sevgiliye haksızlık eden şarkılar

bu sabah ciddi anlamda yorgunum ama adeta bir kabus gibin üstüme çöken şu düşünceden tüm gece yatakta bi oraya dön bi buraya dön bi türlü kurtulamadım. evet, ilyas yalçıntaş sevgilisine haksızlık ediyordu "bu nasıl veda" şarkısında. tamam, bir la la land filminde emma stone'nun yer yer küçük emrah bakışlı ryan gosling'i afedersiniz göt gibin ortada bırakması ve sonra da "vay amk" dercesine hüzünlenmesiyle karşılaştırılamaz elbette ama nedense üzülüyorum ben böyle salak saçma ayrılıklara. ve hesap soruyorum, ilyas canısı, bu nasıl veda? ha? tüm gece işim gücüm yoğudu sankim de ful makyajlı bir çerkez kızı senin çırpı bacaklarına tekmeyi koydu diye senin derdine düştüm be kardo. neyse, bence şarkı da klip de cicim aylarını göstermekten, esas kızın orada burada elinden tutulması, bağ evinde artistçe ve berduşça takılmalar eşliğinde ilyas üzüldü ama sorun bi niye sorusunu bi türlü cevaplayamıyordu. resmen "asiye nasıl kurtulur" gibi ilyasımın derdi beni gerdi. o soruyorudu bu nasıl veda laaaan diye, ama daha terbiyelice çünkü o fransız rivierasında bir beyefendiydi, oraların delisi bir amele değilidi. kafama takılan olay şu aslında: "sen kaçıncı yalancısın ömrümden çalan?" demekteydi o öp öp dudaklar. genco sen neyin kafasındasın dedim ekrana önce, çünkü biricik ilyasımız şarkıdaki piremsesi saçma bir nedenden dolayı da suçluyordu. ve haklının yanında haksızın karşısında olan bendeniz h-man (he-man diyebilirsiniz, he-man'i de ben "adamın hası" diye çeviririm) bu haksızlığa bir son demeliydim elbette. neyse efeler, bu eleman demekteydi ki beni herkes vurdu geçti sen de mi hançeri vuracağdın göğsüme göğsüme brütüs? kıyak sevdaymışsın, heyay olsun deyip kırsalda gitar çalan hetero klasmanında adaylığını koymaktaydı. fındıklı bitter çikolata, yazık değil mi ha kıza, senden öncekilerin enkazını devralıyor. yapmayınız etmeyiniz efendim, burada laissez faire diyemem. bir ilişkiden ne beklediğini bil e mi benim kırmızı tuborg'um. unutma, her son yeni bir başlangıçtır.