pisuvardaki siyah kil 3

Durum: 76 - 0 - 0 - 0 - 04.12.2019 03:39

Puan: 968 - Sözlük Kezbanı

9 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Valla ben de herkes yaşıyo diye yaşıyorum.
  • /
  • 4

tatlı bir telaşa girmek

mutlu bir koşturmacaya girmektir mesela evlenmektir.

anam 21 kez evlenme teklifi aldım ben 27 yıllık hayatım boyunca.2 kötü evlilik geçti başımdan, yakışıklı,zengin,kaslı,komik erkeklerdi hepsi de ama nasip,kısmet işi bunlar..olmayınca da olmuyor..

müjde ayol,evleniyorum yaz sonuna.tatlı bir telaşa giriyorum gene. zülfikar enişteniz evlenme teklif etti..çok romantik bir teklifti gerçekten,apayrı bir yazı konusu,muhakkak yazacağım o anı da,başka bir başlıkta..anacım neyse temiz kalpliyseniz,vallahi istediğiniz her şey oluyor.ay biliyorsunuz sonuçta ben evlilik için yaratılmış bir çüklü kadınım..biyolojik olarak kadın olsam,kesin ilkokula kadar okur,sonrada bir güvenliğe ya da garsona kaçardım,5 tane de çocuk yavrulardım..ben eğitime karşıyım hem,yabani kalmak istiyorum abi,köpek miyiz biz sürekli eğitiliyoruz,alla alla..

ay tabi düğünüm olurken,sözlükteki bazı yakın arkadaşlarımda gelmek zorunda..anam herkesi çağıramıyorum,kusura bakmasın kimse..bunun sebebi şu,düğünümde gudubet,sinsi,suratı asık,kıskanç,negatif enerji aldığım ve üzerimden prim yapan tipler istemiyorum,bu benim en doğal hakkım,buna da karışmayacaksınız öyle değil mi,benim düğünüm çünkü..ay bir de ben nazara çok inanırım..yaradanım korusun..ama söz veriyorum,ayakkabımın altına özellikle evde kalmış ablalarımın ismini yazacağım ki,hemen silinsin isimleri,bir yuva kursunlar..daha fazla ajdar misali şizoya bağlayıp,gudubetleşmesinler..o yüzden davetliler konusunda biraz seçiciyim anacım neyse..

sözlükten davetliler,kesinlikle gelmek zorunda olanlar,gelmedikleri taktirde öldürülecekler listesi:

başta sözlüğün çıtırları.. ay biliyorsunuz onlar benim canım...benden gençleri hep sevmişimdir: aussiebum, tra jedi , tek basina dans , those basters , serkan.. ay duvağımı arkamdan sağlam tutun ablam..kurban olurum size..

ay sağdıçlarımız en yakın arkadaşlarımdan birisi olarak kevbear ve sevgilisinin olmasına karar verdik..

nikah şahitlerimiz bebeğim max blum ile medyum fettish olacak..

aynı zamanda coqueteria hediyeleri üzerime iğneleyecek insan olacak...

shadow servisten sorumlu kişi..

bunun dışında ayrıca katılırlarsa bizi çok çok mutlu edecek davetliler marti, lost soul , ciwan , bearabeare , ugur , bodurayi , tunatuan , bv bear , hestia, koyuyazar, hey gidi hey , ayimiyim neyim acaba, kelayi, yorgun pipi..ay bir de nasıl unuturum bankacida gelsin ayol,ama bak sakın ordakilere de asılıpta,beni misafirlerime rezil etme.. *

tabi bu sadece sözlük ekibi anacım..bir de sosyal hayatımdan,iş çevremden, ailemden katılacaklarda var.. allahım çok mutluyum, en azından 30 uma gelmeden,dünyaevine giriyorum..

pintilik yapmayında,en azından hediye olarak adambaşı bir adana burması alın..yürüyen kuyumcu şeklinde haberlerim çıksın..

ay bana da böyle bir kına gecesi yapalım,noluur...siz de zülfikar ın maskesini takın.. *

yaz

saçları kazıtmak

en kısa zamanda yapmayı istediğim durum...

her sabah şu aptal saçların yıkanıp,kurulayıp,biryantinlemekten o kadar bıktım ki,sanki kafamın üzerinde 5 kg bir ağırlık var ve ben bu aptal yükü taşımak zorundayım...

her sabah tıraş makinasını elime alıp,kökten kazımak içimden gelse de,bir anda etrafa şok etkisi yaratıp,sırf sorulara maruz kalmak istemediğimden,kaçıyorum bundan...

fakat en yakın zamanda bunu da yapacağım,gidip berbere kazıtacağım,uğraşmak istemiyorum böyle aptal saptal şeylerle..yaz da geldi hem,oh mis...

hayatın sessizliğinde

eski bir aslı erdoğan kitabıdır...deler de geçer,ezer de geçer...

"ve ben... ben de bu dünya kadar yorgunum..."

you know i am no good

efendim sürekli en yakınlarıma dinletmemin tek sebebi,hem sözleri olsun hem müziği olsun hem de klip olsun,tam beni anlatan şarkıdır...

çok severim...

insanların sadece aptal birer piyon olması

acı bir gerçektir...

insanlar kendilerine saçmasapan misyonlar ve üstünlükler yüklerken,asla hep daha azı olduklarını unuturlar..hırs,para,aşk hepsi yalan,eee ne diye koşturuyoruz o halde? hayat garip bir süreç,şahsen o kadar aptalım ki, 100 yaşıma bile gelsem anlayamayacağım sanırım.


sarhoşken entry girmek

sanırım entry girerken, en çok sarhoşken mutlu oluyorum ben... keza şu an o kadar mutluyum ki,aslı'nın dediği gibi: hayat bu kadar hüzünlüyken,insan sarhoş olmalı.

knar

bir de şöyle bir güzellikleri vardır ki, hakikaten kelimeler yetmez...

hiç sevmedim

neslihan denilen hatun kişisinin, akşamüstü şarkılarından birisidir. oldukça eski bir şarkıdır..2005 falan olması lazım,üniversite zamanlarıydı hatırlıyorum..güzeldir,dinlenesidir..

"sen bilmezsin alırım haberini
yollara küsmüşsün hissettin mi gittiğimi
buralar cehennem oldu inan bana
yanıp kavrulsamda seninle güzel ankara"

unutama beni

candan erçetin yorumunun çok daha güzel olduğunu düşündüğüm enfes bir şarkı..

domuzlar tek eşcinsel hayvandır diyen doktor

demek ki yıllardır tükettiğimiz,üzerlerinde okuduğumuz "ürünlerimiz domuz yağı içermemektir" cümlesi külliyen yalanmış...onları yedik,o yüzden gay olduk..

(bkz: bana yalan söylediler)
(bkz: sübhanallah kardeş ibretlik bir paylaşım olmuş)

steakhouse burger

ekşide ki nutella ne kadar gereksiz şekilde abartılıyorsa,burda da steakhouse burger o kadar abartılıyor..

hayatımda sadece bir kere yedim,bir daha da asla yemem..bildiğin emeksiz,hemencecik hazırlanabilen aptal bir hamburger çeşidi,hepsi bu..abarttınızda,abarttınız...

zaten fastfood denilen boktan beslenme alışkanlığının, ülkemizde bu kadar kolay bir şekilde yaygınlaşabilmesine o kadar kılım ki,katil bile olabilirim..

yuvasını kurtarmak için her türlü fedakarlığı yapan gay

fazlasıyla dejenere olmuş bir toplumda, sırf yuvasını,evini,çoluğunu çocuğunu * kurtarmak için,canını dişine takmış kültürlü,eğitimli,yakışıklı,saf,masum bir gayin çırpınışlarıdır efendim..

dedikodu istiyorsunuz biliyorum.ay vereceğim ama önce nefes egzersizi yapmam lazım biraz sinirlerimin yatışması için..gerçekten çok gergin bir gün geçirdim.

geldim, ay valla çok faydalı bir şey bu nefes egzersizleri..vakti zamanında sırf hocası çok yakışıklı diye katıldığım kişisel gelişim programları nda öğrenmiştim bunu..hocayı kesmektenn aklımda pek bir şey kalmadı ama nefes egzersizini nedense unutmamışım.. psk3 nefesine başlatma da dedikodu versene dediğinizi duyar gibiyim,ayol anlatıyorum.

üfff nerden başlayacağım bilemiyorum,kafam allak bullak.. şimdi zülfikar 'ı biliyorsunuz,benim zengin,kaslı,yakışıklı,komik koca adayım..şimdi biz bununla ilişkimizi açık şekilde sürdürüyoruz.yani dedik ki,bu süreç içinde kimse kimseye karışmasın,herkes istediğiyle yatsın. ay tabi ben buna salak gibi, tamam ya benim için sorun değil zülfi,yani sonuçta free takılmak lazım ilişkide biraz,batıda böyle falan desem de,erkekliğe bok sürmememden kaynaklanıyordu.halbuki nasıl içim içimi yiyor,söyleyemiyorumda , adam basbayağı herifleri götürüyor,bense evde rosalinda'nın eski bölümlerini izleyerek zaman geçiriyorum..tabi kendimi bildiğimden,tam öğrenmek istediğimide soramıyorum:

psk3 : ay ne güzel herifler var,değil mi zülfi?
zülfikar : evet,var gerçekten..
psk3 : şu geçen akşam yattığın herif vardı ya, o da güzel miydi?
zülfikar : buna cevap vermek istemiyorum taylan.
psk3 : valla söyle, bir şey demeyeceğim ya. olum sonuçta ben böyle şeyleri aşmış,batı kafasına sahip bir çüklü kadınım.
zülfikar: eh işte,fena değildi.
psk3 : benden yakışıklı mıydı?
zülfikar : yok senden daha yakışıklı değil ama senden daha sevimli.sima olarak bilirsin aslında, pörtlek göz diyorsun ya,onlaydım işte.
psk3: ...ya tamam,yani olabilir sonuçta yani,yani ben aştım bunları yani..
zülfikar: evet,belli.


tabi havalı bir çüklü kadınım,altta kalır mıyım ben..direkt aynı akşam sırf buna inat eve sevişmek için cillop gibi bir adam atmıştım..aynı gece birkaç başarısız sevişme girişiminden sonra:

cillop gibi adam: cga, psk3: ben

psk3: aslında zengin,kaslı,yakışıklı,komik bir koca adayım var biliyor musun?
cga : vaay,şanslıymış valla.allah daim etsin..neyse biz işimizi görsek artık diyorum.
psk3:pardon ama şu an bir yuvanın yıkılması an meselesi.bunun sorumlusuda sensin.
cga:ne alakası var?open yaşamıyor musunuz?
psk3: evet open yaşıyoruz ama belki şu an gelse,seni öldürebilir.genç yaşta kocamı hapse tıktıramam,katil bir kocamın olmasını istemiyorum ben..çoluğumu çocuğumu babasız büyütemem..hem babasız büyüyen çocukların eşcinsel olma ihtimali çok yüksek..bu evde zaten yeterince gay var,daha fazlasını istemiyorum..lütfen git bu evden.
cga:tamam,giyineyim ben..

allah kahretsin,adamın fizikte on numaraydı bu arada.. neyse zülfiyle sohbetimize devam ediyoruz..

psk3 : hani senin o pörtlek gözlü yle yattığın gün varya,bende bir adam attım eve resmen bir içim su,kalemle çizilmiş gibi her yanı.ağız, burun, kulak, vucüt..o biçim..
zülfikar : güzelmişte, psk3 bu ayrıntıları konuşmaktan ne zevk alıyorsun,hakikaten anlamıyorum..
psk3 : sabaha kadar sen de 5,ben deyim 10..valla elalemde ne performans var,helal olsun..
zülfikar : doğrudur,helal olsun valla.
psk3 : hem de fiziği o kadar güzel ki.sen biraz bicepslere yüklensene,benimkiler bile seninkilerden kalın..ama onun kollar o kadar güzeldi ki,gecenin sonunda pazılarını şişirip,bana gösterdi..
zülfikar : bunları sormadığım halde,bana bir milyon kez anlattın biliyorsun dimi?
psk3 : kıskanma olum alla alla..
zülfikar : ben kıskanmıyorum da,sen pörtlek gözü hakikaten kıskanıyorsun.
psk3 : ahaha ayol saçmalama, tarkanın bülent serttaşı kıskanması ne kadar imkansızsa bu da aynı şey..
zülfikar : valla bilemem psk3,evet sen ondan çok çok daha yakışıklısın,gençsin,zayıfsın ama gel gör ki o daha sevimli geliyor bana..zevk meselesi bu,milyon kez tartıştık gene aynı yere geliyoruz..seksin verdiği haz gelip geçicidir ama sevgi kalıcıdır..ve ben seni seviyorum..
psk3 : aman iyi..benim böyle laflara karnım tok...

allah kahretsin..abi yuvam dağılıyor..bir şeyler yapmalıyım deyip, tuttum pörtlek gözün takıldığı mekanın yolunu...giderken yolda nasıl ağlıyorum,kendimi adeta kocasını almanyalarda sarışın,balık etli,çirkin,boya güzeli bir kadına kaptırmış,gariban,köylü güzeli,saf türkan şoray gibi hissediyorum..gidip konuşacağım,bu böyle olmaz...neyse nihayet geldim bir mekana,şöyle bir göz attım..aman oturmuş oraya,serilmiş masaya..yanında da muhtemelen kendisi gibi başkalarının yuvalarını dağıtabilecek potansiyele sahip arkadaşları..o kadar kötü kahkahalar atıyorlar ki,bir an korktum..ama böyle olmaz,bir yere kadar...dünya kötülerin değil,iyilerin yeri olmalı..adamlarında maşallahları var,ızmandut gibi hepside,bir bağırsam silindir altında kalan asfalt misali ezerler beni..neyse her şeyi göze almalıyım,ya allah bismillah diyerek,adımlarımı hızlandırarak oturdukları masaya doğru gittim..

psk3 : selamün aleyküm beyler
masa: aleyküm selam genç.

genç mi,genç ne lan kırolar...ayy pörtlek göz de yavrum bana nasıl masum bakıyor bu arada,durumdan hiç haberi yok safımın..birazdan seni mahvedeceğim be abla,azıcık kartını falan al..

psk3: ya ben vaktiniz varsa,sizinle bir şey konuşacağımda?
pörtlek göz: tabi buyur,şurada konuşabiliriz..

allah kahretmesin,nasıl da kibar..azıcık memleketin halinden falan mı girsem ki yahu,nebilim işte nolacak bu gaylerin hali falan deyip,ordan girerim asıl mevzuya..hayır bir de bunun şimdi zülfiye nasıl döneceğinden emin değilim ki...

psk3 : ya pardon ama kaç yaşına gelmiş adamsın,yakışıyor mu senin gibi birisine yuva bozmak?
pörtlek göz : yok tatlım,kimin yuvasını bozmuşum ben?
psk3: benimmm?
pörtlek göz: senin yuvan nerde ki?
psk3: onu demiyorum bee,ilişkime zarar veriyorsun.düşünebiliyor musun,benim yerime sen tercih ediliyorsun sevgilim tarafından..şaka gibi..nolur bu ülkeden gitsene pörtlek göz,bak gerçekten mesela danimarka..senin ruhunda özgürlük var,daha özgür bir ülkede yaşamalısın..oranın erkekleri de iyidir bak,ülke de güzel,oh mis..
pörtlek göz : ay senin sevgilinin adı ne yavrum,ne ara yatmışım?
psk3: zülfikar tamam mı,onu sana kaptırmam..ne kaşarmışsın sen ya,artık bıraksan benim sevgilimin peşini.kaç yaşına gelmişsin,halen utanma arlanma da yok..şu haline,şu suratına bak.resmen şer akıyor..
pörtlek göz:hakaret etme istersen..
psk3:ne edicem,gerçekleri söylüyorum..hey millet duyun,bu koca adam,milletin yuvasını bozan insan kılıklı bir iblis diye haykırırken ben,yaka bağır attılar mekandan..arkamdan da zülfikara tüm yaptıklarımı anlatacağını,bu hareketlerimle zülfiyi ne kadar küçük düşürdüğümü,bu durum karşısında beni hemen terkedeceğini söyledi..

tam bu arbede sonrası,telefonum çalar.arayan zülfikar..allah kahretmesin,şimdi ne dicem buna, anlatsam direkt beni hastanelik eder.. allahım ben neden buraya geldim ya..

psk3: alo?
zülfikar : canım bak düşündümde,şu açık ilişki olayını kaldıralım,adam gibi yaşayalım ilişkiyi..
psk3 : aa neden?
zülfikar : gerek yok çünkü..hep kavga gürültü ondan çıkıyor..senin sesin niye öyle garip geliyor?
psk3: nasıl geliyor?
zülfikar : böyle suçlu gibi..
psk3: haa,yok canım ne suçu..suç kim,ben kim..kola içmiştimde,o gaz yaptı herhalde..malum havalar,gaz var gaz...
zülfikar:iyi,görüşürüz hadi.kapatıyorum ben..

allahım sana inandım,sana güvendim..yaptığım tüm hatalar ve fevri çıkışlar yuvamı kurtarmak,çoluğumun çocuğumun rızkı içindi.bu yüzden nolur, pörtlek göz ve arkadaşları bugün yaşattığım o olayı unutmak için geçici bir süre hafıza kaybına uğrasınlar..

amin

ayı sözlükte heteroseksüel yazarların olması

aaa hoşgeldiniz demek istiyorum kendilerine. haydi kızlar toparlanın siz de artık, bakın müşteriler gelmiş.. *

kırılsın ellerim

gülden karaböcek in güzel bir şarkısı, bugün çok arabesk bir havayım nedense,allahım yarabbim,hayırlara vesile et sen...

emre aydın

kısa ve net:

adam çok yakışıklı beyler.

yağmur ağlıyor

tam da akşamüstü şarkısı.. mustafa ceceli denilen şarkıcının ne tipini,ne şarkılarını beğenirim ama bu şarkısı enfes.

anma arkadaş

erkin koray dan daha çok yıldızımın güzel söylediği şarkı...

hepimiz kadınsıyız

evde kalmış gay kurusu

içimi paramparça eden gruptur.

30 yaşın üstündedirler.düzenli bir işleri vardır.kendini geçindirecek kadar paraları vardır,evleri,düzenleri vardır,bilgili,kültürlü insanlardır ama gelin görün ki koca yoktur.kocasızlıktan mıdır,nedir sosyal hayatta falan böyle aşırı sivri,sürekli etrafa laf sokmaya endeksli olarak ayarlarlar kendilerini.sonuçta ilgi görmek onlarında hakkıdır...mutsuzdurlar ve de yalnızdırlar...


ama bence yani 30 yaşını aşmış evde kalmış gay kurusu nun profil sitelerinde,barlarda ne işi var be yahu..ben olsam valla gay hayatından elimi eteğimi çekerdim,kendimi sosyal projelere falan adardım..eve kedi,köpek alıp onları falan beslerdim..


  • /
  • 4
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 76

tatlı bir telaşa girmek

mutlu bir koşturmacaya girmektir mesela evlenmektir.

anam 21 kez evlenme teklifi aldım ben 27 yıllık hayatım boyunca.2 kötü evlilik geçti başımdan, yakışıklı,zengin,kaslı,komik erkeklerdi hepsi de ama nasip,kısmet işi bunlar..olmayınca da olmuyor..

müjde ayol,evleniyorum yaz sonuna.tatlı bir telaşa giriyorum gene. zülfikar enişteniz evlenme teklif etti..çok romantik bir teklifti gerçekten,apayrı bir yazı konusu,muhakkak yazacağım o anı da,başka bir başlıkta..anacım neyse temiz kalpliyseniz,vallahi istediğiniz her şey oluyor.ay biliyorsunuz sonuçta ben evlilik için yaratılmış bir çüklü kadınım..biyolojik olarak kadın olsam,kesin ilkokula kadar okur,sonrada bir güvenliğe ya da garsona kaçardım,5 tane de çocuk yavrulardım..ben eğitime karşıyım hem,yabani kalmak istiyorum abi,köpek miyiz biz sürekli eğitiliyoruz,alla alla..

ay tabi düğünüm olurken,sözlükteki bazı yakın arkadaşlarımda gelmek zorunda..anam herkesi çağıramıyorum,kusura bakmasın kimse..bunun sebebi şu,düğünümde gudubet,sinsi,suratı asık,kıskanç,negatif enerji aldığım ve üzerimden prim yapan tipler istemiyorum,bu benim en doğal hakkım,buna da karışmayacaksınız öyle değil mi,benim düğünüm çünkü..ay bir de ben nazara çok inanırım..yaradanım korusun..ama söz veriyorum,ayakkabımın altına özellikle evde kalmış ablalarımın ismini yazacağım ki,hemen silinsin isimleri,bir yuva kursunlar..daha fazla ajdar misali şizoya bağlayıp,gudubetleşmesinler..o yüzden davetliler konusunda biraz seçiciyim anacım neyse..

sözlükten davetliler,kesinlikle gelmek zorunda olanlar,gelmedikleri taktirde öldürülecekler listesi:

başta sözlüğün çıtırları.. ay biliyorsunuz onlar benim canım...benden gençleri hep sevmişimdir: aussiebum, tra jedi , tek basina dans , those basters , serkan.. ay duvağımı arkamdan sağlam tutun ablam..kurban olurum size..

ay sağdıçlarımız en yakın arkadaşlarımdan birisi olarak kevbear ve sevgilisinin olmasına karar verdik..

nikah şahitlerimiz bebeğim max blum ile medyum fettish olacak..

aynı zamanda coqueteria hediyeleri üzerime iğneleyecek insan olacak...

shadow servisten sorumlu kişi..

bunun dışında ayrıca katılırlarsa bizi çok çok mutlu edecek davetliler marti, lost soul , ciwan , bearabeare , ugur , bodurayi , tunatuan , bv bear , hestia, koyuyazar, hey gidi hey , ayimiyim neyim acaba, kelayi, yorgun pipi..ay bir de nasıl unuturum bankacida gelsin ayol,ama bak sakın ordakilere de asılıpta,beni misafirlerime rezil etme.. *

tabi bu sadece sözlük ekibi anacım..bir de sosyal hayatımdan,iş çevremden, ailemden katılacaklarda var.. allahım çok mutluyum, en azından 30 uma gelmeden,dünyaevine giriyorum..

pintilik yapmayında,en azından hediye olarak adambaşı bir adana burması alın..yürüyen kuyumcu şeklinde haberlerim çıksın..

ay bana da böyle bir kına gecesi yapalım,noluur...siz de zülfikar ın maskesini takın.. *

yarım kalan hayaller yaşındayız

öyle ki taaa üniversite zamanlarıma götürdü bu şarkı..sene 2006 falandı sanırım..o zamanki sevgilimle en sevdiğimiz şarkıydı..her gece uyumadan önce muhakkak dinlerdim..o zaman ki sevgilimde böyle acayip gotik,metalci falan bir tipti..bir sürü piercing,küpe takardı..ot falan içerdi..aman bende saf saf sırf sevgilime hitap edeyim,ortak bir şeylerimiz olsun diye simsiyah giyinip, onla haftanın birkaç günü rock barlara gidip horned-hand hareketi yaparak kafamı sallardım..anam aşk fedakarlık ister felsefesi o kadar işlemiş ki ruhuma,adeta kendimden geçiyorum öyle zamanlarda..şimdi ki aklım olsa asla öyle loser işi şeyler yapmam..aman tabi gençtik o zamanlar..

neyse şimdi radyo'da denk gelince,böyle bir şaşırdım,bir kötü oldum...çoğu şey anlamını aslında zamanla o kadar çok yitiriyor ki..o zamanlar nefes aldıkça birbirimizin nefesiyiz gibi kıroca da olsa masumca karşılıklı verilmiş sözlerin, zamanın nasıl yendiğini o sözleri..bir dönemler her dakikada aklınızda olan birisi,yıllar geçince sadece sıradan bir radyoda,denk gelinen bir şarkıda hatırlanıveriyor..tecrübe denilen şey aslında insanın hayatını sikip atan bir şey bence..tanrının bir güzellik yapası tutsa bana, bir bedel karşılığı,kuşkusuz ki derdim ki: al tecrübelerimi,ver beklentilerimi...

kim demiş zaman her şeyi düzeltir diye,aksine geçen zaman sadece insanı daha geniş ve kaşar birisi yapıyor...umutlarını,hayallerini hiçe saymayı,şartları kabullenişi öğretiyor,hepsi bu...bir zamanlar rengarenk bulutlar üzerinde zıplamayı hayal eden kişi,bir zaman sonra bulutlar bugün çakışmasa da bende yağmurda ıslanmasam diyen birisi oluveriyor...

"imkansız düşlermiş, imkansız rüyalarmış hepsi..
yarım kalan hayaller yaşındayız bak..."



tanım: eskimemiş grup nem şarkılarından birisi.

gönül hancım

tanrım bu ne güzel bir şarkı böyle..

niran ünsal denilen hatun kişisini çok seviyorum...

para

çok sevdiğim hede..

ben şu an hesabımda en az 10 milyon tl istiyorum..evrene gönderdim bu isteğimi,gerçekleşecek eminim...

(bkz: the secret)

yavaş yavaş delirdim kimse bunu fark etmedi

bir intihardan önce,geride söylenmiş son cümle..rahmetli güzeller güzeli ipek,kendisini boğazın derin sularına atmadan önce bu cümleyi söylemiş,izlediğimde haberleri,kanım donup hüngür hüngür ağlamıştım hatırlarım..aynı durum sevgili meslektaşım,dicle'nin intihar mektubunda geçen son cümleyi duymamda da olmuştu, çok acı var,dayanamıyorum...çok konuşasım var kendileriyle,artık öteki tarafta olacak dilerim...

çok tuhaf bir şey bu hayat ya...mesela alkolik olduğumu herkesten gizlerim ben genelde..millet anladığı halde,köşe bucak kaçarım bu gerçeğimden..en büyük utancımdır...gay olmamı saklamak bile bu kadar sikimde değildir...sevdiğim adamlar özellikle çakmasın diye binbir türlü palavra sıkarım...tabi akıllı olan herkes farkeder benim alkolik olduğumu...az önce bir lavabo dolusu kusunca,tek kustuğum şeyin alkol olduğunu görünce,yazık la dedim kendime...

birkaç hafta önce,birkaç yılımı paylaştığım eski sevgilim selodan bir mesaj almıştım:"hani varla yok arasında ya her şey,sen varsın benim için ve çok seviyorum seni...çok kırdım seni biliyorum,özür dilerim..iyi geceler,cevap yazma bu mesaja sadece beni sev yeter yakışıklım" şeklinde...şimdi ise bunu diyen adam her yerde sürtüyormuş,adam düzüyormuş...birkaç hafta var arada,çok değil...neyse,demek ki herkesin sevgi anlayışı farklı,buna saygı duymayı öğrendim ben...

yavaş yavaş delirirsin...

zamanla bu pespaye ve öğretilmiş kurallarla örülü sistemin çürümüşlüğünü farkedersin,bir yandan da hayatın ne kadar kısa olduğununda bilincindesindir..düzeltmeye çalışırsın,gücünün yettiğince...kendini ilk başlarda puzzle ın en önemli,parçası gibi hissedersin,ben olmadan olmaz ulaan dersin...girersin oyuna...bir zaman sonra,gücün tükenir,yorulursun...durup,düşünmek istersin...senden öncelere bakarsın,senden önce de bu oyuna girişen,o özendiğin insanlara bakarsın,ya intihar etmişlerdir ya da delirmişlerdir..farkedersin çokta numaran yok bu puzzleda..

intihar,işte tam da bu sırada ön plana çıkıyor... intihar edenler bu dünyada en fazla saygıyı hakeden insanların başında gelirler...sartrenin dediği gibi: intihar bir korkaklık değil,takdir edilesi bir vazgeçiştir...ama bu vazgeçiş öyle sikimsonik dünyevi şeyler değil,bildiğin aşmış vazgeçiş...bu dünyada 3 gün eksik ya da 5 gün fazlasın,başka numarası yok...

kimse bunu farketmez...

haa onu beceremiyorsan,salarsın arkadaş...ama harbi salarsın...mesela birkaç saat sonra işbaşı yapmam lazım,çünkü gırtlağa kadar borcum var,çünkü insanlar sorduklarında işte iyi bir işte çalışıyorum,yuvarlanıp gidiyoruz hacı değil mi tüm mesele...ama halbuki ben hiç gitmek istemiyorum o aptal işe...o birçok salağa tahammül etmek istemiyorum...

mesela istiyorum ki,küçük bir kentte ya da köyde akşama kadar kimseyle konuşmak zorunda kalmayacağım bir işte çalışayım..insanlar beni ahraz bilsinler mesela...hiç konuşmayım ve duymayayım...

birkaç saat sonra işbaşı yapmaya gitmeyeceğim,aksine istifa dilekçemi vermeye gideceğim,öğlene kadar uyuyup...çünkü çok aptalca geliyor bana böyle zorundalıklar...hatta düşündümde bu tek başıma yaşadığım evide toparlayıp,kapatacağım...babamın evine yerleşeceğim...

yavaş yavaş delirdim,kimse bunu fark etmedi...ailemi,arkadaşlarımı,ipek'i,dicle'yi çok seviyorum....

karşılıklı rakı içilmesi farz olan insanlar

bu hayatta en sağlam muhabbeti yapan,sonsuz hayat deneyimi olduğu halde,asla hayata yenilmeyen insanlardır..

benim için babamdır..şu hayatta zaten babamla ettiğim muhabbetin güzelliğini,komikliğini,samimiyetini,hüznünü hiçbir adamda yakalayamadım ben..az biraz yakaladıklarım adamlarada hoooop damladım,yapıştım,sırf hayatıma dahil etmek için...

bilmiyorum sanırım ben senin kadar asla güçlü olamayacağım baba...senin kadar akıllı ve güçlü...bilmiyorum ki,belki de senin dediğin gibi baba: empati,bu hayatın,iyi insanlarına oynamış olduğu en kahpece oyunuydu...

sana,seni ne kadar çok sevdiğimi söylesemde,siklemeyeceğini bildiğimden ya da baba hayat hakkında ne düşünüyorsun diye sorduğumda,"bitse de,gitsek modundayım ben de artık" dediğin,gözü kara,eskinin dev solcusu babam...

daha görecek çok güzel günlerimiz var...

ülkemizdeki eşcinsellerin gün geçtikçe artması

yadsınamaz,üzücü bir toplum gerçeğidir.

sağa bakıyorum gayim ben yaa diyen teenage bir genç,soluma bakıyorum lezzoyum ben hacı diyen bir emo kız.. haberlere bakıyorum muhakkak bir travesti cinayeti..internete giriyorum, sık sık karşılaştığım gay siteleri..güzel bir filme bakayım diyorum ya eşcinsel konulu bir film oluyor ya da yönetmeni gay çıkıyor..

çok yakında babamın gay olduğunu duysam,amcamın barzo tipli oğlunun trans eğilimli olduğunu duysam,halamın ilk eşinden olan güzel kızı açelya ablamında lezbiyen olduğunu duysam,şaşırmayacak hale geldim..

ya pardon ama sen ben gay olursak,bu toplum nasıl üreyecek,çoğalacak??? kimse bunları düşünmüyor,herkesin düşündüğü kendi cinsel yönelimi..

insanoğlu bu kadar bencil hale gelebildi ya,pes diyorum artık,pes!!!

babaların yaşlandıkça enteresanlaşması

emekliliğin, rahatlığın, boşluğun batması mıdır bilemem ancak böyle bir durum var. ''benim aslında ticari zekam çok iyidir, girişimcilik ruhumda var. boş duramam.'' deyip el attığı her işi batırmasına rağmen halen uslanmıyor. ancak öyle tatlı iflas ediyor ki hiç bir şey diyemiyoruz ne annem ne ben. sonuçta mutlu, eğleniyor.

en son giriştiği şarap işinde, yazlıktan bir komşumuz sürekli babamdan şarap alırmış. ekonomik vaziyetleri patlak olduğu için hep veresiye yazdırmış. 1 sene kadar sürdü bu, borç epey kabarmış. babam adamdan para istemeyi dehşet verici bulurdu 3 hafta öncesine kadar, "adamın parası mı var? yazık ya.rica ediyor ben de önemli değil diyorum.bari alkolle rahatlasın!". neyse adamın eline yüklü bir miktar geçmiş, bir miktar miras mı düşmüş ne. evi, arabayı yenilemiş. havalı havalı dolaşmaya başlamış ama gelip de babama olan borcunu ödememiş. tabi babamın tepesi atmış. kaç gündür telefonda, "böyle böyle oldu psk. şimdi parası var ve borcunu getirmiyor. ayıp, dükkana mal alacak param kalmadı. bi göreyim çok kötü yapacağım onu taylan." deyip kapatıyordu.

neyse bugün sabah, babam dükkanın önünü süpürürken borçlu komşu yoldan geçiyormuş. babama selam verip "nasılsın abi ya?" demiş, babam "iyiyim." deyip süpürmeye devam etmiş. adam gitmiş. babam bu olaydan sonra hemen beni arayıp, "psk lan, iyi yapmış mıyım?" diye anlattı. ben ilk önce anlamadım zannettim, arada bir şeyi kaçırdım sandım, "naptın ki baba?" dedim tekrar. "ya nasılsın dedi iyiyim dedim, sen nasılsın demedim, ağır mı olmuştur? ama hak etti o pezevenk. senin artık paran var, benim paramı niye getirmiyorsun di mi? neyse ama getirir artık, çok kötü yaptım onu.", ben de ''evet baba ağır olmuş gerçekten, boşver artık ya sen daha fazla şaapma onu, darlama adamı baba! getirir elbet.'' deyip kapattım. epey bir süre oturduğum masada boş boş baktım, babamın hangi kafada olduğunu anlamak için.

babam emekliliğinden sonra yaşlanmasına rağmen çeşitli iflaslar sayesinde çeşitli iş kolları deneyerek çeşitli deneyimler edinmeye devam ediyor. yani bir dükkanımız hep oluyor, ama yeri ve içinde ne sattığı sık sık değişiyor. dondurmacılık yaptığı zamanların hastasıyım mesela. keşke enteresanlıkta ulaştığı nırvana o noktada kalsaydı.

aslı erdoğan

"hayat bu kadar hüzünlüyken insan sarhoş olmalı" der aslı erdoğan. durup,düşünürsünüz..kendisine neden bu kadar karamsarsın gibi abukça bir soru sorarsınız. bir kahkaha atıp,yapıştırır cevabı: ahahaha, karamsar değilim sadece çok fazla gerçekçiyim der, böyle de insanı donduran cevapları vardır hanımefendinin.

hayatın sessizliğinde kitabında : yeniden başlamak. baştan almak, bir daha denemek. neden? gibi bir cümle okursunuz, allak bullak olup,dardamadağın eder sizi.

mucizevi mandarin, kabuk adam gibi süper kitaplarını da atarsınız sepete.

aslı erdoğan,yazar olsa da aslında kendisi başlıbaşına yazılması gereken bir kitaptır.

onu yazmayı çok isterdim...

yarım kalan hayaller yaşındayız

öyle ki taaa üniversite zamanlarıma götürdü bu şarkı..sene 2006 falandı sanırım..o zamanki sevgilimle en sevdiğimiz şarkıydı..her gece uyumadan önce muhakkak dinlerdim..o zaman ki sevgilimde böyle acayip gotik,metalci falan bir tipti..bir sürü piercing,küpe takardı..ot falan içerdi..aman bende saf saf sırf sevgilime hitap edeyim,ortak bir şeylerimiz olsun diye simsiyah giyinip, onla haftanın birkaç günü rock barlara gidip horned-hand hareketi yaparak kafamı sallardım..anam aşk fedakarlık ister felsefesi o kadar işlemiş ki ruhuma,adeta kendimden geçiyorum öyle zamanlarda..şimdi ki aklım olsa asla öyle loser işi şeyler yapmam..aman tabi gençtik o zamanlar..

neyse şimdi radyo'da denk gelince,böyle bir şaşırdım,bir kötü oldum...çoğu şey anlamını aslında zamanla o kadar çok yitiriyor ki..o zamanlar nefes aldıkça birbirimizin nefesiyiz gibi kıroca da olsa masumca karşılıklı verilmiş sözlerin, zamanın nasıl yendiğini o sözleri..bir dönemler her dakikada aklınızda olan birisi,yıllar geçince sadece sıradan bir radyoda,denk gelinen bir şarkıda hatırlanıveriyor..tecrübe denilen şey aslında insanın hayatını sikip atan bir şey bence..tanrının bir güzellik yapası tutsa bana, bir bedel karşılığı,kuşkusuz ki derdim ki: al tecrübelerimi,ver beklentilerimi...

kim demiş zaman her şeyi düzeltir diye,aksine geçen zaman sadece insanı daha geniş ve kaşar birisi yapıyor...umutlarını,hayallerini hiçe saymayı,şartları kabullenişi öğretiyor,hepsi bu...bir zamanlar rengarenk bulutlar üzerinde zıplamayı hayal eden kişi,bir zaman sonra bulutlar bugün çakışmasa da bende yağmurda ıslanmasam diyen birisi oluveriyor...

"imkansız düşlermiş, imkansız rüyalarmış hepsi..
yarım kalan hayaller yaşındayız bak..."



tanım: eskimemiş grup nem şarkılarından birisi.

evde kalmış gay kurusu

içimi paramparça eden gruptur.

30 yaşın üstündedirler.düzenli bir işleri vardır.kendini geçindirecek kadar paraları vardır,evleri,düzenleri vardır,bilgili,kültürlü insanlardır ama gelin görün ki koca yoktur.kocasızlıktan mıdır,nedir sosyal hayatta falan böyle aşırı sivri,sürekli etrafa laf sokmaya endeksli olarak ayarlarlar kendilerini.sonuçta ilgi görmek onlarında hakkıdır...mutsuzdurlar ve de yalnızdırlar...


ama bence yani 30 yaşını aşmış evde kalmış gay kurusu nun profil sitelerinde,barlarda ne işi var be yahu..ben olsam valla gay hayatından elimi eteğimi çekerdim,kendimi sosyal projelere falan adardım..eve kedi,köpek alıp onları falan beslerdim..


ülkemizdeki eşcinsellerin gün geçtikçe artması

yadsınamaz,üzücü bir toplum gerçeğidir.

sağa bakıyorum gayim ben yaa diyen teenage bir genç,soluma bakıyorum lezzoyum ben hacı diyen bir emo kız.. haberlere bakıyorum muhakkak bir travesti cinayeti..internete giriyorum, sık sık karşılaştığım gay siteleri..güzel bir filme bakayım diyorum ya eşcinsel konulu bir film oluyor ya da yönetmeni gay çıkıyor..

çok yakında babamın gay olduğunu duysam,amcamın barzo tipli oğlunun trans eğilimli olduğunu duysam,halamın ilk eşinden olan güzel kızı açelya ablamında lezbiyen olduğunu duysam,şaşırmayacak hale geldim..

ya pardon ama sen ben gay olursak,bu toplum nasıl üreyecek,çoğalacak??? kimse bunları düşünmüyor,herkesin düşündüğü kendi cinsel yönelimi..

insanoğlu bu kadar bencil hale gelebildi ya,pes diyorum artık,pes!!!
Henüz takip ettiği biri yok.