ayı sözlük günlük

sözlük bugün de bitiremedim 2 günümü aldı bu iş yine de sana yazmaya geldim.
bugun hayvan gibi entry giriyorum. dark bear mutludur umarim gunluk. is yerinde son gunlerim. uzun mesafe iliskileri got acisindan hallice. optum. bye.
biraz sinirliyim biraz üzgün biraz sakin. yaşanan kötü şeyler sanki aralarında toplanmışlar da bu akşam aklıma girmeye çalışma planı yapmışlar. girdiler de.. insanın istese de çözemeyeceği sıkıntılarının olması kötü bir durum. iyi şeylerse hiç gerçekçi değiller, hiç gelmeyecek gibiler. sonuç olarak siki yine tutacağız gibi bakalım.
bugün de ölmedim sözlük. diğer günlerden farklı ne yaşadım diye bakıyorum; hiçbir şey. sanırım yaşamayı gözümde çok büyütüyorum. gittikçe hissizleşiyorum zaten, üstüne en küçük bir heyecan kırıntısı yaşayamıyorum. insanlar eskisi gibi ilgimi çekmiyor artık. biraz dışarı çıkmak kurtarmıyor beni. nefes alıp vermenin mucizevi olduğu inancını yitirmiş durumdayım. köklerinden kurumaya başlamış bir bitki gibi hissediyorum bazen.
"sonumuzu bile bile seviştim ben, artık gece hiç olmasa da".
selam, günlük bugün yine sabah beşe kadar oturduğumdan okula gidemedim. bu art arda uyuyamadığım kaçıncı gece oldu sayamadım. bugün de çok yorgun uyandım. öğleden sonra hazırlanıp sevdiğim insanlari görmeye gittim. her şey yine sıradan ve sıkıcıydı aynı bu günlük yazısı gibi.
sevgili günlük, nasılsın iyi misin beni sorarsan ben çok iyiyim. buralarda hava çok soğuk omasına rağmen kapı komşum albertle her gece her gece sorma gitsin.
gittikçe soğuyan havada kendimi daha güvensiz hissediyorum günlük. soğuk havalar gerçekten böyle bir etki yapıyor mudur? bu arada hikayeler yazmam gerek. sıkıcı işimden kurtulmamın tek yolu, sevdiğim işle uğraşmak. kitaplar yazıp geçimimi bununla sağlamak istiyorum günlük. ama üzerimden bu ataleti atmam gerek artık. yarın ya da hafta sonu vücut çalışmalarıma başlayacağım ama evde. zira hareketsiz yaşam insanın enerjisini düşürüyor ve sağlıksız hissediyorum. hareketli bir yaşam beni kendime getirebilir. bir de bugünlerde birinin sevgisine ihtiyacım olup olmadığını düşünüyordum. sonra başkalarına ihtiyacı olduğunu söyleyen insanların durumlarının çok zavallıca olduğunu fark ettim. başkasına ihtiyaç duymadığımı kavradım. bu sayede daha güçlü ve yıkılmaz bir hayat süreceğimi düşünüyorum. zaten sevmek demek sevilmek demek değil. bütün bu saçma ve ben merkezli ilişkilerle uğraşmak bana angarya geliyor. bu şarkıdaki gibi yaşamam en doğrusu, bu sözleri idrak edebilmek kolay olmuyor tabii;
https://www.youtube.com/watch?v=T-HgpRt6...
bugün çok yoğun bir gündü günlük. iş yerinde tarifi mümkün olmayan sıkıntılar yaşadım. neyse ki bir şekilde hallettik. sonrasında iş arkadaşlarıyla vakit geçirmek için bir yerlere gittik, tek erkek de benim. konu dönüp dolaşıp ilişkilere geliyor. sen anlat diyorlar, ben ne diyeceğimi şaşırıyorum. onlara sevgilim olduğunu ve onla ayrıldığımızı söylemiştim ama cinsiyetini söylememiştim. her şeyini öğrenmek istiyorlar, ben çekingen ve çelişkili yanıtlar verdikçe benden şüphe duyduklarını hissettim. gay olduğumu bildikleri halde beni dışlamayacaklarını bilsem sorun olmazdı. içlerinden biri dedi ki, sevgilisi neden kız olmak zorunda olsun belki erkekti! ben o an bir garip oldum, yakalanmış gibi hissettim. bir şey de diyemeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. belki bu halimi kabullenecekler ama başkalarının yanında garip hissediyorum. bu bilgi bana çok mahrem geliyor. neden sürekli böyle hissetmek zorundayım, artık bu şekilde taciz edilmekten yoruldum. kendimi gizlemekten yoruldum ama başka çarem yok, günlük. korkuyorum.
iki gündür sabah 9 akşam 11 konferanstayım, bugün de son günü, şimdi kalkıp yine gidicem. çok yoruldum çünkü gönüllü olarak resepsiyon deski senin atölye çalışmaları benim çalışıyorum, organizatörlere yardım ediyorum, bu arada da konferans programı etkinliklerini takip etmeye çalışıyorum, yeni bir sürü insanla tanışıyorum falan. avrupa’nın 4 köşesinden lgbt aktivisti tanıdığım, arkadaşım oldu. bu arada çok değişik bir sürü sunum izledim, queer yaşlılığı, nasıl topluluk oluşturulur (community building), online kampanya nasıl yapılır, kötü amaçlı datelerden nasıl sakınılır (rusya’da ciddi bir problemmiş), lgbt yıldızlardan nasıl yararlanılır gibi çok farklı konularda konuşmalar vardı. bu işlerle uğraşmayı hep sevdim, benim için başka lgbt kişilere ulaşmanın en sağlıklı yolu gibi geldi hep. dün akşam çok tatlı türkçe konuşan yunan bir çocukla tanıştım, italyan lezbiyen kadınlarla biseksüel pursuit oyunu oynadık, sonra da herkesin bet sesiyle karaoke yapmasını izledim. çok fantastik evet, zaten olayın bu kadar fantastik olması çekici yapıyor. neyse hadi kalkıp duş alayım, herkese güzel bir haftasonu dilerim.
sevgili sözlük günlük her baktığımda yaklaşık 30 çevrimiçi kişi varken neden entry sayıları aynı oranda artmıyor bunu merak ettim. sen de bu durumdan muzdarip gibisin biliyorum.
sevgili günlük ve sevgili kızlar,

bugün evden çıkmadan bir gün geçirme çelınç yaptım. melankolik bir hava hakimdi tüm gün. şebnem ferah dinleyip evde sürekli çığlık attım. gözlerimden dökülen yaşlar da bana eşlik etti.

ayrıca (bkz:ayı sözlük ağlama duvarı).
bugün bir haftadır görmeyi beklediğim çocukla aynı ortamdaydım yine. geçtiğimiz haftalarda ondan daha fazla hoşlanıyordum. bugün bütün günü birlikte geçirmemize rağmen artık ondan hoşlanmadığımı fark ettim. ayran gönüllüyüm sanırım. nedense hoşlantım bitince karşı taraftan tiksinmeye başlayabiliyorum. bu arada internet ve mobil telefon diye bir şey icat etmişler, sözlükcüğüm. dışarıdayken de online olup paylaşım yapabiliyormuşsun ahahahaha
dün akşam 20 yıllık erkek en iyi arkadaşım, onun ablası ve kocası ile benim evime yemeğe geldiler. çok keyifli bir akşam geçirdik, yedik içtik. bu insanları neredeyse 20 yıldır tanıyorum ama eşcinsel olduğumu onlara açalı 1 yıldan biraz fazla oldu. bu pek gurur duyduğum bir durum değil ve açılmak benim için çok zor bir süreç oldu. yine de açılabildim çok şükür ve dün ilk defa aynı ortamda bu bilgi açık bir halde bir aradaydık. herkes kendi romantik ilişkisinden bahsederken ben de kendi sevgilimden rahat rahat bahsettim ve bu beni çok iyi hissettirdi. "oh be ulan" dedim, "hele şükür yıllardır kendimi içine hapsettiğim şeyden çıkarabildim". insanın en yakın arkadaşlarından bile hayatının önemli bir kısmını saklıyor olması büyük bir haksızlık bence. hem insanın kendine haksızlık, hem de "en yakınım" dediği kişilere haksızlık. gel gör ki, benim gibi kişiler için kolay olmuyor bu.

ben zaten kanırta kanırta da olsa açılma yolundaydım da, beni iyice rahatlatan, eşcinsel olmayı dünyanın en normal, en doğal şeyi olarak hissetmemi iyice sağlayan, beni neredeyse her arkadaşıyla tek tek sevgilisi olarak tanıştırıp, onların yanında elimi tutup beni öpen bir erkek arkadaş sahibi olmak oldu. üstüne elele tutuşup şehirlerde gezdik tozduk, hiç eşcinsel olmaktan ve bunu göstermekten çekinmeyen (gerçi göstericem diye abartı bir hareket de yapmıyordu tabii) birisi ile beraber olmak ciddi şekilde sizi de açıyor. misafirlerim gittikten sonra sevgilimi aradım (kendisi şu anda bu şehirde değil), ve beni çok değiştirdiğini, bana çok iyi geldiğini, kendisini bulduğum için kendimi çok şanslı hissettiğimi, bana yaptığı her şey için ona minnettar olduğumu söyledim. o da benim için benzer şeyleri hissettiğini söyledi. gerçi kendisini bulduğumda zaten rahat bir adamdı, ben ona ne yönde etki ettiğimi bilmiyorum, en azından bana etki ettiği yönde etki etmedim çünkü zaten rahattı işte.

bir önceki sevgilim de dünya iyisi bir insandı ve onla çok mutluydum fakat bu açılma, ilişkiyi açık etme konularında daha çekingen birisiydi. gerçi ben hayatımdaki kimseye karşı açık değilken onun hiç değilse her şeyini anlatabildiği bir annesi ile güzel bir iki tane eşcinsel dostu vardı (bunlar benim eski durumumla karşılaştırıldığında büyük şeyler bence), ayrıca mesela üniversitede kendine yakın hissettiği hocalarına da "ben eşcinselim" diye açılmışlığı olan biriydi. ama mesela ben de onu annemle tanıştırmak istemiştim de hiç kabul etmemişti, annemin vereceği tepkiden çekiniyordu, kadını boş yere üzmeyelim diyordu. oysa üzülmek değil, anneme erkek arkadaşımın da normal bir insan olduğunu, endişe edecek bir şeyin olmadığını göstermek istemiştim ben, bir de erkek arkadaşımla gurur duyuyordum, annem de görsün tanışsın istemiştim. oysa şimdiki erkek arkadaşım anneme çiçekler aldı, elini öptü, bir sürü muhabbet etti, arabasıyla gezdirdi falan, annem mest oldu resmen.

bir de farkettiğim bir şey şu ki, başka arkadaşlarıma açılmak ve onların da beni eşcinsel kimliğimle kabul ettiklerini görmek, bu şekilde rahat konuşabilmek, geri dönüp benim kendi eşcinselliğimle daha da barışmamı, kendimle daha rahat olmamı sağlayan bir döngü yaratıyor. bu nedenle de yakın çevreme açılmanın ve bu şekilde rahat olmanın psikolojim üzerindeki besleyiciliğini gözlemleyebiliyorum.

şanslı hissediyorum valla, karşıma çok güzel insanlar çıkıyor, beni seven, bana değer veren. çok şükür, nazar değmesin. insanın yanında sevgilisinin olması iyi bir şey. herkese gönlüne göre güzel bir insan vermesini dilerim.
bugün çok verimli bir gün geçirdim. sabah saat 12 gibi pcnin başına oturup lol oynamaya başladım. gece 2de bıraktım. emeklerim karşılık verdi. yaptığıma değdi. lig atladım. 12 kasımda ligler sıfırlanacağı için oyuna harcadığım zamanı olabildiğince arttırdım. hedefime ulaşmak için azimle savaşacağım.
bugün çok verimsiz bir gün geçirdim. sabah saat 12 gibi pcnin başına oturup lol oynamaya başladım. gece 2de bıraktım. emeklerimin karşılığını alamadım. takıma troller, afkler geldi. lig atlayamadım. çok üzgünüm. beni teselli edecek sevgilim olaydı keşke.
2 gün önce sevdiğimle kavga edip durduk. resmen geceleri uyuyamaz oldum. trip yapıp duruyor, ben alttan almazsam biraz yumuşuyor. "seni çok seviyorum. sen beni neden üzüyorsun?" diyemiyorum. çünkü ben de farkında olmadan onu incitiyorum. sevgili falan da değiliz. biz neyiz gerçekten ben de bilmiyorum ama bağlanmak fikri beni ürkütüyor.
rüyamda yine seni gördüm. yine uzaktık. yine bir şeyler belli değildi ve kendi kendime seni özlediğimi itiraf ediyordum. bu rüyalar çok koyuyor bana. şimdi oturmuş ağlıyorum. böyle olmak zorunda mıydı?

üstünden bunca zaman geçti. ne zaman bitecek bu? bizi düşünmekten yoruldum; artık olmayan bizi.
gelme şansın varken gelmek istemedin istanbul'a. şimdi arasan yemin ederim açarım. her şey yeniden başlasın isterim ama bazı şeyleri nasıl tamir edeceğimizi hâlâ bilmiyorum. seni düşününce sinirleniyorum bazen ama bugün üzgünüm. sonsuz olmayacaksa neden başladık. sana her şeyi söylemiştim. neden kırdık birbirimizi, bunca kötü sözü neden söyledik. hep sessiz kaldın. şu an çok üzgün hissediyorum. seni rüyalarımda görmekten yoruldum. keşke yanımda olsaydın. güldüğün zamanlar geliyor aklıma. bugünüm kötü geçecek ve artık her şeyin bittiği gerçeğini beynime kabullendirmem lazım.
dün akşam gittiğim tiyatro çıkışında el ele tutuşan lezbiyen çifti gördüm ve dışarıdayken de birisi diğerinin alnından öptü. bir ara göz göze geldik kendileriyle, gaydarları çalışıyorsa eğer benim de kuir olduğumu anlamışlardır. burayı okur musunuz bilmiyorum ama nazar değmesin. yok yok hiç kıskanır mıyım?*
  • /
  • 2