canlı ve/veya cansız varlıklar arası ilişkilenme biçimleri. teknoloji ve modern hayatın gelişimiyle birlikte insanlar kalabalıktan kaçmaya çalışsa da yükselen binalar arasındaki zorunlu iletişim ağlarının esiri olmuştur. ulaşılmaz olma lüksünün rafa kalktığı bir ortamda sağlıklı iletişim kurmak bir yana, nefes almak bile güçleşmektedir. kimi zaman kalabalıklar arasındaki yalnızlıktan dem vuran insan, daha çok da seçilmiş yalnızlık planlarken çevreleyen kameralar, mesaj kutusunda pörtleyen ışık, cep telefonuna gelen- daha çok da talep edilmeyen- kurumsal mesajlarla birlikte isyan noktasında yalnızlaşmaktadır. artık dokunmatik iletişim yerini teknoloji soğukluğuna bırakmıştır. onlar vasıtasıyla birbirimizi seviyoruz, kırıyoruz, kıskanıyoruz, hatta onlar vesilesiyle güven sorgulayıp ayrılıyoruz; hem de bir mesaj hızıyla.
bin ses arasından sıyrılıp,net şekilde kulağa acı acı gelen, gelince de ortamdan soyutlayıp adamı sonsuzluklardan atan şarkı türü. bu türün en güzel örneklerinden birisi sezen aksu seni kimler aldı olabilir, en belirgin özelliği ilişki trajediyle bile sonlansa duyulduğunda ilişkinin hep en tatlı anların flashbacklerini gözünüzün önüne sunmasıdır.
adam bunu bile isteye çektiyse ve bundan mutluysa yapacak bir şey yok, allah ıslah etsin. bu da onun tercihidir, o yüzden öyle olmak istemesi karşısında, onu aşağılamak- aynı bize yöneltilen hakaret ve suçlamalar gibi-yersiz ve manasız bence. nasıl biz, bize yöneltilen her türlü lafa sana ne diyorsak ki bence bu adamın durumu da o açıdan ele alınabilir. adam istiyor ve yapıyor ve bunu yargılamak veya hay senin kalıbına demek, bize düşmez bence. kimseyi de ilgilendirmez.
istanbul'daki kitaplığım an itibariyle 30 küsür kitaptan ibaret, ana-baba evindekilerle birlikte de sanıyorum 100 kadar kitaba tamamlanıyor. okuduklarımın bazılarını sahaflara takas ettirmemle az-öz bir kitaplık fazla büyümese de gelişiyor kendi içinde. eh.
son 20 yıldır kuzenimin sahip olduğu zeka özürlülüğün genetik-dışı nedenlerini araştırıyorum ve bu gece mantar panosundaki "kurtlar vadisi - 233 bölüm izlendi" post-it'ini görünce artık her şey netleşti. teşekkür ederim polat alemdar.