palantir

Durum: 105 - 0 - 0 - 0 - 27.07.2021 12:42

Puan: 2194 - Sözlük Kezbanı

9 ay önce kayıt oldu. 11.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 6

cemaatçi erkeklerden hoşlanmak

okuyunca şaşırdım bir an, "ulan insan nasıl cemaatçi erkeklerden hoşlanır" diye. sonra bokla yapılan seks eylemlerini içeren "scat" diye bir porno kategorisi olduğunu hatırladım ve şaşkınlığım geçti.insanoğlunun türlü türlü zevkleri var işte.

çadırda tatil yapmak

arkadaşlarım çadırda tatil yapmak için beni ikna etmeye çalışıyor. ancak çadır tatili bana konforlu gelmiyor. duş, tuvalet, yeme içme, güneş, soğuk, böcekler vs. gibi pek çok şey aklıma geliyor. en iyisi bir otelde kalmak bence.

bayramda sevgilisinin elini öpen gay

bayram harçlığı da alacaksa neden olmasın.

çoklu görev

özellikle cep telefonu beni aynı anda pek çok şeyi yapmaya yani çoklu göreve itiyor. örneğin bir arkadaşım mı aradı, onunla konuşurken aynı anda twitter'da geziniyorum veya inernette sörf yapıyorum. youtube'dan bir şeyler öğrenirken bir yandan da telefonumda fotoğraflarıma bakıyorum. bu, dikkatimin bölünmesine neden oluyor ve yaptığım işleri verimli olarak yapamıyorum. aslında gevezelik yapan biriyle konuşurken internette gezmek iyi geliyor ama ölçüyü kaçırabiliyor bazen insan.

umutsuzluğa kapılmak

çeşitli versiyonları olan şöyle bir söz var:

parasını kaybeden çok şey kaybetmiştir
itibarını kaybeden daha çok şey kaybetmiştir
umudunu kaybeden ise her şeyini kaybetmiştir.

boşuna dememişler umut en son ölür diye. her şey yitip gittikten sonra elde kalan en son şey odur çünkü.

aileyi sevmemek

travmalarla dolu bir çocukluğun bende bıraktığı izlerden biri. sevgisiz büyümenin, sürekli aşağılanmanın, dayağın, sahipsiz bırakılmanın acı meyvesi. bana kendimi hep eksik hissettiren, izlerini bütün yaşamım boyu taşıyacağım duygu.
annemi de babamı da çocukluğumun boktan geçmesinde hiç bir suçu olmayan kardeşlerimi de sevemiyorum. babam hariç geri kalan aile üyelerine öfkeli de değilim. kötü olmalarını da istemem. benden uzak olsunlar, bensiz mutlu olsunlar yeter.

erteleme hastalığı

beden dersinde erkeklerle futbol oynamak yerine kızlarla voleybol oynayan erkek

bunun diğer versiyonu erkekler futbol/ 9 aylık oynarken kızlarla yakan top oynayan çocuktur. ayy 9 aylık dedim de gençler bilmez ne olduğunu. yaşım da belli oldu üstelik :(

tespih sallayan erkek çekiciliği

bana da acayip itici gelir. hatta bir erkek tespih sallıyorsa doğrudan ondan uzak durmam gerektiğini anlarım.

artı ve eksi oy saçmalığı

hiç de saçmalık değildir. psikolojik temelleri olan bir şey bu. eksi ve artı oylar bir tür tepki. yazdıklarımıza diğerlerinin verdiği tepkiler. onlar olmadan yazmak çok da keyifli olmazdı bence. düşünsenizs size olumlu veya olumsuz hiç bir tepki vermeyen biriyle konuştuğunuzu. çok sıkıcı olurdu değil mi?

cinsel hazzı arttıran özellikler

benim için de fiziksel özelliklerdir. ancak buna ek iki şey daha var.
tutkusunu ve şehvetini iyi sergileyen biri ile iyi konuşan biri.
sevişirken hissettiği tutkuyu, şehveti doğru biçimde yansıtan kişiler beni çok azdırıyor. bunlar olmadan sevişeceğime otuzbir çekmeyi tercih ederim.
ses, telaffuz, sözcükler benim için çok önemli. saygılı, rahat, içten bir ses beni rahatlatıyor ve seksten daha fazla keyif almamı sağlıyor. şiveli konuşmaların bazıları sempatik gelse de çoğunlukla itici benim için. sinirli, gergin, küstah bir ses ise beni bir kalıp buza çevirmeye yeter.

eski sevgiliyi özlemek

daha iyisini bulamadığınız için özlüyorsunuzdur. benim için başka açıklaması yok.

hoşlanılan erkeğin rap dinlemesi

hoşlanılan erkeğin sürekli kripto para borsası muhabbeti yapmasından çok daha iyidir. beterin beteri var dostlar.

kendini beğenmiş insan

über itici insan özelliği. çok yakışıklı, güzel, zengin, yetenekli olan bir insanın bundan dolayı kendi çok sevmesi, kendiyle gurur duyması normal. ancak bu dışarıya özgüven olarak yansımalı, kibir olarak değil.

she

ingilizcde bir kadına veya dişi hayvana gönderme yapan üçün tekil kişi adılı. kendini bazen kadın veya bazen erkek hissden veya ne erkek ne kadın hisseden bazı ingilizler için bu adıl rahatsız edici. hatta bazıları bu adılın yerini cinsiyet belirtmeyen başka bir sözcüğe bırakacağını bile söylüyor.

trikotilomani

nagativecreep seni çok iyi anlıyorum çünkü bu takıntı bende de var. yaklaşık 12-13 yıldır sakalımı yoluyorum. özellikle de sağ çenemin altındaki bölgeyi. ordaki kıllarla oynamak, onları çekiştirmek ve sonra da koparmak çok garip bir haz veriyor.

insanlar acımıyor mu? diye soruyor. hayır acımıyor, alıştım artık, zevkli geliyor dyorum. bu davranış çoğunlukla stresli olduğumda, bir işe yoğunlaştığım zaman artıyor. hareket halinde olduğumda, spor yaptığımda azalıyor ve hatta kayboluyor.
benim için tek kurtuluş sakalımı kesmek ama sakalın bana yakıştığını düşünüyorum ve bu nedenle de sık sık sakalımı kesmiyorum. olabildiğince kendimi frenlemeye çalışıyorum artık.

bildiğim kadarıyla bu gibi takıntıları aşmak zor ve uzun süreli terapi gerektiriyor. bu çok pahalı olabileceği için psikolojik destek almadım. allahtan sadece sakalımla oynamak istiyorum. bu takıntıdan dolayı hayatı alt üst olan insanlar var.

bu konuyu elel alan hazin bir belgesel bile yapmışlar. izlediğmde beterin beteri varmış diye teselli bulmuştum

en yakın arkadaşla aranın açılması

hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
hatırası bile yabancı gelir.
hayata beraber başladığımız
dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
gittikçe artıyor yalnızlığımız.

dizelerinde cahit sıtkı'nın oldukça güzel dile getirdiği bir durum. yaşamımız boyunca hayatımıza insanlar girer. kimileri belirli bir dönem en yakınımızdaki kişiler olur. pek çok şey paylaşırız, hayat denen yolculukta yan yana dururuz. hiç bitmeyecekmiş gibi gelir arkadaşlık, paylaşımlar. ama öyle değil işte. araya başka insanlar girer, mesafeler girer, inan doğasının kusurları girer, beklenmedik olaylar girer. bağlar kopar, bir zamanlar dostunuz olan insanlar birer anıya dönüşür.
eskiden çok yakın olduğum ancak şu an görümediğin insanlar var. üstelik evlerimiz çok yakın ve aynı yerde çalışıyoruz. kavga ederek, kötü bir biçimde ayrılmadık. sadece zamanla ilişkilerimiz gevşedi, farklı arkadaşlıklar kurduk, farklı çevrelere girdik. birbirimizi görünce ayak üstü sohbet edip ayrılıyoruz. ilk zamanlar neden böyle oldu, düzelmeli ilişkimiz, ne hata yaptım diye düşünüyordum. şimdi bunun gereksiz olduğunu, insan ilişkilerinin zamanla böyle değişip evrilebeileceğini deneyimleyerek anladım.

göğüs kılı

sürekli iltifat aldığım bir alan. insanlar göğüs kılının bana çok yakıştığını söyler :)

öpüşmeyi bilmeyen adam

öpüşmeyi bilmeyen adamın çeşitli türleri var.

1. tür: ısırganlar: bunlar öpüşürken sürekli dudaklarınızı ısırır. bazısı ciddi dudak yaralanmalarına neden olablilir. lütfen kendilerini uygun bir dille uyarın.

2. tür: yüzeyseller: bunlar öpüyorlar mı yoksa dudaklarını sadece değidiriyorlar mı anlaşılmaz. tutkuyu ve şehveti hissettirmezler. öpüşmeye devam etmedenönce bu kşilere herhangi bir sorunları olup olmadığını sorun.

3. tür: hareketsizler: bunlar öpüşürken dudaklarını hareket ettirmez veya çok az hareket ettirir. bu kişilere dudaklarına botoks yaptırıp yaptırmadıklarını sorabilirsiniz.

4. tür: aşırı hareketliler: bunlar da gereğinden fazla hareketlidir. örneğin sürekli dudaklarınızı somurular ve sizi pasif kalmaya iterler. bunlara en son ne zaman öpüştüklerini sorabilrsiniz?

5. tür: uzaylılar: bunlar bilinen insan öpüşmesi dışında çok çeşitli öpüşme hareketleri sergileyerek sizi şaşırtırlar. ama kötü anlamda. garip hareketleri karşısında şaşkına dönebilirsiniz. bu kişilere yapacak bir şey yoktur. fırtınanın dinmesini beleyebilir veya ortamı terkedebilrsiniz.

6. tür: gözü kapalılar: bu kişiler öpüşürken göz teması kurmaz, aldığınız ve verdiğiniz hazzı görmenizi engeller. bunlara ara sıra göz teması kurmanın eğlenceli olabileceğini söyleyin.

7. tür: gözü açıklar: bu kişiler öpüşürken sürekli size bakar. kendinizi kameraya alınıyor gibi hissedeblirsiniz. bunlara gözünü kapat bak sana ne sürpriizim var diyerek kandırabilirsiniz.

8. tür: karmalar: bunlar yukarıda sayılan türlerin en az ikisinin karışımıdır. bu kişilerle ne yapacağınız tamamen size kalmıştır. çünkü tıp bunlara çözüm bulacak kadar gelişmedi.

oksijen

netflix yapımı bir bilim kurgu filmi. film neredeyse tek bir yerde geçiyor. bu açıdan maaliyett oldukça kısılmış. puanım 10 üstünden 6.5.
  • /
  • 6

cinsel hayat 101

topyekün hayatın, dolayısıyla cinsel hayatın da birinci önceliği sağlıktır.
(bkz:aids)

gerisi fondötenle hallolur.

bir pornoyu baştan sona izlemek

agalar porno yönetmeni ve senaristi olmayı o kadar çok istiyorum ki (kesin paralel evrende böyleyim btw), porno filmografimi saniyesi saniyesine atlamadan izlersiniz. o derece diyorum.
edit: “sen önce bir imla hatalarını düzelt aslanım” editi

cinsel hazzı arttıran özellikler

valla cinsellik öyle bir anki hiç eğitime kültürü görmüyorum o anda. kalın bacakları mı var, fit sayılır mı, hafif kıllı mı, alet de minicik değilse bizimlesin. tabi ek olarak temiz olması da önemli. öyle akan kokan sümüklü yağlı saçlı insan sevmem ben.

edit: ayyy götü unutmuşum. götünde şekli önemli arkadaşlar, şekilsiz dımbıl dımbıl götlerden hiç hoşlanmam. mesela bazılarının ki kendinden dışarda. boxer iner inmez göt çıkıyor karşınıza. öyle olmaz. poponun yarattığı bir gizem içerisinde gizlenmeli. öyle çat diye göt mü olur ayol.

sinirbilim

sinirbilim (neuroscience) veya türkçedeki diğer kullanımlarıyla nörobilim ve sinirbilimi; beyinle beraber tüm sinir sistemini anatomi, fizyoloji, genetik, nöroloji, psikoloji, bilişsel bilim, fizik, mühendislik ve matematiği kullanarak anlamayı ve sıfırdan modellemeyi amaç edinen multidisipliner ve interdisipliner bir çatı bilimdir.

aynı zamanda ilerde (ölmezsem) hem klinik yönü nörolojideki uzmanlığımla (mezun olabilmem bile hayal gibi şuan) hem de anabilim dalı olarak sinirbilim doktorasıyla bir md-phd olma hayallerimi süsleyen bilim dalıdır.

kökenleri 1906 nobel tıp-fizyoloji ödüllü santiago ramon y cajal'in çalışmalarına kadar gider ancak 1960'lara kadar nispeten beynin yapı-işleyişini ve hastalıklarını inceleyen küçük bir bilim dalı olarak kalmıştır. 60'larda francis o. schmitt önderliğindeki bir grup araştırmacı çok farklı yöntemlerle beyni anlamaya çalışan, tıp-biyoloji dışındaki bilim dallarını da (psikoloji, mühendislik, matematik) içine alan bir nörobilim araştırma programı kurduklarını duyurdular. sinirbilimin asıl doğuşu ve yükselişi bu dönemden sonra olmuştur.

2000'lerin başından itibaren ab ve abd'de sinirbilim araştırmalarının daha büyük finansman ve fonlarla yapılmasına yönelik hem bilimcilerin hem de politikacıların kamuoyuyla, önce 2013 yılında avrupa birliği human brain project'i (insan beyin projesi) 1,2 milyar euro'luk başlangıç bütçesiyle başlattığını duyurdu. hemen ardından 2014'te obama yönetimi abd'nin bu yarışta eksik kalmaması için brain (brain research for advancing innovative neurotechnologies - yenilikçi inovasyon teknolojilerini geliştirmek amaçlı beyin araştırması) projesini 3 milyar dolarlık başlangıç bütçesiyle başlattı. türkiye'de ise bu yöndeki devlet destekli en büyük girişim, 2020'de ankara'da 130 milyon lira (diğerlerine göre komik rakam tabi ki) bütçeyle nöro-m (nörobilim ve nöroteknoloji mükemmeliyet merkezi) adlı üniversiteler arası ortak bir projeyle başladı.

human brain project, insan beynine paralel bir bilgisayar modelleme yönünde biyoenformatik çalışmalara daha fazla odaklanıyor. sanıldığının aksine insan beyni sıradan bir bilgisayar gibi çalışmaz. ancak kuantum bilgisayarların işlem gücü ve yoğunluğunda çok karmaşık ve çok boyutlu bir süper bilgisayar benzetmesi yapılabilir, belki az kalır. abd'nin brain projesi ise connectome (konnektom) denilen beynin evrende benzeri görülmemiş bağlantısallığını tersine modellemeye çalışır. daha biyoteknolojik ve beyin görüntüleme (fmri, spect, fnirs, eeg, meg gibi teknikleri kullanarak) odaklı araştırmalarda bulunuyorlar bir genellemeyle anlatırsam. türkiye'nin nöro-m'u ise henüz çok yeni ama brain projesine benzer bir yönelimde olacağını düşünüyorum.

günümüzde sinirbilim beyine, algıya, öğrenmeye, yapay zekaya dair heyecan verici ilgisinden çok, tıpkı 90'lardaki genetik furyası gibi devletlerin ve şirketlerin kapitalist ve neoliberal çıkarları için yatırım yaptığı bir alan haline gelmiş durumda. nörobilim bugün, günlük yaşama dair her olgunun başına nöro- ön eki getirilerek kapitalist dünyanın daha çok 'hizmet' ve ürün satma amacıyla teknobilimleştirilmesinin aracı oluyor. (bkz:nöropazarlama) (bkz:#432574)

evet, beyin ve yapay zeka çok heyecan verici alanlar. ama günümüzün sinirbilimine yönelik eleştirilerin daha çok önemsenmesi ve sinirbilimi bir sermaye oyuncağına dönüşmekten kurtarmak gerekli. bu konuyu ingiliz sinirbilimci steven rose ve sosyolog eşi hilary rose çok güzel özetliyor:

"nörobilim, 20. yüzyılın büyük bir bölümünde, tipik yetişkin insan beyninin yapısını ve işlevini, kaza ve hastalıkların beyin üzerindeki etkilerini inceleyen nispeten küçük bir bilim dalıydı. çocukluktan yaşlanmaya kadar olan yaşam döngüsü boyunca beyindeki gelişim ve değişiklikler ile normal olmayan beyinler üzerine araştırmalar ise daha yakın zamanlarda yapıldı. bugün ise, kitabımızın açıkladığı gibi, nörobilim sıklıkla hem şirketler hem de devlet tarafından, günümüzün asimetrik savaşlarının sonucu olan yeni silahlar geliştirme ve askerlerin hasarlı beyinlerine yönelik tedaviler geliştirme gibi konularda ortak projeler halinde finanse edilen, geniş küresel bir teknobilim girişiminin parçası haline geldi. nöro-eğitim, çocukların gelişimini ve öğrenmesini, hem kendi iyilikleri için hem de, ve daha da önemlisi, endüstrileşmiş toplumdaki ekonomik büyümenin devamı için iyileştirme konusundaki ilgisi ile adından söz ettirmeye başladı." (alıntı: hilary rose/steven rose - nörobilim zihnimizi değiştirebilir mi?)

sinirbilime hem popüler bilim anlamında hem de akademik yönde ilgili kişiler için önerilebilecek kişileri şöyle sıralayabilirim:

(bkz:eric r. kandel)
(bkz:michael gazzaniga)
(bkz:david eagleman)
(bkz:adele diamond)
(bkz:türker kılıç)
(bkz:steven rose)
(bkz:patricia churchland)
(bkz:mark solms)
(bkz:steven pinker)
(bkz:v. s. ramachandran)
(bkz:oliver sacks)
(bkz:roger penrose)

sinirbilime dair faydalı popüler bilim siteleri ve yazı serileri:

türkçe:
nöroblog: https://noroblog.net/
sinirbilim.org: https://sinirbilim.org/ (çağlayan hocamı öpüyorum buradan)
evrim ağacı: https://evrimagaci.org/yazi-dizisi/sinir...
bilimfili: https://bilimfili.com/kategori/sinirbili...

ingilizce:
aeon: https://aeon.co/psychology/neuroscience
knowing neurons: https://knowingneurons.com/
neuroscience news: https://neurosciencenews.com/

en değişik semt isimleri

ankara'nın her biri distopyadan fırlamış gibi duran semt isimleridir. solfasol, oran, öveçler, cinnah, pursaklar, şose, çinçin, kayaş, sanatoryum, imrahor... daha niceleri.

yabancı bir erkekle sevişmek

tanışana kadar herkes yabancı değil mi zaten.

tam kapanmada alkol satışının yasaklanması

bu konu ile ilgili olarak muhalefette olan üç partiden gelen açıklamalar olası bir iktidar değişikliği sonrası bizleri nelerin bekliyor olduğu sorusuna yanıt veriyor:

yavuz ağıralioğlu (iyi parti) : "zaten türk milleti ramazan'da içmemek gibi bir terbiye taşır. bizim milletimiz ertesi gün cumaysa perşembe günü içmezler mesela. bayramlarda, mübarek günlerde içmezler..."

veli ağbaba (chp): "alkol yasağını getirenleri allah'a havale ediyorum!"

ali babacan (deva partisi) : "asıl konu tuzak kurmak."

https://twitter.com/YolTV/status/1388222...

https://t24.com.tr/haber/chpli-agababa-a...

https://t24.com.tr/haber/ali-babacan-dan...

diğer muhalif partilerden de böyle "anlamlı, ciddi, açıklayıcı, yasaklara karşı" açıklamalar geldiyse listeye ekleyin.

layık olduğu şekilde yönetiliyor bu toplum.

dire straits

dire straits, 1977 yılında david knopfler (gitar), kardeşi mark knopfler (gitar ve vokal), john ıllsley (bas) ve pick withers (bateri) tarafından kurulan ingiliz rock müzik grubudur. en ünlü şarkıları arasında «sultans of swing,» «romeo and juliet» «private ınvestigations» «money for nothing» «walk of life» «your latest trick» «heavy fuel» ve «brothers ın arms» sayılabilir.

dire straits, 1970’li yılların punk döneminde ortaya çıktı. müzikleri daha minimalist olsa bile punk’dan etkilendikleri ve bir bakıma punk akımına borçlu oldukları su götürmez bir gerçek. pub-rock’ın yeniden ortaya çıkıp ve iyi dönemlerini kutlamaya başladığında dire straits müziklerinde ki melankolinin üzerine basa basa dinleyicilerine kendilerini kabul ettirdi.

gitarist ve vokalist mark knopfler önderliğindeki grup müziklerinde j.j cale tarzı siyah blues müziğini kullanırken jazz ve country etkileşimlerini de ekledi. zaman zaman ise progresif rock’ın epik şarkı yapısına kendilerini batırdılar. grubun müziği knopfler’ın, bob dylan tarzı şarkı sözleriyle dengeleniyordu. kariyerleri gün geçtikçe ilerleyen dire straits’in müziği de daha rafine oldu ve bu olgunlukları da mtv jenerasyonu ve compact disc’lerin piyasaya hakim olma dönemine rastladı. 80’lerin ortasında atak yapan bu iki müzikal devrim dire straits’in altıncı albümünü yapmasına yardım etti. «brothers ın arms» uluslararası bir başarıydı.

grup, eric clapton, phil collins ve steve winwood’la birlikte zamanın en önemli grup ve sanatçıları olmayı başarmış; bununla birlikte ilerleyen yıllarda ortaya çıkan grupların da ilham kaynakları oldular. elde ettikleri ulusal başarının yanısıra grup kazandıkları bu şöhreti elinde tutamadı fakat «brothers ın arms»ı çıkarana kadar 6 dolu yıl geçirdi.

mark knopfler her zaman dire straits’den ayrı bir güçtü. bir mimarın oğlu olan knopfler, leeds üniversitesi’nde ingiliz dili okudu ve kolejdeyken rock eleştirmeni olarak yorkshire evening post’ta çalıştı. okuldan mezun olduktan sonra ingilizce öğretmenliği yapmaya başladı, aynı zamanda brewer’s droop adlı bir grubun da solistiydi.

1977 yılında kardeşi david ve oda arkadaşı john ıllsley’le birlikte çalıyordu. aynı yılın yazında üçlü, baterist pick witners’la birlikte bir demo doldurdu. londra’lı bir dj olan charlie gillett bu demoyu duyup bbc’de yaptığı programda 'sultans of swing’i çalmaya başladı. talking heads’in verdiği konserde ön grup olarak çıktıktan sonra grup, vertigo records’la ilk albümlerini 1978 yılında prodüktör muff winwood’la birlikte kaydetmeye başladı.

aynı yılın yazında grup, amerika’da warner’la anlaşma imzaladı sonbaharda da ilk albümlerini piyasaya sürdü. müzik listelerinde ilk 10’a gire 'sultans of swing’in de büyük katkılarıyla grup hem amerika’da hem de ingiltere’de büyük başarı kazandı. albüm ve çıkan single atlantik’in her iki kesiminde de ilk 10’a girmeyi başardı.

grubun kazandığı bu başarı 1979 yılı çıkışlı ikinci albümleri «communique»le devam etti. «communique» grubun dinleyicileriyle olan bağını güçlendirdi, albüm dünya çapında 3 milyon kopya sattı. dire straits’in üçüncü albümünün kayıtları sırasında dave knopfler, solo kariyeri için gruptan ayrıldı. dave knopfler’ın yerine ise darling’in elemanlarından olan hal lindes geçti.

«making movies» alınan bazı olumsuz eleştirilere rağmen yine hem amerika’da hem de ingiltere’de büyük başarı elde etti. mtv ve radyoların desteğiyle çıkan hit parçalar 'romeo and juliet’ ve 'skateaway’inde katkılarıyla albüm, altın plak ödülünü aldı.

dire straits’in bir sonraki albümü iki yıl sonra piyasaya çıktı. «love over gold»da uzun deneysel pasajlar yer alıyordu. albümden çıkan single 'private ınvestigations’ ingiltere müzik listeleri’nde iki numaraya yükseldi. «love over gold»; amerika’da altın albüm ödülünü alırken ingiltere albümler listesi’nde 4 hafta bir numarada kalmayı başardı. «love over gold»un piyasaya çıkmasından kısa bir süre sonra baterist witners’ın yerine terry williams geçti.

1982 yılı boyunca mark knopfler grubundan bağımsız bir takım çalışmalar yaptı. bu çalışmalar arasında bill forsyth’in filmi «local hero»nun film müziklerini yapmak ve «beautiful vision»da van morrison’la beraber çalmak oldu.

1983 yılının başında «twisting by the pool» ep’sini çıkartmak dışında dire straits 1983 ve 84 yıllarının büyük çoğunluğunda sessiz kaldı. bu arada; «aztec camera» ve «willy de ville»de olduğu gibi mark knopfler; bob dylan’ın «ınfidels» albümünün de prodüktörlüğünü yaptı. ayrıca tine turner’ın geri dönüş albümü için 'private dancer’ı yazdı. 1984 yılının baharında grup «dire straits live - alchemy» double albümünü yayınladı. aynı yılın sonunda dire straits yeni keyboardcuları guy fletcher’la birlikte beşinci stüdyo albümlerinin kayıtlarına başladı.

1985 yılında piyasaya çıkan «brothers ın arms» grup için bir dönüm noktası oldu ve grubun uluslararası statüye ulaşmasını sağladı. bilgisayar animasyonuyla gerçekleştirilen klip 'money for nothing’inde katkılarıyla albüm haftalarca amerika listelerinde üst sıralarda kalmayı başardı, bu başarının bir başka kanıtı ise albümün dokuz milyon kopya satmasıydı. dokuz milyon kopya satan bu albüme ingiltere’de, 80’li yılların en fazla satış yapan albümü unvanı verildi. 'walk of life’ ve 'so far away’; «brothers ın arms»ı 1986 yılına kadar listelerde tutmayı başardı, dire straits de albümü desteklemek için 200 günden fazla konser verdi. turne bitince dire straits yıllarca sürecek bir boşluğun içine düştü.

bu arada knopfler; randy newman ve joan armatrading’in albümlerinin prodüktörlüğünü üstlenip birçok filmin müziklerine imzasını attı, eric clapton’la turneye çıktı ve 1990 yılında piyasaya çıkan «neck and neck» albümünde chet atkins’le düet yaptı. 1989 yılında country-rock grubu olan notting hillbillies’i kurdu. notting hillbillies’in 1990 yılı çıkışlı albümü «missing…presumed. having a good time» ingiltere listelerinde bir numaraya kadar yükseldi. bu ara sırasında john ıllsley ise ikinci albümü kaydetti.

1990 yılında knopfler, dire straits’i tekrar bir araya getirdi. bu defa kadroda ıllsley, clark ve fletcher’ın yanı sıra birçok müzisyen de yer alıyordu. 1991 yılında grup beklenen albüm «on every street»i piyasaya sürdü. bu büyük bekleyişin karşılığını veremeyen albüm sadece amerika’da platin albüm ödülünü aldı; ingiltere’de ise 40 numaranın üzerine çıkamadı. aynı zamanda grubun çıktığı turne de çok başarısız oldu. hem amerika’da hem de avrupada’ki konserlerin biletlerinin bir çoğu satılamadı bile.

turne bitiminde canlı performansların toplandığı albüm «on the night» 1993 yılında piyasaya çıktı ve grup tekrar bir boşluğun içine düştü. 1996 yılında mark knopfler solo kariyerine golden heart’la devam etme kararı aldı.

1978 dire straits
haziran 8
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - lead guitar, vocals
david knopfler - rhythm guitar, background vocals
john illsley - bass
pick withers - drums
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 41:47
1 down to the waterline (mark knopfler) 3:59
2 water of love (mark knopfler) 5:25
3 setting me up (mark knopfler) 3:19
4 six blade knife (mark knopfler) 4:12
5 southbound again (mark knopfler) 3:00
6 sultans of swing (mark knopfler) 5:48
7 in the gallery (mark knopfler) 6:16
8 wild west end (mark knopfler) 4:41
9 lions (mark knopfler) 5:02

1979 communiqué
mayıs 1979
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, lead & rhythm guitars
david knopfler - rhythm guitar, vocals
john illsley - bass, vocals
pick withers - drums
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 42:44
1 once upon a time in the west (mark knopfler) 5:26
2 news (mark knopfler) 4:13
3 where do you think you re going (mark knopfler) 3:50
4 communiqué (mark knopfler) 5:50
5 lady writer (mark knopfler) 3:45
6 angel of mercy (mark knopfler) 4:35
7 portobello belle (mark knopfler) 4:30
8 single handed sailor (mark knopfler) 4:41
9 follow me home (mark knopfler) 5:51

1980 making movies
ekim 17
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - guitar, vocals
john illsley - bass
pick withers - drums
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 37:40
1 tunnel of love (mark knopfler/richard rodgers) 8:08
2 romeo and juliet (mark knopfler) 5:54
3 skateaway (mark knopfler) 6:18
4 expresso love (mark knopfler) 5:03
5 hand in hand (mark knopfler) 4:49
6 solid rock (mark knopfler) 3:19
7 les boys (mark knopfler) 4:06

1982 love over gold
eylül 24, 1982
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
hal lindes - guitar
alan clark - keyboards
john illsley - bass
pick withers - drums
additional personnel:
mike mainieri - vibraphone, marimba
ed walsh - synthesizer programming
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 41:22
1 telegraph road (mark knopfler) 14:22
2 private investigations (mark knopfler) 6:45
3 industrial disease (mark knopfler) 5:54
4 love over gold (mark knopfler) 6:21
5 it never rains (mark knopfler) 7:57

1983 extendanceplay
ocak 14
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
hal lindes - guitar
alan clark - piano (tracks 1-3), keyboards (track 4)
john illsley - bass
terry williams - drums (tracks 1-3)
pick withers - drums (track 4)
mel collins - sax (track 3)
ed walsh - synthesizer (track 4)
--------------------------------------------------------------------------------
1 twisting by the pool (mark knopfler) .:..
2 two young lovers (mark knopfler) .:..
3 if i had you (mark knopfler) .:..
4 badges, posters, stickers and t-shirts (mark knopfler)

şubat 1984 alchemy (konser kaydı, 2 cd)

--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - guitar, vocals
hal lindes - guitar
alan clark - keyboards
john illsley - bass
terry williams - drums
additional personnel:
tommy mandel - keyboards
mel collins - saxophone
joop de korte - percussion
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 1:33:53
disc 1 (48:51)
1 once upon a time in the west (mark knopfler) 13:01
2 expresso love (mark knopfler) 5:34
3 romeo and juliet (mark knopfler) 8:18
4 love over gold (mark knopfler) 3:29
5 private investigations (mark knopfler) 7:32
6 sultans of swing (mark knopfler) 10:57

disc 2 (45:02)
1 two young lovers (mark knopfler) 4:50
2 tunnel of love (mark knopfler/richard rodgers) 14:23
3 telegraph road (mark knopfler) 13:43
4 solid rock (mark knopfler) 6:02
5 going home - theme from local hero (mark knopfler) 6:04
--------------------------------------------------------------------------------

1985 brothers in arms
mayıs17, 1985
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - guitar, vocals
hal lindes - guitar
guy fletcher - keyboards
alan clark - keyboards
john illsley - bass
terry williams - drums
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 55:11
1 so far away (mark knopfler) 5:12
2 money for nothing (mark knopfler) 8:26
3 walk of life (mark knopfler) 4:12
4 your latest trick (mark knopfler) 6:33
5 why worry (mark knopfler) 8:31
6 ride across the river (mark knopfler) 6:57
7 the mans too strong (mark knopfler) 4:40
8 one world (mark knopfler) 3:41
9 brothers in arms (mark knopfler) 6:56
--------------------------------------------------------------------------------

1988 money for nothing (toplama)
november 1988
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - guitar, vocals
david knopfler - rhythm guitar, vocals on tracks 1, 2, 3 & 7
john illsley - bass, vocals
pick withers - drums on tracks 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 & 10
hal lindes - guitar on tracks 4, 8, 9, 10 & 11
alan clark - keyboards on tracks 4, 8 & 11
guy fletcher - keyboards on tracks 8 & 11
terry williams - drums on tracks 8 & 11

--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 66:14
1 sultans of swing (mark knopfler) 5:46
2 down to the waterline (mark knopfler) 4:00
3 portobello belle (konser kaydı) (mark knopfler) 4:33
4 twisting by the pool (remix) (mark knopfler) 3:30
5 tunnel of love (mark knopfler/richard rodgers) 8:09
6 romeo and juliet (mark knopfler) 5:57
7 where do you think you e going (mark knopfler) 3:31
8 walk of life (mark knopfler) 4:07
9 private investigations (mark knopfler) 5:48
10 telegraph road (konser kaydı remix) (mark knopfler) 12:00
11 money for nothing (mark knopfler) 4:05
12 brothers in arms (mark knopfler) 4:48

1991 on every street
september 1991
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - guitar, vocals
guy fletcher - guitar
alan clark - keyboards
john illsley - bass
ayrıca: danny cummings, paul franklin, vince gill, manu katche, phil palmer, jeff procaro ve chris white.
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 60:21
1 calling elvis (mark knopfler) 6:27
2 on every street (mark knopfler) 5:05
3 when it comes to you (mark knopfler) 5:01
4 fade to black (mark knopfler) 3:50
5 the bug (mark knopfler) 4:17
6 you and your friend (mark knopfler) 5:59
7 heavy fuel (mark knopfler) 4:56
8 iron hand (mark knopfler) 3:10
9 ticket to heaven (mark knopfler) 4:26
10 my parties (mark knopfler) 5:33
11 planet of new orleans (mark knopfler) 7:48
12 how long (mark knopfler) 3:49

1993 on the night
mayıs 10
(konser kaydı: les arenes, nimes, fransa and feyenoord stadyumu, rotterdam, mayıs, 1992)
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
phil palmer - guitar, background vocals
paul franklin - pedal steel guitar
chris white - saxophone, background vocals
alan clark - keyboards
guy fletcher - keyboards, background vocals
john illsley - bass, background vocals
chris whitten - drums
danny cummings - percussion, background vocals
-------------------------------------------------------------------------------
1 calling elvis (mark knopfler) 10:25
2 walk of life (mark knopfler) 5:05
3 heavy fuel (mark knopfler) 5:23
4 romeo and juliet (mark knopfler) 10:06
5 private investigations (mark knopfler) 9:43
6 your latest trick (mark knopfler) 5:35
7 on every street (mark knopfler) 7:07
8 you and your friend (mark knopfler) 6:48
9 money for nothing (mark knopfler) 6:28
10 brothers in arms (mark knopfler) 8:56

1993 encores (konser kaydı)
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
phil palmer - guitar, background vocals
paul franklin - pedal steel guitar
chris white - saxophone, background vocals
alan clark - keyboards
guy fletcher - keyboards, background vocals
john illsley - bass, background vocals
chris whitten - drums
danny cummings - percussion, background vocals
--------------------------------------------------------------------------------
1 your latest trick (mark knopfler) 5:43
2 the bug (mark knopfler) 5:25
3 solid rock (mark knopfler) 5:21
4 local hero - wild theme (mark knopfler) 4:21

1995 konser kaydı at the bbc (konser kaydı: temmuz 22, 1978 & jocak 31, 1981.
agustos 15
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
hal lindes - vocals, guitar
john illsley - vocals, bass
david knopfler - guitar, keyboards
alan clark - keyboards
pick withers - drums
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 45:57
1 down to the waterline (mark knopfler) 4:10
2 six blade knife (mark knopfler) 3:47
3 water of love (mark knopfler) 5:29
4 wild west end (mark knopfler) 5:12
5 sultans of swing (mark knopfler) 6:38
6 lions (mark knopfler) 5:26
7 whats the matter baby? (mark knopfler/david knopfler) 3:19
8 tunnel of love (mark knopfler) 11:56
--------------------------------------------------------------------------------

1998 sultans of swing: the very best of dire straits
ekim 27
--------------------------------------------------------------------------------
mark knopfler - vocals, guitar
david knopfler - guitar, keyboards
hal lindes - guitar, background vocals
guy fletcher, phil palmer - guitar
paul franklin - pedal steel guitar
chris white - saxophone
alan clark - keyboards
john illsley - bass, background vocals
pick withers, terry williams, chris whitten - drums
danny cummings - percussion
--------------------------------------------------------------------------------
toplam süre 2:11:20
disc (78:07 )
1 sultans of swing (mark knopfler) 5:45
2 lady writer (mark knopfler) 3:39
3 romeo and juliet (mark knopfler) 5:51
4 tunnel of love (mark knopfler) 8:07
5 private investigation (mark knopfler) 5:45
6 twisting by the pool (mark knopfler) 3:30
7 love over gold (mark knopfler) (konser kaydı) 3:27
8 so far away (mark knopfler) 4:02
9 money for nothing (mark knopfler) 4:05
10 brothers in arms (mark knopfler) 4:56
11 walk of life (mark knopfler) 4:07
12 calling elvis (mark knopfler) 4:37
13 heavy fuel (mark knopfler) 4:54
14 on every street (mark knopfler) 4:34
15 your latest trick (mark knopfler) (konser kaydı) 6:29
16 wild theme - theme from local hero (mark knopfler) (konser kaydı) 4:19

disc 2 (53:13) (konser kaydı : royal albert hall, londra, uk mayıs 23, 1996 )
1 calling elvis (mark knopfler) 9:07
2 walk of life (mark knopfler) 5:28
3 last exit to brooklyn (...) 2:23
4 romeo and juliet (mark knopfler) 7:30
5 sultans of swing (mark knopfler) 13:14
6 brothers in arms (mark knopfler) 8:54
7 money for nothing (mark knopfler) 6:37
--------------------------------------------------------------------------------

aniden gelen kuran yırtma isteği

şu an aniden cereyan eden ama annem babam ve abimle 20 küsür gün baş başa geçireceğimden dolayı bastırmaya çalıştığım güdü.

thodex vurgunu

ülkemizde faaliyet gösteren bir kripto para borsası kuruluşunun 2 milyar dolarlık vurgun yaptığından bahsediliyor. thodex isimli firmanın ceo'su faruk fatih özer'in tayland'a kaçtığı iddialar arasında. şirketin ofisinde 2 -3 gündür kimselerin olmadığı söylentileri de var.

şirketin resmi hesabından atılan ve ortalığı ayağa kaldıran son tweet mesajı şöyle:
https://twitter.com/thodexofficial/statu...

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/thod...

https://tr.sputniknews.com/ekonomi/20210...

https://www.haberturk.com/cumhuriyet-tar...

bu durumda rakamsal olarak çiftlik bank vurgunu da sollanmış oluyor. ülke çok eğlenceli bir halde gerçekten. aile boyu ihale açan devlet bakanları, 128 milyar dolar nerede sorusuna yanıt vermeye çalışayım derken birbirinden farklı acayip açıklamalar yapan çeşitli üst düzey devlet yetkilileri, milyarlarca lira / dolar içeren vurgunları yapan ve elini kolunu sallayarak kaçan şirket ceoları vs. vs.

bu arada tamamen tesadüf olduğuna inandığım, kaçtığı iddia edilen şirket ceo'sunun mevlüt çavuşoğlu ile çekilmiş bir fotoğrafı dolanıyor sosyal medyada. yani tesadüf dışında ne olabilir ki zaten değil mi?

Toplam entry sayısı: 105

hoşlanılan erkeğin rap dinlemesi

hoşlanılan erkeğin sürekli kripto para borsası muhabbeti yapmasından çok daha iyidir. beterin beteri var dostlar.

hiç yakın arkadaşı olmayan insan

ben korkarım böyle insandan. neden? şöyle ki hiç yakın arkadaşı olmayan insanın sosyal becerileri, zekası iyi değildir. yani iyi olsa yakın arkadaşı mutlaka olur diye düşünüyorum. böyle bir insan da çekilmez ki. çünkü sosyal becerisi veya zekası olmayan insan nerede nasıl davranacağını bilmez, espri yeteneği yoktur, çok bencildir, empati kuramaz vs. yani özetle diğer insanlarla olumlu, yakın, sıcak ilişkiler kuracak yetilere sahip değildir. e napayım ben öyle insanı. hem insan yaptığı aptallıkları, hataları, başarılarını, sevinçlerini, üzüntülerini paylaşmalı, sevilisini yakın arkadaşlarıyla çekiştirmeli :).yoksa ne anlamı var ki.

ayrıca insan türünün en belirgin özelliklerden biri sosyal olması. sağlıklı bir gelişim için de sosyallik son derece önemli. bu zaten tartışılmaz bir gerçek. durum böyleyken insanın kendi kendine yetebileceğini söylemek pek doğru değil. insan kendi kendine yeten bir canlı değil. tam tersi kendi kendine tam bir hiç.

artı ve eksi oy saçmalığı

hiç de saçmalık değildir. psikolojik temelleri olan bir şey bu. eksi ve artı oylar bir tür tepki. yazdıklarımıza diğerlerinin verdiği tepkiler. onlar olmadan yazmak çok da keyifli olmazdı bence. düşünsenizs size olumlu veya olumsuz hiç bir tepki vermeyen biriyle konuştuğunuzu. çok sıkıcı olurdu değil mi?

yazarların şu an ihtiyacı olan şeyler

şu an ve her zaman için para para para.

en yakın arkadaşla aranın açılması

hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
hatırası bile yabancı gelir.
hayata beraber başladığımız
dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
gittikçe artıyor yalnızlığımız.

dizelerinde cahit sıtkı'nın oldukça güzel dile getirdiği bir durum. yaşamımız boyunca hayatımıza insanlar girer. kimileri belirli bir dönem en yakınımızdaki kişiler olur. pek çok şey paylaşırız, hayat denen yolculukta yan yana dururuz. hiç bitmeyecekmiş gibi gelir arkadaşlık, paylaşımlar. ama öyle değil işte. araya başka insanlar girer, mesafeler girer, inan doğasının kusurları girer, beklenmedik olaylar girer. bağlar kopar, bir zamanlar dostunuz olan insanlar birer anıya dönüşür.
eskiden çok yakın olduğum ancak şu an görümediğin insanlar var. üstelik evlerimiz çok yakın ve aynı yerde çalışıyoruz. kavga ederek, kötü bir biçimde ayrılmadık. sadece zamanla ilişkilerimiz gevşedi, farklı arkadaşlıklar kurduk, farklı çevrelere girdik. birbirimizi görünce ayak üstü sohbet edip ayrılıyoruz. ilk zamanlar neden böyle oldu, düzelmeli ilişkimiz, ne hata yaptım diye düşünüyordum. şimdi bunun gereksiz olduğunu, insan ilişkilerinin zamanla böyle değişip evrilebeileceğini deneyimleyerek anladım.

hoşlanılan erkeğin rap dinlemesi

hoşlanılan erkeğin sürekli kripto para borsası muhabbeti yapmasından çok daha iyidir. beterin beteri var dostlar.

artı ve eksi oy saçmalığı

hiç de saçmalık değildir. psikolojik temelleri olan bir şey bu. eksi ve artı oylar bir tür tepki. yazdıklarımıza diğerlerinin verdiği tepkiler. onlar olmadan yazmak çok da keyifli olmazdı bence. düşünsenizs size olumlu veya olumsuz hiç bir tepki vermeyen biriyle konuştuğunuzu. çok sıkıcı olurdu değil mi?

aileyi sevmemek

travmalarla dolu bir çocukluğun bende bıraktığı izlerden biri. sevgisiz büyümenin, sürekli aşağılanmanın, dayağın, sahipsiz bırakılmanın acı meyvesi. bana kendimi hep eksik hissettiren, izlerini bütün yaşamım boyu taşıyacağım duygu.
annemi de babamı da çocukluğumun boktan geçmesinde hiç bir suçu olmayan kardeşlerimi de sevemiyorum. babam hariç geri kalan aile üyelerine öfkeli de değilim. kötü olmalarını da istemem. benden uzak olsunlar, bensiz mutlu olsunlar yeter.

erkekleri elleme yöntemi

tellak , berber, doktor olursanız yönteme mönteme gerek kalmaz. değilseniz eğer benim gibi utangaç insanlar için çok kullanışlı bir yöntem bilmiyorum.

çadırda tatil yapmak

arkadaşlarım çadırda tatil yapmak için beni ikna etmeye çalışıyor. ancak çadır tatili bana konforlu gelmiyor. duş, tuvalet, yeme içme, güneş, soğuk, böcekler vs. gibi pek çok şey aklıma geliyor. en iyisi bir otelde kalmak bence.

hiç yakın arkadaşı olmayan insan

ben korkarım böyle insandan. neden? şöyle ki hiç yakın arkadaşı olmayan insanın sosyal becerileri, zekası iyi değildir. yani iyi olsa yakın arkadaşı mutlaka olur diye düşünüyorum. böyle bir insan da çekilmez ki. çünkü sosyal becerisi veya zekası olmayan insan nerede nasıl davranacağını bilmez, espri yeteneği yoktur, çok bencildir, empati kuramaz vs. yani özetle diğer insanlarla olumlu, yakın, sıcak ilişkiler kuracak yetilere sahip değildir. e napayım ben öyle insanı. hem insan yaptığı aptallıkları, hataları, başarılarını, sevinçlerini, üzüntülerini paylaşmalı, sevilisini yakın arkadaşlarıyla çekiştirmeli :).yoksa ne anlamı var ki.

ayrıca insan türünün en belirgin özelliklerden biri sosyal olması. sağlıklı bir gelişim için de sosyallik son derece önemli. bu zaten tartışılmaz bir gerçek. durum böyleyken insanın kendi kendine yetebileceğini söylemek pek doğru değil. insan kendi kendine yeten bir canlı değil. tam tersi kendi kendine tam bir hiç.

canan efendigil karatay

bu kadının söylemleri biraz populist. halbuki bir doktor olarak bilimsel bir söylem kullanması gerekir. gerçi söylediklerinin çoğunda bilimin kırıntısı yok. hatta bazı sözleri düpedüz şarlatanlık.

türklerin anadolu'ya kattıkları

biraz boş iş değil mi ne kattığını sayıp dökmek. ne kattı ise kattı ya hu. gitti bitti. peki şimdi ne katıyor, gelecekte ne katacak asıl önemli olan bu. bana ne geçmişte olanlardan. beni yaşadığım zaman ve gelecek ilgilendiriyor.

veganlık

et yemeyi çok seven biriyim ve veganlık asla bana göre değil. zaten insan da vegan bir tür değil. iki milyona yakın bir süredir et yiyoruz ve bazı bilim insanları et tüketiminin evrimimizde önemli bir yeri olduğunu söylüyor.

düşünsenize arkadaşınız akşam evde ziyafet vereceğini söylüyor. ziyafete gidiyorsunuz. ama o da ne? yemek masası çeşit çeşit otlar ve salatalarla dolu, şaşırmaz mısınız? şaşırırsınız çünkü ziyafet denince akla et gelir. et yemek içimize, kültürümüze işlemiş bir eylem.

ancak öte taraftan bir canlıyı öldürüp yemek düşüncesi de çok rahatsız edici. keşke beslenmek için herhangi bir canlıyı öldürmeye gerek olmasa. eğer insanlık gelişerek, ilerleyerek evrilmeye devam ederse et yemeye, hatta beslenmeye bile gerek kalmayabilir, kalmamalı. üstün bir medeniyet herhangi bir canlıyı öldürüp yemeye gereksinim duymamalı bence.

artı ve eksi oy saçmalığı

hiç de saçmalık değildir. psikolojik temelleri olan bir şey bu. eksi ve artı oylar bir tür tepki. yazdıklarımıza diğerlerinin verdiği tepkiler. onlar olmadan yazmak çok da keyifli olmazdı bence. düşünsenizs size olumlu veya olumsuz hiç bir tepki vermeyen biriyle konuştuğunuzu. çok sıkıcı olurdu değil mi?