Toplam Başlık Sayısı: 55635

Toplam Entry Sayısı: 288614

Toplam Yazar Sayısı: 3107

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası

başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.

yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."

evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^

edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.



homojen dergi 10. sayı

homojen dergi'nin 10. sayısı yayında. yine çok tatlış bir sayı olduğunu düşünüyorum.

bu sayıda neler mi var? şöyle listeleyeyim.

1 _ 2017 yılında yaşanan lgbti+ olayları ve lgbti+ gelişmeleri _ ilker bozkurt
2 _ dünden bugüne eşcinsel tiyatro _ merve gezen
3 _ simge sağın röportajı _ tunca tutkun
4 _ tunca’nın müzik kutusu - türk müziğinde 2017 yılının en’leri _ tunca tutkun
5 _ ayı sözlük yazarlarından itiraflar (6. bölüm) _ dark bear
6 _ şükran moral röportajı _ ilker bozkurt
7 _ magic johnson - basketbol sihirbazlığından hayat sihirbazlığına _ justsin
8 _ küründen kabare _ çağla akalın
9 _ 2017 yılının en alternatif 10 albümü _ uğur ateşli
10 _ avangard sinema ve bir eşcinsel manifesto kültü scorpio rising _ futurelavirs
11 _ fatih erdemci röportajı _ tunca tutkun
12 _ türk ceza hukuk sisteminde hayvanlara karşı işlenen suçlar ve ceza yasaları karşısındaki yeri _ futurelavirs
13 _ adalet bakanlığı'ndan yeni adım - yeni hayvan hakları yasa tasarısı _ futurelavirs
14 _ gezi: tokyo _ muahhhh
15 _ jack donovan - erkeklerin yolu (the way of men) _ hazineci
16 _ tamam sustum’dan delinin yıldızı’na “vega" _ imightbewrong
17 _ gay broadway (bölüm-3) - örümcek kadının öpücüğü _ merve gezen
18 _ harry potter evreninin en renkli büyüsü “lapiforse totalcolor” _ senseisplinter
19 _ heights gittens için moral gecesi “the sound of ali baba” _ tunca tutkun
20 _ netflix'in en beğenilen lgbti+ temalı yapımları _ ben sana dayanamam
21 _ koyu kırmızı _ hprs
22 _ gezi: lviv _ uğur ateşli
23 _ queer burçlar _ bebe casa larue
24 _ kuir karikatürler 2 _ sa
25 _ en iyi 5 quentin tarantino filmi _ mahir bora kayıhan

çevirerek okumak için: https://homojendergi.com/

indirmek için: https://drive.google.com/file/d/1nNQ4E8g... *

keyifli okumalar dilerim.

alonebear

2018 yılından beklentiler başlığına girdiği entry üzdü. daha iyi olması için oturup beklemek ile yaşam sahasının iyileşmesi mümkün değil. sanırım akçay'da yaşıyorsun. eğer orada iş sahası yoksa gerekirse şehir değiştirmen gerekir. ben de doğduğum şehirde yaşamıyorum, iş bulmak için 16 yıl önce büyüdüğüm yeri terkedip istanbula taşındım. meslek dallarından hangisinde kendini geliştirdin bilmiyorum fakat örneğin çorlu, çerkezköy bölgesinde yaşıyor olsaydın 2018 yılının 7. ayından sonra 2000 tl civarı maaşlı iş bulmana destek olabilirdim. elimden ancak böyle bir destek gelir. hayat senin ve doğru seçimlerle yine hayatına yön verecek olan sensin. umarım yaşadığın zor dönemi kolayca atlatırsın.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

doğrusu:

bütün dünyası cinsellik olanlar

siz hiç bütün dünyası heteroseksüellik olan birini gördünüz mü? göremezsiniz.

işte bunlar hep içselleştirilmiş homofobi.

bir heteroya açılmak

biraz uzun bir entry olacak kusuruma bakmayın

(bkz:özet) heteroya aşık olan zavallı bir gay'in aşkını kusması.

***

mart ayında tanıştığım x kişisine önce uzaktan bakıp "hmm hoş adam" demiştim. ama sonra hiç aklımdan çıkmayışı garip bir ikileme sokmuştu beni. zamanla unutsam da ara sıra instagram'da kapalı olan profiline bir iki bakıp çıkardım. haziran'da şans eseri bir daha karşılaştık. ben tabi elinde tesbihli, sakallı gizli takılanlardan olduğumdan hiç yürümemiştim. ulan dedim, bunu neden kendime yapıyorum. e hoş adam, kendime neden bir şans vermeyeyim? sonra ben bu x ile görüşmek için karşılaştığımızın ertesi günü instadan ekleyip yazdım. iş yerine çağırdı görüştük. iş çıkışı onun arkadaşlarıyla bir yere gideceğiz, kapıda laf arasında hızlıca "ara sıra yazabilir miyim sana?" dedi.

ben durur muyum çılgın atıyorum ama tabi delikanlılıktan * ödün vermeyeceğim ya. "tabi tabi kardeşim ne zaman istersen" diyorum. sonra gidiyoruz içiyoruz falan bu benim sandalyeme arkadan yaklaşıp "bu gece bende kalacaksın" diyor ve omuzlarımı sıkıyor. ben o sıra uçuyorum. ilk iki gün adeta rüya gibi, çift gibi takılıyoruz. balkonunda otururken "burada seninle çok kahvaltılar yapacağız" , "birlikte sabahlayacağız dışarda" hayalleri falan kuruyor adam. bir başka gün masada biseksüellik muhabbeti dönüyor, koluma kolunu sürtüyor "rahatsız oldun mu?" diyor.

ben de düşündüm; eh bundan açık mesaj olamaz. "yooo olmadım?" diyorum. "yaa" deyip boynuma kadar elin günün içinde okşamaya kalkınca sertçe itiyorum. "napıyorsun oğlum" falan deyip taşağa vuruyorum. ama içimden de tamam diyorum sanırım nokta atışı ilk ve tek oldu süperim ben, çok iyiyim, başardım.

sonraki gün x kişisi sanki yok kişisi. birden kesti ilgi alakayı. ne olduğumu anlamadım. whatsapp'tan bir gün öncesine kadar kalpleşip "bizim gidişat iyi değil ha ehemehe" diyen adam mesajlarımı okuyup yanıtlamıyor falan anlayacağız. ben tabi saplantı haline getirdim, bir iki gün daha gittim. sanki bir bok parçasıymışım gibi davranıyor, arkadan yürüyor, onu beklediğimde sen ilerle diye işaret ediyor falan. len dedim bu ne yapıyor?

yine yanına gideceğim gün aradım bunu. işim var da biraz sonra konuşsak? dedi bana. iyi dedim. akşamına ortak arkadaşlarla içmek için bir mekana gittik. benim tabi üzerimden domuzluk akıyor bu şerefsiz niye bunu yaptı bana falan diye. bana mesaj atıyor "bu gece ev arkadaşım yok bende kal." tamam diyorum, gece bitiyor eve yürüyoruz. "niye moralin bozuk senin?" diyor. "birinden hoşlanıyorum." diyorum. "kim, ben mi?" diyor. ben tabi dumur. "hee, sen amk" diyorum, o da gülüyor "çok eğlendim yaa, takılıyorum." diyor.

sonra yol boyunca kim, kim sorularının arasına benim işte, söyle benim hadi ya of gibi ısrarlar ve bokunu çıkarmalar ekleniyor. evine gidiyoruz. bir ton ısrar da evde. bir kız arkadaşının ismini söylüyor ara sıra, reddettiğim halde. en son dayanamıyorum "evet sensin" diyorum. "oh be, niye bu kadar zorlanıyorsun? onur duydum, çok mutlu oldum" diyor.

sonra mı?

sonra gidip uyuyor. ben uyandırıyorum, temelli ailemin yanına döneceğimi söylüyorum -ki bunu yaptım, şu an kilometrelerce uzaktayım- buna gerek olmadığını söylüyor, iyi değilim diyorum. iyi ol ve geri dön diyor. elbette ne dönüyorum ne de yazıyorum.

ek bilgi: öğreniyorum ki bana birkaç kez ismini sorduğu kız arkadaşı benden hoşlanıyor. o kıza da küçük kardeşi gibi değer verir korur kollar.

şimdi sonuç olarak ne mi oldu? ben gittim, ona aşık oldum, açıldım. hayatımda ilk kez yaptım bunu. daha yirmi üç yaşında bir bakir ve erkek kezbanı olarak buna cesaret ettim. sonra ne o yazdı, ne ben. böyle askıda kaldı, aptal gibi kalakaldım. merak ettiğim acaba arkamdan ne diyor? arkadaşlarına anlatırken nasıl kahkahalar atıyor?

rezillik, kepazelik ve yanlış anlamanın dibine vuran bir garip zavallı gay hikayesi okudunuz. sonuna kadar okuyanlara helal olsun.

(bkz:sözlüğü foruma çevirmek)

insanın yaşlandığını anladığı an

pisuvardaki siyah killarınızın beyazladığını farkettiğiniz andır. o an hayatınızın en büyük tra jedisidir artık. olur olmadık zamanlarda suskunlaşmaya başlarsınız.

çocukluğunuzda henüz minicik bir yavru bear olduğunuz, mandalinayesili pantolon giydiğiniz, arkadaşlarınızla bearabeare sabahlara kadar pony slaystation oynadığınız , yaşadığınız küçük ve şirin mahallede, mahallenin bakkalinin kocasinın size elma şekeri verdiği günleri hatırlarsınız.

gençliğinizde bear sikertir tavırlarla ortalarda bir azgın ve aynı zamanda naringergedan özgüveniyle
gezdiğiniz, nickimi sallasam ellisi diyerek kimseyi beğenmediğiniz günleri anımsar, hey gidi hey bir zamanlar ciwan gibi delikanlıydım ama şimdi olmuyorneyapsamolmuyor diyerek iç çekersiniz.

yıllar geçmiş, 1baltayasap olamamışsınızdır. eskiden ahmetonskinin saçları kadar karizmatik olan saçlar dökülmeye, bir kelayi olmaya başlamışsınızdır. gençliginizde aslan yürekli richard gibi dikelen sikiniz, zavallı bir yorgun pipiye dönüşmüştür. teselliyi salaş meyhanelerde, rakı şişesinin dibinde her gece sarosbalık olmakta bulursunuz. performansınızdan memnun olmayıp, aaa niye öyle oldu diye soran ve iktidarsız olduğunuzu
ima eden partnerinize utangaç bir edayla askolsunbenöylebirinsanmiyim
dersiniz.

ve honeybeenim gençliğim anne şarkısını her duyduğunuzda keremce duygulara kapılırsınız, gözleriniz dolar. yaşlanmak böyle birşeydir işte.


heteroseksüel arkadaşı teselli etmek

- selin, nasılsın kankacım?
- iyi değilim dark mehmet beni aldatıyormuş, hem de bir erkekle!
- vay ibne, üzülme selincim sikerim ben onu..! *

ilk eşcinsel deneyim

yaş 17...gaylerin internetle tanışmadığı, * cep telefonlarının takoz modunda olduğu ilkçağ dönemi...eve yeni bir televizyon alınmıştır.evde kimse yokken karıştırma esnasında teletext yayınlarında bir masör ilanına gözün kayar.ilandaki telefonu alır ericsson 388e kaydeder, günlerce aramak için düşünürsün ve birgün dayanamaz ararsın.
-merhaba
-merhaba, buyrun?
- e e şey ben ilan için aramıştım.
- evet nasıl yardımcı olabilirim?
-erkeklere de masaj yapıyor musunuz? şeklinde başlayan telefondaki muhabbet birkaç hafta sonra bursa eski fakülte durağında otobüsten inip karşılanmayla devam eder.kısa bursa turu...öğle yemeği...ve masörümüzün evi.ilk defa başka bir erkeğe dokunacaksın hem de farklı bir evde,farklı bir ilde.* ev zamanın şartlarına göre gayet şık.içilen çayların ardından videoya konulan vhs bir kaset ve ilk gay porno ile tanışma...şaşkınlık...neyseki dokunuşlarla kısa sürüyor.bir, iki derken üçüncü boşalmada ciddi bir pişmanlık hissi ardından ne işim var benim burada diyerek gözden dökülen yaşlara engel olamamak.alelacele eve gitmeyi istemek.kısa zaman sonra otobüsün cam kenarı koltuğunda eve doğru giderken hesaplaşmaların başlangıç fitilinin ateşlenmesi.kendini henüz tanımadan çıkılan bir yolculuktan dönerken tükürük koktuğun hissi ile keyifsiz ortamda kendine kızmak. sorgulamalar,sorgulamalar...ardından da büyük kaçış,reddiyeler,bahaneler,mazeretler...sonrasında ise beyhude olan yıllarca yanan ateşi küllerin içinde uyutma çabası...

aileye açılmak

annem zaten yıllar önce anlamıştı ve sessizce kabul etmişti. bu konuda açıkça konuşmasak da akrabaların "evlen artık" baskılarına benim yerime o karşı koymuştu. "rahat bırakın oğlumu, bırakın hayatını istediği gibi yaşasın" demişti. başkalarına söylenen bu kelimelerin ardında, benim hayat tarzımı onayladığını bildiren mesajı almıştım.

babama eşcinsel olduğumu söyleyebilmem için, sevdiğim adamın elinden tutarak ondan cesaret almam ve babamın karşısına böyle dikilmem gerekiyordu. dedim "baba bak, bu benim sevdiğim adam. onunla bir hayat kurmak istiyorum." kısa bir sessizlik oldu. bu arada sevgilim mezar taşı üzerindeki ölüm tarihiyle doğum tarihi arasındaki farkı dört işlem kullanarak hesapladı ve "allah rahmet eylesin. baban öldüğünde 67 yaşındaymış" dedi.

eşcinsel olmak

gözlemlerime göre üç ana gruba ayrılabilir bu durum. ilk grup için eşcinsel olmak pek koymaz, hayatı eğlenceli bir modda yaşamaya müsaittirler. ait oldukları eşcinsel alt kimliği onlar için ancak solak olmak veya kızıl sakallı olmak kadar önemlidir. düşünmeye, kafa patlatmaya çok da değmez. genelde pozitif çevresi tarafından sevilen tipler olurlar.

diğer bir grup ise eşcinsel olmayı adeta görmezden gelir. bu segmentteki insanlar karşı cins ile evlenir çoluk çocuk sahibi olurlar. kendi benliklerini kabul edip yüzleşmektense güvenli bölgelerinde takılmak en güzel ve en doğru şeydir. kimileri yıllar sonra dayanamaz yüzleşmeye karar verir, kimileri hayat boyu öyle gider. eğer eşcinselliğin kalıtımsal birşey olduğu hakkındaki teoriler pozitif çıkarsa da bir çoğumuzun babası, dedesi veyahut dayısı olarak tarihe geçme şansına sahip olurlar.

son grup ise genellikle ergenlik evresinde bir bunalım ile bu durumla yüzleşmek zorunda kalırlar. kimileri kısa sürede ilk gruba transfer olurken toplum baskısı yüksek ve bireyselliği az olan ülkelerde çoğunluğu ikinci gruba bonservis bedeli olmadan koşarak gider. kalan kısmı da o bunalımı yıllarca sürdürür, eşcinselliği kabul etme aşaması zor geçer ama evlenecek ve kendine yalan söyleyecek kadar da yüzeysel değildir hayata karşı. genelde en zor kategori bu insanların kategorisidir, allah kolaylık versindir.

hayat boyunca bu gruplar arasında geçici ve kalıcı geçişler olabilir ama sonunda geceleri akılda kalan tek birşey vardır. "ulan dünkü nargileci abide de ne göt göbek vardı be."

sözlükteki hdp düşmanlığı

teröristlerle dost mu olacaktık .

deniz gezmiş

kim olduğunu ne yaptığını ne için hayatından vazgeçtiğini bilmeden , sadece orda burda adını duyup onun gibi olmak istemediğim , hatta kendisinden hoşlanmadığım , nerede oturduğunu bilsem üç beş arkadaşımı alıp gidip linç edebileceğim adam. ( kadın da olabilir gerçi deniz unisex bir isim )
her neyse işte tanımıyorum ama hakkında hiç hayırlı şeyler duymadım söyleyin karşıma çıkmasın " öldürtürüm "

pkk

eşcinsellere yaklaşımı konusunda bir hayli aşmış, bu konularda türkiye gibi hükümetlerin çok ilerisinde görüşlere sahip bazıları tarafından terörist, bazıları tarafından özgürlük savaşçıları olarak tanımlanan örgüt. bir köylü hareketi olmayan, modern anlamda tanımlanabilecek bir hareket. daha önce pkk'nin içindeyken geri dönen ve özgür gündem gazetesinin editörü yüksel genç pkk içinde eşcinselliğin serbest olduğunu, hatta eğer bir kişi kendisini kadın olarak tanımlıyorsa, kadın mangalarında onlarla birlikte yattığını anlattığında ilk başta çok şaşırmıştım bu kadar anlayışlı olmalarına. sonra rotinda'yı tanıdım, kandil basın ilişki merkezinde görev yapan rotinda pkk'ye sanatını icra ederek destek veriyor, dağlarda insanlar onun şarkılarıyla coşuyorlar. ve rotinda yetkiner açık bir eşcinsel.

kimine göre yasadışı terörist bir örgüttür (aynı hizbullah'ın da tüm dünya tarafından terörist örgüt olarak anılırken türkiye tarafından terörist örgüt olarak kabul edilmemesi gibi), kimine göre özgürlük savaşçılarıdır, öyle ya da böyle, ancak şöyle bir durum söz konusu, kadın hakları ve lgbt hakları açısından çok yol almış bir örgüttür.

yüksel genç'in 32. gün programındaki açıklaması için:

http://www.ensonhaber.com/pkkda-escinsel...

21 mart 2013 diyarbakır newroz kutlaması

alanda bölücü örgütün simgeleri,sözde kürdistan bayrakları ve terörist başı itin resimleriyle elleri kanlı teröristlerin eşliğinde kutlanan barışa diyebileceğim tek şey var; o bayraklar kıçınıza girsin. bir tek oraya yaraşır!

eli kanlı katillerin sözleri ile barışı beklemek ahmaklıktır.

alanda türk bayrağı olmamasının nedenini gerilime sebep olmamakla iliştirenlere de oradakilere de diyeceğim tek şey; bu ülkenin bayrağı sizi geriyorsa, defolun gidin!

dünün zerdüştleri kalkmış ümmetçilik oynuyor. bu oyunları osmanlı yedi ama türk ulusu bir kez daha yemeyecektir(!)

leyla zana

davasının sahibi kadındır.inançları uğruna hayatının en güzelyıllarını dört duvar arasında geçirmiştir.düşüncelerini seven de sevmeyende dik duruşunu takdir eder.