türkiyede imam olmak

acaip afilli, bol gelirli ve tatmin edicidir.
ekonomik verimliliği yakalayamamış ve her anlamda üretim kabızlığı çeken tüm toplumlarda olduğu gibi, türkiyede de dini meslekler ve özellikle din adamlığı bir yükseliş dönemindedir.
bu tür toplumlar, imamların hayat kurtaramadığını, sürekli ibadet ederek memleket sorunlarının çözülemediğini, tanrının gücünü sömürerek adaletin sağlanamayacağını, camilerde üretim ve tedavi hizmetleri verilemediğini,...vb. anladıkları zaman iflah olacaktır...fakat, o zamana kadar, israil devletinin göstere göstere salladığı füzelerden üretebilme veya "demir kubbe" sistemine karşı koyabilme hayallerinde boğulmuş olacaktır...


(bkz: okulları imam hatip yapma şansı yakaladık)
devlet memurluğudur. önemli bir kısmının hayatta başarısız olduğu için bu alanı seçtiğini düşünüyorum. hepsi değil tabi ama bir kısmı sadece meslek olarak yapıyor bu işi. etik mi? değil tabi.

içlerinde eşcinsel olan da var. bodruma sevgilisiyle tatile gelen bir imam ile tanışmıştım. yine arada tekyöne takılan bir iki tane var. seminer için ankara dan istanbul a gelipde paşam'a uğramadan gitmeyeyim bana eşlik eder misin diyen de oldu. niye mi hep bana denk geliyor? ben de ilahiyat mezunuyum. ondan. imamlık yapmıyorum ama korkmayın. sadece ben de değilim. imam hatipli yazarlarımız da var aramızda.

birçoğu iyi dost arkadaş olur, genelde duygusallardır, kendilerine has bir hitap ve konuşma uslüpları vardır, çok basit şeylere şaşırtacak kadar çok gülebilirler, halk tarafından çoğu ciddiyete alınmaz, malesef devlet nüfuzunu koymak için kullanır imamları, verdikleri mesaj bile üniter devlet yüzünden tek ağızdır, düşüncelerini söyleyemezler, benim gördüklerim hep iyi, yumuşak huyluydu varsa beteri, allah saklasın
hafta sonları tatil diye namaz kılmayanları tarafımca gözlemlenmiş memur zihniyetli insan topluluğu.
bir de sesi güzel olmayanı ezan okumasın kardeşim,evimin karşısındaki imam bildiğin detone olup,güldürüyor...
kırsat kesimde genelde çevre köylerden, evine yakın imam hatip mezunları imam olarak o köye atanır. insanlar tanıdıktır. evleri hazır, döşeli bir şekilde onları bekler. elektrik, su faturası vermezler. ezanlar merkezi sistemden okunur. ezan okumak gibi bir kaygıları yoktur. köyün yaşlısı vakit namazlarını kıldırır genelde imam sadece cumadan cumaya cemaatin başındadır. bazı cumalar da gelmeyebilir. o zaman yine iş köyün yaşlısına düşer. işin garip tarafı kimse şikayet etmez. türkiye'de bu pek işe yaramaz zaten. hele bir de alevi köylerine zorla yapılan camilerde imam olanlar vardır ki hell yeah. camiye giden yok ama imam var. mantık ötesi. yani kısacası türkiyede imam olmak: (bkz: on dönüm bostan yan gel yat osman)