hayaterkegi

Durum: 427 - 0 - 0 - 0 - 07.04.2024 11:41

Puan: 7098 - Sözlük Kezbanı

14 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

şurda bol bol kendi hakkımda bir şeyler yazıyorum zaten. o yüzden ayrıca kendimden bahsetmek istemiyorum http://hayaterkegi.blogspot.com/
  • /
  • 22

detrans pişmanlıkları

https://ayisozluk.com/detrans-pismanlikl... evet hiç utanmadım link koyarken ve sitelerine göz atarsan eşcinselleri hedef göstermediğini görürsün. daha çok dayatılan bi eşcinsel kültürüne dikkat çekip, vaz geçenlerin ise senin bana burda yaptığın gibi hakaretlere uğrayıp baskı gördüklerini belirtiyorlar. isteyenin istediği kinki paylaşamadığı yerde demokrasi olmaz. gördük burda da yokmuş.

bence algılarını biraz açmalısın. ve belki bazen derin derin soluklanmak iyi gelebilir sana.

ve ben arkamı bir daha dönmemek üzere gideyim. çok oturdum.

detrans pişmanlıkları

bir değil, iki değil bayaa varlar.

birde beni tanımadan neyi sevip sevmediğim, neyi nasıl yaptığım hakkında yorumda bulunma :) lütfen.

gaylerin çocuk sahibi olma arzusu

bi insan dünyaya getirmekten daha güzel ne olabilirki?
benimki 16 yaşına geldi, arada kavga ediyoruz ama gittikçe daha iyi anlaşıyoruz da.
iyi kalpli bi kadınla 2 çocuğum daha olsun isterim. inşallah olur.

detrans pişmanlıkları

burdaki yorumlardan dolayı sahte mi diye düşünüp isimleri arattım. bunlar gerçek: chloe cole adında biri var, google'da aratınca direkt çıkıyor. hatta sosyal ağları aktif kullanıyor. diğerlerine de bakabilirsiniz.

wikipedia sayfası https://en.wikipedia.org/wiki/Chloe_Cole diğerleri vs devam ediyor.

ayı sözlük itiraf

bazı "itiraflar" tecavüz. hatta pedofili. bunlar silinmeli.

detrans pişmanlıkları

eksiledim. link kaldırmak çok yanlış. demoklasi bu değil.

detrans pişmanlıkları

bedenimiz üzerinde bizim dışında hiç kimsenin hakkı yok der ve bu yüzden onunla nasıl yaşayacağımızın kararlarını verip yaşarız.
peki o kararlar aslında başkalarına ait bir fikrin içimizde biz bile hissetmeden "inşa edilmiş"se? yani kararlarımız aslında bizim farkında olmadığımız şekilde bir tohumun ekilmesi gibi ekilip, zamanla ufak ufak sulanarak filizlendirilmişse ve biz o fikrin bize ait olduğunu sanrısına kapılıp hayatımızı öyle şekillendirmişsek?

türkiye'deki gaylerin korunmaması

korunun yoksa ölürsünüz.

eşcinsel aşk

aşk'on eşcinselliği yoktur. aşk tek başına vardır ve sadece aşktır. aşk aşktır işte.

eşcinselliğini yaşamaya yeni başlayanlar için tavsiyeler

erkek erkeğe aşk gibi sikiş de mümkün ama bokunu çıkarma.

tükenmişlik sendromu

merak etme. böyle hissetiğin zaman iki tokat yersen, hemen atlatırsın.

aileye açılmak

geçen yaz, yeğenime söyledim. aa şimdi anladım dedi :)

persepolis aslan heykeli

demekki bazen dışlanmak seni özelleştirebiliyor.

hayaterkegi

alper gezeravcı

şehiriçi bile gitmek parayla, uzaya çıkmayı parasız ve aptalca bulmak çok aptalca.

ziynet sali

ayı sözlük yazarlarının favori seks pozisyonları

face to face or uzanmalı sarılmalı

aktifin sakso çekmesi

sırf sik yalamak için değil, güzel ve iştah açıcı bi sik olduğu için yalanır.
bi de zaten erkek erkeğe olduğumuz için sik yalamak normal değil mi? malum karşımızdakinin amı yok, sik var ve biz onu severken siki olduğu için sevmeye başlıyoruz. arzulamaya başlıyoruz.

insana yaşama sevinci veren şeyler

evli olan eşcinseller

  • /
  • 22

gaylerin çocuk sahibi olma arzusu

evrimsel olarak üreme isteğiyle geldiğimiz için ne olursak olalım ufak insanlar yapmak istiyoruz. yapmasak da olur.

detrans pişmanlıkları

polemiğe girmek isterdim de o kadar değerli olmadığınızı fark ettim. yaranız var deştik belli. evli insanlarla yatıp kalkan insanların, bununla övünenlerin ne saygısına ne sevgisine ihtiyacım yok. bahsettiğin lağım çukuruna yükselecek ahlak bilincine bile sahip değilken sapkın kelimem yaranı, yaralarınızı deşmiş belli ki. ülkede bekar kalmadı ya ee tabi bununda savunmasını yaparsınız. savunduğunuz ortam içler acısı. gençler babalarının yaşıtları ile yatıp kalkar, yaşlılar gençlere para yedirir veya yedirmeden yatar kalkar. genç dediklerimde ya reşit değil ya yeni reşit olmuş. sonra bunları da savunursunuz. çünkü bunlar çok sağlıklı ilişkiler. ilişki diye adlandırdığınız şeylerin ne seviyede ilişkiler olduğunu bilmiyorsunuz sanki. millete cc cc nefret enjekte ediyorum ya sizin hiç payınız yokmuş gibi. ayrıca bahsettiğiniz lgbt derneklerinin son 1 yılda ki faaliyet raporlarını dökün, sonra eyvallah derim. elde tutulur bir şeyler görürseniz tabi. gösterişten ibaret bir iki olay ile gözlerinizin boyanması bilgi eksikliğinden sanırsam.

“dayatılmış heteroseksüel ağız” pardon ama bir eşcinsel olarak sizin le hem fikir olmadığım için çok sığsınız. herkes tek tip olamaz. şey ede ede bana hiç bir şey öğretmezsiniz. çünkü, ne anlıyorsunuz ki ne öğretesiniz. bu cidden acı.

bir şeyi “bir konuyu” savunanlar kadar savunmayanlar daima var olacak. bunu şey ede ede önce siz öğrenin.

oturup burada lgbt ortamında dönen tüm pislikleri anlatmakla vakit harcayamam. çünkü sizlerinde bildiği lakin örtbas ettiğiniz gerçeği var. kabullenmediğiniz. asla da kabul etmeyeceğiniz içler acısı iğren pisliklere ev şahitliği ediyor. ekstra olarak ben sapkın diyorum ya hani, bana saldırmadan önce bir ortama bakın ne seviyedeler. hepiniz bilirsiniz bu ortamda herkesin herkesle en az bir kez yatmış olduğu gerçeğini. bu bir ortamın sapkın olduğunu nitelendirebileceğimiz yada sapkın yaftasını vurgulayabileceğimiz küçük bir örnek. tekrar söylüyorum ki bir şeyi savunanlar kadar savunmayanlar da mutlaka olacaktır. sonuçta ben size ölün geberin demiyorum. bunun tercih olarak yaşanmadığının farkındayım, benimde doğamı reddetselerde kendi düşüncelerini savunabilirler. ne kadar aykırı, şiddetli, kabullenmez olursa olsun.

ayrıca, girdiğim bir çok ortamda şirin görünmek, bu güldürdü. birde korkumdan bahsedilmiş, bu kanılara nereden varıldı. :) kendi adıma konuşayım, girdiğim her ortamda nefret edilirim. kimsenin sevgisinde, ilgisinde, saygısınada ihtiyacım yok. gerektiği kadarını kendime sağlayabiliyorum. “sevilmek yerine nefret edilmek daha az yıpratır insanı”.

detrans pişmanlıkları

düşünce özgürlüğünün ne kadar farkındasınız? sonuçta bu sözlükte heteroseksüellerden tutun homofobik insanlara kadar binlerce entry var. her türlü konu, insan tipleri gözlemlediğim kadarı ile burada eşcinsel bireyler tarafından yıllarca yeri gelmiş aşağılanmış yeri gelmiş savunulmuş. her türlü sitelerin linklerine yer verilmiş. bu tutumunuz şimdi neden? nefret bir hastalık olabilir lakin o nefreti tetikleyen şey nedir? bu toplum bizden nefret ediyorsa emin olun bu nefretin çoğunluğu görünür eşcinsellerden kaynaklı veya sokakta arsızca dolanan bilinçsizce sapkın eşcinsellerden dolayı. saygı diyorsunuz, bu ülkede nefrete son verelim diyorsunuz oturup düşman gördüğünüz insanlara küfür ediyorsunuz. sonra neden hedefsiniz. şu sözlükte ne muhabbetlere şahit oldum, hiç birinde de (bkz:kete) adlı yazarı göremedim. isteyen istediği linki koymakta ve istediğini savunmakta özgür. saygı duymayacaksanız unutmayın ki saygıya değer hiç bir zaman olamayacaksınız. altı üstü link. eşcinselliği savunanlar kadar savunmayanlar da olacaktır.
dünyada her konuyu savunanlar kadar savunmayanlar zaten yok mu?

aktifin sakso çekmesi

bazı salaklar dalga geçmese, tuhaf karşılamasa çoğu aktifin yapacağı şey. bi de bazen pasifler falan tuhaf karşılıyo. ulan ne güzel aktifin sikini yalıycak. ama yok, sen karşındakinin erkekliğine laf et sırf seni mutlu etmek istedi diye. karaktersiz...!

30'undan sonra kariyer değiştirmek

sizi mutsuz eden şeyi bırakmak için hiç bir yaş geç değildir.

sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken yakalanması

hatırlıyorum bu haberi , lise yıllarımda gündem olmuştu . okuldaki tüm sivaslıları bir günde ibne yapan haberdi .

hayaterkegi

libidosuna sağlık demek istediğim yazar. *

hayaterkegi

uzunca bir aradan sonra kendisini burada görmek ve gireceği entryleri okumak keyif verici.

hayaterkegi

tanımıyorum ama sözlükte bayağı popüler galiba.

hayaterkegi

blog yazılarının homojen dergide de olmasını istediğim fena yazan yazar... hep yazsın hep okuyalim

Toplam entry sayısı: 427

kimse için göz yaşı dökmemek

kalbi olmayan insanlar için geçerli olabilecek bir durum

kılda keramet olsa götte çıkmazdı

ya çok fazla kıllı değil de, olması gerekn yerlerde olması gerektiği kadar kıl olması iyidir.

detrans pişmanlıkları

bedenimiz üzerinde bizim dışında hiç kimsenin hakkı yok der ve bu yüzden onunla nasıl yaşayacağımızın kararlarını verip yaşarız.
peki o kararlar aslında başkalarına ait bir fikrin içimizde biz bile hissetmeden "inşa edilmiş"se? yani kararlarımız aslında bizim farkında olmadığımız şekilde bir tohumun ekilmesi gibi ekilip, zamanla ufak ufak sulanarak filizlendirilmişse ve biz o fikrin bize ait olduğunu sanrısına kapılıp hayatımızı öyle şekillendirmişsek?

soft mu hard mı

her zaman ve sonfsuza kadar tabiki de; soft.

yaşlanmak

yaşlandım.
ve hiç pişman değilim.

ilk eşcinsel deneyim

"ilk eşcinsel deneyim" tabiri yerine "ilk cinsel deneyim" diyerek, kendi eşcinsellğimizi kabul edebiliriz.

sevişirken başa gelen komik olaylar

sanırım o zaman daha 16 yaşındayım. kızla 2 ay birbirimizi götürdük getirdik derken bu beni evine davet etti. böyle oturmuş tavana bakarak konuşuyoruz. o sırada elektirk gitti ve kızla iyice birbirimize sokulup konuşmaya devam ettik. sonra bu ben üşüdüm hadi yatağa girelim dedi ve yatağa girdik. böyle ufaktan falan derken iyice azıtıp soyunduk ve o anda elektrik geldi. ben o zamana kadar hiç amcık görmemiştim. yani porno filmler dışında. gerçek hayatımda ilk defa ama dokunuyorum. ama o kadar nazik ve kibar dokunuyorumki dersin sanki günde 3 öğün amcık pilavı yiyor gibi davranıyorum kıza. sonra dedim bari dur pornı filmlerdeki gibi oral yapıyım buna. o anda baktım amcığının arasında çamaşırının pamuğu var, alıp atıyım diye düşünüp hızlıca bi çektim bu acı bi şekilde bağırdı. meğer pamuk değilmiş amcığının diliymiş. ama ben heyecandan ve ilk defa olmasından dolayı neyin ne olduğunu bilemedim ve kızın canını çok yaktım. sonra seviştim borcumu ödedim ama. kıza da çok ayıp oldu. zaten bi dahada beni evine davet etmedi ühühühühühühü bende ipne oldum.

sevişirken başa gelen komik olaylar

bi keresinde barda benden 25 cm kadar uzun bi adamla tanışıp bi kaç dakka sonrada öpüşmeye başlamıştık. benim boy baya kısa olduğundan dolayı, onun karşısında kendimi çok fazla ezik hissetmiyim diye balerin gibi parmak uçlarım üzerinde durup onunla öpüşmeye çalışıyordum. ama aradan bi 15 dakka falan geçince, baktım adamın keyfi yerinde ve bana kolaylık olsun diye ufaktan bile olsa eğilmiyor, tam aksine; bense habire maymunun ağaca sarılıp, az yakındaki dalda bulunan meyveyi almak istemesi gibi hareketle sürekli onun dudaklarına uzanmaktayım. öyle böyle derken ayak parmaklarım bayaa bi ağrımaya başladı ve ben de bunun üstüne dayanamayıp yakınımdaki sandalyeyi çekip "rica etsem şuraya oturur musun" deme cüretinde bulundum.

asdasdadaasda sonra tabii onu bi gülme krizi tuttu ve bu gülme krizi tüm gece boyunca sürdü. bense, o gece onun neden güldüğünü anlayamadım ve ancak 3 ay sonra bi gün evde tek temizlik yaparken jeton düşmüştü. asdasdasdada bu aptallığım hala aklıma geldikçe gülerim.

gizli gay

belki ailesi sizin aileniz gibi medeni değildir, belki ailesi oğullarının ipne olduğunu öğrenirse kafasına sıkacak, belki bu modern toplum bile daha onu kabullenememişken o da, belinde silah olan abisinden saklanıyordur. olamaz mı? olabilir. o yüzden gizliyse bırakın gizli kalsın, fazla kurcalamayın.
hem inanın fotoğraf yayınlamayan gaylerin çoğu sokakta daha cesur ve sevdikleri adamların ellerini daha korkusuzca daha mertçe tutarlar. hetero ortamdaki tüm nefret bakışlarına rağmen inanın yine de sevdiği adamları öpüp yerlerine hiçbir şey yapmamış rahatlığında otururlar. bırakın fotoğraf yayınlamasınlar, bırakın yüzlerini herkese göstermesinler ama sevgilerini en uç noktada ifade etsinler. siz de o çıkıp birşey söylemedikçe onu afişe etmeye fotoğraflarını görmeye çalışmayın. hayatı hakkında nasıl kararlar alması ve nasıl yaşaması gerektiğini ona bırakın. adı gizlilik olmayan ama gizli diye etiketlenmişse de bırakın gizli kalsın.

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

detrans pişmanlıkları

bedenimiz üzerinde bizim dışında hiç kimsenin hakkı yok der ve bu yüzden onunla nasıl yaşayacağımızın kararlarını verip yaşarız.
peki o kararlar aslında başkalarına ait bir fikrin içimizde biz bile hissetmeden "inşa edilmiş"se? yani kararlarımız aslında bizim farkında olmadığımız şekilde bir tohumun ekilmesi gibi ekilip, zamanla ufak ufak sulanarak filizlendirilmişse ve biz o fikrin bize ait olduğunu sanrısına kapılıp hayatımızı öyle şekillendirmişsek?

detrans pişmanlıkları

burdaki yorumlardan dolayı sahte mi diye düşünüp isimleri arattım. bunlar gerçek: chloe cole adında biri var, google'da aratınca direkt çıkıyor. hatta sosyal ağları aktif kullanıyor. diğerlerine de bakabilirsiniz.

wikipedia sayfası https://en.wikipedia.org/wiki/Chloe_Cole diğerleri vs devam ediyor.

detrans pişmanlıkları

https://ayisozluk.com/detrans-pismanlikl... evet hiç utanmadım link koyarken ve sitelerine göz atarsan eşcinselleri hedef göstermediğini görürsün. daha çok dayatılan bi eşcinsel kültürüne dikkat çekip, vaz geçenlerin ise senin bana burda yaptığın gibi hakaretlere uğrayıp baskı gördüklerini belirtiyorlar. isteyenin istediği kinki paylaşamadığı yerde demokrasi olmaz. gördük burda da yokmuş.

bence algılarını biraz açmalısın. ve belki bazen derin derin soluklanmak iyi gelebilir sana.

ve ben arkamı bir daha dönmemek üzere gideyim. çok oturdum.

detrans pişmanlıkları

eksiledim. link kaldırmak çok yanlış. demoklasi bu değil.

atatürk ile dalga geçen öğrenciler

bu ülkenin kaprisleri bitmiyor. onla dalga geçme, buna laf söyleme, şununla ilgili fikirlerini kendine sakla bla bla bla.

ehhh yeter ama ya. bırakın herkes istediğini söylesin, istediğiyle dalga geçsin. her şeyi kutsallaştira kutsallaştira iyice icine kapanık bir toplum oluyorsunuz. kutsalliklariniz sizi sessizleştirmekten başka bir işe yaramaz. atatürk madem cok büyük, madem cok ulu; 2-3 ogrenci ataturk denilen ( ve hatta atatürkden başka her seye benzeyen) bir heykelle dalga gecti diye alcalmiş mı olacak. offffff ki ne of.
Henüz takip ettiği biri yok.