bioedipus

Durum: 92 - 23 - 12 - 0 - 21.02.2018 10:46

Puan: 1065 - Sözlük Kezbanı

3 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

"Oedipus Rex" vs "Dr.Jekyll ve Mr.Hyde'in Tuhaf Hikayesi"
  • /
  • 5

her şeyi bırakıp istanbul'a gitmek

millet ufak ufak istanbul'dan kaçmaya başlamışken, her şeyi bırakıp istanbul'a gitmek için ya çok büyük sebepleri olmalı insanın ya da aklını kaybetmiş olması gerekli... ben şehrin ismini duyunca irkiliyorum, siz gitmeyi, yerleşmeyi nasıl göze alabiliyorsunuz yahu?

yeliz yeşilmen

zamanında aşkım aşkım denilen abuk sitcom'u izlemek için güzel bir sebepti kendisi.

hayatınız film olsa hangisi olurdu

mother!

" jennifer lawrence'a ciddi anlamda gıcık olsam da (bkz: darren aronofsky) gibi hayran olduğum bir yönetmene ait olduğu için vakit kaybetmeden izleyeceğim filmdir." demiştim daha önce ve öyle de yaptım.

filmin (link: imdb sayfasında : http://www.imdb.com/title/tt5109784/) açıklama olarak, "bir çiftin evlerine gelen davetsiz misafirler sonucunda ilişkilerini gözden geçirmelerini ve test etmeleri..." şeklinde bir açıklama var; ancak filmin esas konusuysa bu açıklamanın zerre alakası yok. böyle bir açıklama ancak ve ancak algı ve zeka seviyesi yerlerde sürünen; hayatı sosyal medya, televizyon ve gıybet üçgeninde geçen yurdum zombileri için geçerli olabilir.

mother! hakkında hiçbir şey bilmemeniz durumunda iki kez izlemeniz gereken bir film; zira filmin içerisinde her alan her sahne, her eşya, her karakter alegorik bir anlatımın parçası.

jennifer lawrence denen karıyı hiç sevmem. the fappening patlaması haricinde hiçbir şekilde ilgimi çekmemiştir oyunculuğu. donuk bakışları, durgun mimikleri ve oynarken yüzünde oluşan "ben ne yapacağım!" paniği şeklinde ifadeler sebebiyle sinirimi bozuyor her gördüğümde. x-men'de üstlendiği raven / mystique rolü yüzünden gıcıklığım kat be kat artmış olsa da mother!'da beni irrite eden tüm bu özellikler, rolünü destekleyen unsurlara dönüşmüş.

javier bardem filmin ikinci güzel yanı. oynadığı bir çok film gibi burada da rolüyle bütünleşmeyi yakalamış durumda.

kamera açılarının sürekli olarak jennifer lawrence'ı merkeze alarak hareket etmesi, alışkın olmayanlar için biraz baş dönmesine sebep olsa da, alegroik anlatım içerisinde düşününce, neyi merkeze almamız gerektiğine yönelik bir atıf gibi durmakta. javier bardem'in ise sürekli orada bir yerde olduğunun bilinmesi; ancak çoğu zaman kadraj dışı durması, karaktere ve anlatıma katılan güzel bir detay gibi durdu gözümde.

buradan sonrası ağır spoiler içerir!

filmi izlerken bir yandan da internetten kim-kimdir, alegorik atıflar neleri ifade ediyor şeklinde ufak bir okuma yapınca film daha çok ilgimi çekti ve sonuna kadar gözlerim açık bir şekilde izledim. filmi net bir şekilde anlayabilmek için şu atıfları tespit etmiş olmak gerekiyor;


-- spoiler --

mekan ve karakterler:

javier bardem: tanrı
jennifer lawrence: doğa ana
ev: dünya
yazarın odası: cennet
kristal: yasak elma
ed harris: adem
michelle pfeiffer: havva
brian gleeson ve domhnall gleeson: habil ile kabil
yazarın şiiri: kutsal kitap
hayranlar: insanoğlu

olaylar:

adem'in eve gelmesi ile tanrı'nın sıkkınlığını atması, heyecanlanması ve adem ile daha çok vakit geçirmesi divan edebiyatında bahsedilen bir durumu hatırlattı bana: "tanrı, bilinmeyi istedi ve kendi suretinden insanı yarattı." tanrı, bilinmek ve yüceltilmek arzusunun önüne geçememekte ve bu yüzden doğa ana ile ters düşmekte. doğa ana ona her şeyi sunmaya hazırken, tanrı, egoist bir çocuk gibi sorgusuz sualsiz kendisini yüceltecek olanlara, yani kendi yarattıklarına muhtaç hissetmekte kendisini.

adem'in evde kaldığı ilk gece kaburgasında yara olması ve ertesi gün karısının gelmesi, klasik adem-havva hikayesi; ancak havva'nın doğa ana'ya karşı kibirli ve laf dinlemez davranması hem insan doğasının itaatsizliğini hem de sorunlara gebe olmasını yansıtmakta. zaten ilk büyük sorun da tanrı'nın çok değer verdiği kristalin yani yasak elma'nın kırılması ve yazarın çalışma odası olan cennet'ten kovulmaları bu durumun ilk adımı oluyor.

adem ve havva'nın odadan kovulmalarının hemen ardından seks yapmaları ise uzun süredir bahsedilen alegorik anlatımlardan birisini temsil ediyor: yasak elma aslında cinsellik / cinselliğin bilgisi idi ve adem ile havva cinselliklerinin bilgisine ulaştıkları için cennetten kovuldular. yasak elma, cinselliğin bilgisini temsil eden bir simgedir ve ne zaman insanoğlu bu bilgiyi edinir, ardından cennetten kovulur. bu yüzden kristal kırıldıktan hemen sonra adem ile havva seks yapmaktalar filmde.

habil ile kabil'in kavgası sonrası, anma töreni sırasında havva'nın doğa ana'ya "üzerine usturuplu bir şeyler giy!" demesi, insanoğlunun doğa ananın çıplaklığını ve saflığını ayıp olarak addetmesine yönelik okkalı bir gönderme aslında.

mutfak tezgahının kırılması ve evi su basması nuh tufanının yansıması; ancak şöyle bir durum var ki tufanı yaratan tanrı'nın kendisi değil; insanoğlunun laf dinlememesi. sonrasında ise evdeki herkesi kovan doğa ana oluyor.

doğa ana'nın hamile kalması ve bebeği her ne kadar isa olarak yorumlansa da ben "umut" olarak yorumlamayı tercih ediyorum; ancak sonlara doğru bebeğin etinin yenmesi ve kanının içilmesi konusu isa atfına daha çok uygun kılıyor durumu.

filmde yer alan ev, üç katlı olması bakımından aslında cennet-dünya-cehennem sıralamasını yansıtıyor. doğa ana'nın bodrumda bulduğu gizli kapı ve hemen önündeki alev dolu kazan cehennemin en net simgesi. kağı açıldığında dışarı çıkan ve kaybolan kurbağa ise cehennemdeki şeytanlar veya salgın olarak yorumlanabilir. tüm olayların geçtiği orta / giriş kat dünyanın kendisini temsil ediyor. üst katta zaten yatak odaları ve çalışma odası olan cennet var.

tanrı'nın, doğa ana'nın hamileliğinden ilham alarak kitap yazması, kutsal kitapların ortaya çıkışını temsil ediyor. sonrasında ise şiiri okuyan insanların, şiirin farklı bölümlerine odaklanarak hayran kalmaları ve şaire yani tanrıya tapmaya başlamaları, dinlerin, insanları adım adım zıvanadan çıkartmasını çok güzel anlatıyor. tanrıdan bir parçaya sahip olmak için evi talan edenler; doğa ana'nın uyarılarına kulak asmayanlar ve şiiri yanlış yorumlayıp olayın bokunu çıkartanlar hep insanoğlu.

evin talan edilmesi aşamasında dikkatimi çeken bir şey oldu; insanların çoğunluğu evi yok etmeye çalışırken, çok az bir kısmı bazı yerleri tamir etmeye çalışıyordu. güzel bir detay olmuş.

ikinci gözüme takılan detay ise insanlığın kontrolden çıkması ve savaşların patlak vermesi ile tanrı'nın ortadan kaybolmasıydı. doğa ana insanların çılgınlıkları arasında tek başına kalır ve savaş hem dünyayı hem doğa anayı yok oluşun eşiğine getirir. aklıma birden ikinci dünya savaşı gibi büyük savaşlar geldi... ve tanrı ortalıkta yok. sonrasında ise gelip, doğa anayı cennete kaçırıp kapılarını insanoğluna kapatıyor. çoook büyük yorumlara gebe bu sahneler.

finalde ise doğa ana'nın artık yeter diyerek her şeyi ateşe vermesi: kıyamet.
filmin başında tanrı, adem'e doğa ana'yı anlatırken "her şeyimi bir yangında kaybettim" diyor. kıyametin yangını, tanrının sahip olduğu her şeyi küle çeviren yangındır aslında ve doğa ana'nın ellerinden çıkmaktadır. cehennem'de biriken katrana adem'in kaybettiği ateşi atarak kıyameti getiriyor doğa ana. filmin bir noktasında doğa ana'nın "ben de gidip kıyameti hazırlayayım..." demesi büyük ironiydi zaten.

ve sonra tanrı, her şeyi küllerinden yeniden yaratıyor ve başa dönülüyor...

okuduğum çoğu yorumda bahsi geçen bir durum olarak filmde şeytan atfının olmaması bana da enteresan geldi; ancak biraz düşününce şeytana çok da gerek olmadığını anlıyorsunuz aslında :)

-- spoiler --

son söz:
alegoriyi anlamak ve alt metni okuyabilmek için bir kez,
filmi ve senaryonu anlamak için iki kez,
insanları, tanrıyı ve doğa anayı anlamak için üç kez izlenmesi gereken bir film.

sevilmeyen kelimeler

ismim.
ciddi anlamda ismimin söylenmesini sevmiyorum.
çocuklukta valide sultan nasıl bir travmaya sebep olduysa artık, birisi ismimi söyleyince irkiliyorum.

aleyna tilki'nin 18'inci yaşını biletli doğum günü ile kutlaması

gecenin sonunda aleyna tilki ile mutlu sonlar yaşanmayacaksa verilen paraya, miktarı önemli olmaksızın, yazık olacağı doğum günü partisidir.

sabahları erken kalkmanın yolları

tam uyku öncesinde kahve içmek.
bilinenin aksine kahve, uyku açıcı etkisini 4-6 saat arasında gösterir. yıllardır uyguladığım yöntemdir ve (kendimce) oldukça başarılı sonuçlar elde etmemi sağlamıştır.

eskiden uykudan önce süt içerdim,
büyünce uykudan önce süt(!) olmayınca kahve içer oldum :)

ayı sözlük yazarlarının şu an mırıldandıkları şarkılar

geceleri uyutmayan şeyler

it'teki pezevenk palyaço pennywise'ın sektirmeden her gece rüyanıza gelmeye başlaması.
yıllardır böyle korkuyla sıçramamıştım yatakta. hattrick yaptı insafsız resmen.

letgo

uzun zaman önce, yarısı yenmiş bir ekmeği satılık ilanları arasında görmemle silmeye karar verdiğim alışveriş uygulaması.

yarısı yenmiş ekmeği koymak nasıl bir işsizliktir yahu...

üçlü seks pozisyonunda ortada olmak

uygun ritmin yakalanması durumunda ortada olmayı seven kişi için nirvana ulaşmak anlamına gelen durumdur.

bel fıtığı

geçirdiğim trafik kazasının bana hediyesi olan durum.
kaza sırasında ve sonrasında yaşanan baskı ve zorlanma yüzünden "fıtık başlangıcı" dedi doktor; ama "başlangıç" olsa bile hayatımı alt üst etmeye yetti.

yaklaşık iki haftadır belimi doğrultmaya ve ağrılarımı dindirmeye çalışırken, tens / nais gibi markalar adı altında satılan mini fizik tedavi cihazı derdime derman olmaya başladı. ağrılı bölgelere yapıştırılan bantlı kısımlardan titreşimler vererek kasları harekete geçiriyor ve bölgeyi rahatlatıyor.

haftalar sonra rahat bir uyku çekeceğim için mutluyum.

special snowflake syndrome

türkçe çevirisi "özel kar tanesi sendromu" olan kişilik bozukluğu.

bu sendrom, genel tabir ile attention whore + narsizim kombosu ile karşımıza çıkmakla birlikte her iki durumun da evrilebileceği en tehlikeli tür olarak nitelendirilebilir.

özel kar tanesi sendromu'nun mantığında her kar tanesinin özel olduğu ancak bazı kar tanelerinin "daha" özel olması gerektiği yer almaktadır. narsizm'in etkili olması ile kendilerini diğer tüm kar tanelerinden daha özel zanneden bu insanlar, özellikle herkesin odak noktası olmak ve sürekli ilgiyi üstlerinde tutmak için ellerinden geleni yaparlar. saçmalık derecesinde farklı giyinme durumu, ani duygu değişimleri, dengesiz hareketler, öfke nöbetleri ve ağlama krizleri, ortamda kriz oluşturma veya tamamen ortamdan kendini soyutlama gibi önceden kestirilemeyecek veya anlamsız hareketlerde bulunabilirler.

bu tip insanlar ile mücadele etmek yerine ayakları göte vura vura koşarak kaçmak en güzelidir.

ben herkesten farklıyım hissi

bulge

penisin iç çamaşırı veya kıyafet üzerinde oluşturduğu kabarıklık.

for example:

üzerlik tohumu

kullanıldığı taktirde serotonini parçalayan monoamin oksidaz enzimini engelleyerek dmt sentezi (dimetiltriptamin) uyarılmasını sağlayan ve kişiyi bir nevi trans haline sokabilen tohum.

bizim ülkede genellikle evlerdeki büyü nazar vb. ruhani zımbırtıları kovmak için kullanıldığı bilinir.

yazılı kaynaklarda pek geçmeyen bir bilgiye göre üzerlik tohumu, mevlana'nın kullandığı tohumlardan birisidir.
hani deriz ya, adam mesnevi gibi bir eseri hangi kafayla yazdı diye; işte bununla ilgili bir teori bulunmakta:

-kargı (ney'in yapıldığı saz) kamışında halüsinojen bir madde olan dimetiltriptamin (dmt) bulunmakta
-ancak insan bağırsaklarında bulunan mao (momoamin oksitlenmesi), dmt eksini işlevsiz hale getirmekte
-üzerlik tohumu, mao'yu etkisiz hale getirerek dmt'nin vücutta sentezlenmesini sağlayacak inhibitör görevini görmekte
-ney üflerken dmt saldırısına maruz kalan vücut ise uçtukça uçmakta.

ney çalmak için ders almaya niyetlenmişken bu bilgiyi öğrenmem ise hevesimi iki kat arttırmış durumda...

dimetiltriptamin

dimetiltriptamin veya kısa adıyla dmt , beyin dolaylarındaki pineal bez tarafından uyku sırasında salgılanır. liserjik asit dietilamid (lsd) benzeri serotonin agonisti bir halüsinojendir.

salgılanması rüyaların görüldüğü evreye denk gelir ve dmt’nin en büyük etkisi zaman algısında yanılgılara yol açmasıdır.

ayrıca (bkz: üzerlik tohumu)

sanal seks

karşınızdaki insanin hayal gücü ve edebi yeteneği kıt ise ciddi anlamda işkenceye dönüşen aktivite.

sexting/sanal seks bir nevi karşılıklı hikaye yazma işidir. hayal gücün kısacık bir öykü bile yazmaya yetmiyorsa bu işe yeltenmemelisin. bir nevi cinsel frp'dir sexting. öyle tek elle klavye kullanmakla olmaz yani. zihni cidden yormak gerekir.

yabancılar bu işi ciddi anlamda güzel kotarıyorlar; ama bizim türkler tam bir facia.

sevişirken göz göze gelmek

iki taraf da aşk ve tutku ile yanıyorsa, yaşanan zevkin zirve yaptığı nokta olacaktır.
o "an" ne kadar uzun tutulursa, damarlarınızdaki kan o kadar sıcak ve hızlı hareket etmeye başlar.

bir de oral seks sırasında göz göze olmak vardır ki, amman sabahlar olmasın.

we bare bears

uzun zamandır yayında olmasına rağmen benim yeni denk gelip izlediğim muazzam güzellikteki çizgi film.

hayatı kutup ayısı gibi kabullenmek gerek :)
  • /
  • 5

chaser

benim. zayıf bir iflah olmaz şişman severim. ankara'da işim zor evet.

evli erkekler ile aşk yaşamanın sorunları

çok sevdiğim ayı sözlük şekerleri; evli erkekler ile yaşanması muhtemel sorunlardan bahsetmek isterim naçizane.

aslında bunu ilişkisi olan gay çifte de yorumlayabilirsiniz kaldı ki o başka dinamiği ele verir, onu başka sefere yazarım.

benim bir yeni bir de öğrenci iken evli adamlara aşık olduğumu söyleyebilirim. dikkatinizi buraya alalım; aşk dedim, onun dışında cinselliği genelde evlilerle yaşarım sorun olmazdı ama aşk olunca yapılması gerekenlerden kısaca bahsedeyim.

1 - ahlakçı değilseniz, pekala yukarıda da belirttiğim gibi, evli erkekler ile cinsellik yaşanabilir, onu sizin düşünmeniz gerekmez onu bu toplumun bizi maruz bıraktığı zorunlu heteroseksüellik düşünsün.

2- zorunlu heteroseksüellik diye bir kavram var, bunu bilin. okuyun. genelde lezbiyenlerin maruz kaldığı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır, o yüzden kendinizi fazla suçlamayın.

3- sınırınızı bilin.
onun bir gün gidebileceğini, eylül ayında çocuğu için kırtasiye alışverişi yapmak için görüşemeyeceğinizi, akşam 22:00'den sonra konuşamayacağınızı bilin. ona göre hareket edin.

4 - size ayırdığı kısıtlı zamanda tadını çıkarın.
o birkaç saat yaşamın sizin için olduğunu unutmayın, her türlü fanteziye açık olun, doyasıya sevişin, kudurun, patlayın.

5- asla karısı ile ilgili soru sormayın.
size ne? belki karısı ile mutlu bir evliliği var ama seninle zaman geçirmekten hoşlanıyor, illa mutsuz bir prens mi olacak? belki de karısının haberi var, onu öyle kabul etmiş, siz onun evliliğini değil, onu sevdiniz.

6- sevmek derken, deli divane aşık olmayın.
onunla geleceğiniz olmadığını bilin, "ne yapayım boşanıp hollanda'ya mı gidelim" derler, buraya kadar getirmeyin süreci. aşık olmayın, sizin de kapınız açık olsun, sizin de evli olmayıp bir partner ile birliktelik yaşarsanız gidebileceğini öğretin ona.

7- tribe girmeyin.
hayat yeşilçam filmi değil ve siz asiye nasıl kurtulur'un asiye'si değilsin. akışına bırak, insanların sana ne söylediğini önemseme, "karısını düşünmüyor musun?" gibi heteronormatif söylemler kuran arkadaşlarınızdan ayrıntılı anlatmayın.

8- asla para/borç/kredi vermeyin.
onun bir ailesi olduğunu ve senin sen bekarsin ne yapacaksın parayı, gibi sikik normatif cümleler kurmasına izin vermeyin. para alışverişinden uzak durun. ben çocuğu hasta olduğu halde çok ihtiyacı olduğunu düşündüğümde bile vermedim. çünkü bu hayatı bekar yaşayarak özgürlüğümün bedelini "ne zaman evleneceksin bakiimm sen" diyen çalışma arkadaşlarımın zırvaları ile ödüyorum. o da ödemeli belki de, bu sizin dışınızda gelişen bir şey.

9- onunla eğlenin.
ben marihuana, şeker, grup seks, denemediğim şey kalmadı onunla. seviyorum çünkü kudurmayı onunla. o da her gün birilerinin araba yıkamasından bıkıp, akşam karısını yaptığı patates yemeğinden kaçıp size gelmiş, dibine kadar dünya.

10 - korunun.
karımdan başka bir sen varsın, kimse ile olmuyorum, et ete değse olmaz mı yalvarmalarını dinlemeyin, korunun.

11- dışarı çıkın onunla,
park olabilir, bir tepe, araba içi, yemek, kahve molası. onunla dışarı çıkın, daha iyi tanıyacaksınız.

12- onun diğer aile hayatında ne yaşadığı sizi ilgilendirmesin.
karısından uzaklaştırma cezası almış bir adamla takılmıştım, psikopat herif, ama bana değildi ve arzu aslında aktivizm dinlemiyor. zaten sonra barıştılar filan. mesleğiniz ne olursa olsun o sizin (benim mesleğim dolasıyla o kişiler ile çalışma yapıyorum) hastanız/müvekkeliniz/müracaatçınız/müşteriniz değil. umrunuzda olmasın.

13- sizin de bir aileniz olduğunuzu unutmayın.
bekarsanız yalnız yaşıyorsanız bir aileniz yok demek değildir, "gay people dont choose their family, they get the family" diye ru paul'un bir cümlesi vardı, tam olarak yazamamış olabilirim. sizin aileniz, geceleri sokakları terk etmeyen orospular, biziz, benimki de sizlersiniz. belki de nefret etsek bile birbirimizden, kızsak da, "allah belanı versin lubunya" desek de, ailemsiniz.
sizin yalnız olduğunuzu ya da bireysel kardeş sorularına cevap vermeme gibi hakkınız olduğunuzu bilsin. nasıl ki sen sormuyorsan, o da bilmesin.

sizi seviyorum orospular.

kızlarla hiç denedin mi

hetero kadını eşcinselliğe teşvik veya eşcinsel erkeği heteroluğa teşvik sorusu olabilir.

pompadan elini çeksen de su basmaya devam eden taşkın damacana

sekste sınır tanımam

büyük lokma* ye büyük konuşma bebeyim.

göt ister

birinci tekil şahısa indirgersek neden olmasın -isterim- güzel bir göte toplum olarak hayır dememeliyiz lakin o kadar az ki.

ayı sözlük'ü seviyorum çünkü

yazdığım entryler sonrası "ibne misin la sen zuhahahah" şeklinde mesajlar gelmiyor.

ayı sözlük'ü seviyorum çünkü

-diğer platformlardaki gibi her saniye kadın aşağılayıcı entry girilmiyor
-en sinirli çıkış yapanı bile bir şekilde yumuşatıp kendine getiren insanlarla dolu
-sürekli beden algısı güzellik/çirkinlik safsatası yok.
- her yazarın kendince birikiminin olması
-saygı
-samimiyet vs vs...
iyi ki varsın ayı sözlük seni çok seviyoruz.

sevgilinin arkadaşınla date’e çıkması

...ve sonra sizin de arasında bulunduğunuz sağlam üçlü dönmesi...

tumblr

bünyesinde farklı hayatlara sahip insanları barındırmasıyla yan yana gelmeyen ve ilgilendiğim durumlarla ilgili paylaşım yapanları birarada takip edebildiğim site. sayesinde normalde tanışamayacağım insanlarla konuşmuşluğum var. internet ve sosyal medya böyle birşey.

Toplam entry sayısı: 92

yarrak

anadolu’nun lapseki şehrinden gelen bolluk tanrısı priapus (priapos)'un sembolü olan organ.

plazadan ofis kiralayan jigolo

plaza hayatı yaşamış ancak "sex in the office" aksiyonu yaşayamamış bünyeler için bir fantazi kapısıdır.

ayı sözlük yazarlarının kendilerini bilgili hissettikleri konular

-- fighting türü video oyunları: mortal kombat, street fighter, tekken, the king of fighters, soul calibur, injustice

-- pokemon - bir türlü kopmadım, kopamadım. arceus'dan başlar yeni silsilesini sayarım.

-- çizgi roman & karakterleri

-- antik dönem yunan felsefesi - özellikle "karanlık" heraklitos

-- oral seks

interaktif sözlükler kasım 2017 sıralaması

ayı sözlüğü fark etmemi sağlayan liste.
karşılaştırmalar açısından güzel olmuş. liste başındaki dinozorlardan sıkılıp da farklı alanlar arayanlar için işe yarar bir öneri listesi gibi duruyor.

ed sheeran

bir ara taylor swift'e aşık olduğunu okuduğum şarkıcı. hala aşık mıdır bilemem; ama taylor gibi gözünü hırs bürümüş bir manyağa aşık olmak büyük talihsizlik diye düşünüyorum.

hayatınız film olsa hangisi olurdu

ed sheeran

bir ara taylor swift'e aşık olduğunu okuduğum şarkıcı. hala aşık mıdır bilemem; ama taylor gibi gözünü hırs bürümüş bir manyağa aşık olmak büyük talihsizlik diye düşünüyorum.

seksi yarıda bırakmak için uydurulan bahaneler

-dur dur, karım arıyor...
(telefonu açar)
-efendim hayatım? ne? tamam tamam yola çıkıyorum!

sonrası hayal gücünüzü bağlı...

plazadan ofis kiralayan jigolo

plaza hayatı yaşamış ancak "sex in the office" aksiyonu yaşayamamış bünyeler için bir fantazi kapısıdır.

logoyu biraz büyütelim

her tasarımda, tasarımcıyı çileden çıkartmak için en az üç defa söylenmesi gereken söz.

ondan sonra vah efendim tasarımcınız klavyeyle müşteri dövüyor,
yok efendim grafik tasarımcılar tahammülsüz,
aman efendim grafik tasarımcılara da laf söylenmiyor vs. vs. vs.

2018 yılından beklentiler

1-daha eğlenceli bir seks hayatı.
2-denemek istediğim yeni şeylere yönelik cesaret
3-ilk iki maddeyi gerçekleştirebileceğim yeni insanlarla tanışmak

s.kmişim dünya barışını.

evlenmek

mevcut işyerimde çalışmaya ilk başladığım zamanlarda, benim dışımdaki elemanların tamamı pavyoncu tayfadandı. mesai bitimiyle arabalara doluşup soluğu pavyonda alırlardı.

sonra sırayla evlenenler olmaya başladı.
grup içerisinde evlenen, oyunda sobelenmiş gibi, pavyon tayfasının dışına itildi. zamanla evli sayısı çoğaldı ve şu anda pavyoncu olarak tek bir eleman kaldı. ilk başlarda evlenenlerle en çok o dalga geçerken, şu aralar "tek başına pavyona gitmek de can sıkıyor, ben de ufak ufak evlenecek birilerine baksam iyi olur" diye homurdanıyor.

işin daha da komik tarafı, bizim elemanların eşleri hep aynı çevreden. hanımlar ya arkadaş, ya akraba. dolayısıyla hepsi benden beter bunalmış vaziyetteler evlilikten.

pavyondan sıkılıp evlendiler;
şimdi daha çok sıkılıyorlar.

evlendiği halde kendisine queer diyen insan

diğerleri gibi sıradan bir insandır.
evlilik cinsel yönelimleri belirleyen bir etken olmadığı gibi queer şemsiyesi altında olmak da evli olmaya engel bir durum değildir. bu durumun altında bit yeniği aramak iste pek mantıklı bir iş değildir.

ayrıca belirtmek gerek: en basit tabiriyle evlilik, insanların "birbirlerinin eşi" olarak hayatlarını bir arada sürdürmesidir. evliliğin göstergesi resmi nikah, dini nikah veya düğün törenleri ile sınırlı değildir.

eşcinseller arasında, evli insanlara karşı gösterilen tepkiler ise cidden garip. insan sormadan edemiyor:
-kuzum, neyin kafasını yaşıyorsunuz allasen?

üçlü seks pozisyonunda ortada olmak

uygun ritmin yakalanması durumunda ortada olmayı seven kişi için nirvana ulaşmak anlamına gelen durumdur.