yeni yazarlara öneriler

ayı sözlük yazarlığından bahsediyorum tabii ki, kitap yazarıysanız önerebileceğim bir şey yok.

korkmayın, sözlükten uçurulmadınız, sözlük sizi attı sadece. olur arada sırada, hatta sık sık olur, abartıp giriş yapmanızın akabinde üst üste bile olur. *
yazdığınız her şeyi (entry olsun, mesaj olsun) gönder tuşuna basmadan önce kopyalayın, bir eliniz ctrl+c üzerinde olsun hatta, işiniz kolaylaşır. bu kopyalama işini yapan programlar da varmış ama entry makinası olmaya niyetiniz yoksa copy+paste beni fazla zorlamıyor.
eksi oylarınıza fazla takılmayın, yanlış oylama yapılmış olabilir. aynı entry çok sayıda eksi oy aldıysa o entryi gözden geçirin, uslubunuzda veya aktardığınız bilgide bir hata olma olasılığı yüksektir.
seri eksilenirseniz birisini bir şekilde gıcık etmiş olma olasılığınız vardır. insan ilişkilerinizi gözden geçirme zamanının geldiğinin bir belirtisi bu. bunu yapmak istemiyorsanız yani en kral zaten sizseniz seri eksilerinizi de iplemeyin. krallığınız devam etsin, her ne kadar çıplak olsanız da...
oy vermekten çekinmeyin, bir entryi beğendiğinizi belirtmek yazarın yazma şevkini artıracak, eksi oy verdiğiniz entry ise yazarın tekrar düşünmesine sebep olacaktır. eğer eksi oy vermekten hoşlanmıyorsanız, yorum ve mesaj opsiyonları da mevcut.
kişilere saldırmayın, ünlü olsun, ünsüz olsun, yazar olsun bu tür saldırılar moderasyona takılıp uçmanıza sebep olabilir.
bol bol yazın ve en önemlisi burada geçirdiğiniz süre boyunca eğlenmenize bakın.
okuduğunuz çoğu entry; yergisi/övgüsü sebebiyle yayımlanmayan gazete haberi gibidir. temasını almak için arka kapak güzeline * bakmanıza gerek yoktur çünkü o fikir bir kez alımlandı mı onunla yapabileceklerinizin haddi olmaz. özgür yaratım faaliyeti için ayrılmış bu alan aynı zamanda içinde hayatla ve iletişimle ne yaptığımız sorununun pratik olarak ve tam anlamıyla söz konusu edildiği bir alandır. *
psk3 le iyi geçinin.sonuçta o bizim biricik ablamız. * *
lütfen bütün entrylerinizde kendinizden ve özelliklerinizden* sık sık bahsetmeyin. gerçekten bir süre sonra sıkıcı olabildiği gibi hayallerimizde abuk sabuk karakterler de türeyebiliyor. bırakın tanımak isteyen sizi zamanla tanısın.
tabii ki " hoş" vermeyi unutmuyoruz.*