sana bu siyah laik

"
mutlu günün olmadı mı be doğru düzgün
umudumu sabahların kapısına kustum
ben gelince gülen yüzün şimdi kime küskün
paraşüte ateş edin jeton hızlı düşsün
korktuğundan kaçma aciz etkileri boşa
benim yolum dümdüz ama sen elini düzdün
saniyeler kaldı yere yok mu tutacak
umutla doğan güneş sike sike batacak

silkelenip kalk bu park biraz dark
kahrolası cdmi arabana tak
eksilerden oluşturdum artıları bak
beni canda saklayacak neden oluşturdum
ortalıkta buluşurduk şimdi gizli
aynı yatakta 3 kişi sizli bizli
yüksek acı yasla kalbe gazlı bezi zenci
insanları 1 hiç yapan hastalığım sinestezi
satırlarım üzgün varlık içindeki yokluğa
bende başımı ekledim taş koyunca yoluma
ölmekten korktuğun için yaşayan 1 piçsin
sağır olmak istemiştim onları duymamak için
denizde ve gökyüzünde mavilik
sana bu siyah laik maalesef ama harbi
bakamadı gözüme dedim bırak ölsün
ruhum sadece bana diz çöksün

soğuk gecenin içinde karanlık 1 yerdeyim
yoktur hiç bir haritada gittiğim yer eminim
bildiğime eminim hiç kanıtım olmasa da
garip 1 hastayım rol yapan 1 deliyim
üzülme meleğim düşün yeter gelirim
artık bana acı verir düşünmek ve bilirim
varsa bekleyen biri düşersem de gelirim
ben hep kötü ihtimali içimden söyledim
yaşam acımasız sen mi merhametlisin
bozuldu büyüsü kül kedisi sürüsü
doğuştan içinde senin yok edici virüsü
savunduğun şey başka birisinin görüşü!
yağmurun altında bile kuru kalmalısın
hayat durdu sanma sakın zenci ayık olmalısın
hiç kimsenin dostu yok kendisinden başka
duvar manzaralı pencerede hayal kurmalısın
"