ben böyle durumu olmayan bir çocukla konuşmuştum. telefonunda yer olmadığı için texting app indiremiyorum demişti. sonra hangouts diye düşük boyutlu bir uygulama buldum onu kurmasını söyledim oradan konuştuk.
şiir normalde sevmem ama instagramda paylaştıklarımın altına yazmak için google dan aratırım bazen bir kere bu kişinin bir satırını yazmıştım. şöyleydi:
demin ulu önderimizin adını yazarken fark ettim. gönder butonuna bastıktan sonra huyumdur entrimi bir kere daha okurum. okuyunca kalbim cız etti. ne olursa olsun atamızın adının küçük harfle yazılmaması gerektiğini düşünüyorum. bundan sonra kendisinden he who must not be named şeklinde bahsedeceğim sözlükte.
her ayıcıya bir görev düşüyor. daha önce ayı sözlüğe hiç girmemiş ilkokuldaki 5 arkadaşını bulacaksın. ortaokuldan 5 arkadaşını bulacaksın. askerliğinizi yaptığınıza göre 5 asker arkadaşınızı bulacaksın. mahalleden 5 arkadaşını bulacaksın, sokaktan da 4 arkadaşını bulacaksın. toplayın 24.
şu an 22 online yazar var 22x24=528 yapar onların da bu formülü uyguladığını düşünürsen exponansiyel bir artış ile türkiyenin en büyük sözlüğü olur burası.
mao zedong'un iyice fıttırması ile savaş açtığı hayvan türü. tahıllardan otlanıyorlar diye 2 milyar serçeyi öldürünce ortalık haşere doluyor ve 3 yıl süren kıtlıkta 20 milyon kişi hayatını kaybediyor.
ekolojik dengeye cahil cesareti ile çomak sokma eğilimi diktatör egolarının bir ortak noktası galiba.
(bkz:kanal istanbul)
buraları boş görünce çakallar aslan olmuş bakıyorum lafın yıllar önce seren serengil'in gülben ergen'e ettiği lafa benziyor. peki yıllar içinde ne oldu? gülben ergen kitap yazdı köşe yazarı oldu yani aldı başını gitti türkiyenin sayılı entelektüellerinden ama seren hala ucuz bir magazinci.
birbiriyle kesişen öyküler barındıran filmlerden ve kitaplardan biraz sıkılmaya başlamış, uzun zamandır izlememiştim ama bu fena olmamış.acıklılık seviyesi de hoşuma gitti öyle vıcık vıcık filmleri sevmem çünkü.
bu film türkiyede çekilse nasıl olurdu acaba diye düşündüm. ülkesi ile ilgili tespitler sunan tekerlekli sandalyedeki adamın repliklerini ben yazmak isterdim çünkü başkası yazsa mutlaka klişe ve bayağı bulurdum. ispanyol olsam belki o sahneyi de beğenmezdim gerçi.
yılın özeti olayında en çok dinlediklerim gülşen ve ayşe hatun önal dışında hiç cool değil ya :/
instada story atardım diyordum ama listede bir yabancı şarkıcı bile yok. şu an internetten başkalarının paylaştığı havalı bir liste bulmaya çalışıyorum story atmak için. elinde olup yollayan olursa sevinirim.
dating app lerde beş dakika önce tanışılan insanların yaygın olarak kullandıkları bir laf.
harika bir fikir artık sana güveniyorum şeklinde cevap veririm genellikle.
hiç havalı olmayan yazar.
dam deyince benim aklıma rooftop festival geliyor mesela. adamın aklına kavruk köyünde bütün gün güneşten cehenneme dönen dandik evinin mecburiyetten damında uyuduğu geliyor. ben de klimalı evde büyümedim. rooftop festivale de gitmedim ama cool görünmek için illa cool olmaya gerek yok ki.
şu başlığa bir göz at kendini yeter rezil ettiğin: (bkz:havalı görünmek için yapılabilecekler)
what the tuck! reis burada neler olmuş böyle. belli ki actual proof beni hiç anlamamış. ben de onu anlamamışım. bu üzdü şu anda. ağbi, öyle bir çağda yaşıyoruz ki at izi iti izine karışmış. (bkz: bıyık büküle büküle gaytan,insan sikile sikile şeytan olurmuş ) ne diyeyim daha bilemedim. şeytan olmuşsunuz hepiniz.
seren ve gülbene gelince, ünlü olma serüvenine üçüncü sınıf iç çamaşırı defileleriyle başladığın gerçeklerin ne olacak. neydin ki ne oldun canısı. geldiğin yeri unutma gülben hanım. benim tecrübelerim senin muhafazakar ruhuna ağır gelir tatlım.
- kendisi gamlı baykuş değildir.
- gamlı baykuş'un aşireti ile uzaktan yakından alakaları yoktur.
- uşaklı triportör sahibi bdsm severler derneği asil üyesidir.
- yakın gözlüğü 1.50 uzak ise 3.00'dır. astigmat 0.50'dir
- hafif ülser, eser kaşıntı, şöyle böyle sinüziti vardır.
'you don't know me' ki. buraları boş görünce çakallar aslan olmuş bakıyorum. rooftop festival dediğin de çatıkatı şenliği. bu özentilik ne zaman havalı oldu amk. özünüze dönünüz. klimasız evde büyüdüysen lütfen öyle davran. kavruk yaz dediğin yerde geceleri götümüzü buz keserdi. klimalı gibi olurdu her yer. ateş yakar üzerinden atlardık ısınmak için. bilmezsin. mecburiyetten damda yatma lafın da güldürmedi değil.
öncelikle dnr diye başlık açan, ardından da 'ulan bunun doğrusu d&r'dı' diye bakınız veren (bkz:özdemir)'e teşekkür ediyorum.
bildiğiniz üzre doğan holding bünyesinde bir oluşumdu d&r. dergi, kitap ve kırtasiye kısmı renkli ve çeşitliydi.
doğan holding medya ayağından el çektirilince d&r turkuvaz medya'ya geçti. onlar da hemen istedikleri kitapları satıp satmamaya başladılar. neyse zaten tüm bunlar olana kadar internetten alışverişe başlamıştım. şimdilerde avm'lere de gittiğim yok. d&r benim için eski hayalet bir mağaza gibi.
aşıların koruyuculuk yüzdesi aşının kaç kişide bağışıklık kazandırdığını gösterir. yüzde kaçının öleceğini değil. bu nedenle %65 bağışıklığın üzeri kabul edilebilir bir değerdir. çünkü sürü bağışıklığını kazandırmış olursunuz, bulaş zincirini kırar ve hastalığın bitmesini sağlarsınız.
bu da tek etken değildir. siz toplumu aşılayana kadar grip virüsünde olduğu gibi hızlı mutasyonların da gerçekleşmemesi gerekir. aksi takdirde her çıkan mutasyon için halkı sık aralıklarla aşılamanız icap eder.
hastalık geçirmek aşı kadar uzun süre bağışıklık sağlamıyor. bir defa geçirmiş olmanız ikinci defa daha hafif yada daha ağır geçirip geçirmeyeceğinizi belirlemez. "ben geçirdim yeaa birşey olmaz" mantığıyla hareket edenler ikinci defa yakalandıklarında yoğun bakımlık olabiliyor. tedbiri elden bırakmamak lazım.
kilonun tamamen kisinin oz iradesinde oldugunu anladigindan beri bu konuda merhametli olamayan dangalaklara bir soru sormak lazım
senin merhametine ihtiyacı olan kim?
minnacık beyninle oluşturduğun önermeden bilim adamlarının haberi var mı?
bakın bunun eşcinsellik tercihtir diyenlerden hiçbir farkı yok. tercih se de sana ne gerizekalı dediğimiz adamlara söz konusu kilo olunca da sessiz kalmamalıyız yoksa bu dangalaklar haddini aşmaya çok meyilli ve ben haddini aşmanın kişinin tamamen öz iradesinde olduğunu anladığımdan beri merhamet gösteremiyorum bu iq mahrumlarına. uzun bir cümle oldu ya iq nuzun yettiği parçalara bölüp parça parça sindirebilirsiniz.
aydın diye geçinen kesimden iyice tiksinmemi sağlayan sözleşme.
biliyorsunuz bir süredir tartışılıp duruyor. geri kafalılar tarafından nasıl eleştirildiği ortada ama sözleşmeyi savunanların argümanlarına baktıkça deliriyorum.
sözleşmenin sadece kadına şiddete yaptırımı olduğunu, lgbti bireyleri kapsamadığını söyleyip duruyorlar. resmen hep bir ağızdan lgbti bireylere uygulanan şiddeti normalleştiriyorlar ve bir allahın kulu da kalkıp demiyor kardeşim olay şiddete karşı korunmaksa neden lgbti leri kapsamasın diye. hepsi hemfikir olmuş lgbti bireylere şiddet uygulanabileceği konusunda.
bugün pişirdim uzun zaman sonra. çok severim. fransız kültürünü çok severim zaten. bugün french night yapayım diye düşündüm. aslında şampanya içecektim ama bütçemi aştığı için soğan alıp çorba kaynattım. babam soğandan çorba mı olur tavuk koysaydın bari dedi ama ne anlasın allahın köylüsü.
bide kruvasan aldım kahvaltıda reçelle yicem yarın.
halbuki hetero çiftler sahillerde el ele diz dize takılırken bizim eşcinsellerin sevgilisi ile rahat rahat takılabilmesi için geceyi beklemesi lazım değil mi?
başlıktaki gündüz vakti lafına takılmaktan çok dayılar lafına takıldım. bana biraz itici geldi. homofobik topluma yakalanan eşcinselleri mizah konusu yapanların kullandığı sığ ve bir o kadar klişe laf!
(bkz:alışın her yerdeyiz)
dünyanın her yerinde nudist beachler veya eşcinsellerin takıldığı cruising arealar var. ama tabi orta doğu cehenneminde azıcık nefes almak isterseniz allahın unuttuğu koylara gitmeniz gerekir ki orada bile sizi bulup şikayet ederler homofobik devletlerine.
aslında güzel bir durum tabi ama uzun zamandır bu konuda kafam biraz karışıktı. hiç tacize uğramadım çocukken.
daha önce kuzenim ve bir süre önce de yakın bir arkadaşım çocukken tacize uğradıklarını paylaşmışlardı benimle. onlar adına çok üzüldüm ama bir yandan da aklıma şu soru geldi. çok sempatik tatlı bir çocuktum ben neden hiç tacize uğramadım acaba. sonuçta kuzenim ile hep aynı ortamlardaydık.
başta saçma bir düşünce olsa da uzun süre kafamı kurcalamaktan kendimi alamadım. çocukluk fotoğraflarıma baktım. daha sonra kuzeniminkilere baktım. allah affetsin çok çirkin bir çocuktu. daha sonra arkadaşıma da çoccukluk fotoğrafını görmek istediğimi söyledim ama saçma bir tepki verdi. göstermedi. ama o da zaten yakışıklı biri değil çocukken de tatlı bir çocuk olmadığına eminim. belki de ben de tacize uğradım ama bastırdım hatırlamıyorum diye teselli ettim kendimi.
daha sonra konuyu terapistime açtım. meğer pedofililer hedef olarak kendilerine tatlı çocukları değil zayıf çocukları seçiyorlarmış kolay hedef olarak gördükleri için.
yani çocukken tacize uğramadım diye canı sıkılan varsa diye paylaşmak istedim. kendinizi kötü hissetmenize gerek yok.
yakın arkadaşımın sevgilisiyle yatmıştım. ortaya çıkınca bir daha benle görüşmedi. arkadaş grubundan da dışladılar beni bir erkek için. yakışıklı olsa içim yanmayacak çirkin de bişeydi. bir anlık azgınlıkla olan oldu. şimdi hiçbiri benle görüşmüyor. demek gerçek dostlarım değillermiş ne yapayım...
ful aktifler sevişmez öpüşmez, poposunu ellettirmez sadece aktif olurlar. sikiciler ise genelde sadece gender discriminationa karşıdır. aslında her türlü ayrımcılığa karşıdır türcü değillerdir. hayvanlarla da beraber olurlar. hatta nesnelerle bile beraber olabilirler. * ilk bakışta daha açık fikirli, iyi insanlar gibi görünseler de beraber oldukları hayvanların rızası olmadan ilişkiye girdikleri için tacizci kategorisine girerler.
düşünmeme gerek yok demin covid testimin sonucunu eski sevgilime yolladım. altına da ağır geçiriyorum. belki de atlatamıcam seni son kez görmek isterdim ama kıyamam sana bulaştırmaya yazdım. whatsapp dan engellediği için mail attım bakalım okuyunca merak edip engeli kaldıracak mı? aslında hiç semptomum yok ama can çekişiyor gibi yapıcam bakalım napıcak planım işe yararsa barışabiliriz belki. en son beni saçma sapan şeyler için arama deyip engellemişti şimdi pişman olsun biraz bakalım.