ayı sözlük itiraf

  • /
  • 160
bknz nasıl yapılıyor ve cümle içinde yazar beş nasıl kullanılıyor bilmiyorum.
ben de bu ara kendimi ağrıkesici gibi hissediyorum. herkese iyi geliyorum ama kendime faydam yok nedense.
onu çok seviyordum. beni o kadar üzüp kırdı ki son 3 ayda içimde hiçbir heyecan yok. elimde olmadan soğuk davranacağım. benden daha iyisini bulamadı sanırım.
artık sevginin cinsiyeti olmadığına tamamen inanıyorum sözlük.
ilk öpüşmem 7 yaşında olmuştu,komşunun oğluyla.
mahalleden arkadaşımın babasının resmini cüzdanından çalmıştım. ilk o resme bakarak 31 yapmıştım.
çünkü zamanında dearbear cancağızımı ankara'da evinden çıkarıp" hadi buluşalım, hadi buluşalım. oye oyeeee!" diye kızılay'a getirip daha çocuk oturmadan en yavşak halimle - ki ben onu sevimli halim zannettim yıllarca - " ya bağişş benim ilhan vardı ya hani barcelona'daki o şimdi burda da, pek de zamanı yokmuş. ben bir gitsem de bir posta sevişip gelsem. " diye oracıkta ekip gittiğim için. ben bunu burada kamuoyu önünde itiraf edip nasıl rahatladım anlatamam.
çünküü; zamanında ankara'da limonağacıyla buluşmak için evden çıkıp onun tarafından ekildikten bir gün sonra onun platonik sevgilisiyle beraber olmuştum. itiraf ediyorum rahatlamak orgazm olmakla eşdeğermiş *
- süpermarketlerde en fazla 5 adet ürüne kadar kabul eden hızlı kasalardan elimde 6 adet ürün varken geçmeyi çok planladım. bazen birini sonradan banta koymayı bile düşündüm ya da a 6 tane miymiş, farketmemişim demeyi planladım. ama yapamadım, içim elvermedi.

- uzun süredir aklımda olup da aramadığım birinden telefon geldiğinde müsait değilmişim ya da duymamışım gibi davranıp kısa süre içinde kendim arayarak geri dönüyorum. böylece vicdanımı hafif de olsa rahatlatıyorum.
bu zamana kadar en keyifle ve güzel öpüştüğüm kişi öpüşmeyi bilmeyen biridir. bu sebepten "öpüşmeyi bilmeyen birisiyle yapamam." demenin pişmanlığını taşırım.
16 yaşındayken kız arkadaşımla ilişkiye girdim. izlediğim porno filmlerdeki fantezilerimi hepsini gerçekleştirdik. beklentimin üzerinde, müthiş tatmin edici güzel bir ilişkiydi. onunla evlenmeyi düşünüyordum. ama olmadı ayrılmak zorunda kaldık. sevmiştim onu, oda beni sevmişti. ama sevmek tek başına hiç bi boka yaramıyor. beraber yaşamak için çok daha güçlü olmak gerekiyordu. ama o zamanlar çok küçüktük, daha 16 yaşındaydık. geçen yıl tekrar karşılaştık, sımsıkı sarıldık birbirimize. şimdi benim gibi tam bi oruspu olmuş. hatta benden daha iyi bi orospu olmuş.
onca zamandan sonra bende depresyondayım. tüm gece içtiğim 2 şişe şarap ve 2 paket sigara, parkta dolanırken şarkı söylemek ve sen bile kafamdakileri anlamlandırmaya, dağıtmaya yetmedin be sözlük. kendime karşı acımasızım ve görünmez olmak zorundayım. kılıçlar çekildi sözlük umarım iyi olan taraf kazanır.
dün gece ilk defa gaybara gittim. yerini bile bilmiyordum sözlükten birine sordum.(istanbul'da yaşamıyorum) amacım birşey yapmak değildi sadece merak etmiştim. biraz hayal kırıklığına uğradım bearlar ve chubbyler çok azdı. cool adamı oynadım bütün gece. sonra da 3.30 da atladım taksiye eve geldim. bir daha gider miyim? tabiki de
- sonsuz bir sürgünde hissediyorum kendimi. yanımda sevdiğim insanlar -ki çok azlar- olsa bile bu sürgün bitmiyor.

- düşüyorum. en "mutlu" olduğum anlarda bile düşüyorum. bu düşme hissi yakamı hiç bırakmıyor. kurduğum bir dünyam var: karanlık ve dipsiz bir kuyu şimdilik. etrafımda krallarım, kraliçelerim, perilerim ve gölgelerim ve hayaletlerim var. sonsuz bir düşüş içindeyiz.

- gülmeyi pek sevmiyorum. sevdiğim anlar oluyor elbette. ama yukarıda bahsettiğim o "düşme hissi" yüzünden tad alamıyorum. tad alma duyumu kaybettiğimi hissediyorum.

- konuşmak yoruyor beni. o yüzden yazmak daha kolay geliyor bazen. ama ona bile üşeniyorum çoğu zaman. yorgun ve bitkin bir durumdayım.

- üşengeç ve tembel sayılırım. ama bir oblomov değilim elbette.

- hüzün, kekremsi, acı ve zaman en sevdiğim kelimeler arasında...

- korkuyorum. kendimle sesli bir şekilde konuştuğumun ayırdına vardım. düşünsenize: yaşlı bir adam. sol elinde bir baston var ve hava soğuk. sağ elini paltosunun cebine sokmuş ve bir yokuşu çıkıyor. cebindeki bozuk paralar, sigara paketi ve çakmakla oynuyor sağ eli. çocuklar sokakta top koşturuyor. çocuksu bir hüzünle yanlarından geçerken izliyor onları. sonra konuşuyor: "sigara içsem mi? ama şimdi elini çıkar cebinden, sigarayı yak. uzun iş. hem hava soğuk. olsun. sen soğuktan etkilenmezsin. sen mi? hayır, sen. kim demiş? ben soğuğu severim." elini cebinden çıkarıyor ve yakıyor sigarasını...
yan tarafta bir dükkânda iki adam oturmuş iskemlelerde. yaşlı adamı izliyorlar ve duyuyorlar konuşmasını kendiyle. biri, diğerini dürtüklüyor: "adama bak!" diğeri cevap veriyor: "haa. o mu?..."
devamını dinlemiyor yaşlı adam. sigarasından ilk nefesini çekiyor ve burnundan veriyor. bunu hep yapıyor: ilk nefes hep burundan verilir.
yoluna tıngır mıngır devam ediyor...

- özlüyorum. görmediğim yolları ve tatmadığım şehirleri ve dokunmadığım rüzgârları ve tanımadığım insanları özlüyorum.

- ve çok çabuk yoruluyorum.

- ve kelimelerim arada terk ediyor beni.

- işte, yine terk edip gittiler...
itiraf ediyorum sözlük 31 olsam çekilmem.*
sevgili sözlük eşin seni aldatıyor. imza bir dost
sırf kafamdakileri atmak için alkolün dibine vurdum sözlük. içiyorum çünkü içim titriyor durduramıyorum. dudaklarım karıncalanıyor sözlük sanki karşımda o varmış gibi. geçmez mi bu sözlük geçmez mi? bugün arkadaşlarıma mutlu numarası yapmaktan sıkıldım sözlük ama zorundayım.
rezil oldum sözlük hemde çok pis. yukarıdaki entry sayesinde öyle bir kahkaha attım ki iş yerinde yankı yaptı. işin ilginç olanı ne oldu diye soranlara cevap vermek için ıkınıyorum. sonra anlatırım diyip gönderiyorum.
az evvel tavuk döner yedim pilav üstü. çok utanıyorum diyeti bozduğum için.*akşam 20 dk daha fazla koşacağım koşu bandında.
sızıp uyuduğu için ve beni tek başıma içmeye mahkum bıraktığı için onu öpüp tüm grip virüslerimi nakledesim var şu an.
  • /
  • 160