat hayat tarzı olarak kendilerini lgbt oluşumuna ait hissedenlerden oldukça uzak olduğumu söylemeliyim. özünde utangaç, hassas ve duygusal bir insanım zaten. anneme bile eşcinsel olduğumu söylediğimde kadın olmak istediğimi sandı. peki ya neden böyle düşünüyordu, bunda kimin payı vardı? şayet bu tarz yürüyüşler, bu tarz abartılı şeyler olmasa ve eşcinselliği bu kadar göze batar hale getirmeseydiniz, ben de arkadaşlarıma rahatça eşcinsel olduğumu söyleyebilir ve biraz daha özgür hissederdim. en azından kafalarında bana dair ön yargıları olmadıklarını bilirdim.

dünyada eğer bir 'şey'sen daima seni temsil ettiğini iddia eden bir güruha tâbi olmak mecburiyetindesin. halbuki her insan eşsizdir. niçin eşcinsel denince akla gelen şeye dönüşmek ya da bunu kabul etmek zorundayım. ben kimseye düşman değilim, kimseyi de ötekileştirmek ya da toplumun homofobisini destekliyormuş gibi görünmek istemiyorum. zaten onların nefreti benim hayat tarzımla ilgili değil. tamam, toplum ve onun değerleri de umurumda değil. ama bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyorum. burada haliyle geçmişten de gelen bir baskı hissediyorum. eşcinselim dediğimde 'aa sen şöyle misin' denmesini ve dışlanmayı göze almak istemiyorum. çünkü ben 'aa öyle' değilim. olmak zorunda da değilim. bir kalıba uymak zorunda da değilim. bulunduğum çevrede rahat ve sıradan hayatımı huzurlu bir şekilde devam ettirmek istiyorum. tabii ki lgbt üyesi insanlar gibi biri olmak da sorun değil ama bana uygun değil. olmak zorunda mı? bu, onlardan nefret ettiğim anlamına gelmez. aynı şekilde beni homofobik de ilan edemezsiniz. ama ben bu yerleşmiş eşcinsel algısından da sıkıldım. tanıştığım her eşcinselin eğlence, imaj ve seks düşkünü olmasından da sıkıldım. adam akıllı biriyle arkadaşlık kuramamaktan, düzgün konularda muhabbet edememekten de sıkıldım. çocukluk travmalarımın önüme sunulmasından da sıkıldım. kendimi kabul edeli çok olmadı. kendimi kabul etme sürecim benimle uğraşan, sözlü ya da fiziksel tacizine uğradığım insanlar yüzünden uzun sürdü. belli bir yaşa kadar hep kabuğuma çekilip yaşamak zorunda kaldım, bu 'gurur' yürüyüşlerine de katılmak istedim ama yok, her şey sandığım gibi değilmiş. takıldığımız barlar bile leş gibi. kim kimin kucağında dans edecek ona bakıyoruz. bir bara girdiğinde yanına biri geliyor, sohbet eder gibi yapıp içki ısmarlamanı daha sonrasında da ücretini ödeyeceğin bir otele götürmeni istiyor. eşcinsellerin uğradığı kafelerde bile hornet sesleri havada uçuşuyor. herkes seks için kendine uyacak birini arama derdinde, gözler dört dönüyor, her gün seks yapsalar bile bu azgınlık gitmeyecek belli. yani, bu mudur türkiye'de eşcinsellik? bunları eleştiriyor olmam bile eşcinselleri sinirlendiriyor eminim. beni hetero akıllı biri olarak gördüğünüzü de biliyorum ama benim istediğim eşcinsel ilişkiler bu şekilde değil. norm-al'likten söz etmiyorum. normlara ait olmaktan değil ama ne bileyim düzgün insan olmak mesela? a mısın p misin sorusu yerine okuduğun bir kitaptan bahsetmek? abartılı cinselliğe vurgu yapan hareketler eşliğinde dans etmek yerine karşındakinin göğsüne koyup başını hafif müzikte sarhoşluğunun tadını çıkarmak? bu güne kadar hep, beraber film izlemeyi teklif etmişimdir, kabul eden çıkmadı henüz. bu lgbt toplantıları filan oluyor, onlara bir gideyim bakayım dedim ama kısacık şort giymiş bir erkeğin kolunda asılı 'sanane ayol' yazılı çantayı gördüğümde vazgeçtim. yok, bakmayın, bu beni tiksindirmiyor ama yok, bana göre değil.
4 Entry Daha