bahtabakan

Durum: 240 - 0 - 0 - 0 - 19.07.2014 00:24

Puan: 1455 - Sözlük Kezbanı

7 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 12

gelmiş geçmiş en iyi türkçe dizeler

sor gücün sormaya yetiyorsa; var mıymış
gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi
ismet özel

ayı sözlük yazarlarının en sevdiği mısralar

sor gücün sormaya yetiyorsa; var mıymış
gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi*

sincap

ne talihsiz bir canlıymış. kimi istemeden aracıyla ezer kimi de acımasızca ayaklarının altında eze eze öldürür.
fırıncı küreği gibi kocaman ayaklarıyla insan diyemeyeceğim bir yaratığın küçücük, tüylü ve çok sevimli bir sincabı ezişini görmek, sincabın acı çığlığını duymak hayatımda yaşadığım en iğrenç anlardan birisidir.

http://www.tipeez.com/ch/main/news/kayla...

bu kadar sevimli bir canlıyı ayakları ile ezerek öldürecek kadar vahşi ve acımasız mahluka orospu çocuğu demeyeyim de ne diyeyim?

yalan

bazılarının hayatlarının üstüne kurulu olduğu, zamanla tüm hayatlarının mahvına sebep olan ve kendilerini artık geri dönülemez bir noktaya sürükleyen olgu.

erkeklerin aşık olduğunda yaptıkları

devamlı telefonda konuşup mesajlaşmak. esnasında da aptal aptal gülümsemek.

metin akpınar'ın çok güzel şarkı söylüyor olması

rol aldığı hemen tüm oyunlarda, dizilerde ve filmlerde söylediği şarkılar dinlenerek varılmış bir tespittir. rol gereği bazen geyiğe vursa da, ses sanatçısı olduğunu iddia eden çoğu barzodan güzel söylemektedir.

bir röportajında kendisine neden kaset çıkarmadığını sormuşlardı. o da şarkıları rol icabı söylediğini belirtmişti. ''rol icabı eşcinsel karakterleri de canlandırıyorum ama eşcinsel olmuyorum'' demişti.













bonus

yavaş girin

çocukluk yanlış anlamalarındandır. mersin-adana arasında işleyen tok otobüslerinde -o zamanlar fm radyo olmadığı için- kısa dalgadan yayın yapan trt1 radyosu çalardı. cumartesi sabahları sikimsonik bir çocuk proğramı vardı. o proğrandaki reklamlarda geçerdi bu söz. belki de yolculuk halinde olduğumuz için ''yavaş gidin'' diye anlardım ben. marim la vache qui marka pendirin reklamıymış.

ayı sözlük itiraf

ben onu hiç unutmamıştım. o da beni unutmamış. dün gece tesadüfen karşılaştık. aradan geçen çok uzun yıllara, ikimizin de hayatına girip çıkan o kadar çok insana rağmen, o aşk, o tutku, o heyecan hiç bitmemiş ikimizde de. ilk defa dokunduğum erkeğe tekrar dokundum, ilk öptüğüm erkeği tekrar öptüm yıllar sonra, ilk öpüşmenin heyecanlıyla.
hiç ummazdım tekrar bu kadar heyecanlanacağımı. sebepsiz değilmiş son aylarda tekrar tekrar aklıma gelişi, tekrar yıllanmış fotoğraflara bakıp bakıp içlenmek. ikimiz de birbirimize baka kaldık. zaman, uzam yıkıldı gitti bir anda. evrende sadece ikimiz var gibiydik. öylece bakıştık sadece. hep sevişecekmiş gibi bakardık birbirimize. yine öyle baktık. bir cesaret yanına gidip 'merhaba. sen h....'sın değil mi?' dedim sadece. gülümsedi, gözleri yaşardı. ağlamadı da, gülmedi de. sadece sarıldı. boynumdan öptü, kokladı. sanırım hayatımın en güzel ve heyecanlı anını yaşadım tekrar aynı kişiyle. bir daha birbirimizi kaybetmemek için telaşla sarıldık birbirimize.
daha ilk gündeyiz ve ayrı şehirlerdeyiz. ama o başlamış bile planlara. geleceğimizi beraber geçirme planlarına.

çok mutlu ve heyecanlıyız sözlük :)

tantuni yemek

lisede okuldan kaçıp sevgiliyle yenilen en güzel yemektir. haftaya bir aksilik olmazsa göksel'de tekrar yeyip o günleri yeni baştan yaşamaya başlatacak yemektir. (umarım göksel'den çıkıp tekrar mersinde'ki dalgakıranın kayalıkları arasında sevişelim demez. eşşek kadar adamlar olduk, yüreğimiz liseli gibi atsa da.)

mersin'de göksel tantuniden yemedikten sonra kimse tantuni yedim demesin. göksel'in dışında ekmek arası kavurma gibi bir şey yemişsinizdir sadece.

son sardunyalar

ah o yazlık sinemalar, kapı önü akşamları
saksıda son sardunyalar, avluda el yazmaları

ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik

hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik
hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik

o pürtelaş piyasalar, ilk sevda ilk gözyaşları
yolları hep gurbete bağlar, ah o gönül şarkıları

liseyi bitirdiğim yıl çıkan ışık doğudan yükselir albümünde yer alan sezen aksu şarkısı. benim ve bizim için en muhteşem şarkılardan birisidir. yıllar sonra karşılaşılan lise aşkıyla karşılaşıp beraber mırıldandığımız şarkı, şarkımız. lise aşkına tekrar kavuşmak insanın ruhunu biraz ergenleştiriyor sanırım. olsun hayatımın en muhteşem günlerinden birisini yaşadım dün. bu kadar da şımarayım artık :)

günün sözü

hep kitaplardan göndermeli cümle olacak değil ya. bazen yıllar sonra karşılaşılan lise aşkından gelen yüreğini titreten bir mesajdır.

'seni çok özlemişim. yıllar sonra bile gözlerin içimi ürpertiyor.'

ayı sözlük yazarlarının ilk aşkları

lise aşkım. ilk ve tek aşkım. hasreti, özlemi, yangını hiç bitmeyen, her an zihnimde, her daim hayatımın tam merkezinde olan aşkım. yalanlarla, yalancılarla avunmuşuz ikimiz de yıllar boyu. şimdilerde tekrar bulduk birbirimizi. insanın bu yaşta eli ayağına dolaşır mı? sevgili denilen züppelerle ses tonunu kalınlaştırıp daha bir karizmatik olmaya çalışan bahtabakan ilk selamlaşmada tayyip'in diyarbakır mitingindeki gibi sesler çıkardı.
çok heyecanlıyım sözlük. yıllar sonra, yıllanmış bir aşkın kıyısında olmanın heyecanı bu.
hadi bakalım bahtımız açık olsun.

bu şarkı eşliğinde şarap içme dileklerimle.

hem utangaç, hem hevesli mektepli sevgililerdik
pek kırılgan pek acemi, bi söyler bin gülerdik

ayı sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

sanat eserinin kökeni - martin heidegger

ayı sözlükteki tekler

ben. aslında yoklukta gidecek bir tipim var. yani tam yoklukta. dünyadaki tek ayı ben kaldığımda acayip giderim olur diye düşünüyorum. ama yine de tekim. ühühühühühhhüühhüüüüüü o son sevgiliyi aldatmayacaktım

ayı sözlükte futbolla ilgili çok başlık olmaması

futbolun kapitalizmin halkları uyutma amaçlı geliştirilmiş bir spor dalı, futbolcuların da (geçen yıl ölen sokrates gibi isimler istisna) eğitimsiz, kitsch insanlar olmasıdan kaynaklıdır. eşcinsellerin geneli (yine istisnalarla birlikte) heterolara göre daha incelikli, rafine zevklere sahip insanlardır. onun için böyle bayağı şeylerle ilgilenmezler.

not: ayı severler için güreş başkadır. o ata sporumuzdur.

tomruk

kadir inanır ve yaman okay'ın baş rollerde olduğu sanırım ödülde almış olan güzel bir türk film.

eski sevgili neden eskidir

bazen unutabilir insan. biz beraberken ne kadar mutluyduk. tutku, aşk, ten ve ruh uyumu, seks her şey vardı ve çok uyumluyduk neden ayrıldık ki diye düşünüyorsanız; benim acizanen tavsiyem biraz mesajlaşın. iki üç mesajdan sonra anlarsınız neden eski olduğunu ve ikinci defa çıkarırsınız hayatınızdan :)

yaz aylarında sevişmek

havaların ısınmaya başlaması ile birlikte başlayan sevişme çeşididir. sevgiliyle yapılıyorsa, sizin ve sevgilinin terlerinin, ter kokularının birbirine karışması, sevgilinin terli koltuk altının ve kalçalarını ayırıp götünün yalanması, bacak omza sevgilinin üzerine abanıp, gözlerinin içine bakarken alnınızdan bir damla terin, sevgilinin dudaklarına damlaması azdırıcı, kudurtucu, göz döndürücü, el ayak titretici olur.

sevgili değilse sevişilen kişi ter kokusunu bastırmak için kullanılan deodorantların, bilmem nelerin kimyevi kokusu eşliğinde boşalmaktan başka bir işe yaramaz.

altın duş

tam kalkmamış yarraktan birden fışkırıp, vücut kıllarınızın arasından ılık, ılık akan, ya da partnerin yüzüne, vücuda tazyikle fışkırtıp seks öncesi sıcaklığı sağlayacak olan duş çeşididir.

doggy style

kulağa 'domalmak/domaltmak' kadar seksi gelmeyen söz.

'domaltıp öyle bir kökledi ki, domalan çocuktan sadece bir ıhhh sesi duyuldu'

bununla,

'partnerine doggy styl pozisyonunda, penisi bile tam erekte olmadan, nazikçe baskı uyguladı'

bu, bir mi?
  • /
  • 12
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 240

1.74 boyunda kültürlü yakışıklı seksi zeki ayı

bir tanım, beni, ancak bu kadar iyi tarif edebilir :)

gerçi boyu birkaç santim eksik yazmış ama olsun o kadar.

firuzağa hamamı

yılbaşı gecesinin ertesi günü gittiğim hamam.

gitmemiş olanların fikir edinebilmesi için mekanı ve ortamı kırık dökük de olsa anlatmaya çalışayım. burası blog değil sözlük diyenler rahatlıkla eksileyebilirler.
öncelikle buraya hamam denilmesinin tek sebebi kapısında hamam yazıyor olması. bildiğimiz hamamlar gibi temizlenmek için değil kirlenmek için gidilesi bir hamam.
şu yaşıma geldim (ifade doğrumu bilmiyorum) gay hamama gitmiş değilim. daha doğrusu birkaç gün öncesine kadar gitmiş değildim. senenin ilk gününü hamam sefası ile süslemek amacı ile mezkür hamamın gediklisi diyebileceğim bir arkadaşımın rehberliğinde gittim.
kapıdan girişle başlamak gerekirse; hamamın müdavimi olan arkadaşımla ahşap kapıdan içeri hamam mimarisinde soğukluk denilen mekâna girdik. burada çay sigara içen peştamalli ve dolap, kabin sırasının kendilerine gelmesini bekleyen giyinik insanlar vardı. yoğunluğu buradan anlayabilirsiniz. biz de sigara yakıp beklemeye başladık. ilk izlenimim peştamalini ikiye katlayıp onu da ''düşük bel'' olarak giymiş, müşteri arar edasında şuh kahkahalar atan birkaç çocuğun dışında gey hamamda olduğumu düşündürecek bir durum söz konusu değil. görevliler sıranın bizde olduğunu söyleyerek kapıları bu salona açılan kabinlerden birisinin anahtarını verdi bize. kabinler sadece girişte yok. üst katta da yan yana sıralanmış bir şekilde birçok oda var. biz kabinde soyunup elimize verilen peştamalleri giydik. tekrar, sözünü ettiğim salondan geçerek küçük bir kapıdan ılıklık bölümüne geçtik. burası soğukluk denilen kısımdan biraz farklı. salondan, küçük odalara ulaşımı sağlayan koridor gibi bir yer. burada insanlar daha samimi. yani mekanın ismi gibi artık ılıklaşmış ilişkiler görülebiliyor. ama yine de çok fazla bir hareketlilik yok. sarılan, küçük öpücüklerle idare eden şahıslar öylesine ayakta bekliyorlar. sanırım sıcaklık ya da saunadan çıkan insanlar biraz rahatlamak için burada bekliyorlar. bu kısım o kadar kalabalık ki birilerine sürtünmeden adım atmak mümkün değil. soğukluk kısmına açılan küçük kapıyı açmak için bile bir sürü insan sağa sola çekilmek zorunda kalıyor. bu kısmın hemen sağ tarafında iki adat alaturka tuvalet var. ikimiz de önce tuvaletlere girdik. ben sağdakine girdim ama daha kapıyı kapayamadan geri çıktım. çünkü tuvalet çok pisti ve musluk çalışmıyordu. a dostlar ben hijyen delisi birisi değilim. doksanlı yıllarda kredi yurtlar kurumuna bağlı yurtlarda gocunmadan yaşamış birisiyim. şimdi o yurtların durumu nedir bilmiyorum ama o yıllarda o yurtlarda kalanlar anlamıştır demek istediğimi. hamamdaki tuvalete pis demek pis kavramına hakaret olur. eğer titiz birisi iseniz o görüntü karşısında direk kusabilirsiniz. kokuyu söylemiyorum bile. arkadaşıma sorduğumda onun girdiği diğer tuvaletin normal olduğunu söyledi. musluğu da çalışıyormuş. tuvalet tecrübesinden sonra ben direk hamamı terk etmek istedim ama hem arkadaşımı ısrarla gitmeye ikna etmemden hem de lanet olası meraktan dolayı gitmedim bir yere. sonra yine bir kapılan geçerek bir önceki gibi bir mekana girdik. birkaç kapı açılıyor buraya ve oturmak için plastik kanepeler var. sağ taraftaki iki kapı yıkanma bölümüne açılıyor. bu iki kapıdan soldaki ortada göbek taşı olan bildiğimiz hamam. kurnaların etrafında müşteriler yıkanıyor. yıkanma derken öyle haldur huldur yıkanma gelmesin aklınıza. plastik taslardan üzerlerine su döküyorlar sadece. yahu saatlerce durdum içerde bir tane sabunlu, köpüklü birisini göremedim. tamam ne istiyorsanız yapın da sonuçta burası hamam. işinizi bitirince bari vücut terini atmak, içerdeki o iğrenç kokudan kurtulmak için bir sabun kullanın. param olsa o hamamın karşısına of hamam açarım. orada kirlenenler gelip benim hamamda temizlensin diye. neyse efem boş bir kurna bulup iki yanına oturduk. tiplerin çoğu, çaldığı atı kapıya bağlayıp içeri girmiş gibi. nerde at hırsızı var bu hamam toplanmış. at hırsızı pazarı gibi bir yer işte. işin kötü tarafı bunlar kendilerini çok seksi zannettiklerinden dolayı havaları da bambaşka. çoğu kişi kasıtlı olarak bacaklarını açıp oturduğu için her boy ve tipte inik penis görebilirsiniz. az da olsa yabancılar bulunduğu için sünnetsi penis de görebilirsiniz. çift gelenler muhabbet ederken tekler genelde birbirlerini kesiyorlar. burada da çok hareketlilik yok. sadece kaçamak öpüşmeler var. biz de biraz su dökündükten sonra hamamı keşfe çıktık rehberimin öncülüğünde. yıkanma bölümüne geçen iki kapıdan söz etmiştim. soldakini anlattım sağdaki de ona benzer bir yer ama küçük göbek taşı falan yok ve çoğu kurnanın suyu akmıyor. bu bölüme açılan bir başka kapı da karanlık odanın kapısı. burası 3x3 büyüklüğünde olduğunu tahmin ettiğim küçük ve adı üstünde karanlık bir oda. kapı aralığından içeri girmek çok zor. hamamın diğer bölümlerindeki kalabalıkla eşdeğer bir kalabalık var bu küçük odada. kapıda biraz bekleyip çıkan birkaç kişinin yerine girmeye çalışanlarla beraber girdim. tabi girdim derken odanın ortasına ilerlediğim anlaşılmasın. kapı aralığının olduğu yere kadar ancak bir adım ilerleyebildim. sonra böyle böyle birkaç adım daha atarak odanın içini görebileceğim bir yere kadar ilerledim. tabi buradaki koku bambaşkaydı. yani kapıdan dışarı yayılacak kadar kesif bir koku var. o kadar insanın ter ve meni kokusu. kokunun ağırlığını anlatmam mümkün değil. o kadar grup seks yaptım ama böyle kokan bir ortam görmedim. içeride kimin eli kimin cebinde belli değil. oturanlar peştamalin altından ya da peştemali çıkarmış olarak mastürbasyon yapıyor. bazıları oral seks yaptırıyor bazıları diz çökmüş oral seks yapan kişinin kalçalarını, vücudunu okşuyor bazıları da birbirlerini iterek oral seks yapan kişinin içine girmeye çalışıyor. yani ne olduğu tamamen muamma. ayakta duranlar öpüşüyor birbirlerini okşuyor. ben sadece izlemeye ne olup bittiğini yerinde görmeye gelmiş olmama rağmen kaç kişinin tacizine maruz kaldım bilmiyorum. bir el göğüs kıllarımı okşuyor, onu uzaklaştırmaya çalışırken bir el penisime uzanıyor, o esnada başka bir el peştemalin altından testislerimle oynuyor, bir başka el kalçalarımın üzerinde geziniyor. feminen narin yapılı akça pakça birisi değilim. bildiğin ayıyım. kıllı bıyıklı göbekli vs. buna rağmen kaç kişi beni okşadı bilmiyorum. sonra arkadaşım da geldi karanlık odaya. ben de çiftiz görüntüsü vermek için ona sarıldım. arkadaşım benim aksime genç ve akça pakça biri. onun başına gelenleri siz anlayın artık. tabi o, hamamın müdavimi olduğu için çok daha rahat ve sakin tepkiler verdi.
içeride bu hengame devam ederken kapıdan bir ses duyuldu. '’dolmuş kuyruğu mu bu, yoksa sucuk ekmek mi dağıyorlar?’’ bunu söyleyen kişi '’hala’’ dedikleri bir adam. sanırım hamamın gullümcüsü o hala. ortama biraz daha baktıktan sonra arkadaşın yönlendirmesiyle saunaya yollandık. tabi karanlık odadan, götten baştan vazgeçmiş bir şekilde, '’sikmeseler bari’’ temennisiyle çıktım karanlık odadan. saunaya ılıklık bölümünden geçiliyor. hamamdan çıkışa göre sağa dönüyorsunuz koridorun sonundan sola dönünce yine karşılıklı iki plastik kanepenin olduğu bir bölüm var. bu bölümün sonunda ise siyah cam kaplı küçük bir oda var. işte orası sauna. sauna normal sauna. içerisi çok sıcak, ağaç sedirler vs. burada da kimi peştamalin üzerinden penisini okşuyor kimi çıkarmış mastürbasyon yapıyor birbirlerine kaçamak bakışlar atarak. biz girdiğimizde bir kişi oral seks yapıyordu. adamın birisi ayakta sedirin üzerinde duruyor, diğeri de bir alt basamağa oturmuş abartılı sesler çıkartarak oral yapıyordu. diğerleri de bunları izliyordu. bu durum nasıl gelişti bilmiyorum. biz girdiğimizde içerideki ortam buydu. biz de oturduk terliyoruz ama o dediğim abartılı sesler çıktıkça oral seksi izliyoruz. ama inanın bakmamak imkansız. yarım metre önünde oral seks yapılıyor garip sesler eşliğinde.(bu arada elemanın çok kötü yapıyordu oral seksi). bu '’corp, cuppp’’ sesleri arasında adam boşaldı. tabi oral yapanın ağzına boşaldı. o da ağzındaki meniyi saunanın içine tükürdü. oral yaptıran geğirerek, tükürerek çıktı saunadan. diğeri sağına soluna bakınırken benim arkadaşı kestirdi gözüne. ona yanaşıp okşamak istedi ama arkadaşım reddetti. bu esnada arkadaşımın diğer tarafındaki adam arkadaşımın bacaklarını okşamaya başladı. bu adam karanlık adada da arkadaşıma sarkmıştı. sadece okşayarak değil avuçlayarak, mıncıklayarak, öpüşmeye çalışarak arkadaşıma halleniyordu. yani aynı adam arkadaşımı takip etmiş. sanırım benden çekindiğinden dolayı arkadaşım kimseyle bir şey yapmadı. benim hamama gitmemin asıl sebebi onun anlattığı bir hamam macerasıydı. şimdi efendim arkadaşım kişisi önceden netten tanıştığı birisiyle hamamda karşılaşıyor. adam buna masaj teklifi yapıyor ve masaj odasına götürüyor. masaj odasında kapıyı kilitleyip masaj yapıyor sonrasında da bizimkini afedersiniz iyice bir sikiyor. ama benim böyle bir tecrübem olmadı. baş başa sevişilecek bir tek yer masaj odası o da kalabalıktan dolayı devamlı doluydu. istemem yan cebime koy gibi olacak ama bu kadar eleştirdiğim hamamda 4 saat vakit geçirmişiz. inanın saate bakmasam yarım saat durup çıktık derdim. yaşananlardan rahatsız değilim. sonuçta aşağı yukarı böyle bir yer bekliyordum zaten. gitmeden önce çok çekici geliyordu ama gidip gördükten sonra bir daha gideceğimi düşünmüyorum. sevişen sevişsin, kendini pazarlamak için poposunun yarısı dışarıda gezen tipler müşteri arasın beni ilgilendirmez ama gerçekten o koku, pislik ve bitmeyen tacizler çok rahatsız edici.

firuzağa hamamı aşağı yukarı böyle bir yer. tek güzel şey çalışanların samimi ve özenli davranışı. ben çok kaba insanlardır diye düşünürken aksine çok nazik ve ilgili kişilerle karşılaştım. ücret olarak ise kişi başı 25 tl. tabi bunu temizlenmek için değil o ortamda bulunmak için veriyorsunuz. yoksa hamamın temizlikle hiç alakası yok. ankara’da 40 liraya içtiğimiz şarabı 190 liraya '’ikram’’ eden gey sikme mekanlarından biri değil. hiç gitmeyip de gitmek isteyen arkadaşlar, mutlaka önceden gitmiş bir arkadaşıyla, koku, pislik, taciz gibi olumsuz şeylere hazırlıklı olarak gidin. hamamda da öyle çok hoş çocuk ya da karizmatik adam bulurum beklentisiyle gitmeyin. ben bir tanen eli yüzü düzgün bir çocuk gördüm o da biz girerken çıkıyordu. balamoz ve ayı seven arkadaşım ise bir tane adam beğendi. o adam da kimseyle ilgilenmeyen bir adamdı. sanırım gizli heteroydu.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.