horizonmersin

Durum: 5216 - 0 - 0 - 0 - 12.06.2020 00:10

Puan: 74496 - Sözlük Kevaşesi

6 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 261

usa

- country of unscrupulous & horrible policemen.
- country of unlimited state terrorism.

i can't breathe

derek chauvin

1970'lerde ve 1980'lerde, gah zindanlarda gah sokak ortasında, hem polis hem de asker zulmü ve işkencesi altında canveren bir milletin çocuklarıyız.
adı ak kendi kapkara olan akp adlı örgütün, "yoksulluğa ve yolsuzluğa son verme" ve "ileri demokrasi" yalanlarıyla ülkeyi getirdiği noktada, darbe dönemlerindekinden bile daha güvencesiz ve korunmasız bireyler haline geldik, hamdolsun!

eylemcilerin kalitesi ve yöntemleri açısından dünyanın en barışçıl ve en medeni eylemleri arasında yerini alan gezi direnişinde silahsız ve şiddet uygulamayan nice canlarımızı polis vahşetiyle kaybettik, ama ne adalet yerini buldu ne de öldürülenlerin masumiyetini ve polis çetelerinin "orantısız şiddet"inin bir suç olduğunu kabul ettirebildik, yuh olsun!
abd adlı küresel faşist hegemonik emperyalist gücün, kendi ülkesinde de en iğrenç ve tiksinç yöntemleri zencilere karşı kullanmakta olduğunu filmlerden işitmiş ve görmüş idik. ama ilk kez böylesi aleni ve soğukkanlılıkla (cold blooded) işlenmiş bir polis cinayetinin görüntülerine şahit oldum, vahlar olsun!

başlıktaki isim, denizlerden berkinlere uzanan tüm masum insanların canına kasteden yasal devlet faşizminin tipik bir köpeği. son köpeği olmayacak maalesef, çünkü, insanoğlu iğrenç bir varlık.
fakat, bizim gibi, kendi cinsinin aşağılık ve korkunç eylemlerine itibar edemeyecek düzeyde hümanist olanların üzerine düşen bir görev var: kötülükte ve iğrençlikte sınır tanımayanların isimlerinin sonsuza dek lanet ve hiddetle anılmasını sağlamak.

bu polis, yüzündeki zevk ve gurur dolu ifadeyle, bir adamın boynunu diziyle ezerek, can çekişmesine, böğürmesine ve yalvarmalarına aldırış etmeden, zevkini çıkarta çıkarta öldürdü.
etraftakilerin bağırışlarına ve itirazlarına kulak asmadan ve utanmadan ve hiçbir insancıl(?!yoksa hayvancıl mı denilmeli?) tepki vermeden...
bu yaratıkları ve onların lanetli isimlerini gelecek nesillere aktarmak ödevimiz olmalı...
(bkz:i can't breathe)

yalan haber

- bir tür geçim kaynağı
- türkiye gibi cehaletin yükseldiği ülkelerde, "böyle saça böyle tarak" lafını teyit eden gerçek
- özellikle taşra gazetelerinin gündemde olma kaygısıyla doğan sıçıntı
- istihbarat örgütlerinin savaşında yaygın olarak kullanılan bir taktik; karşı-istihbarat malzemesi

cüce şubat

sözde cücedir ama, her sene zikinin kuvvetini soğuklarıyla gösterir!!

mabed korkuluğu yalamak

nur içinde yatasıca tevfik fikret'in eşsiz dizesini hatırlatır: beşerin böyle delaletleri var, putunu kendi yapar, kendi tapar!

cemal can canseven

biraz fazla feminen gibi ama, yeni bir idol...
(bkz:survivor 2020 ünlüler gönüllüler)

anunaki

erkek erkeğe nasıl yapıyorsunuz

ülkedeki bilimsel merakı yok eden ya meraktan ya yaraktan lafını anımsatmadan, ilgili kişinin aydınlatılması ve adeta bir ışık yumağında .kilmesi caizdir.
bireylerin merakını hor görüp aşağılamamak lazım...o yüzden gelişmiyor bu ülke...
sor, soruştur; ver, veriştir; gör, görüştür...vs...vs...

büyümek

bir süreç...ölünce sona erecek...

yeni türkiye cehennemi

2014'den 2020'ye değişen bir şey olmadığın hatırlatan acı başlık.
ülkenin en taşaklı erkeği barbaros şansal'ın acı biçimde ifade ettiği gibi: bokumuzda boğuluyoruz resmen, alenen, afeten ve cebren!
bilim dışında başka yollarla değil bir şehri, bir mahalleyi bile yönetmenin mümkün olmadığını ağzımıza sıçarak öğreniyor imamokratik bürokrat bozuntuları.
toplum da öğrenmemekte ısrar ediyor; imam ve camiyle kentlerin ve ülkenin uzun ömürlü yaşatılamayacağını...

(bkz:deprem öldürmez bina öldürür)
(bkz:doğal afet)
(bkz:çığ)
(bkz:uçak kazası)
(bkz:5 şubat 2020 pegasus uçağının düşmesi)
(bkz:11 mayıs 2013 reyhanlı patlaması)
(bkz:13 mayıs 2014 soma maden ocağı patlaması)
(bkz: 20 temmuz 2015 şanlıurfa suruç'taki patlama)
(bkz:uzunköprü halkalı seferi tren kazası)
(bkz:24 ocak 2020 elazığ depremi)

doğalgaz

akp adlı çetenin yönetim organlarının en büyük gelir kaynağı olan üçlüden biri
(üçün biri de olabilir tabi).
böyle bir satış fiyatının mantığı, ahlakı ve vicdanı yok.
böyle bir faturalandırmanın allahı, dini ve imanı da yok!
büyük soygunun diğer ayaklarını da biliyorsunuz: akaryakıt ve elektrik.
bu faturalı faşizm, doğalgaz ve elektrik faturalarından bile devrilemiyorsa, hiç devrilemez artık!

latince

- "insan uygarlığının hafızası" işlevini uzun süre yerine getirmiş bir dil.
- gizemli bir havası var.
- vurgularıyla telaffuzu tatmin edici.
- çok fazla isim, terim ve fiil içerdiği için imrendirici!

eski yazarların sözlükten uzaklaşması gerekliliği

- eskisi olmayanın, yenisi olur mu?
- yaşlı çınarları, kayınları ve meşeleri olmayan bir toplum, bir ülke olur mu?
- arşivsiz ve geçmişsiz bir bugün ve gelecek kurulabilir mi?
- bilgi ve değişim, birikimli ilerler. birey ve toplum, önceki nesillerden hiçbirşey devralmadan birşey başarabilir mi?
- naftalin kanserojenmiş diyorlar, doğru mu?

güldür güldür

mizahın yasaklandığı şu karanlık günlerde,az da olsa 1980'lerin ve 1990'ların tiyatrolarını anımsatan bir ekip. tabi siyasi mesaj veremiyorlar maalesef, fakat, oyunculuk kaliteleri, eski büyük oyuncuları anımsatıyor belki de...

(bkz:devekuşu kabare)
(bkz:olacak o kadar)

susamam'ı söyleyenlerin suç sabıkası

aklımda deli sorular:
- sabıkalı olanların beste ve güfte yapmalarını yasaklayan bir yasa mı var?
- suç işlemiş bireylerin, toplumlarındaki kötü gidişata ve çeşitli suç türlerine karşı isyan edebilecek zekası, vicdanı veya mantığı kalmamış mıdır?
- sabıkalıların müzikle günah çıkarması veya pişman olarak topluma mesaj vermeye çalışması bir suç mudur??

susamam

- birdenbire patlayıverir, basıncın biriktiği damar çeperi...
- apansız çıkagelir, hiç umulmadık birisi...
- şırak diye patlayıverir, hakedilmiş bir tokat...
- aniden kopuverir, o hep bastırılmış feryat!
müzikal bir almanak hazırlamak gerekiyordu belki, bu toplumun hafızasını uyandırma yolunda. ya da bir kaptanın seyir defteri gibi, üzerine ölü toprağı serpilmiş bir halka, müzikle anlatmak gerekiyordu şahitlik edilenleri...
tarif etmesi güç gerçekten, öylesine uygun, öylesine tumturaklı ve yerinde olmuş ki, insan övse mi, doğal mı karşılasa şaşırıyor...
her neyse ne! korkmadan bu esere emek veren herkesin taşakları önünde eğilmek borcumdur...

ihtiyaçlar hiyerarşisi

duygusal açlık

maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin üst basamaklarında yeri vardır.
fakat, alt basamaktaki fizyolojikler tatmin edilmeden, bu üst basamaktaki ihtiyaçların doğmayacağı ileri sürülür.
(ben teorinin yalancısıyım)

süleyman soylu

en az devlet bahçeli kadar tehlikeli, hadsiz, trajik ve yaşanılan dönem için "tipik" niteliklere sahip.
değil bakan, sadece yurttaşımız olması bile ürkütücü ve bunaltıcı.
  • /
  • 261
  • /
  • 53

usa


i can't breathe


derek chauvin


yalan haber


cemal can canseven


isviçreli muhafızlar


britanya


8. henry


japon imparatorunun misafir kabul odası


belediye


pakistan


uydu


maçka parkı


aile ve sosyal politikalar bakanlığı


araç kullanırken çekirdek çitleyen sürücü


hukuk


sinema


pk


kredi faizleri


safran


  • /
  • 53

recep tayyip erdoğan

sadullah ergin ile yaptığı ve yargıya müdahale ettiği ses kaydı.

recep tayyip erdoğan

lgbt'ye karşı bugün bir kez daha nefret söyleminde bulunmuş türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı!

ülkende insanlar işsiz, parasız, borç içinde, krizle pandemiyle uğraşıyor, senin tek derdin milleti birbirine kırdırıp oy toplamak!

yazıklar olsun!

tüm hükümetler değişti, kazık mı çakacaksın ülkeye? daha ne istiyorsun halktan? 20 senede komşuyu komşuya düşman ettin, yetmedi mi gerçekten?

gerçekten yazıklar olsun!

tek kuruş vergim giriyorsa bir akepelinin boğazından haram zıkkım olsun!

o ak lgbt denen utanmazlar yok mu onlara da söyleyecek çok lafım var!

hayata dair iç burkan detaylar

taksim'de leş gibi bir barda içiyorum. normalde damsız girilemeyen bu barın müdavimi olduğumdan kapıdaki arkadaş kolaylık gösteriyor ve tenhada bir masaya oturup içmeye başlıyorum.
genelde bu gibi yerlerde bir arayış içinde olmam. spontane olarak bir şeyler gelişirse o ayrı tabii. neyse sağ çaprazımda bir masa var. iki kadın. yaşları 25 var, yok.. belli ki lezbiyenler. arada bir utanarak öpüşüyor ve öpüştükten hemen sonra etrafa bakınıyorlar. '' acaba gören oldu mu'' sanırım bundan çekiniyorlar. arada bir bana doğru baktıklarını biliyorum. o yüzden kafamı hiç oraya çevirmiyorum. rahatsız olsunlar istemiyorum..
işte bu kaçamak öpüşmelerden, koklaşmalardan sonra zannımca daha aktif olan kadın şöyle bir şey dedi '' bir gün beni bırakacaksın değil mi''
çok üzüldüm lan o an.. her ilişki bitiyor sonuçta. ama bu farkındalıkla ilişkiyi devam ettirmek?
şöyleydi sanırım '' daha çok seven taraf, kaybetmeye yakın olan taraftır''
son bir shot yapıyorum.. bir anda göz göze geliyoruz.. meraklı gözleri var kızın.. dışarı çıkıyorum. kar yağıyor..
leş gibi bir barda bir aşk sona eriyor..

girit paradoksu

(bkz: bütün giritliler yalancıdır)

kendisi de girit'li olan epimenides'e ait olduğu bilinen söz. beyinlere bir anlık kısa devre yaptıran paradoks aynı zamanda. şöyle ki; epimenides bunu söylediğinde doğruyu söyleme imkanı yok. çünkü o da bir giritl'i ve yalan söylüyor. dolayısıyla giritliler yalancı değil. o halde epimenides doğruyu söylüyor! yani bütün giritliler yalancıdır!
bu bir kısır döngü haline geliyor ve içinde bulunduğu topluluğu tanımlarken bir türlü doğru önerme vücut bulmuyor.
ayrıca (bkz: russel paradoksu)

sabahat akkiraz

milletin vekili olmayı türkü söyleyerek pek güzel icra ederken siyasete atılmasını bir türlü anlayamadığım, sevdiğim nadir seslerden biri. yormadan, kasmadan tane tane çıkar kelimeler, sözcükler ağzından. sonra deler geçer, alıp götürür derin kuyulara salar.

aşık veysel

bundan 36 yıl önce, 21 mart 1973'te aramızdan ayrılan kişi... o'dur ki sunay akın'ın anlattığı bir hikâyeyle, bir kez daha tazelenir belleklerimizdeki yeri...

anadolu'nun orta vilayetlerinden bir köyde, yavaş yavaş güneş batmaya, hava kararmaya başlar. karanlık iyice çöker köyün üzerine. evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken uyanılacaktır. adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir.
evin penceresinden, karanlık bahçeye vuran ışıkta, ağaçların arasında bir gölge belirir. kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. kadının sevgilisi bahçededir...
tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir. kadın kocasının uyumasından emin olunca...
sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer... ve pencereden aşağıya atlar.
başka bir adam için... kadın kocasını terk eder…
koşarlar iki sevgili... kaçıyorlar... tarlaları, ovaları aşarlar...
anadolu'da bir köy nasıl nasıl koşmasınlar ki. arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır... namus belası. töre cinayetleri... yoksulluk... cefa... korku... arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler...
köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar...
kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki ;

"evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor"...

çıkartıp bakarlar ki!
ayakkabısının içinde bir tomar para!
kocası her şeyin farkında... biliyor ki gidecek...
"beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. bana emeği geçti"
yaban elde muhtaç olmasin diye!
o yoksul köylü;
bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu...
o güzel insanı...
o onurlu davranışı sergileyen...
o terk edilen adamı...
hepiniz taniyorsunuz!
çünkü o ;
bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi...
uzun ince bir yoldaydı ve
gidiyordu gündüz gece...
şimdi sorarım size ;
bu memlekette töre cinayetleri, kadına karşı uygulanan şiddet mi yakışır? yoksa... Âşık veysel gibi hayatında hiç kitap okumasa, okuyamasa bile...
kitap gibi hayat yaşayan adamlar mi yakişir?

ölü sözlük

çıkmadık candan ümit kesilmez. sözlüğün son nefesini vermediğini gösteren başlık olmuş. pamuk tıkamaya pek bi hevesli milletiz. *

Toplam entry sayısı: 5216

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

gay barda kucaktan kucağa dolaşan gay

evliya çelebi misali seyyahlık yapıyorsa, seyahatname benzeri bir kucakname yazması umulan kişi.

iki futbolcunun eşcinsel ilişki yaşaması

bize ne!
size ne!
kime ne!
ya da bize bok yemek düşer! ,...vb. sözlerin söylenmesini gerektirir.
insanları, yaptıkları iş, üretim ve değerleriyle değerlendirmek yerine sikleri ve götleriyle ne yaptıklarına göre değerlendiren toplumların hali ortadadır.

akpnin gerçek niyeti

önceden yaptığı pislikler bir yana, iç güvenlik yasa tasarısı paketi rezaleti, hem cumhuriyetin hem de mevcut kazanılmış hakların yok sayılacağını göstermektedir.
gerçek niyeti korkunçtur. yazmaya bile ürküyor insan.
hepimizin sonunu getirmeye kararlı ve kontrolden çıkmış bir çete yönetmektedir ülkeyi...

(bkz: muharrem ince)
(bkz: ileri demokrasi)
(bkz: faşizm)
(bkz: akp)

temizlik

imandan gelir, derler...
bence, önce aileden öğrenilir; sonra bilgiyle geliştirilerek tutuma dönüştürülür.

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

selahattin demirtaş

şer güçlerin hedefindedir.
cumhurbaşkanına hakaretten, dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle, adalet bakanlığı'na fezleke gönderilmiş...

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

sevişilmek istenen sözlük yazarları

lost soul, fatgalcga, naringergedan, oblomov, ciwan, zagor ve cikolatali kek tabi ki...
biraz kalabalık bir harem gibi oldu ama, öyle işte...
Henüz takip ettiği biri yok.