akın ipek

koza ipek holdingin başkanı. holdinglerine kayyum atanmış, medya organları da karartolmaya çalışılmaktadır.

(bkz: koza ipek holding baskını)

kadir inanır'ın eşcinsel oğlunu bir erkekle basması

ya yorumlarda şu hep dikkatimi çekiyor,

"hemşire doğduğunda müjdemi isterim erkek evladın oldu desin. deli gibi sevin dur yıllarca .erkek evladım var diye taşaklı taşaklı dolaş orda burda. sonra oğlan olsun eş cinsel . sikerim böyle adaleti lan . yapılır mı lan bu ."

başlayacağım sizin adaletinize he, sanki eşcinsel olunca erkeklikten kaybediyoruz. erkekliğin lafını yapana kadar az erkek olun *. *. biri şuna dünya'da toplam 4 cinsiyet olduğunu açıklasın; 1- kadın 2- erkek 3- trans 4- hermafrodit (çift cinsiyet veya cinsiyetsiz diye geçiyor işte interseks deniyor sanırım böyle insanlara).

arvellian

yazılarını beğenerek takip ettiğim yazar, sözlükteki ilk badim. kendisi mutanttır, nightcrawler olduğuna dair şüphelerim var.

geveze

çanlar kimin için çalıyor

parayı bulan burjuva gaylerin homofobik heteroya dönüşmesi

yanardönerlik +nankörlük +ihanet +ne oldum delisilik +görgüsüzlük +samimiyetsizlik +karaktersizlik = sonuç ortada!

walk on water

israil yapimi olmasina ragmen, hassas konulara deginmesine ragmen tarafsiz olmayi basarabilmis bir film. filistinlilere de, israillilere de, almanlara da hakkini veriyor. hatta konuyla alakasiz olmasina ragmen turkiyeye bile hakkini veriyor.

film cok guzel havali bir gunde guzel bir bogaz manzarasiyla istanbulda bir vapurda aciliyor. sahane bir istanbul manzarasi karsisinda afalliyorsunuz, uzaklardaysaniz bir anda oralara gitmek istiyorsunuz. bizim kultur bakanliginin ugrasip yapamayacagi guzel bir reklam olmus, iste film turkiyeye bu yuzden hakkini veriyor.

filmde basrolde kotu adam rolunde bir israilli mossad ajanini goruyoruz. insani duygulardan gayet arinmis mossad ajanimiz filme birtakim onyargilarla basliyor. kendisi homofobik, almanlardan hazzetmiyor, filistinlilerden ve israilli araplardan nefret ediyor. konu gelistikce kotu roldeki basrol oyuncumuz iyi roldeki gayet insancil bir alman kiz kardes-erkek kardes (erkek olani homoseksuel) ile dengeleniyor. alman kardeslerin nazilerin yaptiklarindan pismanlik duymalari, kendilerini affettirmek icin sarfettikleri cabalar isleniyor. bunun yaninda hala yahudilerden hazzetmeyen eski toprak almanlar da gosteriliyor. almanyada oylesi de boylesi de oldugunu tahmin ettigim icin sonucta filmin almanlara adil davrandigini dusunuyorum.

filmin kisa bir bolumunde gosterilen israilli arap ve homoseksuel bir cocuk da mazlum rolunde isleniyor. israilli ajanimizla arap cocuk ve satici arasinda gecen kisacik sahne uzun uzun kitaplara bedel sanki. patronun kim oldugunu, gucun kimde oldugunu, zor durumdakinin kim oldugunu hemen anliyorsunuz. israilde yasanan daha buyuk boyuttaki adaletsizlige kucuk de olsa bir isaret sanki. bu isareti israil yapimi filmde gormek ayrica guzel ve gelecege dair umit veriyor.

bunun yaninda film israile de hakkini veriyor. luks restoranlariyla, gece kulupleriyle, modern yasantisiyla tel-avivin guzel reklami yapiliyor, ayrica israilin birtakim dogal ve tarihi guzellikleri gosteriliyor. yahudi danslari ve israil kulturunden parcalarla suslenen film intihar bombalarinin israilde nasil gunluk hayatin uzucu fakat normal bir parcasi haline geldigini de guzel isliyor. tipki almanlar ve filistinliler gib israil halkina da sempati duyuyorsunuz. film yahudilere de hakkini veriyor.

film sonlanirken mossad ajanimiz onyargilarinin buyuk bir kismindan kurtuluyor, alman homoseksuel cocukla kanka oluyor ve alman kizla evleniyor. hayata bir baska bakmaya basliyor, suyun uzerinde yurumuyor belki ama, suyun uzerinde yurunebilecegine inanmaya basliyor.

filmin bence en guzel yani her millet hakkinda iyi ve guzel olan seyleri on plana cikarip, pek de guzel olmayan seyleri arka plana itmesi. mesela israilin adaletsizligi ve filistinlilerin intihar saldirilari bile oyle bir isleniyor ki bir taraftan nefret etmiyorsunuz ama diger tarafa sempati duyuyorsunuz. bence filmin verdigi en guzel mesaj bu: catismalardan barisa ve huzura ulasabilmenin yolu nasil kendi hatalarimizi gecistirip iyi yanlarimizi yuceltiyorsak karsi tarafa da ayni gozle bakabilmek, kotulukleri cirkinlikleri degil guzel seyleri gormek, gostermek, ve vurgulamak.

-alıntıdır-

her olaya tercih meselesi deyip olağan hale getirmek

kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.

hırsızlık, adam öldürmek, taciz gibi suçlar birisinin özgürlüğünü sınırlamakta ve saldırıya uğrayan kişide sorun meydana getirmektedir. anlaşılacağı üzere senin tercihlerin benim özgürlüğümü baltalamadığı sürece legaldir.

normal değildir.

ancak kişinin kendisini satması, götünü siktirmesi, göt sikmesi, am sikmesi, amını siktirmesi, paraşüt takıp uçurumdan aşağı atlaması, yemeğini tuzlu yemesi, çayını şekersiz içmesi, çay 1 tl'den fazla vermek istememesi, balayına konya'ya gitmesi, balgamını yutması, pazar günleri halı sahaya gitmesi, incil'e inanması, tevrat'a inanması, kuran'a inanması, akp'ye oy vermesi, chp'ye oy vermesi, perşembe akşamlar muhteşem yüzyıl kösem'i izlemesi, madonna konserine gitmesi, tırnaklarını yemesini, kıçını parmaklaması, haftada 4 sefer mastürbasyon yapması, seks yaparken doggy pozisyonunu tercih etmesi, özel sektörde çalışmak istemesi, kamu kuruluşunda çalışmak istemesi vb, hepsi sadece yapanı ilgilendirdiği için tercih meselesidir.

penissiz doğan adam

39 yaşındaki ingiliz, 'bu halimle bile 100 kadınla yattım ama penisim olmadığını görünce beni ya dövdüler ya aldattılar' diyor.

http://haber.mynet.com/penissiz-dogan-ad...

pompalı yeni penisi ile porno piyasasını alt üst edeceğe benziyor. yeni haliyle bence çok canlar yakacak.

duyulan en tuhaf isimler

bilin neyaptı, bakın ne yaptı, türev, limit...

evet, hepsi de gerçek insanlar. hatta kariyerli mariyerli akademisyenler.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

video tavsiyeli -------

fatboy slims - demons



video tavsiyeli -------

nasıl bir afrodizyak o öyle...

izmir

liseyi bitirdiğim şehir. çok göç aldı izmir. kozmopolit bir şehir yani. ama hala karşıyaka çarşıda, alaybeyde, hatayda yerli izmirliler var. öyle sıcak kanlılar ki. sahiden de seviyorum izmirlileri.

ilceleri çok hoş ayrıca. urlasından tutun, bergamasına, çeşmesinden, özderesine. hepsi çok güzel. bir tek ödemiş meydanındaki havuzda havuzdan su içmeyin tabelası bir tuhaftır. ama olsun o kadar.

adı çıkmış bir şehir tabi. belli kesimler tahammül edemez. kalplerindeki hayatsızlık sebebiyle izmiri kötülerler, biliriz.

artık istanbul'dayım. izmir'i özlüyorum. ama neyseki kadıköy var.

ayı sözlük chat

herkesin tipi farklı farklı.
bi zamanlar beni reddeden birinin sevgilisini görmüştüm,inanamamıştım.onun yanında brad pitt gibi filan kalırdım heralde ki,bi brad pitt asla değilim.

felçli görme engelli 70 yaşındaki kadın tecavüzcüsüne iyi hal indirimi

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

greenday

okuduğum çoğu entrysini kendim yazdım sanıp oha ne ara yazdım lan diye sesli düşünmeme sebep olan yazar. o da bir (bkz: yeşil)