notebook kapatılır, totoş ancak kaldırılır, küllük temizlenir, bardak vs kaldırılır, ortalık toplanır( mesela 31 peçeteleri), tv kapatılır. odanın lambaları kapatılır. su alınır. wc ye gidilir. diş fırçalanır. yatak açılır, yatılır. saat kurulur. örtü çekilir, baş ucu lambası açılır, kitap açılır uyu iyice bastırıncaya kadar. sonra başucu lambası kapatılır, yan dönülür( sağ taraf), dua edilir, uyunur........
okulda öğrendiğimiz, ışık hızının ses hızından yüksek olmasıdır. şimşek çaktığında önce ışığın gelmesi bize ardından gök gürültüsünün kopacağının habercisidir. peki bu günlük hayatımızda ne işimize yarar ki * sesimizi tek tek duyuramayacağımız zamanlarda.., mesela batmanı çağırırken; ya da bir zamanlar erbakan döneminde yaptığımız gibi zaman aşımından düşen sivas katliamına karşı çıkarken..her gece aynı saatte ışıklar açılıp kapatılarak yakında gökgürültüsü geleceğini haber verebilir; öğrendiklerimizi pratiğe dökebiliriz..
bazen zaralı bulsam da bu bünye hiç bir zaman zevk aldıgı seyi ertelemedi. seks mi alkol mü uyku mu sigara mı?!! bu da o tarz bir dürtü, seks sonrası, alkolle beraber, photshop yaparken... abartıyor demeyin de bir hayat tarzı. molalarınızı belirleyen türden. ama memnunum.
dün ankara metrosunda gerçekleşecek olan "katliam"ı son anda farkeden kadın sayesinde emeline ulaşamamış, zavallı arkadaş..
olay batıkent durağına yanaşan tren içinde gerçekleşti, patlamalardan sonra iyice gerilen şehir halkı, her şeye şüphe ile yaklaşınca, bir kadının "bu arkadaş canlı bomba" diye seslenmesi ile vuku buldu..
panik her katliamın başlangıcıdır, buna göre bombalı eylem olsun ya da olmasın metro hattına hunharca atlayan insanlar bombadan daha büyük tehlikelerle yüzyüzeydiler..
sivil polislerin de müdahalesi sonrası üzeri aranan "şüpheli" vatandaş, canlı bomba olmadığı ortaya çıkmış..