xalocum

ay bu ne biçim nick aklıma halacım geldi.
olur olur. gidip bir dibini koklayalım.

edit: kavun misali dibini kokladık. ta kendisi.
saçmalamayın halamın sözlükte ne işi var. serbest çağrışımdı o.
hakkında baya entri girilmesine şaşırdım. sonuçta çaylağın teki.
hatta yazarlığı onaylanmadığına göre girdiği ilk beş entrinin edebi değeri zayıf görülmüş olabilir sözlük yönetimi tarafından. ilk beş entriye çok önem verilir çünkü sözlük yönetiminde. her geleni yazar yapsalar ohohohoho.
yazarlığı kabul olmuş hoşgeldin halacım diye seslensem yadırgamazsın umarım. seni hayri irdal'ın halasını sevdiği gibi sevdim nedense kanım ısındı.
hoşbuldum bebeklerim. çok eğlenicez çokkk.
sözlüğün büyük ablalarından biri geri dönmüş. kendisini tekrar aramızda görmek mutluluk verici.
ağlayan, parmağı ile işaret eden iki tane kadın: halocuğum
önüne sebze konulmuş ekşi suratlı kedi: zalo döl
hoşgeldin xalo'cum. nice güzel paylaşımlara. *
hoş geldin. yine şarkılar söyle bizde dinleyelim..
ses sanatçılığı yaptığım dönemler geldi gözümün önüne. canım sage tabiki söylerim pandemide geliştirdim repertuvarı. televizyon taksidi bitsin telegrama da geleceğim.
hoş geldiniz efenim. özlemişiz.
aslında düşündüm de güzel nick seçmiş kendine. sonuna cum koyarak samimi bir hava katmış. ben mesela insanları pek sevmem kendisine ne ara kanım ısındı anlamadım. sinsi bir hareket keriz gibi yuttuk.
benim kullanıcı adım biraz soğuk duruyor galiba. pek hoşlanmadı insanlar benden.
neyse uzun lafın kısası ben de nickimin özdemirciğim şeklinde düzeltimlesini talep ediyorum sözlük yönetiminden.
hoşgelmiş sefa getirmiş.
gitmesi üzmüştü zaten. buralar senin xalom.
bizler burada kucak açtık sevdik, olsun hata yapsa da büyüğümüzdür dedik (laf aramızda emekli sandığından maaş almaya başladı, ha bir de üçretsiz akbil şeysi verdiler) ama biraz edep, illa edep, çokça edep yahu..

kendisi ile ilk münakaşamı #427092'de belirtmiştim ama tabi hoppamızın azapları bununla da sınırlı değil, sene 78 ilk kalça implantını yaptırmış, bebek'teki yalımıza geldi kendisi, tabi yazık topalladığı için uşağımız, hizmetlimiz falan hep koluna girdiler de yalının büyük bahçesine aldılar kendisini. bu sırada üç kağıtçı xalocum sen kalk kim bilir hangi bijuteriden aldıysa bir teneke yüzüğü hizmetlimiz hristou'nun cebine koymuş. maksat ona gönlü olduğunu belirtmekmiş ama bunak ya, sonra ortalığı ayağa kaldırdı, yok yüzüğümü siz çaldınız diye tüm hizmetlileri sıraya dizdi.. biz de "yalımızda" hırsız istemiyoruz diye hristou'yu kovmuştuk, yıllar sonra, latin alfabesini çözüp de bize mektup yazmaya başladığında itiraf etmişti kendisi..

emekçinin yanında eylemlere katılıp orasını burasını mıncıklar bu.. dikkat etmek lazım..
genç kızlık zamanlarında görecektik bunu, bir içim su, afetti.. saraya özellikle davet ederdi 3. mahmut. düşün o yılları...

haliçteki evime laf atmış, a canım sana koca dayandıramadığımız için iyice bunadın aaa..

efendim harf inkılabından sonra kendisi tutturdu amerikan mandası çiftliği kuracağım diye, nereden duydun diye sorduk, çörçil midir nedir birisi girmiş aklına.. öyle ettik böyle ettik vazgeçiremedik.. sonralarda zaten malumunuz, bunama, demans ve ne yazık ki evet altına kaçırma süreçleri başladı büyük halamızın.. canı sağolsun..

açtığı başlıklarda aşşırı entelektüel, yenilikçi gibi göründüğüne bakmayın anacım, yanına aldığı yardımcısı * luciano yazıyor halamızın yerine, o sırada işte lapa pilavını ve mamasını yediriyor halamıza..