Toplam Başlık Sayısı: 55970

Toplam Entry Sayısı: 290236

Toplam Yazar Sayısı: 3177

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası

başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.

yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."

evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^

edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.



homojen dergi 10. sayı

homojen dergi'nin 10. sayısı yayında. yine çok tatlış bir sayı olduğunu düşünüyorum.

bu sayıda neler mi var? şöyle listeleyeyim.

1 _ 2017 yılında yaşanan lgbti+ olayları ve lgbti+ gelişmeleri _ ilker bozkurt
2 _ dünden bugüne eşcinsel tiyatro _ merve gezen
3 _ simge sağın röportajı _ tunca tutkun
4 _ tunca’nın müzik kutusu - türk müziğinde 2017 yılının en’leri _ tunca tutkun
5 _ ayı sözlük yazarlarından itiraflar (6. bölüm) _ dark bear
6 _ şükran moral röportajı _ ilker bozkurt
7 _ magic johnson - basketbol sihirbazlığından hayat sihirbazlığına _ justsin
8 _ küründen kabare _ çağla akalın
9 _ 2017 yılının en alternatif 10 albümü _ uğur ateşli
10 _ avangard sinema ve bir eşcinsel manifesto kültü scorpio rising _ futurelavirs
11 _ fatih erdemci röportajı _ tunca tutkun
12 _ türk ceza hukuk sisteminde hayvanlara karşı işlenen suçlar ve ceza yasaları karşısındaki yeri _ futurelavirs
13 _ adalet bakanlığı'ndan yeni adım - yeni hayvan hakları yasa tasarısı _ futurelavirs
14 _ gezi: tokyo _ muahhhh
15 _ jack donovan - erkeklerin yolu (the way of men) _ hazineci
16 _ tamam sustum’dan delinin yıldızı’na “vega" _ imightbewrong
17 _ gay broadway (bölüm-3) - örümcek kadının öpücüğü _ merve gezen
18 _ harry potter evreninin en renkli büyüsü “lapiforse totalcolor” _ senseisplinter
19 _ heights gittens için moral gecesi “the sound of ali baba” _ tunca tutkun
20 _ netflix'in en beğenilen lgbti+ temalı yapımları _ ben sana dayanamam
21 _ koyu kırmızı _ hprs
22 _ gezi: lviv _ uğur ateşli
23 _ queer burçlar _ bebe casa larue
24 _ kuir karikatürler 2 _ sa
25 _ en iyi 5 quentin tarantino filmi _ mahir bora kayıhan

çevirerek okumak için: https://homojendergi.com/

indirmek için: https://drive.google.com/file/d/1nNQ4E8g... *

keyifli okumalar dilerim.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

doğrusu:

bütün dünyası cinsellik olanlar

siz hiç bütün dünyası heteroseksüellik olan birini gördünüz mü? göremezsiniz.

işte bunlar hep içselleştirilmiş homofobi.

alonebear

2018 yılından beklentiler başlığına girdiği entry üzdü. daha iyi olması için oturup beklemek ile yaşam sahasının iyileşmesi mümkün değil. sanırım akçay'da yaşıyorsun. eğer orada iş sahası yoksa gerekirse şehir değiştirmen gerekir. ben de doğduğum şehirde yaşamıyorum, iş bulmak için 16 yıl önce büyüdüğüm yeri terkedip istanbula taşındım. meslek dallarından hangisinde kendini geliştirdin bilmiyorum fakat örneğin çorlu, çerkezköy bölgesinde yaşıyor olsaydın 2018 yılının 7. ayından sonra 2000 tl civarı maaşlı iş bulmana destek olabilirdim. elimden ancak böyle bir destek gelir. hayat senin ve doğru seçimlerle yine hayatına yön verecek olan sensin. umarım yaşadığın zor dönemi kolayca atlatırsın.

human papilloma virus

sayesinde kazandığım anal kondilom -makat siğili- sebebiyle bugün yalnız başıma gidip ameliyat olduğum viral rahatsızlık.

nereden başlasam bilemiyorum. hatta bugün ilk olarak aklıma gelen yer burası oldu. çünkü durumumu aileme söylemezdim, hem arkadaşım da yoktu, aptalca hata ile düşmüştüm bu duruma bir kere.


önce okuyan için bilgi vermek istiyorum. makat siğili yani anal kondilom hpv virüsü sebebiyle deride oluşan lezyonlardır. tıpkı kadınların vajinası ya da erkeklerin penis bölgesinde çıktığı gibi anal yolda da sadece makat çevresinde ve makat girişinde oluşur bu siğiller.


neyse madem yalnızım, içimi dökmek istiyorum biraz da. bundan 1-2 ay önce makat bölgemde 1-2 sivilce gibi bir şey geldi elime duş alırken önemsemedim. 1 ay içerisinde bu sivilce dediğim şeyler büyüdü karnıbahar şeklini aldı. cinsel hayatım oldukça gülünç durumda olduğundan bunun cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğunu başta düşünmemiştim ayı sözlük okuyucusu. sonra ufak bir google araması ile karşıma çıktı tehşisim. anal kondilom. haydaaa nerden çıktı şimdi, üstelik en son cinsel birleşmemin üzerinden 3 ay geçmiş, hayatımdaki en boktan 10 dakikayı geçirmişim, aktif bir cinsel hayatımda yok. nereden geldi bu hastalık şimdi?


işte burada size hpv kişisel davranmıyormuş işte. google görseller sağolsun moralim sıfıra indi, bütün aktivitelerimi bıraktım küçük çapta bir depresyona girdim filan. umursamazca yemeğe vurdum kendimi, bilgisayar başında saatler geçirdim gece uykularım yine bozuldu, tam hayatıma çeki düzen verecekken böyle bir şeyle çöktük yine.

önce iş sigortamı kullanarak devlet hastahanesinde bir genel cerraha gittim. zira bu işin cildiyelik bir kısmı kalmamış artık proktolojik bir vaka. adam sadece elle muayene etti sevgili okur. ve yüzüme bakmaya tenezzül etmeyen bakışlarla "bir yerden bulaşmış, viral bir durum bu" dedi bana.

kondilom makatta olunca tıp etiği filan rafa kaldırılıyor bu ülkede sevgili okur. erkeksen ve makatında siğil varsa sana arsız ibne top gözüyle bakıyorlar. neyse kaldığım yerden devam edeyim, söz konusu bu cerrah beni başından savmak ve uğraşmamak için cildiyeye yolladı. ve ekledi "bu zührevi bir durum."

gittik cildiyeye kadın bana ahlak dersi vermeye çalıştı, "kondom kullanın" vs. halbuki bilmediği benim sex düşkünü arsız bir ibne değil aslında talihsiz bir şekilde internetten tanıştığı kişiyle buluşup sex yapan, saf bir ibne olmam. sosyal hayatı pek olmayan, sıradan bir insanım çünkü. bazı şeyler başıma hiç gelmeyecekmiş gibi düşünürdüm hep, o yüzden pek önemsemezdim. zaten toplumun en küçük yaştan itibaren dışladığı bir insan olduğumdan hiçbir şey önemli değil gözümde. istediğini düşünsün. ama aynı dertten muzdarip birkaç kişi okur belki, cesaret bulur diye yazıyorum. bak düşün ne kadar saf salak bir insanım, neler yaptım. devam et okumaya.

bu avam cildiye beni yine cerraha yönlendirince, başından savamadığını anlayan homofobik devlet doktoru beni bildiği bir cildiyeye yönlendirdi. gittik tabi. ama devlet hastahanesinde -daha doğrusu benim bulunduğum şehirde- aynı bölüme 15 gün geçmeden aldığın randevu geçersiz sayılıyormuş, randevuya gittiğimde yardımcısı böyle dedi ve beni doktorun odasına almadı. cerrahtan haberi almış olacak, cildiyeci sırtını dönmüş, duvara bakar vaziyette oturuyordu ve kadınla konuşurken bana bir kere dönüp bakmadı.

normalde mülayim olan ben biraz sinirlendim tabi ama kendi içimde patladım. hastahanenin bahçesinde çaresizce ne yapacağımı düşünürken "anal kondilom tedavi" yazıp google amcaya sordum. devir teknoloji devri ya, konumuma ve ip adresime göre hemen çevrede özel bir genel cerrahın ofisinin adresini verdi. şimdi ismini burada kullanmayacağım. neyse gittik bu şaşalı cerraha.

ofisten içeri girer girmez bir bayan bana "nerenizde siğil var" dedi. sanane kardeşim? doktora siğil desen olmuyor mu? "genital bölgemde" dedim. tamam dedi, muayene ücretsiz ama makat bölgenizdeyse muayene ücreti 75 tl. sağlık elden gidiyor kafasında bastırdık parasını, o arada parayı çeken diğer yardımcı hafiften sırıtıyor gibi ama kendini sıkıyor neyse geçtik muayene odasına.

cerrah, askeri hastanede çalışmış bir emekli, lazerle siğil, ben yakıp para basıyor. cildimin benli olduğunu görünce direk "lezyon" diyip uygun fiyata yakarız filan dedi ben kalsın dedim. neyse, hazır paralı muayene oluyoruz, bari penis bölgemede baksın diye "orada da vardı 1-2 siğil sonra kayboldu" dedim, derdimi anlattım filan hemen güzelce muayene etti yardımcısıyla. makat siğili için hem dış hem de makat kanalına özel olarak baktı. - anaskop deniyor bu alete-

yalnız muayeneden sonra bunun da yüzü değişti. aga ne hastalıkmış be. parasını verip muayene oluyorsun ama yine de yargılayan bakışlardan kurtulamıyorsun.neyse anlattı işte "hpv hiçbir zaman geçmez, bu siğilleri yakacağız 1 yıl takip edeceğiz seni 2 ayda bir muayeneye geleceksin" falan...

ücret için odadan çıktım danışmaya geçtim, kadın bana sgk'nın bunu ödemeyeceğini söyledi. halbuki internet sitelerinde sgk ile anlaşmalıyız yazıyordu. ki zaten bu yüzden güvenerek "hadi kurtuluyorum" ümidiyle gittim. " yok ödemiyor, özel sağlık sigortanız yoksa peşin 3750 tl dedi. ha bu arada unutmadan muayenede bana asker cerrah paşa "dışarıda 10 lezyon, içeride 20 lezyon var" demişti. yani daha başlangıç evresinde gibi bir şey. fiyatta bu. sanırım bunun biraz tuzlu olmasının sebebi, ağrıyla sızıyla uğraşmadan adamın özel cihazıyla siğilleri yakması. zaten ayakta tedavi diye geçiyormuş.

ümitsiz bir şekilde çıktım ofisten. yolda gidiyorum aklıma "zaten değersiz bir hayatım var, öyle de olacak. bitireyim de kurtulayım " gibi hint fakiri edebiyatı yapıyorum kendi kendimi üzüyorum filan.

bundan 1 hafta sonra uzun süre düşünüp karar verdim dedim orta halli özel bir hastahaneye gideyim, ne de olsa bu hastahaneler fakir fukaranın çocuğuna ve karısına değer verdiğini göstermek için genelde doğum yapmaya gidilen yerler. durum böyle olunca hasta yatışı + operasyon için aşağı yukarı aynı fiyatı kesiyorlar. atıyorum doğum için 1800 tl fiyat biçip sgklıdan 1600 tl istiyorsa, benim ufak operasyon da bu civarlarda tutar. zaten estetik adına bir işlem de değil.

özel hastahaneden aldım randevumu ama yine genel cerrahtan aldım. doktorsitesi filan gibi yerlerde olumlu oy almış, bir de kendisi aynı zamanda bir proktologmuş. -genel cerrahinin daha çok makat bölgesiyle ilgilenen alt dalı. anal fissür, kıl dönmesi, hemoroid gibi alanlara bunlar bakar aklınızda bulunsun-

tam olarak bu hafta salı günü iş çıkışı kendisine gittim muayene oldum fakat bu doktor anoskop ile içeriye bakmadı. direk anal kondilom tehşisi koydu. çözümün ameliyat olduğunu, ufak bir cerrahi operasyonla bu lezyonların yakılacağını ve bu hastalıktan 6 ay takiple kurtulacağımı söyledi. cerrahi operasyon deyince ben de bir önceki doktorun yöntemi sandım ama değilmiş meğer. bu bildiğin lokal anestezili ameliyat.

ameliyat günü aldık, maaşın yarısını hastaneye bağışladım günümü bekledim ve bugün sabahtan gittim hastaneye. evden "arkadaşımla kahvaltıya gidiyorum" diye çıktım. kimsenin ruhu duymadı sözlük. saat 8 gibi hastahaneye vardım, 9 gibi anestezi doktoru kaba bir muayene gerçekleştirdi, yarım saat içinde damar yolum açıldı, serum bağlandı, odama çıkarıldım. hayatta kendimi önemseyen bir insan olmadığım için bütün bu olanlara flu bakıyorum, bir an damar yolumu açan kız, "neden yalnız geldiniz" dedi ve bütün umursamaz tavrımın içine etti. bir anda içimi korku heyacan sardı. dedim "ufak bir operasyon olduğu için, evdekileri endişelndirmek istemedim". "hastalığınız nedir" dedi ben de "anal kondilom" dedim.

ameliyathaneye indik ve içeri girdim, bacaklarım zangır zangır titremeye başladı. o buz gibi odada kimsem yoktu resmen. iç sesim bile susmuştu. anestezi doktoru daldı içeriye. belden aşağımı uyuşturmak için omurgamdan birkaç iğne yaptı, son yaptığı iğnede bacağımı sanki birisi kırmış gibi elektrik çarpmış hissiyatı sebebiyle yerimden zıpladım.

adam "hoeeeooooop" diye bağırdı ben kem küm edip "kusura bakma" diyebildim en fazla. yalnız şaka maka sakat kalabilirdim eğer o iğneyi tam zamanında çekmeseydi. bir gülme tuttu sözlük beni orada ama içimde patlıyor kahkahalar çenem zangır zangır, ayaklarım tir tir titriyor korkudan ama gülmek istiyorum. hemşire içeri girdi ve "bu hastanın anksiyete bozukluğu var antidepresan kullanıyor" deyince anestezi doktoru 5 şırınga anestezi üzerine bir ilaç daha bastı mal gibi kaldım masada. bildiğin felçli gibiydim.

en son perdeyi kaldırdılar benim kafa o kadarını kaydedebildi. ama gözlerimin açık olduğunu hatırlıyorum. sanırım ağır bir şekilde anestezi aldığım için benim kaslar paralize oldu. bir 10-15 dakika sonra çıktım ameliyattan. doktorun yüzünü bile hatırlamıyorum içeri o mu girdi yoksa başkası mı bilemedim. bir an içimi bir şüphe sardı, acaba dedim bunlar sadece dışarıdakileri mi yaktılar ki bu kadar kısa sürdü? hem muayene esnasında cerrah makatımın giriş kısmına bakmamıştı bile. zaman kavramı heyecan ve anestezi ile kaydı direk.

neyse öyle böyle düşünürken anestezi doktoruyla göz göze geldik dedim özür dilerim ben bir anda bacağım seğirdi korktum. "önemli değil" dedi, diğer ameliyathane ekibi filan geçmiş olsun, iyi misin filan diyebildi sadece yarım ağızla. odama çıkarttılar sonra 1-2 saat uyumuşum.

uyandığımda belden aşağımı hissetmiyordum altımda bir şişlik var filan öyle biraz duvarı seyrettim. yalnız olmak biraz da olsa hoşuma gidiyor sözlük. kendi başıma açtığım şeyleri sorumluluk alıp çözümlemek mutlu etti beni. dedim "oh be üstesinden geldik".

gayet cool ve rahatlamış bir şekilde takılmaya başladım, 2 saate anestezinin etkisi yavaştan kaybolmaya başlayınca ve serum da bitince giyindim, indim kafeteryaya sigara çay yaptım. bir şeyin üzerine oturuyorum ama hissetmiyorum öyle mal bir durumda sigara içmeye indim. kafaya bak. kafeteryada doktorlardan biri asansörde denk geldi "hazır damar yolun açılmış, oradan verelim nikotini" filan dedi salak salak espri yapıp güldürdü, kafeteryada arada atılan bakışlar eşliğinde sigaramı içtim.


tabi bir elimde telefon, evdekilere "şimdi oradan, buraya geçtik takılıyoruz" kisvesi yaratmak için 2-3 saatte bir mesaj atıyorum, ama saat 15:00 olunca dedim yeter taburcu edin beni. hemşire "beyefendi doktor bey gelsin görsün sonra" dedi tamamdır dedim. çabuk bittiği için mutlu bir şekilde, "acımıyor bile" derken yavaş yavaş penisimi hissetmeye başladım. doktor gördü, ilaçları yazdı, taburcu olduk.

eve vardığımda bütün anestezi etkisi gitmişti ve öyle bir sızlıyordu ki makat bölgem anlatamam. üstelik bu sıcakta. sağolsun anestezi doktoru fevri davranarak ilaç üstüne ilaç basınca da prostat kaslarım paralize oldu, işeyemedim. bildiğin mesanem dolu ama damla damla işiyorum, gözlerim doldu ağlamaklı bir vaziyette internete bakıyorum, nasıl geçer nasıl olur diye meğerse antidepresanlarla anestezi ilaçları birleşince çok güzel şeyler oluyormuş. mesane kasları paralize oluyormuş-muş. özellikle makat bölgesi ameliyatlarından sonra böyle şeyler olabiliyormuş.

evin içinde volta atıyorum, su içiyorum bana mısın demiyor. ıkınamıyorum çünkü makat bölgem yanıyor sızlıyor filan. en sonunda ilaçların karışım etkisi gitti oturarak işeyebildim. şimdi de hala sızlıyor sözlük ameliyatlı bölgem. acı içindeyim, unutmaya çalışıyorum olmuyor. 2-3 ağrı kesici içtim geçmesini bekliyorum.

böyle işte sözlük. türkiye gibi üçüncü sınıf dünya ülkesinde, üçüncü sınıf vatandaşsan muamelen de böyle oluyor. yaşamın da böyle geçiyor. olan cebindeki parana, sağlığına oluyor. 1 doktor işini iyi yapsa, bunca zaman basit bir rahatsızlık böyle süründürmez

neyse. dersimi aldım. bir müsibet bin nasihatten daha etkili derler. şimdi 1 yıl boyunca hpv ile savaşacağım. artık kendimi değersizleştirecek ucuz ilişkiler peşinde koşmayacağım. belki karşıma birisi çıkar, uzun soluklu hani ya da hiç çıkmaz daima böyle yaşarım. umrumda değil artık. yeter ki sağlığımdan olmayayım.


edit: entrynin bazı yerleri anlam bakımından dağınık olduğu için paragrafları kısalttım, düşük olan cümleleri çıkardım.

edit 2: imla.


selamlar.

insanın yaşlandığını anladığı an

pisuvardaki siyah killarınızın beyazladığını farkettiğiniz andır. o an hayatınızın en büyük tra jedisidir artık. olur olmadık zamanlarda suskunlaşmaya başlarsınız.

çocukluğunuzda henüz minicik bir yavru bear olduğunuz, mandalinayesili pantolon giydiğiniz, arkadaşlarınızla bearabeare sabahlara kadar pony slaystation oynadığınız , yaşadığınız küçük ve şirin mahallede, mahallenin bakkalinin kocasinın size elma şekeri verdiği günleri hatırlarsınız.

gençliğinizde bear sikertir tavırlarla ortalarda bir azgın ve aynı zamanda naringergedan özgüveniyle
gezdiğiniz, nickimi sallasam ellisi diyerek kimseyi beğenmediğiniz günleri anımsar, hey gidi hey bir zamanlar ciwan gibi delikanlıydım ama şimdi olmuyorneyapsamolmuyor diyerek iç çekersiniz.

yıllar geçmiş, 1baltayasap olamamışsınızdır. eskiden ahmetonskinin saçları kadar karizmatik olan saçlar dökülmeye, bir kelayi olmaya başlamışsınızdır. gençliginizde aslan yürekli richard gibi dikelen sikiniz, zavallı bir yorgun pipiye dönüşmüştür. teselliyi salaş meyhanelerde, rakı şişesinin dibinde her gece sarosbalık olmakta bulursunuz. performansınızdan memnun olmayıp, aaa niye öyle oldu diye soran ve iktidarsız olduğunuzu
ima eden partnerinize utangaç bir edayla askolsunbenöylebirinsanmiyim
dersiniz.

ve honeybeenim gençliğim anne şarkısını her duyduğunuzda keremce duygulara kapılırsınız, gözleriniz dolar. yaşlanmak böyle birşeydir işte.


heteroseksüel arkadaşı teselli etmek

- selin, nasılsın kankacım?
- iyi değilim dark mehmet beni aldatıyormuş, hem de bir erkekle!
- vay ibne, üzülme selincim sikerim ben onu..! *

ilk eşcinsel deneyim

yaş 17...gaylerin internetle tanışmadığı, * cep telefonlarının takoz modunda olduğu ilkçağ dönemi...eve yeni bir televizyon alınmıştır.evde kimse yokken karıştırma esnasında teletext yayınlarında bir masör ilanına gözün kayar.ilandaki telefonu alır ericsson 388e kaydeder, günlerce aramak için düşünürsün ve birgün dayanamaz ararsın.
-merhaba
-merhaba, buyrun?
- e e şey ben ilan için aramıştım.
- evet nasıl yardımcı olabilirim?
-erkeklere de masaj yapıyor musunuz? şeklinde başlayan telefondaki muhabbet birkaç hafta sonra bursa eski fakülte durağında otobüsten inip karşılanmayla devam eder.kısa bursa turu...öğle yemeği...ve masörümüzün evi.ilk defa başka bir erkeğe dokunacaksın hem de farklı bir evde,farklı bir ilde.* ev zamanın şartlarına göre gayet şık.içilen çayların ardından videoya konulan vhs bir kaset ve ilk gay porno ile tanışma...şaşkınlık...neyseki dokunuşlarla kısa sürüyor.bir, iki derken üçüncü boşalmada ciddi bir pişmanlık hissi ardından ne işim var benim burada diyerek gözden dökülen yaşlara engel olamamak.alelacele eve gitmeyi istemek.kısa zaman sonra otobüsün cam kenarı koltuğunda eve doğru giderken hesaplaşmaların başlangıç fitilinin ateşlenmesi.kendini henüz tanımadan çıkılan bir yolculuktan dönerken tükürük koktuğun hissi ile keyifsiz ortamda kendine kızmak. sorgulamalar,sorgulamalar...ardından da büyük kaçış,reddiyeler,bahaneler,mazeretler...sonrasında ise beyhude olan yıllarca yanan ateşi küllerin içinde uyutma çabası...

aileye açılmak

annem zaten yıllar önce anlamıştı ve sessizce kabul etmişti. bu konuda açıkça konuşmasak da akrabaların "evlen artık" baskılarına benim yerime o karşı koymuştu. "rahat bırakın oğlumu, bırakın hayatını istediği gibi yaşasın" demişti. başkalarına söylenen bu kelimelerin ardında, benim hayat tarzımı onayladığını bildiren mesajı almıştım.

babama eşcinsel olduğumu söyleyebilmem için, sevdiğim adamın elinden tutarak ondan cesaret almam ve babamın karşısına böyle dikilmem gerekiyordu. dedim "baba bak, bu benim sevdiğim adam. onunla bir hayat kurmak istiyorum." kısa bir sessizlik oldu. bu arada sevgilim mezar taşı üzerindeki ölüm tarihiyle doğum tarihi arasındaki farkı dört işlem kullanarak hesapladı ve "allah rahmet eylesin. baban öldüğünde 67 yaşındaymış" dedi.

eşcinsel olmak

gözlemlerime göre üç ana gruba ayrılabilir bu durum. ilk grup için eşcinsel olmak pek koymaz, hayatı eğlenceli bir modda yaşamaya müsaittirler. ait oldukları eşcinsel alt kimliği onlar için ancak solak olmak veya kızıl sakallı olmak kadar önemlidir. düşünmeye, kafa patlatmaya çok da değmez. genelde pozitif çevresi tarafından sevilen tipler olurlar.

diğer bir grup ise eşcinsel olmayı adeta görmezden gelir. bu segmentteki insanlar karşı cins ile evlenir çoluk çocuk sahibi olurlar. kendi benliklerini kabul edip yüzleşmektense güvenli bölgelerinde takılmak en güzel ve en doğru şeydir. kimileri yıllar sonra dayanamaz yüzleşmeye karar verir, kimileri hayat boyu öyle gider. eğer eşcinselliğin kalıtımsal birşey olduğu hakkındaki teoriler pozitif çıkarsa da bir çoğumuzun babası, dedesi veyahut dayısı olarak tarihe geçme şansına sahip olurlar.

son grup ise genellikle ergenlik evresinde bir bunalım ile bu durumla yüzleşmek zorunda kalırlar. kimileri kısa sürede ilk gruba transfer olurken toplum baskısı yüksek ve bireyselliği az olan ülkelerde çoğunluğu ikinci gruba bonservis bedeli olmadan koşarak gider. kalan kısmı da o bunalımı yıllarca sürdürür, eşcinselliği kabul etme aşaması zor geçer ama evlenecek ve kendine yalan söyleyecek kadar da yüzeysel değildir hayata karşı. genelde en zor kategori bu insanların kategorisidir, allah kolaylık versindir.

hayat boyunca bu gruplar arasında geçici ve kalıcı geçişler olabilir ama sonunda geceleri akılda kalan tek birşey vardır. "ulan dünkü nargileci abide de ne göt göbek vardı be."

sözlükteki hdp düşmanlığı

teröristlerle dost mu olacaktık .

deniz gezmiş

kim olduğunu ne yaptığını ne için hayatından vazgeçtiğini bilmeden , sadece orda burda adını duyup onun gibi olmak istemediğim , hatta kendisinden hoşlanmadığım , nerede oturduğunu bilsem üç beş arkadaşımı alıp gidip linç edebileceğim adam. ( kadın da olabilir gerçi deniz unisex bir isim )
her neyse işte tanımıyorum ama hakkında hiç hayırlı şeyler duymadım söyleyin karşıma çıkmasın " öldürtürüm "

pkk

eşcinsellere yaklaşımı konusunda bir hayli aşmış, bu konularda türkiye gibi hükümetlerin çok ilerisinde görüşlere sahip bazıları tarafından terörist, bazıları tarafından özgürlük savaşçıları olarak tanımlanan örgüt. bir köylü hareketi olmayan, modern anlamda tanımlanabilecek bir hareket. daha önce pkk'nin içindeyken geri dönen ve özgür gündem gazetesinin editörü yüksel genç pkk içinde eşcinselliğin serbest olduğunu, hatta eğer bir kişi kendisini kadın olarak tanımlıyorsa, kadın mangalarında onlarla birlikte yattığını anlattığında ilk başta çok şaşırmıştım bu kadar anlayışlı olmalarına. sonra rotinda'yı tanıdım, kandil basın ilişki merkezinde görev yapan rotinda pkk'ye sanatını icra ederek destek veriyor, dağlarda insanlar onun şarkılarıyla coşuyorlar. ve rotinda yetkiner açık bir eşcinsel.

kimine göre yasadışı terörist bir örgüttür (aynı hizbullah'ın da tüm dünya tarafından terörist örgüt olarak anılırken türkiye tarafından terörist örgüt olarak kabul edilmemesi gibi), kimine göre özgürlük savaşçılarıdır, öyle ya da böyle, ancak şöyle bir durum söz konusu, kadın hakları ve lgbt hakları açısından çok yol almış bir örgüttür.

yüksel genç'in 32. gün programındaki açıklaması için:

http://www.ensonhaber.com/pkkda-escinsel...

21 mart 2013 diyarbakır newroz kutlaması

alanda bölücü örgütün simgeleri,sözde kürdistan bayrakları ve terörist başı itin resimleriyle elleri kanlı teröristlerin eşliğinde kutlanan barışa diyebileceğim tek şey var; o bayraklar kıçınıza girsin. bir tek oraya yaraşır!

eli kanlı katillerin sözleri ile barışı beklemek ahmaklıktır.

alanda türk bayrağı olmamasının nedenini gerilime sebep olmamakla iliştirenlere de oradakilere de diyeceğim tek şey; bu ülkenin bayrağı sizi geriyorsa, defolun gidin!

dünün zerdüştleri kalkmış ümmetçilik oynuyor. bu oyunları osmanlı yedi ama türk ulusu bir kez daha yemeyecektir(!)

uzun ilişki yaşayanların asıl amacı

iki tane ilgi manyağının kendilerini eksik hissettikleri ve duygusal olarak dayanıklı olmadıkları için bir araya gelip birbirini avutmasıdır.