eşcinselliğin düzeltilebileceğini söyleyen psikolog

ahahah yine hüseyin kaçın , bu adama nasıl tavır alınması gerektiğini soyadı belirtiyor zaten" kaçın "...
ben körpecik iken yani daha kendimi kabullenmemiş iken bu adamın yorumlarını falan okuyordum , kaçınız efenim kaçınız... yok şukadar oruç tut yok günde şu kadar dua et, evet doğru dediklerini yapınca eşcinselliği unutuyorsunuz çünkü düşünmeye vakit falan kalmıyor, gününüzü dua ile geçirin te allam...
"

dünya sağlık örgütü "eşcinsellik hastalık değil, tercihtir" dedi.

1993 yılında dünya sağlık örgütü tarafından eşcinsellik, hastalık sınıflandırmasından çıkarılmıştır.

bundan öncesinde eşcinsellik genel olarak bilimsel çevrelerde hastalık; dini çevrelerde ise ahlaksız bir tercih olarak görülüyordu.

20. yüzyılda eşcinsellik çoğunlukla bir tür akıl hastalığı olarak tanımlanmıştır. ancak günümüz modern dünyasında eşcinselliği bir hastalık olarak düşünmek pek de mantıklı olmayacaktır çünkü bu durumu ispatlayacak yeterli bilimsel deliller mevcut değildir.

bu nedenle de eşcinselliğin bir hastalık olarak görülmesi ve tıbbi yollarla tedavi edilmesi pek de mümkün gözükmemektedir.

hatta daha doğrusu birçok düşünceye göre tedavi edilmesini gerektirecek bir durum da söz konusu değildir, çünkü iki kişinin aşk ve cinsel hayatına bir başkasının karışması modern dünyada olmaması gereken bir tutumdur. ancak, bu durum gerçekten de doğru mu?

son zamanlarda ortaya çıkan bir iddiaya göre eşcinselliğin çocuklukta ve daha sonrasında yaşanan travmaların bir sonucu olarak, tedavi edilebilen psikolojik bir hastalık olduğu öne sürülmüştür. türkiye de dâhil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde psikoterapi ile eşcinselliği tedavi etmeyi amaçlayan klinikler mevcut bulunmaktadır.

abd’de eşcinsellik üzerine ulusal araştırma ve tedavi birliği’nin eski başkanı dr. joseph nicolosi ; "homoseksüel olduğu halde gay olduğunu kabul etmek istemeyen erkekler var. bu erkekler psikolojilerinde yadsıyamayacakları bir homoseksüel yönleri olsa da gay kavramının işaret ettiği yaşama biçimini ve değerleri benimsemiyorlar. bu yüzden de değer yargıları ile cinsel eğilimleri arasında çatışma yaşıyorlar. ve bu nedenle de bu durumu bir sorun olarak görüp ondan kurtulmak istiyorlar.” kısaca, bu erkekler tedavi olmak istiyorlar.

terapistlerin “neden gay olmak istemiyorsun?” sorusuna verdikleri cevap “çocuk sahibi olmak ve toplum tarafından dışlanmamak oluyor.”

aslında görüldüğü gibi eşcinsel bir kişi, kendisinin gerçekten hasta olduğunu düşünmüyor, toplum içinde dışlanmamak ve yalnız kalmamak için kendisini bu farklı durumundan kurtarmak ve bu nedenle tedavi olmak istiyor. homoseksüel olduğu halde gay olduğunu kabul etmeyen bu kişilerin tamamı aslında toplumsal baskıdan korktukları için bu durumu kabullenememektedir. eğer ki toplum eşcinselliği çok doğal bir durum olarak görseydi, bu kişiler asla gay olduklarından rahatsız olmayacaklardı. sırf bu nedenle bile, eşcinselliği bir hastalık olarak görmek anlamsız olacaktır.


peki, eşcinsellik hastalık değilse, nedir? bu durumun kesinlikle doğal ve normal bir davranış olduğunu iddia etmek de yanlış olacaktır. nitekim insanın doğal sistemi iki adet cinsiyeti ve o iki farklı cinsiyetin birbirleriyle ilişkiye girmesini desteklemektedir. doğal olarak, insanın bedensel yapısı eşcinselliğe uygun değildir. aslında eşcinsellik gerçekten de ortaçağdan beri hıristiyanlık tarafından tanımlanan “peccatum contra naturam” yani doğaya karşı işlenen bir günah olarak görülebilir. aşk ve zevk konularını geçersek, canlıların cinsel ilişkiye girmelerinin nedeni üreme içgüdüsüdür. bu durumda cinselliği doğal olarak karşılamak imkânsızdır. kısaca, eşcinsellik etik midir değil midir sorusundan önceki konu eşcinselliğin mantıklı olup olmadığıdır."

-- alıntıdır. --

not: bana kalırsa tercih de değil, yönelim. çünkü biz kime ilgi duyacağımızı seçmiyoruz. who'nun buradan kastı "eşcinsel bir bireyin eşcinsel hayatını yaşama tercihi ya da alışılagelmiş hayatı yaşama tercihi" olabilir. bilemiyorum.