yakışıklı karizmatik zengin koca adayı

böyle şeylere kanmamak gereklidir. dünya sahtekarlarla dola gelmiştir.

geçenlerde, psk3'ün eski sevgilisi selamettinle karşılaştık. ben de ne zamandır sana ulaşmaya çalışıyordum, psk söyledi, eski sevgiline çok benziyormuşum dedi.

ben de evet, tipiniz biraz benziyor ama tarzların neredeyse aynı, yalnız o biraz daha gençti senden dedim. peki neden bıraktın çocuğu diye sordu. senin kadar zengin değildi dedim. yüzünde çapkın bir gülümseme oluştu, sana bir süprizim var dedi.

elime bir anahtar verdi, ben senden çok hoşlanıyorum dedi. ben de nasıl yani, psk falan derken, üfff, bahsetme bana o kısa boylu, yatakta sevgilisine kocacım diyen, kadınsı ve pasif eşcinselden dedi. bana senin gibi maskülen, koca göbekli, döşü kıllı, ayısözlük konseptine uygun bir aşk gerek dedi.

neyse dedim, onu geçelim, bu anahtar ne iş hacı?
senle ciddi düşündüğümün emaresi olarak sana caddebostan sahilindeki köşkü satın aldım demesin mi? nevrim döndü, sen beni ne sandın dedim, ben öyle eski püslü müstakil evlerde oturacak bir eşcinsel miyim?

o da dedi ki " kırarım boynuzunu, iblis"

sonra, ben daha ne olduğunu anlayamadan zır zır çalan telefonun sesiyle uyandım.

bu hikayenin konumuzla alakası yoktu ama dikkat etmek gerek. insanlar çeşit çeşit.
(bkz: hayra yormak)
halihazırda olmayan koca adayıdır. alayı kapılmış açıkta kalan malesef yok.
"armut piş, ağzıma düş" kocasıdır. öyle o adam kendini geliştirsin, sonra gel sen üstüne kon, yok öyle bir şey, çıkar onu aklından. sevgi madem emek istiyor, yatırım yapacaksın. *
insanın hayal ettiği ölçüde yaşadığını varsayarsak aday olarak kalması ve bizi ayakta tutması beklenen mit. hornetteki baştan yanlış kurbağaları öperek hedefe ulaşamayacağımız kesin, adamın cebinde dönüş parası olsa diye dua ediyoruz.