sanat

taksim nevizâde'de demlenmek için güzel bir mekan.
resim, karikatür, mimarlık, ebru, çinicilik, kuyumculuk, müzik,...vb. güzelliklerin tümü.

belki bir ölümsüzlük arzusu, kendini gösterme ihtiyacı veya mevcut değerlere ve sisteme isyan edebilme cüreti!
amacı ne olursa olsun, sanat harika bir olgudur...
en basit haliyle bir iletişim biçimidir. insanın kendini ifade etme isteğinden doğar çünkü. konuşma dilimiz yetmez bir şeyleri anlatmaya, biz de sanat yaparız. aşk kadar eskidir kendisi.
dinlerin ve dincilerin herzaman korktuğu ve kötülediği insan icadı.
neden?
çünkü, tanrıdan izinsiz ve onaysız yaratmalar gerektirir de, ondan...
en çarpıcı olanı heykel sanatı veya heykelciliktir, çünkü, bir insan veya hayvan bedeni kopya edilir...
adına "insanlık anıtı" denmiş yapıya reis-i cumhurumuz ucube benzetmesi yapmıştı. bu ülkede sanat galerileri eli palalı asalakların talanına maruz kaldı. üstü örtülen heykeller artık ritüel halini aldı. özetle (bkz: sanat iktidar içindir)
insanla gerçeklik arasındaki estetiksel ilişki.
her üretilen ürün sanat olamaz. mesela bir sırp filmi gibi şeylere sanat diyemem. bir ürünün sanat sayılması için o ürün insana güzel duygular geçirmelidir. mozart veya michelangeloyu sanatçı olarak anmamızın nedeni herkeste iyi duygular uyandırmalarıdır. klasik müzikten bitkiler bile etkilenirken bir yanda, bir yandan bir sırp filmi gibi işkence türleri yapılmaktadır zira, bir sırp filmi işkenceden başka bir şey olamaz. sanat mı? çöp ne zamandan beri sanat oldu? :) kısacası, işkence, tecavüz, zoofili, nekrofili gibi iğrenç, insanlık dışı şeyler içeriyorsa (onları güzelliyorsa, onları açık seçik sergiliyorsa) sanatın uzağından yakınından geçemez o çöp parçası.
detayların kişi bazında değiştiği yorumdur.
sanat nedir den ziyade sanat nasıldır sorusuna daha fazla ehemmiyet veriyorum.