smellycat

Durum: 1131 - 60 - 14 - 1 - 21.01.2019 00:22

Puan: 21002 - Sözlük Kaşarı

5 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

Ben seni fazlatamam.
  • /
  • 57

sözlük yazarlarının şu an düşündükleri

drama queenler doğal seleksiyonla ne zaman yok olacak?

londra'da homofobik saldırı gerçekleştiren türkler

ulan ingiltere gibi muasır medeniyetlerin başını çeken bir ülkeye gidiyorsun, ingilizler gibi giyinmesini, oturmasını kalkmasını en iyi bilen, asil diyebileceğimiz insanlarla aynı ülkede yaşıyorsun. homofobiyi bir kenara bırak, nasıl böyle dağ ayısı kalabildiniz ya? ben bunu merak ediyorum sadece. ingiltere gibi burnundan kıl aldırmayan bir ülkenin de buram buram radikal islam kokan tipleri ülkesine almış olması komik.

https://www.dailymail.co.uk/news/article...

edit: özellikle mustafa ile güven'e dikkat edin lütfen.

78/52 hitchcock's shower scene

alfred hitchcock'un psycho'sunun tabuları yıkan, hollywood'a isyan eden, kendi hayatından göndermeler taşıyan, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en kült sahnesi olarak kabul edilen duş sahnesini yeniden ele alan 2017 yapımı belgesel. 78 kesme, 52 düzenleme. ned stark'ın ölümüne ne kadar şaşırdığımızı hatırlayın. bu film de zamanında beklenmedik bir ölümle izleyenlerini o denli şaşırtmıştır. çekimleri 7 gün süren bu sahne sinema tarihini ve dilini o kadar etkilemiştir ki psycho'yu izlemeseniz bile bugün izlediğiniz birçok filmde farkında olmasanız da aslında ondan birer parçaya rastlarsınız.


biraz belgeselden bahsetmek gerekirse üniversitede duş sahnesi ödevimdi ve kurgusunu incelemem gerekiyordu. haliyle tarihini de araştırmıştım ama izledikten sonra anladım ki ne de çok şey varmış benim bilmediğim. verdiği bilgilerin yanı sıra tıpkı psycho gibi siyah beyaz çekilmesi, gözlerle ilgili metafordan sonra germesi, hitchcock dışında o sahnede emeği geçen herkesin tek tek ele alınması hoş detaylardı. eğer sinemaya ilginiz varsa, film okumak istiyorsanız bu belgeselin size çok şey katacağına inanıyorum.

konu kilit

forum tabirinden farklı olarak herhangi bir konuyla ilgili çıkmaza girdiğimde veya kendimle çeliştiğim zamanlarda kendi kendime söylediğim söz.

ak-47

mihail kalaşnikov'un icat ettiği, 7.62x39 mm mermi kullanan otomatik silah. geri tepmesiyle meşhurdur. hafif oluşu ve basit kullanımı nedeniyle gerillalar tarafından hala tercih edilmektedir.

(bkz: keleş)

türklere özgü ölçü birimleri

"karıncayı sikip belini incitmemek" uzmanlık ölçüsü.

üstteki yazar

derdini hiçbir şekilde anlatamayan yazar.

eşcinsellik ne zaman oluşur

poison ivy

harley quinn'in biricik dostu.

bird box

başıma bir şey gelmeyecekse epey beğendiğim bir post-apokaliptik gerilim filmi. vadettiklerini sonuna kadar karşılıyor. a quiet place'i sinemada izlemiş olmama rağmen bu kadar etkilenmemiştim. bunu da bilinmezliğe bağlıyorum. klişeleri var ama klasik hollywood filmlerindeki gibi rahatsız etmiyor.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

tartıştığınız insanlara hakaret etmeden tartışmayı öğrenin de yazılarınız okunsun.

tanım: şiddete şiddetle çözüm arayanların fikir beyan ettiği başlık. doğu perinçekmiş, demet akalınmış. hayatımda tanımadığım bir insana küfür etmedim ama hassiktir ordan. bu ülkenin tarihini senin saldırgan yorumlarını okuyarak öğrenecek değilim. ayrıca senin okumada bir problemin mi var acaba? kim demiş "bugün yaşadığımız yoksulluk suriyeli göçmenler yüzündendir" diye? manipüle ediyorsunuz diyorsunuz da bu manipülasyon değil mi? saldırganın, faşistin dik alasısın.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

sizden ala çirkef olmaz
bey kızı size kalmaz
hadi ordan rukiye de hanım ağzını yırtarım
hop hop hop*

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

üstteki entrynin sahibi temsili*.


dün seda sayan'a bağlamamak için sustum. bölüneceğiz diyen yazara da katılmıyorum fakat "burası senin ülken ha?" lafı gerçekten canımı yaktı. en basitinden dilek tutarken, dua ederken es geçmediğim bir yer türkiye. kimi zaman yaşanılmaz olsa da benim ülkem. insan üzerinde yaşadığı topraklarda neler oluyor diye sorgulamaz mı? niye bunu sorgulayan insanlara ırkçı damgasını yapıştırıyorsunuz? toprağını sevmek ne zaman ırkçılık olmuş? sen evini sevmez misin? sen evinde huzurlu yaşamak istemez misin? neyse bunu geçmek istiyorum. anlamanızı beklemiyorum.

türkiye'ye kimler kimler gelmiş. kim bu kadar yaygara koparmış bu zamana kadar? kimse. çünkü adamlar adapte olmaya çalışmışlar. mülteci olarak geliyorsan uyum sağlamak zorundasın. tepemize çıkman kabul edilebilir bir şey değil. sen misafirliğe gittiğinde böyle mi davranıyorsun ev sahibine? ev sahibine tecavüz mü ediyorsun? ev sahibinin çocuğunu mu öldürüyorsun? kedisini mi boğazlıyorsun? ev sahibini huzursuz edersen o da seni istemez. bir şekilde seni göndermek ister.

kaç senedir bu ülkedeler ve memnun bile edememişiz. bırak adapte olmayı hepsi avrupa'ya kaçma niyetinde. ama avrupa'da onları alacak bir ülke yok. senin özendiğin hümanizmin fikir babaları manyak çünkü değil mi? ırkçılar, faşistler. vah vah. sorun hümanizmde değil ama. sorun hümanizmi bilmeyip hümanizm kasanlarda. kendiyle aynı fikirde olmadığı için çatır çutur insan öldüren yaratıklara hoşgörü göstermek hümanizm değildir. bunun uzun vadede ne gibi sonuçlara yol açacağını sorgulamak ırkçılık değildir.

kötü günlerden geçiyoruz. kendi kendimizi düzeltebilmiş değiliz. nasıl depresyondayken arkadaşımızın dertlerine yardımcı olamıyorsak aynı o şekilde suriyelilere de yardımcı olabileceğimizi düşünmüyorum.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

game of thrones

final sezonu 14 nisan'da ekranlara gelecek dizi. yeni bir tanıtım klibi yayınlanmış. starklar söz konusu olunca bir hassiktir olmadığım değil.

ayı sözlük yazarlarının doğum günlerini paylaştığı ünlüler

(bkz:uğur mumcu)
(bkz:ayşen gruda)
(bkz:tori amos)
(bkz:dua lipa)

birbirinden alakasız olsa da şu dörtlü çok iyi değil mi ya?

yazarların şu an ihtiyacı olan şeyler

aslında mutlu olan ama hüzüne sokan şarkılar

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

swinger parti düzenleyen kişiye 33 yıl hapis cezası verilmesi

sırf kendisiyle aynı görüşte olmayan insanlara "swinger ilişki ürünleri" diyebilen bir insanın swinger partilerini kınaması da gerçekten ironik.
  • /
  • 57

ayı sözlük itiraf

sinirlerim çok bozuk. anlamsız bir boşluğun içinde öylece elimdeki ekrana bakıyorum. baş ağrılarıyla boğuşuyorum. bir de üzerine insanlar canımı sıkıyor. çok fazla sıkıyorlar hem de. alakasız insanlardan bile trip yiyorum. yoruldum artık herkesten. her şey üst üste gelir ya aynen öyle bu aralar.

yazarların şu anki ruh halleri

üstteki yazar

derdini sadece bir gif ile anlatabilen yazar.

türklere özgü ölçü birimleri

askerlik

her erkek türk vatandaşından zorunlu yapılması istenen hede.

ben geçtiğimiz pazar günü tezkereyi aldım henüz. zaten giderken de bununla ilgili bir entry yazmıştım. daha dün gibi hissettiriyor.

uzun bir entry olacak. bir yazar askerlik tecrübelerimi aktarmak için rica etti ve ben de entry olarak gireyim istedim.

neyse, giderken alınması gerekenler ve askeriye tarafından istenen şeyler neler, onlara değineceğim. ilk olarak iletişim için tuşlu telefon şart. zaten acemi birliğine akıllı telefon götüremezsiniz. benim birliğimde çocuğun teki sokmuştu ama o gün ana baba günüydü diye gözden kaçmış sanırım. o da sivil valizinden hiç çıkarmamış. yemin töreni sonrasında gördük. ama yine de risk almaya değmez. tabi bağlı olacağınız usta birliğine göre ilk iki haftadan sonra ortamı süzüp akıllı telefon kullanılabilirliğini ölçtükten sonra akıllı telefon sokabilirisiniz. ama acemide böyle bir atraksiyona gerek yok. sivil hattı mutlaka sokmaya çalışın. normalde yasak ama size askercell diye bir zırvayı diretecekler alın diye. bir şekilde almayın bence. kendileri 85 liraydı yaz ayında. şu an kaç para bilmem ama sadece seçeceğiniz 5 kişiyle konuşma fırsatı veriyor. o da saat 6dan sonra. almak zorunda kalırsanız da sonradan normal turkcell hattına çevirebilirsiniz. ama yine de kendi hattınızı bir şekilde sokun. ben ayakkabı keçesinin içine atmıştım. zaten üstümü de aramadılar.

mutlaka el kremi, güneş kremi, şampuan, yara bandı, pudra, merhem, iğne iplik, çorap, ayakkabı keçesi, ıslak mendil ve peçete götürün. yara bandı ve merhem bot ayağa vurduğunda elinizin altında olsun diye, güneş kremi güneş altında çok vakit geçireceksiniz diye, pudra o güzel taşaklarınız pişik olduğu takdirde, ıslak mendil ve peçete banyo yapmaya fırsat bulamadığınızda ve tuvaletlerde de sağolsunlar hiç peçete bulundurmadıklarından, ayakkabı keçesi de bot vurmalarını engellediğinden almanız gerekenler özetle. deodorant konusunda çanta aranırken benimkisini alıp bir kenara atmışlardı. herkesinkine öyle yapıyorlardı. artık neden bilmem ama. zaten gideceğiniz yerde kantin var. deodorantı da oradan alabilirsiniz.

mutlaka bot kilidi alın; şu ucuzluk pazarlarında bolca var. genelde eğitim alayında asker olan usta erler acemilerin botlarını çalıyorlar. bu olaya da yer değiştirme derler askeri dilde. dolaplar kilitlenmmesi yasak olduğu için ona özel bir kilit almayın. eğer ben çok hassas ve titizim derseniz; yastık kılıfı götürebilirsiniz. çünkü benim yattığım acemi birliğindeki yataklar leş gibiydi. tabi ertesi güne o yastık kılıfını oradan çıkartıp eskisi duracak şekilde bırakmak gerekiyor yatağı. sonuçta kontrol ediliyor. bu arada bir tane kitap da götürebilirsiniz. tabi okuyacak vaktiniz olur mu onu bilemem.

temiz banyo havlusu, yüz ve el havlusu, 2-3 atlet, 2-3 don, spor ayakkabı, kirli ve temiz çamaşır torbası ve filesi, kamuflajlar, eşofman üstü ve altı, 2-3 çorap, 3 askı, onlar tarafından sizlere veriliyor. atlet don çorap rengi haki rengi olarak veriliyor. bunların yanında kendiniz don, atlet vs de alabilirsiniz. alacağınız renk herhangi bir yeşil tonu olsa farketmez. ama yine de haki rengi bulursanız ondan alın. tabi sivil boxer atlet vs de getirebilirsiniz. o kadar kişinin donuna bakacak halleri yoktu benim yaptığım yerde. çoğu kişinin boxerları sivildi.(güzel bacakları ve götleri çok kestim evet) bir de yıkamak gibi bir seçeneğiniz olmayacak acemi birliği boyunca. ben elde yıkıyordum her şeyimi kamuflajlar dahil. aslında büyük çamaşır makineleri vardı ama oraya herkes atmaya kalksa senin çamaşırlar kim bilir kiminkiyle akraba olur.

alışveriş kartla yapılır bu arada. nakite çok ihtiyacınız olmayacak. bu su için bile geçerli. 500 ml su 30 kuruş falansa onu bile kart ile ödüyorsun. bu da kantin kuyruklarını lady gaga'yı görmek isteyen little monsterların kuyruğuna çeviriyor.

acemide zaten 200 300 kişilik bir grup olacaksınız. o yüzden hiç ön planda olmaya gerek yok. gruba yöneltilen sorulara cevap vermeye çok da istekli olmayın. başınıza ne geleceği belli olmaz.

her şeyin paylaşıldığı, muhabbetlerin çok samimi olduğu bir ortam acemilik. sonuçta herkes aynı şekilde ve amaçta orada ve kimsenin birbirinden farkı, üstünlüğü yok. çok eğleneceksiniz arkadaşlarınızla, tabi bunun yanında askeriye de sizi bir o kadar da yoracak yürüyüşler, eğitimler vs derken. tavsiyem dış dünyayı dışarda bırakmanız olacak. ne kadar düşünmezseniz ve askeriyeye dalarsanız o kadar zaman çabuk geçer sizin için. her hazırlık yemin töreni içindir orada. illaki yürüyüş provalarında bazı beynamazlar üst üste hatalar yaparak komutanlardan azar yemenize sebep olacak ama o yemin töreni sonrasında da değişik bir duygu seline kapılacaksınız. bir de aileniz sizi izliyorsa. o andan sonra işler daha kolay olacak. usta birliğinize gittiğinizde daha rahat bir askerlik yapacak duruma gelirsiniz. tabi birliğinize ve yapacağınız işlere de bağlı bu.

velhasıl bu biz erkeklere dayatılan bir zorunluluk ve bunu bedelli, kısa veya uzun bir şekilde yapmak zorundayız. bizden çaldığı zamanda en yararlı ne yaparım diye düşünen insanlar daha çok kitap okuyordu ve çok da güzel zaman geçiriyorlardı. ben de bayağı kitap okudum ve kendimle çok zaman geçirdim. isyan modunda takılan bazı arkadaşlara hiç vakit geçmedi. ben genelde şarkı söyler, millete ilginç ilginç sorular sorar, enteresan muhabbetler açar, taklit yapar, ve oyunlar oynamak(tabu, sessiz sinema, tavla vs) için milleti ikna etmeye çalışırdım. böylece su gibi geçti gitti askerlik.

yazıma katlandığınız için teşekkür ederim, bütün sözlük ahalisine günaydınlarımı sunarım.

poison ivy

çok özel görüntüler sizler için gelsin o zaman. injustice 2 sayı 33.



injustice 2

ilk oyunun aksine karakterlerinin yüzlerinde realist bir üsluba gitmelerine bayılmıştım. karakterlere günlük kıyafetler giydirseniz gerçekten de sıradan tipler olabilecek şekilde tasarlanmışlar. belki de gerçek modellerden alınmışlardır. ayrıca flash'ın tarihteki en seksi kostüm tasarımı da bu oyunda.


superman'in mature halleri de ilgi çekici tabi.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

farklı kültürler ile yaşanabilir, göçmen krizi ile yaşanamaz. açın tarih okuyun be! ama okumazsınız, herkese 'faşist!' diye bağırmak işinize geliyor çünkü. duyar kasabilemek, ilgi çekebilmek için yırtınıyorsunuz sadece.

*

yıl 1830, yer texas, o zamanlar tejas.

'beyazlar' yani 'anglos' denilen yerleşimciler dönem meksikasındaki tejas'a yerleşiyorlar. bir anda latino kökenliler azınlık konumuna geliyorlar. anglos'lar kendi devletleri olan birleşik devletlere katılmak istiyorlar. bunun üzerine meksika başbakanı tejas eyaletini coahila eyaleti ile birleştiriyor. sonuç olarak meksikaya demokrasi geliyor. meksika sınırlarını koruyamamasının bedelini topraklarının %35'ini kaybederek ödüyor.

*

farklı insanlar ile yaşamak güzeldir, fakat her önünüzden geçeni evinize neden almıyorsanız o yüzden ülkenize de almazsınız. her kültürün bir jenerasyonda sadece %5'i göçmen olabilir, yoksa toplumun işleyişi bozulur. neden? çünkü demografik yapı bozulur. hatay artık bir türk şehri midir mesela?

yarın bir gün anglos'ların yaptığını surilerin yapıp yapmayacağını bilmiyoruz, tarih bize yapacaklarını söylüyor. yapıyorlar da zaten. hatay suriye şehridir diyenden kuzey suriye söylemlerine kadar.

insanlık bazından hepimiz savaşa üzülebiliriz, ölenler için matem tutabiliriz. ancak devletler bunu yapamaz. türkiye en başından hiç suriyeli almamalıydı, diğer arap ülkeleri gibi. beka sorunu denen şey budur işte.

son olarak sınırların faşistlik falan olduğu söylenmiş, cahilliğin daniskası. yahu iran sınırımız tam 396 yıl önce çizilmiş. kanla.

bütün sülalem gökırmak (kızılırmak'ın bir kolu) civarında yaşamışlar, çiftçilermiş. büyükdedem taa ülkenin bir ucundan gelip sırasıyla balkan, çanakkale ve kurtuluş savaşlarında savaşmış. kime karşı? 15 farklı devletin ordularına karşı. esir alınmış, kaçmış. bir bacağını savaş meydanında bırakmış. tek kurşununu harcayamadığından kör pala ile savaşmış. istiklal madalyasını almış, köyüne dönmüş.

esad suri bombom diyerek ülkesinden kaçan, antalya plajlarında nargile çeken suri gençlere acımalı mıyım şimdi yani?

suriler ile ilgili binlerce sorun varken hümanizm sosuna batırıp akıl mantık kullanan insanları faşist ilan ediyorsunuz. yazık.

sokaktaki evsizleri, şarapçıları evinize alıp onlara maaş bağlamalısınız. siz de aç kalabilirsiniz tabi. önemli olan hümanizm ya! ama olmaz, klavyenin arkasından hümanizm kasarsınız.

suriyelilere harcanan her kuruş; oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babanın veyahut çocuklarına odun alamadığı için saç kurutma makinesini çocuklarına verip intihar eden annenin vebalidir.

umrunuzda mı? değil.
mevzu türkler olunca duyar kasamazsınız çünkü.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

@1.05deki an için yaşıyor olabilirim evet*

eski sevgilinin unutulmayan sözü

x: yurt dışında iş kurup orada yaşayacağız.

sonuç: edirneden bile onsuz çıktım.

Toplam entry sayısı: 1131

ölmeden önce izlenmesi gereken filmler

(bkz:night on earth)

beş şehir, beş farklı hikaye ve hepsi aynı gecede. samimi ve değişik duygular hissettiren hikayeleri, anlatımın sadeliği ve yormayışı bu filmin artılarından. winona ryder ablamızı saymıyorum bile. daha önce jim jarmusch izlemediyseniz bu filmle başlamanızı şiddetle tavsiye ederim.

(bkz:fried green tomatoes)

sıcacık hissettiren bir dram filmi. farklı dönemlerde yaşayan dört kadını anlatan bu film gerçekten çok etkileyici. üstü kapalı bir şekilde anlatılsa da idgie ile ruth arasındaki aşk ve evelyn ile ninny'nin dostluğu başarılı bir şekilde izleyiciye geçiyor bence.

(bkz:beetlejuice)

aslında birçok insan tarafından bilinen, eğlenceli müzikleri ve benzersiz karakterleriyle akıllarda kalan bir tim burton filmi olsa da çevremde hala izlememiş insanlara rastladığım için açıkçası bu listeye eklemek istedim. bu filmi izlememek çok büyük kayıp ve ayıptır. performansından ötürü michael keaton'ı ve winona ablamızı da unutmamak lazım.

(bkz:suspiria)

kullanılan renkler sebebiyle sanat filmi kabul edilen bu korku filmi kanın bu denli fazla gösterilmesiyle döneminin öncü filmlerinden biri olmuş. dario argento imzalı bu filmin 2018 versiyonu call me by your name'den tanınan luca guadagnino tarafından "saygı duruşu" niteliğinde çekilmiş. yani anlayacağınız hala ilgi görmekte. müzikler, dekor ve renkler açısından bu film mutlaka izlenmeli.

(bkz:three billboards outside ebbing, missouri)

neden oscar alamaz böyle güzel bir film anlamak güç. müzikleri, oyunculukları, görselliği ve özgün hikayesiyle çok etkileyici bir filmdi benim için. "öfke, daha fazla öfke peydah eder" detayı için bile izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

(bkz:incendies)

ben ömrümde böyle vurucu bir film izlememiştim. olağanüstü hikayesi, mükemmel kurgusu ve nefis sinematografisi için izlenmesi gereken filmlerden. bu filmi izledikten sonra insanın ben niye insanım diye bas bas bağırası geliyor.

(bkz:nunta muta)*

kara mizahın en güzel örneklerinden biri. bu kadar sert bir hikayeyi bu kadar komik anlatmak bence bir başarı. izlemiş olmaktan pişmanlık duymayacağınız, diyalogların düşündürdüğü, sessizliğin güldürdüğü bir film.

(bkz:howl's moving castle)**

pamuk prenses veya uyuyan güzel'deki gerçek aşkın öpücüğünün iyileştirici etkisinin farklı ve daha etkileyici bir versiyonunun yer aldığı film. bana kalırsa yönetmen'in bütün filmleri veya animeleri izlenmeli ama zaten bu filmi seçmemdeki en büyük neden miyazaki'nin en çıtır çerez animesi olması. yönetmen genelde çok gönderme yaptığı için disney animasyonları kadar kolay izlenilmiyor maalesef.

(bkz:battle royale)*

playerunknown's battlegrounds, fortnite gibi hayatta kalan son kişinin kazandığı oyunlara ilham kaynağı olan film. öyle ki bu oyun türüne adını vermiştir. hatta hunger games bile bu filmden sonra kaleme alınmıştır.

(bkz:pretty woman)

arada sırada hepimizin canı romantik komedi izlemek istiyor. böyle zamanlarda da maalesef karşımıza hep klişe senaryolara sahip filmler çıkıyor ve 2 saatimiz resmen çöpe gidiyor. bu film kesinlikle öyle filmlerden değil. hepimizin bildiği müziği, oyuncuları, dönemine göre cesur sayılabilecek konusu sebebiyle mutlaka izlenmesi gereken bir romantik komedi filmi. julia roberts'ı julia roberts yapmış olmasına girmeme gerek bile yok.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ayı sözlük altı yaşında izmir zirvesi

pierrot ile eğlenceli bir gece geçirdik. buluştuk ama kimse gelmedi bizim dışımızda. katılımcı sayısının düşük olacağı bir zirvede haber verselerdi bu kadar ayıp olmazdı diye düşünüyorum. hafıza veya bilinç kaybı yaşamış olmalılar. koskoca adamların böyle davranmasının başka bir açıklaması yok çünkü. neyse biz de baş başa kutlamış olduk. önce sözlüğe sonra kendimize kadeh kaldırdık.* izmir'in lgbt ortamını beğendik açıkçası. herkes kendi kafasını yaşıyor ve kimse kimseyi rahatsız etmiyor. sonuç olarak değişik ve keyifli bir gece geçirdik. bunun yanında kurtlarımızı da epey döktük.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

üstteki entrynin sahibi temsili*.


dün seda sayan'a bağlamamak için sustum. bölüneceğiz diyen yazara da katılmıyorum fakat "burası senin ülken ha?" lafı gerçekten canımı yaktı. en basitinden dilek tutarken, dua ederken es geçmediğim bir yer türkiye. kimi zaman yaşanılmaz olsa da benim ülkem. insan üzerinde yaşadığı topraklarda neler oluyor diye sorgulamaz mı? niye bunu sorgulayan insanlara ırkçı damgasını yapıştırıyorsunuz? toprağını sevmek ne zaman ırkçılık olmuş? sen evini sevmez misin? sen evinde huzurlu yaşamak istemez misin? neyse bunu geçmek istiyorum. anlamanızı beklemiyorum.

türkiye'ye kimler kimler gelmiş. kim bu kadar yaygara koparmış bu zamana kadar? kimse. çünkü adamlar adapte olmaya çalışmışlar. mülteci olarak geliyorsan uyum sağlamak zorundasın. tepemize çıkman kabul edilebilir bir şey değil. sen misafirliğe gittiğinde böyle mi davranıyorsun ev sahibine? ev sahibine tecavüz mü ediyorsun? ev sahibinin çocuğunu mu öldürüyorsun? kedisini mi boğazlıyorsun? ev sahibini huzursuz edersen o da seni istemez. bir şekilde seni göndermek ister.

kaç senedir bu ülkedeler ve memnun bile edememişiz. bırak adapte olmayı hepsi avrupa'ya kaçma niyetinde. ama avrupa'da onları alacak bir ülke yok. senin özendiğin hümanizmin fikir babaları manyak çünkü değil mi? ırkçılar, faşistler. vah vah. sorun hümanizmde değil ama. sorun hümanizmi bilmeyip hümanizm kasanlarda. kendiyle aynı fikirde olmadığı için çatır çutur insan öldüren yaratıklara hoşgörü göstermek hümanizm değildir. bunun uzun vadede ne gibi sonuçlara yol açacağını sorgulamak ırkçılık değildir.

kötü günlerden geçiyoruz. kendi kendimizi düzeltebilmiş değiliz. nasıl depresyondayken arkadaşımızın dertlerine yardımcı olamıyorsak aynı o şekilde suriyelilere de yardımcı olabileceğimizi düşünmüyorum.

ayı sözlük itiraf

bence kudurmuş alışmıştan beterdir. çünkü alışmış insan görgüsüzlük yapmaz, daha cool davranır. ne yaptığını bilir. ama kudurmuş insanın ne yapacağı belli olmaz ki. ben böyle düşünüyorum yani.

ayı sözlük itiraf

hiç realist bir ibne değilim. hayallerde yaşıyorum.

saykodelik türk klipleri

türklerin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu gösteren kliplerdir.

örneğin;

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

gofrettin in ertuğrul tulpar olduğu gerçeği

girdiği girdilere bakarsanız teoriden daha fazlası olduğunu göreceksiniz. ertuğrul tulpar'ın 'eşcinsel evliliklere hayır' sloganıyla çıkıp ama aynı zamanda youtube'da kaslı erkeklerin kanallarını beğendiğini gördük. son zamanlarda gofrettin adlı yazarın da benzer davranışlar gösterdiğine şahit oluyoruz. gay olduğu halde gayleri ötekileştiren yazıları bizimle paylaşması buna bir kanıt. sizce de bu gofrettin'in ertuğrul tulpar olduğu gerçeğini işaret etmiyor mu?

(bkz: baran 14 yaşında ve arkadaşları ona einstein diyor)

modern çağın hastalıkları

bilgisayar oyunu bağımlılığı. bazen bu hataya ben de düşüyorum. hikayesi olan oyunlar belki bir şeyler katabilir ama online oyunlara bağımlı olmak kesinlikle zaman geçirme amaçlı boş bir eylem.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

son derece şık bir eylem. toplum biz ne yaparsak yapalım bize hazır değil. biz zaten onlara göre ahlaksızız.

ayı sözlük itiraf

herkesten iğreniyorum. hepiniz yeterince iğrenç ve iticisiniz. teşekkürler.

ayı sözlük itiraf

victor hugo sizi görse sefilleri en baştan yazardı.

thepillars

denemek istedim ve sonuç ortada. arkadaşlar lütfen eksilemeyin yazık çünkü.