sandık

içine birşeyler koyabileceğiniz / saklayabileceğiniz / gizleyebileceğiniz / bir kanadı açılır, iki karşılıklı kanadında tutma kolu olan geometrik formlarda küp tanımına uyan, değişen boyutlarda ve amaca uygun imal edilen eşyadır. çeyiz sandığı, alet edevat sandığı, oyuncak sandığı gibi tanımlamalarla kullanım amacı ifade edilir.
birde bunların anı saklayanları vardır genelde nine lerde olur bu sandık. asla için göstermezler, masallardaki perilerin saklandığı sandıklar gibidir. sahibi ölünce açılır bakılır; içinden altın çıkmaz... ama bir kuru karanfil çıkar, bir kuşak çıkar, bir cigara paketine yazılmış arapça birkaç satır yazı çıkar, düz saten kumaştan düğün entarisi çıkar, dedenin ilk ve son gömleği, para kesesi, banyo takımı ve dahi pek çok para ile ölçülemeyecek anı çıkar. bütün anılar kucaklaşmak için sahibini arar, göremeyince uçar giderler, sır kalır sandığın içindekiler
içi altınla dolu olanı makbuldür. çeyiz sandıkları artık çok eskide kaldı.
canına yandığım anıları biriktiririz orda. mendiller, biletler, fotoğraflar, hediyeler *... derken manevi açıdan zenginliğimizi ve yalnızlığımız saklarız içinde. bende de böyle bir sandık var. şimdi açmadım kapağını ama içindekilerin hepsi bir bir aklımda.
oy sandığı anlamında da mecazen kullanılır.
di'li geçmiş zamanda [(biz) sandık] anlamında kullanılıyor. zannettik=sandık.