redkid23

Durum: 769 - 39 - 9 - 1 - 21.09.2021 11:15

Puan: 12098 - Sözlük Kaşarı

11 ay önce kayıt oldu. 10.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 39

azgınboğa

danstesimin arkadaşıymış, hoşgelmiş*.

plaj voleybolu

ben salon voleybolunu daha çok seviyorum*. zaten güneydoğuda denizi geçtim göl dahi olmadığı için plaj bana çok uzak bir kelime.

demiseksüel

demi almancada ve yanılmıyorsam latincede yarı anlamına geliyor. bence onunla alakalı skywankercığım.

demiseksüel

seks partneriyle duygusal bağ kuranların ayrı bir cinsel kimliği olması biraz abartı değil mi ya?

yıldönümlerini unutan sevgili

bittikten sonra acıtmak dışında bir işe yaramaz hatırlamak.

gülben ergen'in en iyi şarkısı

18 eylül 2021 ayı sözlük kadıköy zirvesi

zirve sonrası yazarların birbirlerine yağdıracağı övgüler için buradayım *.

bira

gamer sevgili

klanındakilerle flört etmediği müddetçe benlik sıkıntı yoktur.

sabaha bir şarkı bırak

sugar daddy

porno yıldızları allen king ve pol prince'in yeni şarkıları.

ayı sözlükte kimsenin sizi anlamaması

anlatıyorum ama anlaşılma kaygım yok. kimi kağıda, kimi bir enstrümana, kimi de tuvale döker içindekileri. ben de buraya akıtıyorum için için boğulmamak için.

komik video yollamak

videolaştığım gruplarım var instagramda yakın arkadaşlarımla. biz genelde trajikomik videolar atıyoruz birbirimize. ağlanacak halimize güldüğümüz videolar.

sakal mı bıyık mı

türkçe pop dinlemeyen gay

slow ve arabesk seviyorum ben.

erken kalkıp çizgi film izlemek

ilk dijital uydu aldığımız zamanlarda henüz şifresiz türk çizgi film kanalları yoktu. ben de hotbird uydusundan super rtl kanalını bulmuştum. sabahları erken saatlerde bilgisayar oyunu oynanırdı, sonra thomas ve arkadaşları başlardı. tabii almancaydı ve pek bir şey anlamıyordum ama çocukluk işte, seviyordum izlemeyi.

potterhead

hoşgeldin. maşallah akıyor sözlük bu ara.

harf takıntınız var mı

alfabesine göre değişir

belcore

shakiro

oturacak daha, henüz çok yeni.
  • /
  • 39

kendinizle çıkar mıydınız

şu sıralar bir benzerini yaşıyorum. kendim gibi bir beyle görüşüyorum. aynı hırs, aynı öfke, aynı ihtiras... sanırım o da firdevs hanım'ın kızı*.

korkunç tecrübeler

sevgili sözlük;
hayatımın en korkunç tecrübesini bu gün yaşamış bulunmaktayım. beni bilen bilir; gayet hoş ve güzel bir gencimdir. temiz giyinimli, 182 boy, kara kaşlar kara gözler, tam bir bibloyumdur yani söylemesi ayıptır.

her neyse, beylidüzü çevresinde oturanlar bilir, esenyurt diye bir gerçeklik vardır. (bkz:esenyurt). çoğu lubunya o taraflara gitmek istemez. tekin olmayan sokaklar, uyuşturucu ticareti, bıçaklı kavgalar. insan profili de genel olarak sağlıklı insanlar değiller.

sabah telefonuma bir mesajla uyandım, esenyurt tarafında pasif arayan birisiymiş. hemen sohbete başladık. esenyurt diye pek gidesim yoktu en başta ama attığı fotoğraflar gayet hoştu.

akşama doğru atladım bir taksiye, gittim. çocuğu görmemle şok geçirmem bir oldu. boyunu sorduğumda söylememişti ki fotoğraflarda hep belden yukarısı vardı. (aptallık bende) 182 boyunda olan ben, çocuk ise 150 var ya da yoktu. sonra manavdan bir şeyler alıcam dedi. o sırada telegramdan yazıştık arkamdan iki dakikaya gel diye. aslında o an kaçabilirdim ama kaçmadım. eve bir girdim. ev kapkaranlık ve rutubetliydi. ağır bir koku vardı evde. ailesi hala evdeymiş. odasını işaret etti. odaya bir girdim. şok oldum, odada eski bir divan, çok eski ve rutubetli mobilyalar, dizi dizi parfüm ve halılar vardı. ev gerçekten sefil bir evdi. ayrıca odada pencere yoktu ve rutubetliydi. yatağa uzandım ve içerdeki sesleri dinlemeye başladım. ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu.

ailesi hala evdeydi ve son yemeklerini yiyorlardı. çıkacaklardı evden. su istedim ve bizim çocuk getirdi. oğlana baktım serseri ve belalı bir tipleme olduğu kesindi. resmen esenyurt torbacı, façacı oğlanlardan gibiydi. içeride hafif sesler yükseldi. annesi varsaydığım kadın yapma kötü oluyorum filan diye garip bir ses çıkarttı. sadece kadının yüzünü eve girerken çok az görebilmiştim. göz altları sapsarıydı. çocuk odaya geldiği zaman telefonu çaldı. telefonda onbeş dakikaya müsait olacağını hala annemler evde diyordu. ben de hemen markete gideceğimi belirttim.

çocuk işte yok masraf yapma, ne istiyorsun ben alayım, hiç gerek yok söyle bana ben alırım demeye başladı. aslında taksimi de o ödeyecekti de öncesinden korsan taksiye ben ücreti vermiştim zaten. araçtan indiğimde ödediğimi belirttim. (otuz lira para boşu boşuna girdi) la istanbul içi taksi mi kullanılır lan imansız !!

neyse sonrasında ben direkt evden çıktım ve koşar adım uzaklaştım. ilk okul vardı kalabalık hemen oraya gittim. taksi çağırdım en yakın korsan yirmi dakikaydı. bi taksi uygulaması da birden kafayı yedi ve şarjım git gide azalıyordu. insanlar bana garip garip bakıyorlardı çünkü oraya ait olmadığım belliydi. gerçekten çok tedirgin ediciydi. üzerimde ince içimi gösteren bir gömlek ve altımda da güzel bir jean vardı. genel olarak bakımlıydım kaşlarım gözlerim... kimse öyle değildi ve zombi gibilerdi. karşıdaki kadın kuaförüne girdim. bana taksi çağırıp çağıramayacaklarını sordum çünkü gerçekten tehlikede olabilrdim. içerideki adam beni kovdu, çık dışarı diye, taksi maksi çağıramazmış... amcık geber emi! orada dışarıda kafasında oryalle bekleyen bir kadın vardı o tarif etti yolu. aslında çok basit bir yoldu ama bilmemem gayet normal. sanki esenyurtta oturuyorum amk. neyse hemen koştur koştur tarif edilenleri yaptım ama hala otobus durağını bulamıyordum bir turkcell bayisine girdim. iki yakışıklı olgunlardı, ben ilk olana abi ayağına nasıl otobüsleri bulabileceğimi sordum. hemen ikincisi atlayıp ben anlatayım sana dedi. dışarıya doğru yürürken diğeri bana sordu ben anlatıcam dedi. ben de dedim biriniz anlatsın lütfen. sonra tam o sırada bir müşteri geldi ve ilk olan ona sen müşteri ile ilgilen diye pasladı. daha kapının ordan adam bana baya temasa başladı sol kolumun üst etli kısmını mıncırıyor anlatırken. sırtıma filan dokonuyor. geri çekiliyorum yine kolumu filan tutuyor. bir garip oldum. ama kesinlikle refklessel değildi. geri çekmişim kendimi o kadar. valla sikse sikeccekti korktum. dedim eyvallah abi sağol. hemen analtılan yere gittim. esenyurt meydandaymışım zaten. bir otobus yanaştı. ohhh beylikdüzü!! hemen pasif lubunya student kartımı çıkarttım ve bastım. yerime oturdum. eve doğru bir yolculuğa başladım. otobüsün ilerlemesi ben gerçekten çok rahatlattı. başımdan aşağı kaynar sular dökülüyordu ki bir ferahlama geldi.

çocuk ise telegramdan bir sorun mu var diye yazmış. sonra da tüm mesajları silmiş. şükürler olsun ki peşime takılmamış. ailesi evde olmasaydı peşime takılabilirdi ya da gitmeme izin vermeyebilirdi. gerçekten çok korkunç bir deneyimdi. evimi düşündüm, ailemi düşündüm ve rabbime tekrardan şükrettim. nasıl yerlerde yaşıyorlar insanlar yahu!! esenyurt diye bir gerçeklik de varmış...

o sırada (bkz:redkid) ile mesajlaşıyordum. ona çocuğun fotoğraflarını, odanın fotoğrafını filan hep atmışımdır. gerçekten enerji korkunçtu. o şahidimdir.

gerçekten umarım bu en kötü deneyimimdir. iki mahalle aşağımdaki kaslı, temiz, bakımlı her evine gittiğimde bana masaj yapan, kahve ikram eden, benimle koltuk sefası yapan kolim mahmut1un değerini bir kez daha anladım. gerçekten çok korkunç bir evdi.

sabaha bir şarkı bırak

yazarların şu an yaptığı şey


edit: tüy gibi hafifledim.

cenaze merasiminde hornette alıkmak

saygısızca olduğunu düşündüğüm eylem. yani bir arkadaşım babamın ölümünde böyle bir şey yaparsa, sanırım onunla arkadaşlığımı bitirirdim. ölüm bir travma hali bence ve arkadaşım dediğim kişinin yanımda olmasını beklerim. belki de ben her önüme gelene arkadaşım demediğim içindir, bilemiyorum. ama benim için arkadaşlığın bitiş sebebidir bu tip şeyler ve yüzüne de direkt söylerim bunu.

bununla birlikte, yıllar önce okuduğum bir araştırmayı aklıma getiren başlık da olmuştur. araştırmaya göre cenazeye gitmiş çiftlerin çoğunluğu o akşam sevişiyormuş. bir nevi hayatta kalma arzusunun dışa vurulmuş hali herhalde.

gayler neden aileye değil de yakın arkadaşa açılıyor sorunsalı

öldürülmemek için
güvenilir bulduğu için
dışlanmamak için
içinde daha fazla tutamadığı için vs vs uzar gider gtk

komik video yollamak

komik videoyu yollayanı bir dertse videoyu açıp izleteni on derttir.

video komik değilse o zorla gehen gehen gülmeye çalışmanız, onun en komik kısmı sözlü tekrarlaması, videonun o kısmını başa alması… bir nevi bu yüzyıl işkencesi.

sakal mı bıyık mı

-sakal mı bıyık mı?
-sakal
-bilemedin bıyık*

erken kalkıp çizgi film izlemek

ilkokuldan ortaokul sonuna kadar aralıksız yaptığım eylem. eve bilgisayar gelince gece gündüz kalmadı tabi.
mesela sabah 5 buçukta samurai x adı altında rurouni kenshin sonra sailor moon yayınlanırdı. hafta sonları çok özlediğim cnbc-e kanalında nickelodeon kuşağı olurdu. sponge bob, catdog, powerpuff girls vs. izler izler keyifli kahvaltı yapardım. çocukluğumdan özlediğim nadir kısa anılar.

süslemeden olmaz entryi

rurouni kenshin

sailor moon

spongebob

catdog

powerpuff girls

harf takıntınız var mı

harf takıntın yoksa demek ki sen de ap sin.

Toplam entry sayısı: 769

sözlükten gerçek dost bulunamayacağı gerçeği

ben buraya dost olmaya değil, tost olmaya geldim**

favori atanın özdemir olduğunu görünce gelen popülerlik hissi

sen bu sözlükte yenisin negativecreep. özdemir'in hatırı sayılır bir popülerliği vardır lakin buranın en popisi kamyoncu ablamızdır.

seri eksi oy veren şahıs

şarkı paylaştım alt tarafı, abartmasan mı acaba?

tanıyor olabileceğin kişiler

instagram'da "keşke tanımasaydım" dediğim kişileri önüme getiren sistem.

seviştiğiniz ayı sözlük yazarı sayısı

yazarları genel olarak seviyorum ama hiçbiri ile sevişmedim. ne diyor şarkıda: "sevmek bir ömür sürer, sevişmek bir dakika"

sözlükten gerçek dost bulunamayacağı gerçeği

ben buraya dost olmaya değil, tost olmaya geldim**

favori atanın özdemir olduğunu görünce gelen popülerlik hissi

sen bu sözlükte yenisin negativecreep. özdemir'in hatırı sayılır bir popülerliği vardır lakin buranın en popisi kamyoncu ablamızdır.

bu arada benim gerçek adım aslında x

ada okeyim de yaşını, işini farklı söyleyene denk gelmiştim. bir gün konuştuk zaten. sonra hesabını kapattı ve kayıplara karıştı. 38 yaşında ve yakışıklıydı. herhalde sevişmeyeceğimizi anlayınca* kibarca kaçtı.

uncle frank

inanılmaz duygusal bir dönem filmi. mutlaka izleyin. * *

seviştiğiniz ayı sözlük yazarı sayısı

yazarları genel olarak seviyorum ama hiçbiri ile sevişmedim. ne diyor şarkıda: "sevmek bir ömür sürer, sevişmek bir dakika"

29. istanbul lgbti+ onur haftası

"ileride doğuda asla yaşamam" ama "ana dilim kürtçe"... kürtçe yazabilir bir insan ama bu kadar da ikiyüzlü olunmaz ki canım. hem sözde kürt haklarını savunacaksın, hem de kürtlerin çoğunlukta olduğu illerde hizmet etmem diyeceksin. yazık.

ayı sözlük elit+ telegram kulübü

"...arkamdan konuşup beste yapacağına yüzüme konuş da düet yapalım..." cam show yapmadığım için beni almadılar. sonra eximi alıp dedikodumu yaptılar. bunu da eximden öğrendim. e bir de her daim beni eksilemeye ant içmiş içlerinden bazıları anladığım kadarıyla.

seri eksi oy veren şahıs

şarkı paylaştım alt tarafı, abartmasan mı acaba?

29. istanbul lgbti+ onur haftası

faşist yazarlar beni eksiliyor*. ne oldu, bu ülkenin en çok konuşulan 3. diline tahammül edemiyorsanız faşistsiniz! yalnız şakası bir yana, sözde eşitlikçi komiteniz niye sadece kürtçe yazmış? diğer azınlıklar azınlık değil mi? faşizm sadece kürtlere kadar mı?

kolimi kanattım

sen bu gece iradene pek sahip çıkmışsın canım. ben de senden örnek alırım artık.

not:yazıların sonuna gülücük koymak formata aykırı, yazıların kaldırılırsa falan sonra benden bilme.

not2:euphoride ben sana karışmıyorum artık, sen de biraz sakin dursan?