yapamamak

yapamıyorum, olmuyor. neyi yapamıyorum, bilmiyorum. neden yapamıyorum, onu da anlayamadım henüz ama yapamıyorum. bir türlü olamıyorum. bir türlü bir şeylere bağlanamıyorum. bağlanmaya çalışıyorum, sonra hevesimi kaybediyorum. olmak istiyorum, yardıma ihtiyaç duyuyorum. olamıyorum. istemediğim yardımlar alıyorum, söyleyemiyorum. güzel şeyler düşünüyorum, mümkün şeyler hayal kuruyorum. yine olmuyor. kötülük yapmak istiyorum bazen, onu da yapamıyorum. hayatı dışarıdan izlemenin inanılmaz acısını içimde yaşıyorum. anlaşılamayacağımı biliyorum, aramıyorum da. o zaman neden buraya yazıyorum, bilmiyorum. şuan neden sigur ros dinliyorum, bilmiyorum.
bazen, sadece gitmek istiyorum herkes gibi. belki o zaman yapabilen biri olurum. belki daha önce hiç tatmadığım bir şeye ihtiyacım vardır. bunun için gitmem mi gerek, bilemiyorum. ne kadar çok olasılık var. elimi çırptığımda tamamen değişecek ve sonsuz ihtimalden sadece biriyle devam edecek bir hayatta gerçekten bir gün yapabilecek miyim, bilemiyorum.
bilme isteğinden nefret ediyorum. bilmemek istiyorum. belki o zaman küçük bir ev yapmaktan bile gurur duyardım, yapabilirdim. neyi, henüz bilmiyorum.