olgun erkekler aşık oluyor mu

bu başlığın altında bu gerçekle yüzleşmek istiyorum. insanın hayatına belki de en çok yön veren yegane duygu aşk iken, bu duyguyu sadece belirli bir kuşak ile yaşayan "olgun - genç" ilişkisinde gerçekten duygusal bir denge var mı? 45, 50, 55 ine kadar o heyecanını yitirmeyen insanlar gerçekten kaldı mı? bir tarafın nabzı hızlı atarken diğer taraf buna uyum sağlayabilir mi? ilişkide her zaman en çok seven nabzı hızlı atan taraf mı oluyor? bir taraf çok severken diğerinin düşündüğü sırf cinsellik mi? yaşı büyük tarafın hissettiği gerçekten aşk mı yoksa şefkat mi? varsa o yaşlarda yazarlar, siz aşkı nasıl tanımıyorsunuz çok merak ediyorum.
evet. ama boşalana kadar, üzgünüm.
yeterince yasamis, doyuma ulasmis erkekler sevgiye aska daha yatkin oluyor bence. esas olanin bu oldugunu hevesini aldikca anliyorlar. sevgiyle basliyor ama aska donusturmek sizin elinizde. tabii zor begendikleri de bi gercek
konu yaş grubumla alakalı olduğuna göre, o zaman bir, iki şey de ben yazayım;
genellemek doğru olmaz, genelleyecek kadar kimseyi de tanımıyorum ama en azından kendi adıma, merak etmeyin nefes alıyoruz, nefis var olduğu sürece almaya da devam ederiz, sıkıntı yapmayın.
eğer aşk dediğiniz duyguyu, tavan yapmış hormonlarınızla karıştırmıyorsanız bilinen gerçek doğru; yaşı yok, yaşanmışlıklarla alakası yok, her hissettiğiniz de yeni bir yaşam, nefes alış demek. bunu kaç yaşında hissettiğinizle de hiç mi hiç alakası yok.
aslında buna aşk demekte ne kadar doğru bilmiyorum, lakin kaçınılmaz olarak midende uçan kelebeklerin bitişiyle elinde kalan sürdürülebilir sevgi, saygı ve ilişki, önemli olan da bu zaten.
elbette fiziksel koşulların eşit olamadığı jenerasyon farklılıklarında yaş bir kriter olsa da, cinsellik kısmının da uyumla ve karşındaki kişiyi ne kadar arzuladığınla orantılı olduğunu düşünüyorum. öyle insanlarla tanıştım ki 30'lu yaşlarında ölüden hallice, 50'li yaşlarında taş gibi delikanlı. ama derdiniz salt seks ise o zaman belki de siz yanlış yerlerde aranıyorsunuz...
gelelim şevkat mi, sevgi mi kısmına; işte burada sorun genç jenerasyonun empati yoksunluğu ve ben-merkezci oluşu ikilemi yaratan çünkü bilmediği bir duygunun özellikle de karşı taraf için değerlendirmesini yapma yetisine sahip değil.
tabii bu yazdıklarım aklı selim, bir nebze kendini geliştirebilmiş, merkezinde olduğu hayatın farkında olan kişiler için geçerli, yoksa hayatın olduğu yaşta duracağını zanneden, bir 10-15 yıl sonra şimdi konuştuğu yaş gruplarına dahil olacağını idrak edemeyen beyinsizler için değil.
(bkz:olgun erkekler aşı oluyor mu) diye okudum ahahahahahahah
sanırım üstündeki başlıktan dolayı...