allora

Durum: 34 - 6 - 1 - 0 - 27.02.2021 18:49

Puan: 540 - Sözlük Kezbanı

2 ay önce kayıt oldu. 8.Nesil Yazar.

Il arcangelo che cade dal cielo
  • /
  • 2

hornet

okcupid ve tinder çok daha tercih edilesidir.

osmanlı'da eşcinsellik

bir tarihçinin oğlu olarak babamdan aldığım cevabı size aktarıyorum: özellikle yavuz sultan selim ve 4.murat'ın genç oğlanlardan oluşan haremleri varmış.

hornet

can sıkıntısından arada kullandığım bir uygulama lakin tinder ve okcupid daha tercih edilesidir diyebilirim.

yalan

zaten çoğu iletişimimi bitirme nedenlerinden birisi olarak görüyorum bunu. rica ediyorum kurduğunuz ilişkilerde açık ve net olun. bir kere ipin ucunu kaçırınca yalanlar cennetine dönüşüyorsunuz.

gelecekteki sevgiliye not

boğaziçi üniversitesi

boğaziçi üniversitesi'nde yaşanan durumlarla ilgili sosyal medyada neler yazılmış, neler edilmiş bakıyorum; twitter olsun, ekşisözlük olsun insanların lgbt dünyasıyla ilgili düşüncelerini gözden geçiriyorum da tek kelimeyle küf kokan bir toplum yapısına bürünmüşüz. tamamiyle, toplumun oluşturduğu genel kabuller çerçevesinde hareket ediliyor. gerçekten boşuna dememişler arkadaşlar "önyargıları parçalamak gerçekten atomu parçalamaya benzer."

yalnızlık

sanırım en hassas olduğum noktalardan birisi, “yalnızlık”
26-27 yaşlarındayım ve şu zamana kadar hayatımda hiç ilişkim olmadı, evet bunun eksikliğini gerçekten yaşıyorum, hayatımda birisinin olmasını, o kişiyle arkadaş olmayı, bir şeyler paylaşmayı, güzel bir birliktelik hep hayal etmişimdir. lakin, sanırım zor ve seçici bir insan olduğumdan ötürü, her zaman kafamdaki ideale ulaşmaya çalıştım. ne mi oldu dersin? “kronik yalnızlık”.
şimdi işin garip bir boyutu da var, evet yalnızım, hayatımda birisinin olmasını elbette istiyorum ama aynı zamanda istemiyorum, hiçbir şey yaşamadığım halde o enerjiyi kendimde göremiyorum nedense. birisiyle tanışma, flört etme, kendini anlatma, yine aynı döngüler, hornet, tinder, okcupid, yine tanış yine tanış ve yine tanış, bir süre sonra insanın yeni birisini tanıma hevesi kalmıyor, işin diğer bir boyutu ise istemsizce de olsa sosyal medyada bazı kişilere tanık oluyorum; sırf yalnız kalmamak için sevgili yapan tipler, sanırım en itici bulduğum güruh olduklarını söyleyebilirim, sadece o anki yalnızlık duygusunu kompanse etmek için sevgililiği tercih eden bir güruh. tabii sonrası ne oluyor dersin, 1 ay sonra ayrılık, sonra başka sonra başka ve yine sonra başka bu şekilde kısır döngü ilerliyor, ne üzücü dimi?
şu zamana kadar, evet kronik yalnızdım lakin sırf o anki yalnızlık duygumu gidermek için ilişki yaşamak adına birileriyle sevgili olabilirdim, lakin bunu tercih etmedim; daha özel, daha manalı bir şeyler aradım, sonucu ne kadar kronik yalnızlığımı değiştirmese de, günübirlik sevgili değiştiren bir güruha ait olmadığım için mutlu olduğumu söyleyebilirim.
sanırım şu zamanlar istediğim şeyler, sevgililikten ve günübirlik seksten ziyade; yeni insanlar tanımak, yeni arkadaşlıklar kurmak, güzel ve kaliteli vakit geçireceğim kişilerle beraber olmak ve o an hiçbir şeyi düşünmeden istediğim gibi hareket etmek; ilerleyen yaşlarımda bastırılmış olan duyguların esiri olmak istemiyorum.

kış aylarında gidilecek yerler

türkiye için konuşuyorum; tam şu an kış mevsiminde sapanca’ya gitmek ne isterdim, sevgilinle o bölgedeki bungalov evlere gideceksin, kalacaksın; şömine, sıcak şarap, sevgilinin kucağındasın, arkadan hoş bir müzik ve ateşin kenarında uyuklayan tatlı bir kedi. hayal etmesi bile ne güzel... ama bilin ki ne eksik? söylememe gerek yok, bence anladınız.

sözlükçülerin nick hikayeleri

italya’dayken, italyanların gündelik hayatta sürekli kullandığı bir kelime olan “allora” kelimesinin söylenişinin bende yaratmış olduğu aura çok hoşuma gitmişti ve öyle aklımda kalmıştı.

sözlükçülerin favori yemeği

risotto, köri soslu tavuk, biftek-patates püresi, dil balığı

erkeklerin en hassas yeri

kesinlikle göğüs uçları.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

izlenimlerime göre;
• güven
• sadakat
• saygı
bu üç maddenin yaratılamayışından ötürü çoğu ilişkinin uçuruma sürüklendiğini düşünmekteyim.

mavi göz

gerçekten bana çok hoş gelen, böyle saatlerce izleyebileceğim bir göz rengidir bu, turkuaz rengini de buna dahil edebiliriz.

alttaki yazara soracaklarım var

bu platforma yeni geldim ve direkt olarak dikkatimi çeken “ sphynxinator “ oldu.

evet, sayın alttaki yazar size soruyorum. etrafımda konuşabileceğim, dertleşebileceğim, dost olabileceğim eşcinsellerden oluşan bir arkadaş grubum olmasını hep isterdim, lakin öyle bir arkadaş grubuna, arkadaş çevresine sahip olmayan yalnız birisi olarak, bunu yaratmak için bana ne önerirsin?

tinder

tinder, birçok türevi uygulamaya nazaran daha başarılı bulduğum bir uygulama; en azından iki tarafın birbirini beğenmesi sonucu oluşan bir sohbet penceresi var. ha bir de, bir uygulama daha önermek istiyorum “okcupid” bu da tamamen tinder’da aynı mantıkla ilerliyor ve programın formatı gereği ingilizce bilmek gerekiyor. tinder’dan daha güzel yanı ise size üye olmadan önce birtakım sorular yöneltmesi ve bu sorulara verdiğiniz yanıtlar doğrultusunda karşınıza çıkan profillerle ne derece benzer cevaplar verdiğinizi ölçerek yüzdelik oran şeklinde size gösteriyor, bence çok tatlı bir özellik bu.

ayı sözlük fuck buddy aranıyor ilanları

#fuckromancebuddy etiketiyle ben de katılıyorum efenim... (1.90 75 26,5)

sphynxinator

bu platforma yeni gelen birisi olarak, kendisini yeni keşfettiğim çok şakacı bir beyefendi.

dating applerde uymaz diyen tipler

hayır bunların hepsini geçtim, ben farklı bir eleştiri yapmak istiyorum. misal diyorum birisi mesaj atıyor ve ben elektrik almıyorum, karşı taraf da bunu hak edecek kibar bir dille mesaj atmışsa ben de nezaket gereği “teşekkür ediyorum, ilgilenmiyorum.” şeklinde cevap veriyorum, gayet olması gerektiği gibi; lakin bazı kesim var “neden?” diye sorması yok mu insanı delirtecek bir şey gerçekten. karşı taraf sana düşüncesini söylemiş, hala ne diye üsteliyorsun yani, itici geliyor bu. ben tanışmak istediğim kişiye mesaj atarım, eğer cevap vermiyorsa belli ki kafasında kurguladığı erkek stereotipine uygun değilim der geçerim.

seks

pardon o neydi? 1 seneyi geçkin süredir yaşamıyorum, artık rahibe teresa olmaya adım attım diyelim.

ayı sözlük itiraf

bazen kendimin masum görünümlü bir ruhospu olduğunu düşünüyorum; bazen çok duygusal, bazen ise tam bir azgın.
  • /
  • 2
Henüz hiç başlık açmamış.

seviyesiz seks

konu seks ve libido olunca en masumumuzun bile kendine inanamayacağı şeyler yapabileceği düşünülünce tüm seksler için uygun tanımlama. insan sevdiğini siker mi hiçler rafa kaldırılır, sevişme esnasında ezan okunması fark edilmez/kafaya takılmaz, yarın işe gidileceği umursanmaz, komşular duyacakmış diye kıvranılmaz, gösterip vermemek kaprisi unutulur gider, seçicilikler ertelenir, utangaçlıklar bertaraf edilir, güvenilmeyen vücutlardan arsızca soyunulur.

evcil hayvan besleyenlere öneriler

zor bakabilirsiniz, her an ilgilenemeyebilirsiniz ama kesinlikle hayvanı sağlık vb. sorunlardan dolayı terk etmeyin. kıyamam, gözlerinin içine bakıp sarılırım, severim, sürekli ilgi göstermeye çalışırım. eğer hayvan alacaksanız önünüzdeki en az 5 yıl bu hayvana nasıl bakacaksınız, onu düşünün. eğer gözünüze zor ve zahmetli geldiyse hiç başlamayın.

2006

durduk yere 2006'yı özledim. ev interneti ile yeni yeni tanıştığımız, her istediğimiz müziği limewire ile indirdiğimiz, mortal kombat flash oyunları oynamaya başladığımız zamanlardı. emülatörlerle konsol oyunlarını oynayabileceğimi bu yıl farketmiştim. hala ps1 çalışıyordu, geniş ekrana geçilmemişti, ama pc de kullanıyorduk. knight online'ı bıraktığımız yıl bu yıldı. yazılıma ilk kez bu yılda başlamıştım flash oyunlardan heves ederek. okulda karanlık köşeye gidip cin çağırdığımız salak yıldı ayrıca. bir sınıf arkadaşımla ilk denememi yaptığım yıldı ve o zamanlar geylik çok kötü bi şey gibiydi ve üzülmüştüm bayağı. şimdi gülüyorum ve derdimi sikiyim diyorum. marketler çeşit çeşit şekerle cipsle doluydu. şimdiki gibi 3 çeşit cips yoktu. vay be. keşke o yıllara gitsem de her şeyi değiştirebilsem. kendime daha çok değer versem, umursamaz olsam. daha çok eğlensem demiyorum çünkü çok eğleniyordum o zamanlar.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

yukarıda kısaca bahsedilmiş ama biraz açmak gerekirse kesinlikle; aleniliğin eksikliği. esasında alenilik farkında olmasak da heteronormatif ilişki düzenini de etkilemiş bir unsurdur. evlenme ve evliliğin kökenine bakılırsa, iki bireyin ilişkisinin belirginleştirilmesi ve saygınlaştırılması yönü ağır basar. gerçekten de klan halinde yaşayan toplumlarda bu bir gereklilikti ve bu belirginleştirme siz söyleyin şaşalı kutlamalar ben söyleyeyim dini ayinler ile güçlendirilmiştir de güçlendirilmiştir. burada bahsetmek istediğim nokta gözden kaçmasın, bu kutsamanın temel fonksiyonu aleniliktir. bu alenilik bu birlikteliğe duyulan güveni perçinler. perçinleme ise hem ilişkinin bireylerini hem de ilişki dışındaki bireyleri etkiler.

öyle ki seküler, yapılarda dahi evlenme ve boşanma özel prosedürler gerektirir. yine korunan yegane fonksiyon ilişkinin aleniliğidir; mali ve diğer yükümlülükler ikincil plandadır.

gelelim bu girizgahın önemine; bir ilişki alenileştiğinde onun sonlandırılmasına dair alınan karar, hem dış dinamiklerin gözetilmesini hem de bu evlilik gibi yasal bir organizasyona dönüşmüşse yasal dinamiklerin gözetilmesini gerektirir. türkiye'de lgbtq komünün görünür olduğu coğrafi alanın darlığı ve yasal birliktelik statüsünün yokluğu, bu ilişkiyi sürdüren bireylerin çoğunu "double life" yaşamaya iter. hal böyle olunca; alenileşememek ya da bu kurguda birlikte sosyalleşememek ilişkiyi gerer. ilişki ve ilişki dışı unsurlar katı biçimde ayrılıverir. alenileşmemiş bir yapıyı sonlandırma kararı tatılırken dış etmenler hemen hemen hiç nazara alınmaz ve belki de kurulup yürütülmesinden daha kolay bir biçimde sonlandırılıverir, bu türden ilişki yapıları.

alttaki yazara soracaklarım var

sözlüğün en sevdiğim yanı bu oldu sanırım. bana harika dostlar, arkadaşlar kazandırdı. ev oturmalarından, yurtdışı seyahatlerine sayısız güzel anılar biriktirdik ve biriktirmeye devam ediyoruz. sevgili yazar arkadaşım öneriden ziyade dünyaya nasıl baktığın çok önemli neye güldüğün neyden keyif aldığın. paylaşımda bulunacak sosyalliğe sahipsen o arkadaş grubu kendiliğinden oluşuyor. tabi emek vermen gerekecek o kök toprağa karışana dek.

alttaki; eline verdik sihirli değneği ilk neyi değiştirirsin?

ilk eşcinsel deneyim

ilk deneyimimi bir yıl önce yaşadım.
çocukluk,ilkokul,ortaokul,lise ve üniversite yılları,her zaman hem cinslerimden etkilendiğimi biliyordum.
çoğu insan gibi bir müddet bu durumu yok sayarak yaşadım.özellikle ortaokul ve lise yıllarında,herkes sevgili olmaya başlamışken eli yüzü düzgün,etrafımda benden hoşlanan bir sürü insan olmasına rağmen ben kimseyle sevgili olmuyordum.bir kızla sevgili olma fikri beni hiç cezbetmiyordu.kendimi derslere verdim.bir iki zoraki sevgili,ulaşılamaz platonik aşklar yaşayarak gizlenmeye çalışıyordum ama tamamen bilinçaltı,bunu farkında olarak da yapmıyordum,tamamen öyle gelişiyordu.
üniversite yılları ise biraz daha zorlu geçti,insanlar sürekli sevişiyor,ben bu duruma uzaktan bakıyordum,yakın arkadaşlarım sevgilim olmasa bile seks yapacak birilerinin olması gerektiğini söyleyip duruyorlardı.kendime uzak mesafe,bir iki uzun metrajlı sevgili yapıp üniversiteyi de öyle geçirdim.hetero rolünü olabildiğince dikkatli oynamaya çalışıyordum.kadınlarla oldum,çok fazla kadınla oldum.kendimi bir süre kadınlarla sevişebileceğime bile inandırdım.
iş hayatına başladığımda yalnızlık artık zor gelmeye başlamıştı.arada sanal seks kaçamaklarım oluyordu ama artık yetmemeye başladı.bu sefer gerçekten bir hetero olmaya,bir kadını gerçekten sevmeye,bir kadınla beraber olmayı sevmeye çalıştım.
bir sevgilim daha oldu,başlarda zorlamadan gidiyordu,kadınla da olsa düzenli bir cinsel hayatımın olması hoşuma gitmişti.denedim,oluyor gibi düşündüm ama aklımın bir köşesinde bir erkekle beraber olmak vardı.maddi açıdan da özgürdüm artık.kimseye hesap vermek zorunda da değildim.yalnız başıma tatile çıkmaya karar verdim,tatilimin tek amacı yalan yok,bir erkekle beraber olmaktı.belki de gay değilimdir diye düşünüyordum.denemeden anlamak imkansızdı,hatta büyük ihtimalle hoşuma gitmeyeceğini düşünüyordum.
biletlerimi aldım,valizimi hazırladım,sadece gideceğim şehir belliydi.daha önce hiç gitmediğim,kimseyi tanımadığım bir deniz şehriydi.
bulduğum ilk otele girdim.ilk gece biraz vakit geçirdim kendi kendime,tüm hayatımı sorguladım.bolca içtim.ama cesaret bulacak kadar içtim.mantığımı da kaybetmemem gerekiyordu.
gay dating uygulamarından birini indirdim.full aktif,full p ler ve sikicileri eledikten sonra zaten geriye bir iki kişi kalıyordu.biriyle konuşmaya başladım.tüm gece muhabbet ettik nerdeyse.ertesi gün yine tek başıma vakit geçirdim.büyük buluşma bugün olacak dedim kendi kendime,sözleşmemiştik ama biliyordum bir şeyler olacağını.hiç bir zaman yeteri kadar cesur bir insan olmamıştım.biraz daha bolca içtim o gün ve akşamında sahile buluşmaya davet ettim konuştuğum kişiyi.
o kadar içkiye rağmen hayatımda o anki kadar heyecanlı bir bekleyiş içinde olduğumu hatırlamıyorum.her ne kadar korksam da kararlı bir şekilde biramla beklemeye başladım.nasıl biri olduğumu tarif etmiştim.on beş yirmi dakika sonra biriyle göz göze geldik.ufak bir selamlaşmayla birbirimizden emin olduk.
benden yaşça büyüktü,beklediğimden çok daha hoş bir adamdı.
muhabbet etmeye başladık.en başta herkes anlıyor hissine kapılıp,geçici bir paranoya yaşadım.ellerim terledi,bir yandan da çaktırmamaya çalışıyordum.ben ne kadar tecrübesiz ve heycanlıysam karşımdaki kişi bir o kadar kendinden emin ve sakindi.bütün gerginliğime rağmen,ilk defa kendimi gizlemeye çalışmadan birileriyle her şeyi konuşabilmek,yadırganma korkusu olmadan her şeyi anlatabiliyor olmak,yalan söylememek,rol yapmamak çok fazla iyi hissettirmişti.etrafımdaki insanları da umursamaz olmuştum bir yerden sonra,zaten hiç kimseyi tanımıyordum da,ayrı bir güven veriyordu bana.iki saat kadar muhabbet ettikten sonra arabasıyla yüksek ama sakin bir yere gidip biramızı yudumlamaya başladık.gece olmuştu,deniz karanlık,şehrin ışıkları biraz uzaktaydı.tüm cesaretimi topladım,ilk defa bir erkeği öptüm.öpüşmeye başladık.kalbim kulağımda atıyordu sanki.ikimizin de dudaklarında alkol ve sigara tadı vardı.hayatımda ilk defa biriyle gerçekten öpüştüm.onlarca kadın öpmüştüm ama bu bambaşkaydı.öpüşürken hafif kirli sakalını okşadım,kadınlarda en hafif tüyden bile rahatsızlık duyarken sakallarından öptüm.defalarca.
eve gitmeyi teklif etti.bir an bile düşünmeden kabul ettim.niyeyse ilk defa tanıyor olmama rağmen en ufak bir güvensizlik hissetmedim.
evde biraz daha içtik.nerdeyse sarhoş olmak üzereydim.içerken bu sefer yanyanaydık,elinden tuttum,o gece yaşadığım her şeyi ilk defa yaşıyordum.ilk defa bir erkeğin elini tuttum,ilk defa bir erkeğin saçlarıyla oynadım.gözlerinin içine baktım.
yatak odasına geçtik daha sonra,gömleğimin iliklerini yavaş yavaş çözdü.beraber olduk.biraz müzik dinledikten sonra uyuduk.o gece sürekli uyandım,sarıldım,dokunabildiğim kadar dokundum ona.ertesi gün gidecektim.istesem bir gün daha uzatabilirdim.sabah oldu,alkolün etkisi geçince bir an pişmanlık duydum,kendimi kötü hissettim.o sınırı geçtim diye düşündüm.bir gece beni bambaşka biri yapmıştı.apar topar çıktım evden,çıkarken telefon numarasını aldım,bir daha görmeliyim onu diye düşündüm.
tüm yol boyunca onu düşündüm.o geceyi düşündüm.bir gece daha geçirmediğim için kendime lanet ettim.gittikçe eski hayatıma yaklaşıyordum,sevgilim beni evde bekliyordu.yol hiç bitmesin istedim.
eve döndüm.ona da durumu sezdirmemeye çalışıyordum ama olmadı.bir erkeğe,ona dokunduktan sonra,sevgilime dokunurken bir daha hiç bir şey hissedemedim.kısa süre sonra ayrıldım.karşımdaki kadına benden daha çok haksızlık ediyordum.en doğru olanı yaptım,zaten en başta büyük bir hata yapmıştım,onla ya da geçmişteki diğer kadınlarla beraber olmakla.kendime nasıl işkence ettiğimi hala sorguluyorum.
o adam da o geceden sonra hiç aklımdan çıkmadı.her gece konuştuk telefonda saatlerce,her fırsatta yanına gittim.gayliğimi sınamak için tanıştığım adama aşık oldum.ilk defa aşık oldum.belki her şeyi ilk defa yaşıyor olmanın verdiği heycandı bilmiyorum,belki ben biraz kezban ruhluydum.
ilk deneyimim hayatımın en güzel deneyimiydi.ve ben bunları yaşamadan önce hiç planlamamıştım.sadece biriyle seks yapıp,unutup geçeceğimi varsaymıştım.gayler sadece seks yapar diye düşnüyordum.ama öyle değilmiş.
ilk deneyimim benim devrimim,miladım oldu.belki de şansım yaver gitti ve tanışabileceğim en doğru insanlardan biriyle tanıştım.
umarım siz de benim kadar şanslı olursunuz.benim yaptığım hataları da yapmazsınız.hetero rolü yapmak uğruna birileriyle olmaktansa yalnız kalmak emin olun daha iyi.biraz cesaret ve biraz da insanları seçebilirseniz istediğiniz hayatı yaşamak için hiç bir şeyi ertelemeyin.
edit:aldattı lan.vazgeçtim gayler sadece seks yaparmış.güvenmeyin olum kimseye çok acıyor sonra.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

ilişkinin başlamasına bile izin vermeyen başka sıkıntılar da söz konusu. pek çok kişiden duyduğum bir durum var. gençler henüz yeni yeni kendileriyle barışıp başka insanlarla tanışmaya başladıklarında ilk denk geldikleri kişiler (muhtemelen yaşça büyük) bir cins predatör oluyor. bu predatörler karşısındaki kişilerin büyüyen saf duygularını görmezden gelip cinsel ihtiyaçlarını tatmin için kullanıyor ve sıkıldığında/karşısındaki arıza çıkardığında arkasına bakmadan gidiyor. geriye posası çıkarılmış bir genç bırakıyor.

böyle bir ilişkiden çıkan genç ömür boyu sırtında taşıdığı bir travmaya sahip oluyor. beslediği güven ve sevgi duyguları için kendisini suçluyor. bu durumda önünde iki yol oluyor:
1- genel güvensizlik: karşısındakinin güvenilirliğinden emin olamama. kendini açamama. etrafına duvar örme. duygularını ifade edememe. reddedilme/terkedilme, özetle incinme korkusu.
2- duyguların reddi: sevgi ve güvene olan inançsızlık. ilişkiyi cinselliğe indirgeme. bu seçenekte ileri seviyede kendisinin de bir predatöre dönüşme olasılığı doğuyor.

eşcinsel ilişkilerin doğası gereği genelde belli bir yaşa kadar duygusal bağ kuramıyorsun. bu da ileri yaşlara kadar duygusal olgunluğa ulaşamamış bireyler yetişmesini sağlıyor. sonrasında yaşanan gizlilik ve uygulamalarda her cinsten (yaş/sosyokültürel taban) insanla iletişim kurmanın kolaylaşması da gençleri bu predatörlerin erişimine açık hale getiriyor.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

problem ilişkinin geyler arasında olması değil bence. problem bir ilişkiyi yürütmenin günümüz insanlarıyla zor olması. ben kadınlarla da erkeklerle de ilişki yürütürken aynı problemleri yaşıyor, görüyorum. benim boklu yanlarımla karşımdakinin boklu yanları kombinlenince ortaya mutlaka boklu yanları olan bir ilişki çıkıyor. herhangi bir ilişkiyi yürütmek için "ben" i bir kenara bırakmak gerekiyor ve bu çok zor. zihnimizin vücudumuzun reddettiği bir şey. karşılıklı anlayış ve çaba ile ilişkilerinizi tam potansiyeline en yakın sürede yaşayabilirsiniz. ha bir de; ilişkilerinizi "sonsuza dek sürecek" ütopyasından bir çekin alın abi. 2 gün sürsün ama tadı damağınızda kalsın. evet yalnız kalmak zor ama sırf yalnız kalmamak için yola çıkılmıyor; tecrübeyle sabit. hepsini toparlarsak; en büyük sorun sensin. bakış açıların, sığlığın. sana benzer biriyle karşılaşma ihtimalin de çok yüksek. istiyorsun ki böyle fırından yeni çıkmış, olmuş, olgun biriyle doğru düzgün bir ilişki yaşayasın. o iş öyle değil. fırına çoğunlukla hazırlayıp yollaman hatta bazen fırına birlikte girmen gerekiyor. tamam bu fırın metaforu kötü oldu susuyorum. ama zaten klişe bir konu ve klişe cevaplar veriyorum; şimdiye kadar bu konuda duyduğunuz ve okuduğunuz her şeye yaptığınız gibi bu gönderinin varlığını fark edin ve "ben bunları zaten biliyorum ama bende şöyle oluyor benim durumum farklı " diyerek kendi hayatınızdaki hiçbir şeyi değiştirme çabasına bile girmeden yaşamaya devam edin. bu da tecrübeyle sabit ^_^

tinder

birkaç ay kullandıktan sonra, yaşadığım düş kırıklıklarının etkisiyle, derin düşünce tahlilleri, izlediğim belgesellerden sonra, hangi koşulda olursa olsun, sadece dış görünüşe bakarak sağa ya da sola kaydırılarak sağlıklı bir tanışma gerçekleşme ihtimali çok zayıf olduğuna kanaat getirdim. ayrıca bir umut diye düşünülerek, tanımadığın insanları, sebepsizce tanımaya değer bulmak ve tanışma yolunda adımlar atmak trajik olduğu kadar da insanın hayat kalitesini düşüren bir durum.

seksi bir erkeğin kucağına oturmak

bu işte sırası ile şunlar yapılır:
-ilk önce adama bir gülücük atılır, o da sana güler, böyle gülücükler falan birbirini takip eder.
-daha sonra her iki taraf da azar ve iki taraf da birbirinin dudağına yapışır.
-birbirinin dillerini emerken kendinden geçen taraflardan sikici olan adam, diğerini soyar. soyduktan sonra pasif tarafın meme uçlarına yapışır.
-daha sonra yarrağa aç olan pasif, aktif olan adamın yarrağını 20 yıldır yarrak görmemişçesine ağzına alıp emmeye başlar.
-aktif adam ıslandıktan ve kıvama geldikten sonra o anki zevkin verdiği güçle pasif olanı güçlü ve kıllı kollarıyla kaldırır ve kucağa oturtur.
-öpüşmeler burada da devam eder. pasif olan, bir yandan da aktif olan erkeğin yumuşacık vücudunu eller, erkeğe sarılır ve kokusunu içine çeker. o sıcaklık hiçbir şeyde yoktur. bir anlığına da olsa bütün dertlerinden kurtulmuştur.
-daha sonra aktif adam iyice azar ve pasif olan erkeği kucağında hoplatmaya başlar.
-aktif olan seksi adam pasifin götünü dağıtırken, git gel yaparken, pasif olan erkek kendinden geçmiştir. o an tek düşündüğü şey, ne kadar güvenli olduğu, güven veren bir erkeğin kollarında olduğudur.
-bu sırada aktif olan adam hala adamı kucağında hoplatmaktadır. bir yandan da birbirinin boyunları, vücutlarını öperler.
-pasif olan erkek, o azgınlıkta aktif olan adamın parmaklarını yalamaya başlar. ellerinde emmediği yer bırakmaz.
-daha sonra aktif olan adam bağırmaya başlar. o yüzündeki hoşlanma ifadesi, adamın kendisinden bile seksidir. daha sonra seni yarrağına götürür ve yüzüne patlar.
-aktif adam, pasif adamın meme uçlarına yarrağını sürter. alınan zevk, iki taraf için de tarifsizdir.
-seksi elleriyle sana o güzel spermlerini yedirir. bir yandan aktif adamın seksi ellerinin tadına da bakmaktadır pasif olan erkek.
-daha sonra aktif adam, pasif olanı koltuğa tekrar oturtur ve tekrar sikmeye başlar.
-pasif adam yüzünden anlaşılacağı kadarıyla zevkten çıldırmıştır ve boşalmak üzeredir. büyük ve azgın bir bağırışla partnerinin vücuduna boşalır.
-ikisi de rahatlamış bir şekilde birbirine sarılarak, ne kadar güzel bir erkekle seks yaptığını düşünür iki taraf da. geriye kalmış tek şey vardır, o da büyük bir rahatlık hissi.

Toplam entry sayısı: 34

hornet

okcupid ve tinder çok daha tercih edilesidir.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

izlenimlerime göre;
• güven
• sadakat
• saygı
bu üç maddenin yaratılamayışından ötürü çoğu ilişkinin uçuruma sürüklendiğini düşünmekteyim.

dating applerde uymaz diyen tipler

hayır bunların hepsini geçtim, ben farklı bir eleştiri yapmak istiyorum. misal diyorum birisi mesaj atıyor ve ben elektrik almıyorum, karşı taraf da bunu hak edecek kibar bir dille mesaj atmışsa ben de nezaket gereği “teşekkür ediyorum, ilgilenmiyorum.” şeklinde cevap veriyorum, gayet olması gerektiği gibi; lakin bazı kesim var “neden?” diye sorması yok mu insanı delirtecek bir şey gerçekten. karşı taraf sana düşüncesini söylemiş, hala ne diye üsteliyorsun yani, itici geliyor bu. ben tanışmak istediğim kişiye mesaj atarım, eğer cevap vermiyorsa belli ki kafasında kurguladığı erkek stereotipine uygun değilim der geçerim.

sphynxinator

bu platforma yeni gelen birisi olarak, kendisini yeni keşfettiğim çok şakacı bir beyefendi.

ayı sözlük fuck buddy aranıyor ilanları

#fuckromancebuddy etiketiyle ben de katılıyorum efenim... (1.90 75 26,5)

sözlükçülerin nick hikayeleri

italya’dayken, italyanların gündelik hayatta sürekli kullandığı bir kelime olan “allora” kelimesinin söylenişinin bende yaratmış olduğu aura çok hoşuma gitmişti ve öyle aklımda kalmıştı.

tinderda ilk mesaj

bence tinderdaki ilk mesaj kuru bir selam olmamalı; karşındaki kişinin fotoğraflarından veya biyografi kısmından dikkatini çeken bir şeyden yola çıkarak sohbeti başlatmak daha samimi ve doğal geliyor.

twitter

iki tane twitter hesabım bulunmakta; birinci hesabımda dünyadaki, türkiyedeki güncel haberleri, komik şeyleri, bilim, sanat, köşe yazıları ve saygıdeğer kişileri takip etmekteyim.
diğer hesabımda ise tamamiyle eşcinsel insanların profillerini takip etmekteyim, lakin ne zaman bu hesabıma girsem, kendimi kısır bir döngünün içinde yalnızlığa mahkum edilmiş birisi gibi hissediyorum. gördüğüm kadarıyla herkesin eşcinsel arkadaşları, sevgilileri ve network ağları bulunmakta; kendimde bunların hiçbirisi olmadığı için her girdiğimde istemsizce de olsa bir depresif havaya maruz kalıyorum. bunu değiştirmek ister miydim? elbette isterdim, lakin bunun için bir enerjiye sahip olduğumu düşünmüyorum.

hornet

okcupid ve tinder çok daha tercih edilesidir.

osmanlı'da eşcinsellik

bir tarihçinin oğlu olarak babamdan aldığım cevabı size aktarıyorum: özellikle yavuz sultan selim ve 4.murat'ın genç oğlanlardan oluşan haremleri varmış.
Henüz takip eden biri yok.