Toplam Başlık Sayısı: 57141

Toplam Entry Sayısı: 295565

Toplam Yazar Sayısı: 3332

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası

başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.

yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."

evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^

edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.

http://i63.tinypic.com/atvokg.jpg

http://i67.tinypic.com/2e194qr.jpg

homojen dergi 10. sayı

homojen dergi'nin 10. sayısı yayında. yine çok tatlış bir sayı olduğunu düşünüyorum.

bu sayıda neler mi var? şöyle listeleyeyim.

1 _ 2017 yılında yaşanan lgbti+ olayları ve lgbti+ gelişmeleri _ ilker bozkurt
2 _ dünden bugüne eşcinsel tiyatro _ merve gezen
3 _ simge sağın röportajı _ tunca tutkun
4 _ tunca’nın müzik kutusu - türk müziğinde 2017 yılının en’leri _ tunca tutkun
5 _ ayı sözlük yazarlarından itiraflar (6. bölüm) _ dark bear
6 _ şükran moral röportajı _ ilker bozkurt
7 _ magic johnson - basketbol sihirbazlığından hayat sihirbazlığına _ justsin
8 _ küründen kabare _ çağla akalın
9 _ 2017 yılının en alternatif 10 albümü _ uğur ateşli
10 _ avangard sinema ve bir eşcinsel manifesto kültü scorpio rising _ futurelavirs
11 _ fatih erdemci röportajı _ tunca tutkun
12 _ türk ceza hukuk sisteminde hayvanlara karşı işlenen suçlar ve ceza yasaları karşısındaki yeri _ futurelavirs
13 _ adalet bakanlığı'ndan yeni adım - yeni hayvan hakları yasa tasarısı _ futurelavirs
14 _ gezi: tokyo _ muahhhh
15 _ jack donovan - erkeklerin yolu (the way of men) _ hazineci
16 _ tamam sustum’dan delinin yıldızı’na “vega" _ imightbewrong
17 _ gay broadway (bölüm-3) - örümcek kadının öpücüğü _ merve gezen
18 _ harry potter evreninin en renkli büyüsü “lapiforse totalcolor” _ senseisplinter
19 _ heights gittens için moral gecesi “the sound of ali baba” _ tunca tutkun
20 _ netflix'in en beğenilen lgbti+ temalı yapımları _ ben sana dayanamam
21 _ koyu kırmızı _ hprs
22 _ gezi: lviv _ uğur ateşli
23 _ queer burçlar _ bebe casa larue
24 _ kuir karikatürler 2 _ sa
25 _ en iyi 5 quentin tarantino filmi _ mahir bora kayıhan

çevirerek okumak için: https://homojendergi.com/

indirmek için: https://drive.google.com/file/d/1nNQ4E8g... *

keyifli okumalar dilerim.

ilk eşcinsel deneyim

ilk deneyimimi bir yıl önce yaşadım.
çocukluk,ilkokul,ortaokul,lise ve üniversite yılları,her zaman hem cinslerimden etkilendiğimi biliyordum.
çoğu insan gibi bir müddet bu durumu yok sayarak yaşadım.özellikle ortaokul ve lise yıllarında,herkes sevgili olmaya başlamışken eli yüzü düzgün,etrafımda benden hoşlanan bir sürü insan olmasına rağmen ben kimseyle sevgili olmuyordum.bir kızla sevgili olma fikri beni hiç cezbetmiyordu.kendimi derslere verdim.bir iki zoraki sevgili,ulaşılamaz platonik aşklar yaşayarak gizlenmeye çalışıyordum ama tamamen bilinçaltı,bunu farkında olarak da yapmıyordum,tamamen öyle gelişiyordu.
üniversite yılları ise biraz daha zorlu geçti,insanlar sürekli sevişiyor,ben bu duruma uzaktan bakıyordum,yakın arkadaşlarım sevgilim olmasa bile seks yapacak birilerinin olması gerektiğini söyleyip duruyorlardı.kendime uzak mesafe,bir iki uzun metrajlı sevgili yapıp üniversiteyi de öyle geçirdim.hetero rolünü olabildiğince dikkatli oynamaya çalışıyordum.kadınlarla oldum,çok fazla kadınla oldum.kendimi bir süre kadınlarla sevişebileceğime bile inandırdım.
iş hayatına başladığımda yalnızlık artık zor gelmeye başlamıştı.arada sanal seks kaçamaklarım oluyordu ama artık yetmemeye başladı.bu sefer gerçekten bir hetero olmaya,bir kadını gerçekten sevmeye,bir kadınla beraber olmayı sevmeye çalıştım.
bir sevgilim daha oldu,başlarda zorlamadan gidiyordu,kadınla da olsa düzenli bir cinsel hayatımın olması hoşuma gitmişti.denedim,oluyor gibi düşündüm ama aklımın bir köşesinde bir erkekle beraber olmak vardı.maddi açıdan da özgürdüm artık.kimseye hesap vermek zorunda da değildim.yalnız başıma tatile çıkmaya karar verdim,tatilimin tek amacı yalan yok,bir erkekle beraber olmaktı.belki de gay değilimdir diye düşünüyordum.denemeden anlamak imkansızdı,hatta büyük ihtimalle hoşuma gitmeyeceğini düşünüyordum.
biletlerimi aldım,valizimi hazırladım,sadece gideceğim şehir belliydi.daha önce hiç gitmediğim,kimseyi tanımadığım bir deniz şehriydi.
bulduğum ilk otele girdim.ilk gece biraz vakit geçirdim kendi kendime,tüm hayatımı sorguladım.bolca içtim.ama cesaret bulacak kadar içtim.mantığımı da kaybetmemem gerekiyordu.
gay dating uygulamarından birini indirdim.full aktif,full p ler ve sikicileri eledikten sonra zaten geriye bir iki kişi kalıyordu.biriyle konuşmaya başladım.tüm gece muhabbet ettik nerdeyse.ertesi gün yine tek başıma vakit geçirdim.büyük buluşma bugün olacak dedim kendi kendime,sözleşmemiştik ama biliyordum bir şeyler olacağını.hiç bir zaman yeteri kadar cesur bir insan olmamıştım.biraz daha bolca içtim o gün ve akşamında sahile buluşmaya davet ettim konuştuğum kişiyi.
o kadar içkiye rağmen hayatımda o anki kadar heyecanlı bir bekleyiş içinde olduğumu hatırlamıyorum.her ne kadar korksam da kararlı bir şekilde biramla beklemeye başladım.nasıl biri olduğumu tarif etmiştim.on beş yirmi dakika sonra biriyle göz göze geldik.ufak bir selamlaşmayla birbirimizden emin olduk.
benden yaşça büyüktü,beklediğimden çok daha hoş bir adamdı.
muhabbet etmeye başladık.en başta herkes anlıyor hissine kapılıp,geçici bir paranoya yaşadım.ellerim terledi,bir yandan da çaktırmamaya çalışıyordum.ben ne kadar tecrübesiz ve heycanlıysam karşımdaki kişi bir o kadar kendinden emin ve sakindi.bütün gerginliğime rağmen,ilk defa kendimi gizlemeye çalışmadan birileriyle her şeyi konuşabilmek,yadırganma korkusu olmadan her şeyi anlatabiliyor olmak,yalan söylememek,rol yapmamak çok fazla iyi hissettirmişti.etrafımdaki insanları da umursamaz olmuştum bir yerden sonra,zaten hiç kimseyi tanımıyordum da,ayrı bir güven veriyordu bana.iki saat kadar muhabbet ettikten sonra arabasıyla yüksek ama sakin bir yere gidip biramızı yudumlamaya başladık.gece olmuştu,deniz karanlık,şehrin ışıkları biraz uzaktaydı.tüm cesaretimi topladım,ilk defa bir erkeği öptüm.öpüşmeye başladık.kalbim kulağımda atıyordu sanki.ikimizin de dudaklarında alkol ve sigara tadı vardı.hayatımda ilk defa biriyle gerçekten öpüştüm.onlarca kadın öpmüştüm ama bu bambaşkaydı.öpüşürken hafif kirli sakalını okşadım,kadınlarda en hafif tüyden bile rahatsızlık duyarken sakallarından öptüm.defalarca.
eve gitmeyi teklif etti.bir an bile düşünmeden kabul ettim.niyeyse ilk defa tanıyor olmama rağmen en ufak bir güvensizlik hissetmedim.
evde biraz daha içtik.nerdeyse sarhoş olmak üzereydim.içerken bu sefer yanyanaydık,elinden tuttum,o gece yaşadığım her şeyi ilk defa yaşıyordum.ilk defa bir erkeğin elini tuttum,ilk defa bir erkeğin saçlarıyla oynadım.gözlerinin içine baktım.
yatak odasına geçtik daha sonra,gömleğimin iliklerini yavaş yavaş çözdü.beraber olduk.biraz müzik dinledikten sonra uyuduk.o gece sürekli uyandım,sarıldım,dokunabildiğim kadar dokundum ona.ertesi gün gidecektim.istesem bir gün daha uzatabilirdim.sabah oldu,alkolün etkisi geçince bir an pişmanlık duydum,kendimi kötü hissettim.o sınırı geçtim diye düşündüm.bir gece beni bambaşka biri yapmıştı.apar topar çıktım evden,çıkarken telefon numarasını aldım,bir daha görmeliyim onu diye düşündüm.
tüm yol boyunca onu düşündüm.o geceyi düşündüm.bir gece daha geçirmediğim için kendime lanet ettim.gittikçe eski hayatıma yaklaşıyordum,sevgilim beni evde bekliyordu.yol hiç bitmesin istedim.
eve döndüm.ona da durumu sezdirmemeye çalışıyordum ama olmadı.bir erkeğe,ona dokunduktan sonra,sevgilime dokunurken bir daha hiç bir şey hissedemedim.kısa süre sonra ayrıldım.karşımdaki kadına benden daha çok haksızlık ediyordum.en doğru olanı yaptım,zaten en başta büyük bir hata yapmıştım,onla ya da geçmişteki diğer kadınlarla beraber olmakla.kendime nasıl işkence ettiğimi hala sorguluyorum.
o adam da o geceden sonra hiç aklımdan çıkmadı.her gece konuştuk telefonda saatlerce,her fırsatta yanına gittim.gayliğimi sınamak için tanıştığım adama aşık oldum.ilk defa aşık oldum.belki her şeyi ilk defa yaşıyor olmanın verdiği heycandı bilmiyorum,belki ben biraz kezban ruhluydum.
ilk deneyimim hayatımın en güzel deneyimiydi.ve ben bunları yaşamadan önce hiç planlamamıştım.sadece biriyle seks yapıp,unutup geçeceğimi varsaymıştım.gayler sadece seks yapar diye düşnüyordum.ama öyle değilmiş.
ilk deneyimim benim devrimim,miladım oldu.belki de şansım yaver gitti ve tanışabileceğim en doğru insanlardan biriyle tanıştım.
umarım siz de benim kadar şanslı olursunuz.benim yaptığım hataları da yapmazsınız.hetero rolü yapmak uğruna birileriyle olmaktansa yalnız kalmak emin olun daha iyi.biraz cesaret ve biraz da insanları seçebilirseniz istediğiniz hayatı yaşamak için hiç bir şeyi ertelemeyin.
edit:aldattı lan.vazgeçtim gayler sadece seks yaparmış.güvenmeyin olum kimseye çok acıyor sonra.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

doğrusu:

bütün dünyası cinsellik olanlar

siz hiç bütün dünyası heteroseksüellik olan birini gördünüz mü? göremezsiniz.

işte bunlar hep içselleştirilmiş homofobi.

lgbti'yi kabul etmemek

benim yaptığımdır. kimse herhangi bir oluşumu kabul etmek zorunda değildir. istisnasız tüm oluşumlar tek tipleştiricidir. bizim gibi değilsen bizden değilsin, bize benzemek zorundasın düşüncesine sahip bir oluşumda yer almak istememek haktır. lgbt üyelerinin bir eşcinselden eleştiri aldıklarında saldırıya geçip, o eşcinsele karşı ayrımcılık yapmalarına da anlam veremiyorum. ne yapayım, benim düşünce yapımı ya da hayat tarzımı temsil etmeyen, haklarımı savunmayan bir örgüte illa biat mı etmeliyim? yürüyüşlerinizi biliyorum, isteklerinizi, pankartlarınızı, yürüyüşlerde soyunup sokak ortasında öpüşmelerinizi, velev ki ibneyiz pankartı taşımanızı, eşcinselliği feminenlik ve seks düşkünlüğü olarak topluma aşılamanızı biliyorum. bütün bunlara riayet etmek zorunda mıyım, bunlardan hoşlanmıyor olamaz mıyım? pride kelimesini bile gurur yerine bir ahlak terimi olan onur olarak türkçeye çevirip bu ismin altında yürüyüş düzenlemek, hem de ahlaki eylemler temelinde? toplum bize ibne diyor, ben de bu ibne kelimesinden rahatsız olmadığımı göstermek için evet, ibneyim mi demeliyim illa. eskiden eşcinsel olmakla gurur duyardım, hoş hâlâ duyuyorum. ama etrafımdaki insanlar her eşcinseli o yürüyüşlerdeki tipler gibi sanıyor. eşcinseller neden bu kadar dağıtıyor kendilerini bilmiyorum ama onlara karışamam fakat hayat tarzı olarak kendilerini lgbt oluşumuna ait hissedenlerden oldukça uzak olduğumu söylemeliyim. özünde utangaç, hassas ve duygusal bir insanım zaten. anneme bile eşcinsel olduğumu söylediğimde kadın olmak istediğimi sandı. peki ya neden böyle düşünüyordu, bunda kimin payı vardı? şayet bu tarz yürüyüşler, bu tarz abartılı şeyler olmasa ve eşcinselliği bu kadar göze batar hale getirmeseydiniz, ben de arkadaşlarıma rahatça eşcinsel olduğumu söyleyebilir ve biraz daha özgür hissederdim. en azından kafalarında bana dair ön yargıları olmadıklarını bilirdim.

dünyada eğer bir 'şey'sen daima seni temsil ettiğini iddia eden bir güruha tâbi olmak mecburiyetindesin. halbuki her insan eşsizdir. niçin eşcinsel denince akla gelen şeye dönüşmek ya da bunu kabul etmek zorundayım. ben kimseye düşman değilim, kimseyi de ötekileştirmek ya da toplumun homofobisini destekliyormuş gibi görünmek istemiyorum. zaten onların nefreti benim hayat tarzımla ilgili değil. tamam, toplum ve onun değerleri de umurumda değil. ama bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyorum. burada haliyle geçmişten de gelen bir baskı hissediyorum. eşcinselim dediğimde 'aa sen şöyle misin' denmesini ve dışlanmayı göze almak istemiyorum. çünkü ben 'aa öyle' değilim. olmak zorunda da değilim. bir kalıba uymak zorunda da değilim. bulunduğum çevrede rahat ve sıradan hayatımı huzurlu bir şekilde devam ettirmek istiyorum. tabii ki lgbt üyesi insanlar gibi biri olmak da sorun değil ama bana uygun değil. olmak zorunda mı? bu, onlardan nefret ettiğim anlamına gelmez. aynı şekilde beni homofobik de ilan edemezsiniz. ama ben bu yerleşmiş eşcinsel algısından da sıkıldım. tanıştığım her eşcinselin eğlence, imaj ve seks düşkünü olmasından da sıkıldım. adam akıllı biriyle arkadaşlık kuramamaktan, düzgün konularda muhabbet edememekten de sıkıldım. çocukluk travmalarımın önüme sunulmasından da sıkıldım. kendimi kabul edeli çok olmadı. kendimi kabul etme sürecim benimle uğraşan, sözlü ya da fiziksel tacizine uğradığım insanlar yüzünden uzun sürdü. belli bir yaşa kadar hep kabuğuma çekilip yaşamak zorunda kaldım, bu 'gurur' yürüyüşlerine de katılmak istedim ama yok, her şey sandığım gibi değilmiş. takıldığımız barlar bile leş gibi. kim kimin kucağında dans edecek ona bakıyoruz. bir bara girdiğinde yanına biri geliyor, sohbet eder gibi yapıp içki ısmarlamanı daha sonrasında da ücretini ödeyeceğin bir otele götürmeni istiyor. eşcinsellerin uğradığı kafelerde bile hornet sesleri havada uçuşuyor. herkes seks için kendine uyacak birini arama derdinde, gözler dört dönüyor, her gün seks yapsalar bile bu azgınlık gitmeyecek belli. yani, bu mudur türkiye'de eşcinsellik? bunları eleştiriyor olmam bile eşcinselleri sinirlendiriyor eminim. beni hetero akıllı biri olarak gördüğünüzü de biliyorum ama benim istediğim eşcinsel ilişkiler bu şekilde değil. norm-al'likten söz etmiyorum. normlara ait olmaktan değil ama ne bileyim düzgün insan olmak mesela? a mısın p misin sorusu yerine okuduğun bir kitaptan bahsetmek? abartılı cinselliğe vurgu yapan hareketler eşliğinde dans etmek yerine karşındakinin göğsüne koyup başını hafif müzikte sarhoşluğunun tadını çıkarmak? bu güne kadar hep, beraber film izlemeyi teklif etmişimdir, kabul eden çıkmadı henüz. bu lgbt toplantıları filan oluyor, onlara bir gideyim bakayım dedim ama kısacık şort giymiş bir erkeğin kolunda asılı 'sanane ayol' yazılı çantayı gördüğümde vazgeçtim. yok, bakmayın, bu beni tiksindirmiyor ama yok, bana göre değil.

insanın yaşlandığını anladığı an

pisuvardaki siyah killarınızın beyazladığını farkettiğiniz andır. o an hayatınızın en büyük tra jedisidir artık. olur olmadık zamanlarda suskunlaşmaya başlarsınız.

çocukluğunuzda henüz minicik bir yavru bear olduğunuz, mandalinayesili pantolon giydiğiniz, arkadaşlarınızla bearabeare sabahlara kadar pony slaystation oynadığınız , yaşadığınız küçük ve şirin mahallede, mahallenin bakkalinin kocasinın size elma şekeri verdiği günleri hatırlarsınız.

gençliğinizde bear sikertir tavırlarla ortalarda bir azgın ve aynı zamanda naringergedan özgüveniyle
gezdiğiniz, nickimi sallasam ellisi diyerek kimseyi beğenmediğiniz günleri anımsar, hey gidi hey bir zamanlar ciwan gibi delikanlıydım ama şimdi olmuyorneyapsamolmuyor diyerek iç çekersiniz.

yıllar geçmiş, 1baltayasap olamamışsınızdır. eskiden ahmetonskinin saçları kadar karizmatik olan saçlar dökülmeye, bir kelayi olmaya başlamışsınızdır. gençliginizde aslan yürekli richard gibi dikelen sikiniz, zavallı bir yorgun pipiye dönüşmüştür. teselliyi salaş meyhanelerde, rakı şişesinin dibinde her gece sarosbalık olmakta bulursunuz. performansınızdan memnun olmayıp, aaa niye öyle oldu diye soran ve iktidarsız olduğunuzu
ima eden partnerinize utangaç bir edayla askolsunbenöylebirinsanmiyim
dersiniz.

ve honeybeenim gençliğim anne şarkısını her duyduğunuzda keremce duygulara kapılırsınız, gözleriniz dolar. yaşlanmak böyle birşeydir işte.


heteroseksüel arkadaşı teselli etmek

- selin, nasılsın kankacım?
- iyi değilim dark mehmet beni aldatıyormuş, hem de bir erkekle!
- vay ibne, üzülme selincim sikerim ben onu..! *

ilk eşcinsel deneyim

yaş 17...gaylerin internetle tanışmadığı, * cep telefonlarının takoz modunda olduğu ilkçağ dönemi...eve yeni bir televizyon alınmıştır.evde kimse yokken karıştırma esnasında teletext yayınlarında bir masör ilanına gözün kayar.ilandaki telefonu alır ericsson 388e kaydeder, günlerce aramak için düşünürsün ve birgün dayanamaz ararsın.
-merhaba
-merhaba, buyrun?
- e e şey ben ilan için aramıştım.
- evet nasıl yardımcı olabilirim?
-erkeklere de masaj yapıyor musunuz? şeklinde başlayan telefondaki muhabbet birkaç hafta sonra bursa eski fakülte durağında otobüsten inip karşılanmayla devam eder.kısa bursa turu...öğle yemeği...ve masörümüzün evi.ilk defa başka bir erkeğe dokunacaksın hem de farklı bir evde,farklı bir ilde.* ev zamanın şartlarına göre gayet şık.içilen çayların ardından videoya konulan vhs bir kaset ve ilk gay porno ile tanışma...şaşkınlık...neyseki dokunuşlarla kısa sürüyor.bir, iki derken üçüncü boşalmada ciddi bir pişmanlık hissi ardından ne işim var benim burada diyerek gözden dökülen yaşlara engel olamamak.alelacele eve gitmeyi istemek.kısa zaman sonra otobüsün cam kenarı koltuğunda eve doğru giderken hesaplaşmaların başlangıç fitilinin ateşlenmesi.kendini henüz tanımadan çıkılan bir yolculuktan dönerken tükürük koktuğun hissi ile keyifsiz ortamda kendine kızmak. sorgulamalar,sorgulamalar...ardından da büyük kaçış,reddiyeler,bahaneler,mazeretler...sonrasında ise beyhude olan yıllarca yanan ateşi küllerin içinde uyutma çabası...

aileye açılmak

annem zaten yıllar önce anlamıştı ve sessizce kabul etmişti. bu konuda açıkça konuşmasak da akrabaların "evlen artık" baskılarına benim yerime o karşı koymuştu. "rahat bırakın oğlumu, bırakın hayatını istediği gibi yaşasın" demişti. başkalarına söylenen bu kelimelerin ardında, benim hayat tarzımı onayladığını bildiren mesajı almıştım.

babama eşcinsel olduğumu söyleyebilmem için, sevdiğim adamın elinden tutarak ondan cesaret almam ve babamın karşısına böyle dikilmem gerekiyordu. dedim "baba bak, bu benim sevdiğim adam. onunla bir hayat kurmak istiyorum." kısa bir sessizlik oldu. bu arada sevgilim mezar taşı üzerindeki ölüm tarihiyle doğum tarihi arasındaki farkı dört işlem kullanarak hesapladı ve "allah rahmet eylesin. baban öldüğünde 67 yaşındaymış" dedi.

eşcinsel olmak

gözlemlerime göre üç ana gruba ayrılabilir bu durum. ilk grup için eşcinsel olmak pek koymaz, hayatı eğlenceli bir modda yaşamaya müsaittirler. ait oldukları eşcinsel alt kimliği onlar için ancak solak olmak veya kızıl sakallı olmak kadar önemlidir. düşünmeye, kafa patlatmaya çok da değmez. genelde pozitif çevresi tarafından sevilen tipler olurlar.

diğer bir grup ise eşcinsel olmayı adeta görmezden gelir. bu segmentteki insanlar karşı cins ile evlenir çoluk çocuk sahibi olurlar. kendi benliklerini kabul edip yüzleşmektense güvenli bölgelerinde takılmak en güzel ve en doğru şeydir. kimileri yıllar sonra dayanamaz yüzleşmeye karar verir, kimileri hayat boyu öyle gider. eğer eşcinselliğin kalıtımsal birşey olduğu hakkındaki teoriler pozitif çıkarsa da bir çoğumuzun babası, dedesi veyahut dayısı olarak tarihe geçme şansına sahip olurlar.

son grup ise genellikle ergenlik evresinde bir bunalım ile bu durumla yüzleşmek zorunda kalırlar. kimileri kısa sürede ilk gruba transfer olurken toplum baskısı yüksek ve bireyselliği az olan ülkelerde çoğunluğu ikinci gruba bonservis bedeli olmadan koşarak gider. kalan kısmı da o bunalımı yıllarca sürdürür, eşcinselliği kabul etme aşaması zor geçer ama evlenecek ve kendine yalan söyleyecek kadar da yüzeysel değildir hayata karşı. genelde en zor kategori bu insanların kategorisidir, allah kolaylık versindir.

hayat boyunca bu gruplar arasında geçici ve kalıcı geçişler olabilir ama sonunda geceleri akılda kalan tek birşey vardır. "ulan dünkü nargileci abide de ne göt göbek vardı be."

sözlükteki hdp düşmanlığı

teröristlerle dost mu olacaktık .

deniz gezmiş

kim olduğunu ne yaptığını ne için hayatından vazgeçtiğini bilmeden , sadece orda burda adını duyup onun gibi olmak istemediğim , hatta kendisinden hoşlanmadığım , nerede oturduğunu bilsem üç beş arkadaşımı alıp gidip linç edebileceğim adam. ( kadın da olabilir gerçi deniz unisex bir isim )
her neyse işte tanımıyorum ama hakkında hiç hayırlı şeyler duymadım söyleyin karşıma çıkmasın " öldürtürüm "

pkk

eşcinsellere yaklaşımı konusunda bir hayli aşmış, bu konularda türkiye gibi hükümetlerin çok ilerisinde görüşlere sahip bazıları tarafından terörist, bazıları tarafından özgürlük savaşçıları olarak tanımlanan örgüt. bir köylü hareketi olmayan, modern anlamda tanımlanabilecek bir hareket. daha önce pkk'nin içindeyken geri dönen ve özgür gündem gazetesinin editörü yüksel genç pkk içinde eşcinselliğin serbest olduğunu, hatta eğer bir kişi kendisini kadın olarak tanımlıyorsa, kadın mangalarında onlarla birlikte yattığını anlattığında ilk başta çok şaşırmıştım bu kadar anlayışlı olmalarına. sonra rotinda'yı tanıdım, kandil basın ilişki merkezinde görev yapan rotinda pkk'ye sanatını icra ederek destek veriyor, dağlarda insanlar onun şarkılarıyla coşuyorlar. ve rotinda yetkiner açık bir eşcinsel.

kimine göre yasadışı terörist bir örgüttür (aynı hizbullah'ın da tüm dünya tarafından terörist örgüt olarak anılırken türkiye tarafından terörist örgüt olarak kabul edilmemesi gibi), kimine göre özgürlük savaşçılarıdır, öyle ya da böyle, ancak şöyle bir durum söz konusu, kadın hakları ve lgbt hakları açısından çok yol almış bir örgüttür.

yüksel genç'in 32. gün programındaki açıklaması için:

http://www.ensonhaber.com/pkkda-escinsel...

21 mart 2013 diyarbakır newroz kutlaması

alanda bölücü örgütün simgeleri,sözde kürdistan bayrakları ve terörist başı itin resimleriyle elleri kanlı teröristlerin eşliğinde kutlanan barışa diyebileceğim tek şey var; o bayraklar kıçınıza girsin. bir tek oraya yaraşır!

eli kanlı katillerin sözleri ile barışı beklemek ahmaklıktır.

alanda türk bayrağı olmamasının nedenini gerilime sebep olmamakla iliştirenlere de oradakilere de diyeceğim tek şey; bu ülkenin bayrağı sizi geriyorsa, defolun gidin!

dünün zerdüştleri kalkmış ümmetçilik oynuyor. bu oyunları osmanlı yedi ama türk ulusu bir kez daha yemeyecektir(!)

feminenlere ilgi duymayan gay

normal bir şey. feminenlere ilgi duysaydı hetero olurdu zaten.