varoluş sancısına iyi gelen şeyler

vanilyalı tütsünün ucunu ateşe verdikten sonra, odaya dolan kokuyu solurken fonda iç rahatlatan müzikler çalmak. kütüphaneye usulca yaklaşıp, içinden, her zaman okumak isteyip ama bir türlü fırsat bulamadığın kitabı almak. ilk cümleleriyle, yazarın yarattığı aleme dalıp dünyadan kopmak. fakat aynı zamanda var oluş mücadelesini sürdüren, tabiattaki her türlü yaşantının ufak kımıldayışlarını sezmek. eşyanın yorulmuşluğuna yoldaş olup, gecenin dinginliğinde yalnızlığının keyfini çıkartmak. başka akılların esiri olmaktan kurtulup, bir gün tozlara dönüşüp yok olacak oluşunun gerçeğiyle başa çıkmaya çalışmak.

yoktum, diye haykırıp, olmayacağım diye susmak. zaten hiç olmadığınızı özümsemek. var oluştan bu yana yoktunuz zaten, kendi var oluşunuz tüm evrenin var oluşunun bir zerresi, bu toz bulutunda bir zerreydiniz, nefes aldınız, verdiniz, fakat varlığınız yokluğa dönüştüğünde bu toz bulutu içinde de yeriniz kalmayacak. yokluğun, yok olmanın acısıyla kıvranıp dururken âna kavuşmaya çalışmalısınız. nasıl olsa anlamsız. ne öncesinde bilinciniz vardı ne sonrasında bilinciniz olacak. siz, bilinciniz bu var oluşun içinde açık kaldıkça varsınız. bilincinizin yok olacağı zamanların kaygısını düşünmek yersiz.

tanrım, ne büyük korku, bu evrende yoktum ve tekrar yok olacağım! gelip geçen bir toz zerresiydim sadece. yok olacak olmak, tanrım, işte bu beni korkutuyor. o yüzden ruhumun bedenimden ayrılmasına izin vermeyerek, ânın içinde kalmayı taahhüt ediyorum. ve biliyorum, ben zaten yokum!

https://www.youtube.com/watch?v=W4Zk63nV...