tonbalıklıpizza

Durum: 340 - 65 - 12 - 0 - 13.04.2021 03:21

Puan: 9624 - Sözlük Kezbanı

3 ay önce kayıt oldu. 8.Nesil Yazar.

mit herzlichen Grüßen
  • /
  • 17

kinik

kinik yunanca "köpek"ten türemiştir. yaşam biçimi son derece kaba olan, kalabalıklara sövüp saymayı ve dünyanın riyakarlıklarını ifşa etmeyi meşgale edinmiş kişiyi ifade eder-yürümenin felsefesi

diyojen bir kinik'ti. kinik felsefesinin etkisiyle her türlü isteklerini minimuma indirgeyerek bir fıçı içinde yaşamaya başlar. insanlardan dilenmekte, hayatta kalmasına yetecek yiyecek içeceğini temin edip yaşamaktadır.
her türlü hazdan uzak, maddiyattan bağımsız, sefalet içindeki hayatı halk arasında gülünç ve hatta köpeksi olarak tabir edilmeye başlanır. ancak bir o kadar da bilge bir kişiliğe sahip olduğu da fark edilmektedir. gündüz vakti elinde fenerle "adam arıyorum" diye dolanmakta, devlet ve aile gibi düzenlere karşı çıkıp kendisinin dünya vatandaşı (bkz:kozmopolitan) olduğunu iddia etmektedir.

ölümüyle ilgili çok sayıda olan rivayetten en ilginci:
tüm ihtiyaçlarını en aza indirgeme gayretinde olan diyojen gereğinden fazla nefes alıp verdiğini fark eder ve daha az nefes alıp vererek de yaşayabileceğini düşünür. bir gün nefesini çok uzun süre tutar ve bir daha nefes alamaz.

the black eyed peas

bana eski bir cep telefonunu hatırlatan müzik grubu

n sync

ortaokulda spice girls'e karşılık nsync parodileri de meşhurdu. grubun tek bordo saçlı ayısı joey olarak hayatımın en şişman döneminde dans ettirdiler bana. neyse ki atlattım.
it's gonna be maaay!!

zeki müren

okulda kendisiyle eşcinselliği ile ilgili dalga geçen arkadaşlarına bir gün çok sinirlenip kantinde pantolonunu indirip "erkeklik mi görmek istiyorsunuz, alın işte erkeklik" diye haykırmış (şokopop'tan alıntıdır)

sanat güneşi, kimliğiyle barışık ve dönemin şartlarına göre aktivist bir insandı. saygı duyuyorum kendisine.

5 cm ile 25 cm arasındaki fark

crowdthatsinging

ay karanlık

bir ahmed arif şiiri.

maviye
maviye çalar gözlerin
yangın mavisine
rüzgarda asi
körsem
senden gayrısına yoksam
bozuksam
can benim, düş benim
ellere nesi?
hadi gel
ay karanlık

itten aç
yılandan çıplak
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim
sevmelerim gibisi
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel
ay karanlık

dört yanım puşt zulası
dost yüzlü
dost gülücüklü
cigaramdan yanar
alnım öperler
suskun, hayın, çıyansı
dört yanım puşt zulası
dönerim dönerim, çıkmaz
en leylim gecede ölesim tutmuş
etme gel
ay karanlık

cem karaca style bir bestesi de mevcut.

ölü gay beyinler

1991'de simon levay, 19'u aids'ten ölmüş olan eşcinsel olduğu bilinen 41 erkeğin beyinlerini inceliyor ve şu sonuçlara ulaşıyor:
-özellikle aids'ten ölenlerin testosteron seviyeleri düşük
-hipotalamusun daha küçük ve kadınlarınkine yakın olması ve bu yüzden davranışların kadınlarınkine benzer olduğu

eşcinselliğin beynin fiziksel yapısına göre doğuştan olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. fakat sonuçları o kadar ses getirmemiş ki tıp dünyası madilenmek için bile kılını kıpırdatmamış bu çalışma için.

fidel castro

bir röportajında "sapkın eşcinselleri, genç insanları etkileyebilecekleri işlere almamayı" savunuyor ve "bir eşcinselin onu gerçek devrimci, gerçek bir komünist olarak görmemizi sağlayacak koşul ve davranış gerekliliklerine sahip olacağına inanma noktasına asla gelemezdik" diye iddia ediyor.

devrim sonrası hâlâ yasak olan eşcinsellik, baskı gören lgbt'ler, toplama kampları, sürgün, ...
küba: özgürlük adası? sanmıyorum

almanca

lütfen kabalaşmayalım :)
und beruhige dich bitte

yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum

pişmanlıklarım bir kadehteydi. onu da kırdım (cool)

tu te reconnaitras

1973'te anne-marie david tarafından eurovision'da seslendirilen özfarkındalık ve özbilinçle ilgili sözleriyle birlikte bu keyifli şarkı lüksemburg'a birinciliği getirmiştir.



nilüfer de bu şarkının cover'ını 1974'te "göreceksin kendini" adlı şarkıyla yapmıştır.

homoseksüel

homoseksüel kelimesi ilk olarak karl maria benkert isimli bir alman-macar doktor tarafından 1840'larda türetilmiş. benkert alman devletlerine homoseksüelliğin gelişmekte olan yasadışılığına karşı bir mektup yazmış, homoseksüelliğin sonradan elde edilen değil doğuştan bir şey olduğunu ve bu yüzden devlet tarafından cezalandırılmaması gerektiğini söylemiş.

benkert'in yakın arkadaşı olan karl heinrich ulrichs 1860'lardan itibaren homoseksüelliği bir üçüncü cins olarak tanımlayarak homoseksüelliğin lehine konuşan ilk açık homoseksüel erkek oldu.

aynı dönemde, homoseksüellik insanın doğasına (fıtrat :d) karşı günahtan, zihinsel bir hastalığa evrildi. bilimsel çevrelerde tedavi edilebilecek doğuştan bir hastalık olduğu fikri gelişmeye başladı.19. yüzyıl seksologları ise homoseksüellikle ilgili fikirlerini bir delilik olduğu yönünde geliştirdi.
heteroseksüel kelimesinin ilk kullanımı ise seksologların delirdiği bu döneme denk geliyor.

bir eşcinsel evladın aileye yaşattırdığı utanç

erken romalılar famulus terimini hane içi köleleri tarif etmek için kullanıyordu ve familia bir erkeğe ait olan kölelerin toplam sayısı anlamına geliyordu. hâl böyle olunca erkek giderek üretim sektörünün içine, kadın da kölesi olduğu erkeğin mülkiyetindeki çocuklara bakma görevinin içine çekildi. üremeye dayanan bu aile oluşturma baskısı zamanla daha çok katılaşıp bir göreve dönüştü ve normalleşti. doğal olarak üremeye dayanan bu oluşumu gerçekleştiremeyecek olan eşcinsel köleler kendilerini bir utanç kaynağı olarak görmeye başladılar ve öncülerimiz bu utancın aslında inşa edilen bu aile kavramından dolayı olduğunu anlayıp isyan bayrağını çektiler.
aile kutsal değildir. aile, bir mülkiyet ve üyelerine bir mülkiyet edindirme kurumudur. o yüzden hâlâ bu çağdışı kurumu kutsayanların bizi utanç kaynağı olarak görmeleri bizim için bir mutsuzluk kaynağı olmamalı.

aids

1982'de grid (gay related immune disorder) olan ismi, aids (acquired immune deficiency syndrome) olarak değiştirilmiş ve gay'ler üzerine yapıştırılan bu etiket kaldırılmıştır.

evet, en güvenli yolun "korunmak" olduğu konusunda hemfikiriz.

jimi hendrix

bir biyografi yazarı tarafından ordudan, paraşütle atlayıp bileğini kırmasından dolayı değil, eşcinsel yönelimi sebebiyle çıkarıldığı iddia ediliyor.
neyse

sezen aksu yaşanmamış genç yıllarını yaşasaydı

ilk albümündeki bence en güzel şarkısı olan yaşanmamış yıllar şarkısını yapamayacaktı minik serçe. bu şarkıda dostlarıyla birlikte bir sırça köşk misali kendi evrenini yaratmayı ümit ediyor ve bu ümidin hayalinin onu yaşattığından bahsediyor. bu şarkı sezen aksu'nun yalnız ve mutsuz gençliğini simgelediği için bunun tam tersi olsaydı sezen aksu'nun kendi klanını yaratma ideali hiçbir zaman olmayacaktı.

sezen aksu'ya kaybolan yılları verilseydi

elisa ve marcela

ispanya'da 1901'de evlenmeyi başarmış olan bu eşcinsel çift meraklı komşuları yüzünden yakayı ele vermiş maalesef. elisa ve marcela arasındaki evliliğin "erkeksiz evlilik" diye adını çıkarmışlar, bu dedikodu hızlı bir şekilde yayılıp bu iki masumun işlerini kaybetmesine ve tutuklanmalarına yol açmış. lânet komşular...

(bkz:halkın yarısından fazlası eşcinsel komşu istemiyor)

eraserhead

david lynch'in sürrealizminde anlam arayışı yoruyor izleyiciyi.
henry'nin yaratık bebeğini önce yaşatmaya çalışıp filmin sonunda onu öldürmesi ile çabalamaktan vazgeçtiği bir şeyin olduğu algısını yarattı bende. ama film boyunca bu şeyin ne olduğunu anlayamamıştım. mullholland dr.'da da opera sahnesini çözememiştim.
bence en sarsıcı lynch filmidir. bir kabusu izlemek gibi.
  • /
  • 17

üstteki yazar

üstteki yazar

çok zeki okunası yazar. hipokrata kafa atacakmış öyle diyolla.

eski sevgiliyle iftar çadırında karşılaşmak

yumurtalı pidemi alabilirsin fakat ruhumu asla.

ayı sözlük dating app

efendim ayı sözlük fuck buddy aranıyor ilanları ya da sözlük başlıkları altında yapılan taşak kokusuna hasret yazarların arayışlarının, ayı sözlük moderatörlüğü tarafından oluşturulacak olan bir dating app olarak hayata geçirilmesi ile sözlük içi libido patlaması bir nebze kontrol edilebilir..

crowdthatsinging

kendine layık bir aktif bulabilmesi için bu gece dua edip odine kurban sunacağım.

crowdthatsinging

izmirden 30-40 yaş arası aktiflerın allah aşkına zikmesi gereken yeni yazar arkadaşımız.

üstteki yazar

izmir'den 30-40 yaş arası sert aktiflerin kendisini bulması için sözlüğün tüm bileşenlerine çağrıda bulunduğum yazardır. burdan bildiriyorum, allah'ınız varsa sikersiniz bu yazarı, yoksa da allahsızca sikersiniz. lütfen.

ayı sözlük günlük

sen hiç ateş böceği gördün mü

tiyatrosunu o kadar çok seviyorum ki filmini asla izleyemem sanırım. diktatör olsam okullarda zorla izlettirirdim. hattta izletmekle kalmam müsameresini yaptırırdım yeniden açtırdığım köy enstitülerinde.

crowdthatsinging

kamyoncu abimize sonunda denk gelebilecek bir power bottom sanırım..

en kısa zamanda kendilerinin porna...pardon mürüvetlerini görmek isteriz...

ayrıca (bkz:hoşgeldiniz)

Toplam entry sayısı: 340

ibb'de zorunlu lgbt eğitimi

iktidar şakşakçılığı yapan haber sitelerinde "lgbt sapkınlığı" ifadesi yer alsa da (şaşırtmadı), bu güzelliği paylaşalım.

https://www.memurlar.net/haber/959260/ib...

lgbti üyesi misiniz

bugünkü boğaziçi davasında hakimin sorduğu ve aşağıda da bu davanın avukatlarından levent pişkin'in değerlendirmesinde olduğu gibi bizi kriminalize ettiği karanlık soru.

(bkz:levent pişkin)
levent pişkin'in değerlendirmesi:
"hakimin bu sorusu öncelikle anayasanın 25. maddesine alenen aykırılık teşkil ediyor. ikincisi bizim bu zamana kadar savunduğumuz cinsel yönelim ve cinsiyet politikasına ilişkin ifşa etmeme mevzusunu ciddi bir biçimde körüklüyor. aslında daha fenası bunu kriminalize ediyor. lgbti üyesi olmak diye bir şey yok. lgbti+ olmak diye bir şey var en başta. lgbti derneklerine üye olmak kanunen suç değil. bunu savunmak suç değil. eşcinsel olmak, trans olmak, biseksüel olmak suç değil. ama bu yönde ne yazık ki bir girişim söz konusu hakîm nezdinde de. buna ilişkin beyanlarımızı da zaten teferruatlı olarak savunmada sunacağız. lgbti kriminalize edilemez ve edilmeyecek."

her türlü kemalizm eleştirisinin atatürk e hakaret sayılması

ülkede kemalist olmak bir ironiden ibaret bence artık. kişilik bozukluğu da buradan geliyor (bkz:kemalist kişilik bozukluğu). müslümanlık adı altında bizi sapkın olarak nitelendiren, hak ve özgürlüklerimizi yok sayan zihniyet ile kemalizm adı altında müslüman kimselerin temel haklarını kısıtlayan zihniyet aynı. kemalist olmak bazı kemalistler tarafından çok yanlış anlaşılıyor.

istanbul sözleşmesi

yani cumhurbaşkanı diyor ki "meclis benim. benim imzam yeter bir uluslararasi sözleşmeyi kaldırmaya."

demokrasi mi? hukuk mu? o da ne?

bir eşcinsel evladın aileye yaşattırdığı utanç

erken romalılar famulus terimini hane içi köleleri tarif etmek için kullanıyordu ve familia bir erkeğe ait olan kölelerin toplam sayısı anlamına geliyordu. hâl böyle olunca erkek giderek üretim sektörünün içine, kadın da kölesi olduğu erkeğin mülkiyetindeki çocuklara bakma görevinin içine çekildi. üremeye dayanan bu aile oluşturma baskısı zamanla daha çok katılaşıp bir göreve dönüştü ve normalleşti. doğal olarak üremeye dayanan bu oluşumu gerçekleştiremeyecek olan eşcinsel köleler kendilerini bir utanç kaynağı olarak görmeye başladılar ve öncülerimiz bu utancın aslında inşa edilen bu aile kavramından dolayı olduğunu anlayıp isyan bayrağını çektiler.
aile kutsal değildir. aile, bir mülkiyet ve üyelerine bir mülkiyet edindirme kurumudur. o yüzden hâlâ bu çağdışı kurumu kutsayanların bizi utanç kaynağı olarak görmeleri bizim için bir mutsuzluk kaynağı olmamalı.

ibb'de zorunlu lgbt eğitimi

iktidar şakşakçılığı yapan haber sitelerinde "lgbt sapkınlığı" ifadesi yer alsa da (şaşırtmadı), bu güzelliği paylaşalım.

https://www.memurlar.net/haber/959260/ib...

lgbti üyesi misiniz

bugünkü boğaziçi davasında hakimin sorduğu ve aşağıda da bu davanın avukatlarından levent pişkin'in değerlendirmesinde olduğu gibi bizi kriminalize ettiği karanlık soru.

(bkz:levent pişkin)
levent pişkin'in değerlendirmesi:
"hakimin bu sorusu öncelikle anayasanın 25. maddesine alenen aykırılık teşkil ediyor. ikincisi bizim bu zamana kadar savunduğumuz cinsel yönelim ve cinsiyet politikasına ilişkin ifşa etmeme mevzusunu ciddi bir biçimde körüklüyor. aslında daha fenası bunu kriminalize ediyor. lgbti üyesi olmak diye bir şey yok. lgbti+ olmak diye bir şey var en başta. lgbti derneklerine üye olmak kanunen suç değil. bunu savunmak suç değil. eşcinsel olmak, trans olmak, biseksüel olmak suç değil. ama bu yönde ne yazık ki bir girişim söz konusu hakîm nezdinde de. buna ilişkin beyanlarımızı da zaten teferruatlı olarak savunmada sunacağız. lgbti kriminalize edilemez ve edilmeyecek."

her türlü kemalizm eleştirisinin atatürk e hakaret sayılması

ülkede kemalist olmak bir ironiden ibaret bence artık. kişilik bozukluğu da buradan geliyor (bkz:kemalist kişilik bozukluğu). müslümanlık adı altında bizi sapkın olarak nitelendiren, hak ve özgürlüklerimizi yok sayan zihniyet ile kemalizm adı altında müslüman kimselerin temel haklarını kısıtlayan zihniyet aynı. kemalist olmak bazı kemalistler tarafından çok yanlış anlaşılıyor.

tekel bayii

katlanmak durumunda olduğumuz karantinalarda beni en çok memnun eden şey en yakınımda olan tekel bayiinin paket servis yapmaya karar vermesi oldu. bununla ilgili küçük bir kıssadan hissem var;
2. dalga döneminde tekel bayiinin kuryesi "babanız da geçen gün bu şaraptan aldı, bunu seviyor" dediğinde hafif buruk bir ifadeyle "babam burada yaşamıyor" dedim ve kurye, benim wp profil fotoğrafımı bana gösterip "işte bu babanız değil mi" diye sordu. işte o an profilimdeki adamın kim olduğunu tekrar düşünmem gerektiğini anladım.

bir eşcinsel evladın aileye yaşattırdığı utanç

erken romalılar famulus terimini hane içi köleleri tarif etmek için kullanıyordu ve familia bir erkeğe ait olan kölelerin toplam sayısı anlamına geliyordu. hâl böyle olunca erkek giderek üretim sektörünün içine, kadın da kölesi olduğu erkeğin mülkiyetindeki çocuklara bakma görevinin içine çekildi. üremeye dayanan bu aile oluşturma baskısı zamanla daha çok katılaşıp bir göreve dönüştü ve normalleşti. doğal olarak üremeye dayanan bu oluşumu gerçekleştiremeyecek olan eşcinsel köleler kendilerini bir utanç kaynağı olarak görmeye başladılar ve öncülerimiz bu utancın aslında inşa edilen bu aile kavramından dolayı olduğunu anlayıp isyan bayrağını çektiler.
aile kutsal değildir. aile, bir mülkiyet ve üyelerine bir mülkiyet edindirme kurumudur. o yüzden hâlâ bu çağdışı kurumu kutsayanların bizi utanç kaynağı olarak görmeleri bizim için bir mutsuzluk kaynağı olmamalı.