aysel gürelin muhteşem sözleri ve onno tunçun harika düzenlemesiyle can bulmuş parçadır. son günlerde betül demirin joytürk için özel olarak seslendirdiği akustik versiyonu ayrı bir tat vermiştir bu şarkıya.
sözleri ;
yuregimdeki firtina dinmedi hala
titrerdim, isterdim seni hep kollarimda
yine bana gel
yana yana yine beni sev
hadi beni yine sev
beni deli deli sev
beni yine yine, yeni yeni, yine yeni yeniden sev
ben yandikca bagrimda sonmez ates,
gece yildiz tenimde, gunduz gunes...
oltaya takıldıktan 3 saniye sonra oltaya nasıl takıldığını hatırlamayan balıktır. 3 saniye geçer ve balıkçının neden kendisini mıncıkladığını hatırlamam. birkaç saat geçer ve neden aksakallı dede'nin karşısında olduğunu hatırlamaz. 3 saniye sonra öldüğünü bile hatırlamaz. kısır döngü
ilk katılacağım zirve olmasından dolayı heyecan dorukta. kendi habitatıma ** hiç giriş yapmamıştım, o yüzden daha acemi birliklerindeyim, ürkek, korkak, sessiz, cenin pozisyonu. hiçbi edebiyat bilgim olmasa da, çok şey katacağını düşünmekteyim. **
organizasyon ekibinin çok çok emek verdiği gibi, verilen emeğin karşılığının da bol bol eğlence, neşe, enerji olarak alındığı yaş günü partimiz. sahne alanlar, katılanlar, filizku'nun kurabiyeleri, morj.com'un hediyeleri, teras6'nın manzarası ve diğer her şeyiyle layığıyla renkli bir organizasyonla ikinci yaşı kutladık, herkesin eline diline beline sağlık, nice yıllara!
sen şimdi kendini kabullenmeme , diğer erkekler gibi olduğuna ve en önemlisi heterörörö olduğuna ikna etmeye çalışıyorsun ya bekle canım benim. sana 2 yıl veriyorum herşeyin nasıl farklı olduğunu göreceksin ve kendini kabulleneceksin çünkü seni çok iyi tanıyorum. yapacağın hareketleri 5 gün önceden tahmin edebiliyorum . herkesi kandırabilirsin hatta kendini bile ama sonuç hep aynı olacak. senin geçtiğin yollardan ben dönüyorum hatta okeye dönüyorum elden bitiyorum
4 yıl bekledim 2 yıl daha beklerim hiç sorun değil. hayat zaten beklemekle geçmiyor mu ? işte o zaman umarım karşılaşırız seni ağız dolusu küfürlerim ve kocaman bi sarılmayla karşılayacağım
çok önemli * sinefil yazarlar sorum size.bi film varmış eskilerin aktörlerinden birinin pek bilinmeyen bir filmiymiş.bi çocuk var çok iyi resim çiziyormuş ve eşcinselmiş.bunu kimseye söyleyemiyormuş.hatta intihar etmeyi falan düşünmüş.bigün bi kağıda eşcinsel bi resim çizmiş durumunu amcasına anlatmak için.çizimi amcasına vermiş amcasına dert ettiğin şey bumu falan demiş.insanların daha büyük sorunları var demiş.böyle bir kısım varmış filmde falan, bu filmi bilen eden? sinefil yazarlar göreve!
edit: film bulundu- just before i go- , chaser'a ve diğer yazarlara da teşekkürler
islami değerlere önem veren bir müslümanın düşüncesinin şöyle olduğunu düşünüyorum ve kendi içinde tutarlılığı olduğunu düşünüyorum:
tanrı seni eşcinsel olarak yarattı mı bilemem, belki şeytan seni sınıyor bu istekleri vererek, sn bunun üstesinden gelebiliyor musun ona bakıyordur allah. seni eşcinsel olarak yaratmış ise o zaman da gene kendine sahip çıkmayı denemen beklenirdi. örneğin ölü bedenlerle sevişmek isteyen birini (nekrofil) hoşgörüyor mudur allah? sanmıyorum, o da kendi duygularını bastırmalı. seni onu bunu böyle yarattı diyerek sorumluluklarından kaçamazsın.
insani değerlere önem veren inançlı bir homoseksüelin düşüncesinin de şöyle olduğunu düşünüyorum ve kendi içinde tutarlı olduğunu düşünüyorum:
beni tanrı böyle yarattıysa suçum yok. tanrı beni böyle yaratmadıysa, bu istekler nerden geliyor? ben istemezdim toplumun büyük çoğunluğuyla zıt olmayı, zorlanmayı, dışlanmayı. ama içimden geliyor, demek ki benim doğal yapım bu. böyle yaratılmamış olsam da ben buyum. çevreye zarar vermediğim, kendi başıma hayatımı yaşadığım sürece kime ne zararım var, neden beni yargılasın allah?
bence tartışılması gereken ana soru şu: lut kavminin islami değerlere aykırı düşen yanı homoseksüel olmaları mıydı yoksa ahlak anlayışından uzak, çok eşli, zevk düşkünü bir topluluk olmaları mıydı?
bana kalırsa kuran ahlak ve toplumsal huzuru amaçlıyor. bugün benim yaşadığım homoseksüellikle ters düştüğünü düşünmüyorum bu kavramların. ters düştüğünü düşünenlerin kendi başlarına düşünmelerini de anlayışla karşılıyorum. sadece bana gelip bu konu hakkında baskı yapma yorum yapma haklarının olduklarını düşünmemelerini isterim.