veda yazısı

işinize kendinizi adayan bir insansanız ve çalıştığınız kurumun doğum sancılarına, emeklemesine, ayakta durmasına ve nihayet koşmasına şahit oluyorsanız kumunuzla aranızdaki bağ asla kopamaz gibi hissedersiniz. fakat gün gelir de daha iyi bir fırsat nedeniyle ayrılmamız gerektiğinde o bağı kendi ellerinizle hiç bir yardım almadan koparmak zorunda kalırsınız. parçanızı o kurumda bıraktığınıza dair bir yazı yazmak istediğinizde boğazınız düğümlenir, yeni kurumun size sağlayacağı fırsatları gözününüz görmez hâle gelir. velhasıl içinden çıkılmaz bir durumdur. ama deli gönül bunu da aşar elbet. neleri aşmadı ki?
kurumsal pasif olmanın zorluklarını üstteki yazar em derinden hissediyor gibi gözüküyor. bırakın bu kurumsal romatiklikleri ne bağı alla sen
hem kamuda (4.5 yıl) hem özel sektörde (7 yıl) çalışmış biri olarak üzülerek belirtmeliyim ki ne duygusal bağ, ne profesyonel iş ahlakı işçi-işveren arasında ve bu ülkede yok. ne patrona ne müdüre ne de çalıştığınız markanın değerine ruhumuzun zırnığını vermemizin bir anlamı yok.

*(bkz:tecrübeyle sabit)