rayban gözlüklü lacoste tişörtlü gencin metrobüs dramı

metrobüs görece boşken, içeri bir star havasıyla giren, üstünde bin liraya yakın kumaş ve plastik parçası taşıyan gencin dramıdır. az sonra neler yaşayacağından haberi yoktur. orta direk bir ailenin evlâdı olmasına karşın toplu taşıma kullananları hep hakir görmüştür. bu güne kadar memur emeklisi babasından lütfettiği paralarla taksilere binmiştir. ilk metrobüs macerası biraz çetrefilli geçecektir. fakat ondaki bu zenginlere öykünme olayı onda eğreti durmuştur. her ne kadar marka giyinse de uzaktan bağcılar yakından esenler çocuğu gibi görünmektedir.

vücudunun her bir zerresine sıktığı beş yüz liralık parfümü daha ilk saniyede metrobüsteki ayak ve ter kokusunun kesifliğinde yok olmuştur. içeriyi şöyle bir süzüp "aa ne kadar da halk" diye bir uçtan bir uca dolaşmaya başlayıp körüklü kısmı beğenir ve orada durur. calvin klein boxerı gözüksün diye donunu göbek deliğine kadar çekmiş olsa da, bunun orada yersiz olduğunu bir amcanın beyaz külodundan taşan kıl dolu çatalını gördüğünde idrak eder. metrobüs her durakta beş on kişi alarak yavaş yavaş dolmaya devam eder. gencimiz de ben bile bu metrobüs kadar alamıyorum, imrendim diye hayıflanır. cevizlibağa gelindiğinde bir izdiham yaşandığını görür inenler yeniden biniyor, binenler inip tekrar biniyordur. ortamda adeta bir akıl yokluğu hakimdir. derken bir amcanın koltuk altını ağzında, başka birinin götünü kendi götünde bulur. salamuraya yatırılmış zeytin gibi sıkışıp kalmıştır. gözlüğünün camının en az on beş kişiyi çerçevesine sığdırdığını görür. metrekareye yirmi kişi düşmektedir. bir sonraki duraktan sonra arkasında bir sıcaklık hisseder. fortçulukla tanışmıştır ama iyi niyetli düşünüp sıkışıklıktandır der, geçiştirir fakat calvin donunun paramparça edilmesi saniyeleri bulmaz. allah'ım nereye düştüm, diye nevrotik hallere bürünmeye başlar fakat rahatça sinir krizi geçirebileceği bir alan bile yoktur. resmen ayakta sıkıştırılarak ıslah edilmekte ve orta ile alt sınıfa ait olduğu ona anlatılmaktadır. sınıf atlamanın giysiyle takıyla olmayacağını anlayan genç ortama adapte olup ters evrim geçirir ve kertenkeleye dönüşür. artık o da lcw tişörtüyle metrobüste zeytinyağı gibi kıvır kıvır rahatça dolaşabilen bir arizonalı olmuştur.