antti

Durum: 973 - 18 - 8 - 0 - 14.10.2019 13:11

Puan: 15570 - Sözlük Kaşarı

5 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Hizmetinizde!
  • /
  • 49

küçük şehirde yaşamak

biraz daha düşündüm de, küçük sehir romantizmi yapmanin türkiye gibi halkının çoğunluğunun yobaz olduğu bir ülkede anlami yok. şu an ege'nin liberal bir ufak şehrinde yaşadığımdan gözüme güzel gözüktü bu durum ama, ülkenin ekseri küçük şehirleri yozgat, rize, niğde olduğundan, cok bi romantizm yapmanın bir anlamı yok. ebeninkini görürsün oralarda muhtemelen.

ınternetsiz ev

bir süredir böyle bir evde yaşıyorum ve bu durum canimi sıkmaya başladı. sadece cep telefonu interneti akşamları film izleyeyim derseniz kesmiyor malumunuz. ne kadar kalacağım belli olmadığı için internet de bağlatamıyorum. evin gazı olmasın, paltoyla oturayim ama internet olsun demeye başladım.

küçük şehirde yaşamak

küçük şehrin dezavantaji eşcinsel ortamının cok kısıtlı oluşu olabilir muhtemelen. gerçi doğu anadolunun en uzak köşesinde uzun süre yaşayıp gayet kendine ortam yapmış bir gay arkadaşım da olmuştu ama herkes o kadar yapamayabilir.

küçük şehirde yaşamak

bütün hayatımı büyük şehirlerde geçirdim. küçük şehirlerde insanlar ne yapıyor, sıkılmıyorlar mı diye düşünürdüm. her şeyin olduğu büyük şehirler varken insan niye mahrumiyet yaşadığı küçük şehirlerde yaşar ki diye düşünüyordum.

bir aydır nüfusu 150bin olan küçük bir şehirde yaşıyorum. bulunduğum şehir türkiye standartlarında gerçekten çok güzel bir şehir. ve o kadar rahat ettim, hiç arkadaşım olmadığı halde o kadar kendimi iyi hissediyorum ki, normalde yaşadığım büyük şehire hiç dönesim gelmiyor.

yaşam çok daha kolay. ulaşım kolay. insan ilişkileri daha kolay. gezecek daha çok yer var, doğaya ulaşması daha kolay, hay huy yok. oh be!

bilmiyorum sıkılır mıyım bir süre sonra. şimdi harika geliyor.

kedi cafe

türkiye'de sokaklar kedi dolu olduğu için burada tutmayacak bir konsept. yurtdışında yaşarken hakkaten sokakta kedi görüp sevmeyi özlediğimi farkediyordum. benim gibi kedi sahiplenmek istemeyip de arada bir bu hayvanlarla mıncıklaşmak isteyen kişiler için birebir bir konsept.

ayı sözlük

göçüp de uzun süre sonra geri döndükten sonra, artık tarayıcıyı her kapatıp açışımda yeniden şifre sormaya başlamış site.

barış pınarı

fışkıran sularından oluk oluk barış akan bir pınar türü. suladığı her yer yemyeşil.

sınır ötesi harekat

benim anladığım kadarıyla, suriye'de de irak'taki gibi bir kürt devleti kurdurmamak için türkiye tarafından yapilmaya başlanmış harekat. kürt milleti, suriye iç savaşı sayesinde burada da bir devlet kurabilmek için tarihi bir firsat ele geçirmiş durumdalar ve bu durumdan türkiye öteden beri rahatsız. amaç da turkiye siniri boyunca, kolayca kontrol edebilecekleri bir hatti kürt nüfustan arindirip, yerine suriyeli arap mültecileri yerlestirerek bölgenin etnik kompozisyonunu değiştirmek. bu şekilde de turkiye kürtleri ile suriye kürtleri arasında tampon bir arap bölgeyi silah marifetiyle yaratmak. bunun için de bütün dünyayı karşılarına almaktan kacinmadilar fakat disaridan bu operasyon korkunç bir görüntü veriyor. ıstedikleri kadar, artik iyice bayatlamis, "terörle mücadele" denilsin, kimse böyle algilamiyor. dengesiz trump da buna izin vermiş gözüküyor ama abd de çalkalanıyor bubsayede. bizim ülke yonetimi de iç sorunlarla bunaldigi ve basedemedigi için bu harekatı var gücüyle destekliyor. üstüne, ülkenin neredeyse tüm partileri ve medyası bunu destekliyor çünkü "n'apiyoruz la biz burada amk?" diyen en ufak ses terörist ilan edilecek. valla mal mal işler yapıyorlar ve çok fena bir yerlerimizde patlayacak tüm bu saçmalıklar ama bazen de hakkediyoruz diye düşünüyorum. askerlerimizin burnu bile kanamasin temennileri de yani ne desem, çocukça bile değil, savaşa adam gönderiyorsun, çocuk oyuncağı mi bu. neyse, sakinim.

sözlük klonları

ekşi'ye yazar olmanin iyice kolaylasmasi bu klon siteleri vuran asıl şey oldu. sonuçta aslı ve daha popüler olanı varken, cakmasinda yazmayi cok daha az kisi tercih ediyor. ekşi'ye rakip olabilecek bir farklılık getiren bir site de çıkmadı. facebook'un bile 10 yilda havlu attığı bir dünyada, ekşi'nin 20 yildir popülerliğini sürdürebilmesi de ayri bir büyük başarı, her ne kadar 15 yil onceki ekşi ile şimdiki ekşi arasında dağlar olsa da. klonlarin da sürdürülebilirliklerini saglayacak, onlara para kazandiracak iyi ve vizyoner yonetimleri olamadi, çoğu yokoldu gitti bu nedenlerle. ayı sözlük gibi hedef kitlesi farkli ve özel bir sözlük klonu mesela bu şartlarda bile popülerliğini koruyabilirdi ama işte durumu ortada. çok da müthiş şeyler beklememek lazım.

eve gelen boyacıya yavşamak

21-22 yaşlarındayken annem eve duvarları boyaması için bir boyacı çağırmıştı. boyacı 30'lu yaşlarının sonlarında, sarışın, atletik vücutlu ve fena halde iyi huylu bir adamdı. adama direkt dibim düştü zaten. üstüne boya yapmaya başlamadan önce gömleğini çıkarması ve atletiyle işe girismesi eklenince, bütün boya faslı boyunca adamin dibinden ayrilmadim.

adam özellikle merdivene cikip tavanı falan boyadiginda izlemesi o kadar seksi, o kadar erotik bir hal alıyordu ki, kol kaslarının hareketlerini incelemek, arada görünen koltuk alti kılları, atletinin altından belli olan meme uçları falan, acaip tahrik olmuştum. tahrik olup bir sey de yapamamak ayri bir sıkıntı zaten. adami da bu sirada konusturup duruyorum, karısıni çocuklarıni falan anlatiyor yazik bana.

adam benim ona dibimin düştügunu anlamayacak kadar iyi huylu bir adamdi. adami bütün gün resmen gozlerimle yedim ben de. paralize olmuş, adamin başından ayrılmıyordum. anneme de o sıralar açık olmadığımdan o da bir sey cakozlamamisti.

adam işini bitirince acaba soyunur mu, bir duş falan alir mi, vücudunun daha fazlasini görür müyüm diye umut ettiysem de, adam gömleğini giyip parasini alip gitmişti. ben de bütün gün erekte gezdigimle kalmıştım.

biraz feristah yenge fantaazisi gibi oldu ama aynen yaşanmıştır. gece gece aklima geldi bu sarışın boyacı, yazmak istedim.

hristiyan olmak

müslüman türk ailede doğup da sonradan hristiyan olan bir tanıdığım var. yaptığı şey o kadar manasız geliyor ki. bu iki din arasında ne gibi ciddi bir fark gördü de isa'nin yolunu seçti acaba diyorum. ateist falan olsa anlardim, ya da ne bileyim budist falan olsa da, ama bana göre bu iki din üç aşağı beş yukarı aynı şeyler.

31 çekerken anneye yakalanmak

yolun yarısını geçtiğiniz bir yaşta, bir nedenden dolayı bir süre anne yanında kalmak durumunda kaldığınızda başınıza gelmesi daha da sinir bozucu bir durum. annemin kapı çalmadan odaya dalma huyunun da, aradan yıllar geçmesine rağmen değişmemiş olduğunu bu şekilde tecrübe etmek de hoş değil.

anneyle aynı evde yaşamanın ne denli sinir bozucu bir şey olduğunu yılllaar yıllaar sonra tekrar hatırlamak hiç de güzel değil.

ayı sözlüğün gümlemesi

sözlüğün 17 eylül ile 5 ekim gibi ciddi bir zaman aralığında kapalı kalmasi olayı. ne olduğu, neden olduğu, bir daha tekrarlanacak birsey olup olmadığı gibi konularda açıklama yapilmasi iyi olur.

ayı sözlük

geri dönmüş olmasına sevindiğim sözlük.

bulaşık makinesi

bulaşık oluştuğunda hemen içine tikilarak görüntü kirliliği ve yayinti yapmasini önleyen, sonra da dolduğunda o bulaşıkları foşur foşur yıkayan muhteşem alet. seviyorum.

foto göndermeden birisiyle buluşmak

dating sitelerinde foto göndermeden buluşmayı birak, konuşmayı devam bile ettirmiyorum ben. birisi fotosunu paylaşmaya yanasmiyor da buluşmak istiyorsa, ya söyleyemediği, barışık olmadığı ciddi bir kusuru vardır, ya eşcinselliğiyle problemi vardir, ya ciddi ozguven problemi vardir ya da kötü niyetlidir. her durum da son derece kötü. böyle biriyle buluşmanın hic bir anlamı olduğunu düşünüyorum. ancak siz de foto gonderemeyecek kadar problemliyseniz bulusulabilir herhalde. yine de iyi birseye evrilme olasılığı çok düşük bu işin. feyk veya eski fotosunu kullanan biri olabilir, onda da yapabileceğiniz bir şey yok, görünce baayy demekten başka.

ebeveyn banyosu

çok güzel bir şeymiş. şu an ebeveyn banyolu bir odada kalıyorum, evin geri kalanindan çoğunlukla izole yaşayabiliyorum. otel odası hissi veriyor. hiç daha önceden tecrübe etmemiştim, çok faydalı bir icatmis. özellikle de evin geri kalanında fazla bulaşmak istemediğiniz kisiler ikamet ediyorsa.

çocuğunun eşcinsel olduğunu öğrenmek

türkiye'deki ailelerin aile gruplarında konuştuklarını okuyorum da, amanın ne tepkiler, ne panikler, ne hurafeler, beni benden alıyor anlatılanlar. bir de tabii bunlar, aile gruplarına kadar gelebilecek kapasitede olan insanların tepkileri. buralara gelmeyecek kadar bağnaz insanların evlerinde ne dramlar yaşanıyor kimbilir.

"çocuğum öldü gibi hissettim, dünya başıma yıkıldı" falan diyen aileleri hiç anlamıyorum. alt tarafı çocuk bin bir güçlükle "anne ben eşcinselim" demiş. bağrına basıp sevgi, anlayış, şefkat göstereceğine, çocuğum öldü sandım ne demek amk. "anne ben adam öldürdüm" dese bu kadar manyak tepkiler almaz insan yani yemin ediyorum.

"eşcinsel olduğunu söyledi ama hiç oralı olmadık, kabullendiğimizi görürse cesaret alır, daha çok eşcinsel olur, kabullenmediğimizi görürse belki vazgeçer" diyenler de var. bu da tabii çocukların daha da içine kapanmasına veya isyan etmesine neden oluyor.

daha intihar etmek isteyen, hatta çocuğunu öldürmek istediğini söyleyen tipler var ki, bu itirafları okuyunca çok pis küfürler sayasım geliyor.

bu aile destek gruplarına bütün aileler gitmeli, yoksa böyle gerizekalı gerizekalı tepkiler veriyorlar cehaletten, olan hem kendilerine hem de o eşcinsel gençlere oluyor. cehaletten kırılıyor bu ülke.

ailesine açıklayacak eşcinsel gençlere de tavsiyem, ailenizi böyle gruplarla veya doktorlarla iletişime geçirip, doğru bilgileri edinmelerini sağlayın, yoksa valla görünen o ki, en eğitimli sandığınız aile bile konu eşcinsellik oldu mu, bir hurafeler yumağının içinde buluyor kendini.

beden algı bozukluğu

kişinin kendi bedenini olumsuz algılaması, çoğunlukla herkeste olabilecek kusurlarını abartması ve bedeninden utanmasını getiren psikolojik bozukluk. bu kusurlar her zaman gerçek anlamda kusur olmayabiliyor da üstelik (aslında normal ölçülerde olan birinin ‘çok zayıfım, çok kemikliyim, çok çirkinim’ gibi şeyler düşünmesi gibi).

bende olan durumdu, hala kaldı mı bilmiyorum, biraz kaldı bence. nedenini içinde bulunduğum o dönemlerde farkedemesem de, şimdi gayet açık geliyor, eşcinselliğimle ilgili derin sıkıntılarımın olmasıydı. eşcinsel olmakla beden algısında problem olmasının tam nasıl bir bağlantısı var bilmiyorum ama, eşcinselliğimi kabullenme süreciyle birlikte, bu algı bozukluğunda da (doğrudan bir çabam olmadan) ilerleme kaydettim.

(bkz:çıplaklıktan utanmak)

çıplaklıktan utanmak

bende ortalamanın biraz daha üstünde var olan bir durumdu. ortaokul-lisede ortalamadan biraz daha kiloluydum, üstüne eşcinselliğimin verdiği saçma bir içe kapanma duygusuyla, beden eğitimi derslerinde soyunma odalarında giyinip soyunurken çekinme yaşar, atletimi hayatta çıkarmazdım (tabii etfrafta soyunanları dikkatle ve çaktırmadan incelemeyi ihmal etmeden). o dönemde denize girdikten sonra hemen havluya sarınmalar falan da vardı.

üniversite döneminde biraz daha rahatladı, ama biraz. bedenimle ilgili algı problemim vardı, mesela göğüs kılarım gömlek yakasından gözükmesin diye hep bisiklet yaka fanila giydim durdum. neden bu tip şeyleri dert ettiğimi hiç hatırlamıyorum ama beden algı bozukluğu dedikleri şey bu olsa gerek.

üniversite sonrası yurtdışına gittiğimde, spor salonlarının soyunma odalarında millet anadan doğma gezip kimsenin kimseyi dikizlemediğini, duşların arasında perde olmadığını falan görmüştüm. ben tabii haşa öyle bir duşta asla yıkanamadım. bunun biraz kendi cinselliğimden korkmanın getirdiği bir sonuç olduğunu düşünüyorum şimdi.

daha sonra 30lara geldiğimde, eşcinseliğimi kabul etme ve barışma süreci ile beraber, bu çıplaklıktan utanma mevzusunda da bayağı aşama kaydettim.

geçen sene erkek arkadaşımla ispanya’da bir çıplaklar plajına gittik ve hayatımda ilk defa kamusal bir alanda çırılçıplak kalabildim. biraz korkutucu geldi başta, sonra alıştım.

hamamlara her zaman mayo ile girmiş birisi olarak da, geçen hafta aklıma masaj servisi almak geldi, otelin spasına gittiğimde peştemal verdiler ve ben hayatımda ilk defa peştemal altına bir şey girmeden hamama gittim, sonra da masaj odasına. masaj sırasında da masöz kadın maşallah peştemali aldı, kaldırdı, kıvırdı, çevirdi, koydu, kaldırdı vs. bütün namus ortada. ne yalan söyleyeyim, çok da dert etmedim, hatta parasını verdim hiç kendimi rahatsız edecek bir ruh haline giremem dedim kendi kendime.

yani zaman içinde bayağı bir aşama kaydettim de, bayağı fazla zaman aldı bu maalesef. eşcinsellik mevzusunun, kendini kabullenmekte zorluk yaşayan bireyler için getirdiği saçma durumlardan bir başkası işte bunlar.

içinizdeki heteronormativiteyi yenin diyerek satırlarıma burada son veriyorum. esen kalın.
  • /
  • 49
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 973

ayı sözlük itiraf

bütün arkadaşlarım kadın, sürekli kadinlarla takılıyorum, tam bir am görmeyen am bitine dönüştüm. erkeklerin muhabbeti cok sığ ve boş geliyor. ıs yerindeki erkeklerin coguna selam bile vermiyorum artık.

(bkz: geylik alametleri)

ayı sözlük günlük

erkek arkadaşım beni bütün arkadaşlarıyla tek tek tanıştırdı ve bu onun için çok doğal, çok rahat. onların yanında bana aşkım diyip duruyor. ben de onu kendi açıldığım bütün yakın arkadaşlarıma tanıştırdım, hatta geçen haftasonu benim evde doğum günü partimi kutladık, o dahil herkes geldi, hayatımın en güzel doğum günü oldu. insanın en büyük zenginliği etrafında ona destek olan arkadaşları, eşi dostu, ailesi.

hatta erkek arkadaşım bu gelişinde annemle de yemeğe çıktık, hem de iki kere çıktık, ikincisinde annemin işyerine gitmiştik, oradan çıkarken annem kendi işyerindekilere "ben şimdi iki oğlumu alıp yemeğe gidiyorum" bile dedi herkese. yani norveçli bir aileye dönüşmemize az kaldı. öte yandan bu eskiden rüyamda görsem inanmayacağım muhteşem açılım durumlarının temel nedeni benim açılmamdan ziyade erkek arkadaşımın dünyanın en rahat ve en tatlı ve en sempatik insanı olmasından kaynaklanıyor daha çok. allah nazarlardan saklasın, valla insan onun yanında kendini über rahat hissediyor. psikolojik sağlığı bu kadar yerinde olan başka birini tanımadım ben hayatımda.

velhasılı kelam, dün akşam da bir başka benim henüz tanışmadığım bir kadın arkadaşıyla 3 kişi whatsapp görüşmesi yaptık, kadının bana sormak istediği iş ile ilgili bir şeyler varmış. o kadar tatlı konuştuk ki üçümüz, gülmeler, kahkahalar falan, ve tabii bana aşkım diye hitap etmesi beni mest etti. onun bu rahatlığı tabii beni de hayatımın geri kalanında çok rahatlatıyor. o telefon görüşmesi bittikten sonra bir süre durdum evde kendi kendime, içimden mutluluk fışkırdı resmen. sonra geri onu aradım ve "ben seni çok seviyorum, ama cidden öyle böyle değil çok seviyorum, biliyorsun değil mi?" dedim. biraz da sesim titriyordu.

psikolojik sağlığı bu kadar yerinde, hayata bu kadar pozitif bakan eşcinsel erkeklerin var olduğunu görmek müthiş bir şey. ben de kendimi çok şanslı hissediyorum ki bu kadar harika birini çıkardı karşıma hayat. aman allah nazarlardan saklasın.

çok güzel bir arkadaş çevresi de oluşturmuşum kendime, dört koldan destek alıyorum, hayatımın kendimi en sağlam hissettiğim dönemindeyim sanırım. açılma süreçleri çok sancılı oldu ama sonunda çok iyi bir tablo çıktı, bunu da ben yarattım. aferin bana yaw.

eşcinsellerin danışabileceği psikologlar

sözlük dışı kimseler de kolay bulabilsin diye jenerik bir başlık açmaya gayret ettim fakat asıl konu lgbti+ bireylerin danışabileceği ve psikolojik yardım alabileceği psikolog ve psikiyatristler veri tabanı gibi birşey. ben bu bilgileri elde etmekte çok zorlandım zira önceden rastgele sayılabilecek bir şekilde gittiğim bir psikolog hanım bana saçma sapan şeyler söyleyip gittiğime gideceğime pişman etmişti ve kafanız buhranlıyken bir de böyle bir deneyim yaşamak hiç hoş birşey değil. lgbt durumlarından haberi olmayan hatta daha kötüsü son derece yanlış şekilde haberdar olan ruh sağlığı çalışanları bulunmaktayken, psikolojik yardım ihtiyacınız olursa böyle birine çatmamak için tavsiye ihtiyacı oluyor. ben o tavsiyeleri çok zor buldum, buradan paylaşmak istedim, belki başka birilerinin işine yarar.

ankara
ceren göker
gökçe silsüpür
irem yıldız (madalyon psikiyatri merkezi)
harika özel (madalyon psikiyatri merkezi)
selçuk candansayar
koray başar (özellikle trans konularında)

istanbul
şahika yüksel (özellikle trans konularında)
seven kaptan
ardıl bayram şahin

izmir
ışıl vahip
nezaket kaya
nur engindeniz

cetad eğitimini tamamlamış terapistlerin türkiye genelindeki listesinden de faydalanılabilir. http://www.cetad.org.tr/listtherapists.aspx?menu=19

fiyatları ucuz değil, özeller seans başına 200-300 tl, devlet hastanesinde 110 tl muayene parası var. bulunduğunuz şehirdeki lgbt derneğiyle iletişime geçerek, müşkül durumdaki lgbt bireylere daha uygun fiyatlı hizmet veren psikolog tavsiyesi de isteyebilirsiniz.

ayrıca (bkz: lgbt psikolojik yardım)

sevgilinin geçmişi

bir insanın önceki sevgilileri ile olan ilişkilerinin tarzı şu anki ilişkisinde de nasıl davranacağı konusunda ipuçları vereceğinden, bilmenin de anlatmanın da sıkıntılı olduğunu düşünmüyorum. yani tabii aşırı travmatik bir geçmiş (örneğin tecavüz vs.) söz konusu değilse. ayrıca "sevgililik" kavramı da, ilişki yürütmek de öğrenilen bir şey, dolayısıyla her ilişkimizden bir şeyler öğreniyoruz, gerek kendimizle ilgili gerekse ilişkiyi yürütmek için neler gerektiğiyle ilgili. dolayısıyla önceki ilişkilerimizden edindiğimiz tecrübeyi paylaşmak, bana şunlar şunlar uymuyor, ya da şöyle şeylerden hoşlanıyorum diye önceki ilişkilerden kendimiz ve yaşamak istediğimiz ilişki hakkında bilgiler vermek, yeni ilişkimizi daha kolaylaştırır herhalde.

bunun dışında sevgililik ilişkileri çok yoğun geçen ve bizi, hayatımızı derinden etkileyen ilişkiler. bunlardan hiç bahsetmemek, hayatının ciddi bir kısmını en yakının olan kişiden saklamak anlamına da geliyor ve bu da ne kadar sağlıklı, o da ayrı bir konu.

karşıdakini anlat diye zorlamadan ama yeri geldiğinde makul açıklamalar yapmaktan da kaçınmamak lazım bence. tabii karşı tarafın sizin geçmiş ilişkilerinize karşı aşırı bir allerjisi, kıskançlığı varsa, o zaman sesinizi kesip oturun.

eşcinsellik metropolde yaşanır

metropollerde kim kime dum duma bir hayat yaşandığından ve elinizdeki seçenek bolluğundan dolayı doğru dürüst ilişki bulmak, yürütmek, sadık kalmak gibi durumlar çok zor olabilir. görece çok küçük ve baskıcı yerlerde ise zaten birini bulmak zor olduğundan, bulduğunla yetinmek ve iyi geçinmeye çalışmak, birbirine kol kanat germek, ilişkilerin daha sıkı olması durumları da yaşanabilir. görevi nedeniyle türkiye'nin en doğu ucunda, iran sınırında yaşayan bir arkadaşım, orada çok güzel bir eşcinsel ortam yaratmıştı kendine, hayret ediyordum.

bence eşcinsellik, sizin eşcinsel kimliğinizi, yanınızdaki sevgilinizi dürüst şekilde kabul edebilecek insanların olduğu yerde en güzel yaşanır. metropollerde de kendi kafasının veya yakın çevresinin mentalitesinin içinde hapsolmuş nice eşcinsel insanlar var bu ülkede.

eşcinsellerin danışabileceği psikologlar

sözlük dışı kimseler de kolay bulabilsin diye jenerik bir başlık açmaya gayret ettim fakat asıl konu lgbti+ bireylerin danışabileceği ve psikolojik yardım alabileceği psikolog ve psikiyatristler veri tabanı gibi birşey. ben bu bilgileri elde etmekte çok zorlandım zira önceden rastgele sayılabilecek bir şekilde gittiğim bir psikolog hanım bana saçma sapan şeyler söyleyip gittiğime gideceğime pişman etmişti ve kafanız buhranlıyken bir de böyle bir deneyim yaşamak hiç hoş birşey değil. lgbt durumlarından haberi olmayan hatta daha kötüsü son derece yanlış şekilde haberdar olan ruh sağlığı çalışanları bulunmaktayken, psikolojik yardım ihtiyacınız olursa böyle birine çatmamak için tavsiye ihtiyacı oluyor. ben o tavsiyeleri çok zor buldum, buradan paylaşmak istedim, belki başka birilerinin işine yarar.

ankara
ceren göker
gökçe silsüpür
irem yıldız (madalyon psikiyatri merkezi)
harika özel (madalyon psikiyatri merkezi)
selçuk candansayar
koray başar (özellikle trans konularında)

istanbul
şahika yüksel (özellikle trans konularında)
seven kaptan
ardıl bayram şahin

izmir
ışıl vahip
nezaket kaya
nur engindeniz

cetad eğitimini tamamlamış terapistlerin türkiye genelindeki listesinden de faydalanılabilir. http://www.cetad.org.tr/listtherapists.aspx?menu=19

fiyatları ucuz değil, özeller seans başına 200-300 tl, devlet hastanesinde 110 tl muayene parası var. bulunduğunuz şehirdeki lgbt derneğiyle iletişime geçerek, müşkül durumdaki lgbt bireylere daha uygun fiyatlı hizmet veren psikolog tavsiyesi de isteyebilirsiniz.

ayrıca (bkz: lgbt psikolojik yardım)

ayı sözlük günlük

erkek arkadaşım beni bütün arkadaşlarıyla tek tek tanıştırdı ve bu onun için çok doğal, çok rahat. onların yanında bana aşkım diyip duruyor. ben de onu kendi açıldığım bütün yakın arkadaşlarıma tanıştırdım, hatta geçen haftasonu benim evde doğum günü partimi kutladık, o dahil herkes geldi, hayatımın en güzel doğum günü oldu. insanın en büyük zenginliği etrafında ona destek olan arkadaşları, eşi dostu, ailesi.

hatta erkek arkadaşım bu gelişinde annemle de yemeğe çıktık, hem de iki kere çıktık, ikincisinde annemin işyerine gitmiştik, oradan çıkarken annem kendi işyerindekilere "ben şimdi iki oğlumu alıp yemeğe gidiyorum" bile dedi herkese. yani norveçli bir aileye dönüşmemize az kaldı. öte yandan bu eskiden rüyamda görsem inanmayacağım muhteşem açılım durumlarının temel nedeni benim açılmamdan ziyade erkek arkadaşımın dünyanın en rahat ve en tatlı ve en sempatik insanı olmasından kaynaklanıyor daha çok. allah nazarlardan saklasın, valla insan onun yanında kendini über rahat hissediyor. psikolojik sağlığı bu kadar yerinde olan başka birini tanımadım ben hayatımda.

velhasılı kelam, dün akşam da bir başka benim henüz tanışmadığım bir kadın arkadaşıyla 3 kişi whatsapp görüşmesi yaptık, kadının bana sormak istediği iş ile ilgili bir şeyler varmış. o kadar tatlı konuştuk ki üçümüz, gülmeler, kahkahalar falan, ve tabii bana aşkım diye hitap etmesi beni mest etti. onun bu rahatlığı tabii beni de hayatımın geri kalanında çok rahatlatıyor. o telefon görüşmesi bittikten sonra bir süre durdum evde kendi kendime, içimden mutluluk fışkırdı resmen. sonra geri onu aradım ve "ben seni çok seviyorum, ama cidden öyle böyle değil çok seviyorum, biliyorsun değil mi?" dedim. biraz da sesim titriyordu.

psikolojik sağlığı bu kadar yerinde, hayata bu kadar pozitif bakan eşcinsel erkeklerin var olduğunu görmek müthiş bir şey. ben de kendimi çok şanslı hissediyorum ki bu kadar harika birini çıkardı karşıma hayat. aman allah nazarlardan saklasın.

çok güzel bir arkadaş çevresi de oluşturmuşum kendime, dört koldan destek alıyorum, hayatımın kendimi en sağlam hissettiğim dönemindeyim sanırım. açılma süreçleri çok sancılı oldu ama sonunda çok iyi bir tablo çıktı, bunu da ben yarattım. aferin bana yaw.

ayı sözlük itiraf

kuzenimle buluştuk, bir sürü konuştuk, direkt balıklamasına o konulara atlamadık, her zaman yaptığımız muhabbetten başladık, şöyle oldu böyle oldu, falan filan. son derece rahat, her zamanki gibi, sıfır gerginlikle, kakara kikiri konuştum, sorun olmadı. ilerleyen zamanlarda konu bu noktaya da geldi elbette, kız herşeyi sordu, annene niye söylüyorsun bana söylesene dedi, gülüştük, o sordu ben anlattım, ama öyle polis sorgulaması gibi sormadı, gene normal muhabbet düzeyinde, araya başka şeyler de sokarak, fena halde relax bir şekilde konuştuk. hatta kendisinin de biseksüel eğilimlerinin olduğunu ama hiç aksiyon yaşamadığını anlattı. ben de bütün ilişkimi, olan biteni, çocukluğumda eşcinsellik konusunda yaşadığım bir iki komik olayı anlattım. erkek arkadaşımın yaptığı bazı salaklıkları anlattım, güldük. bütün konuşma boyunca hiç yaşadığım travmatik olaylara, eşcinsellik mevzusunun benim için açıklaması, başetmesinin aslında ne kadar problemli olduğuna ve buna benzer hiçbir şeye girmedim, aksine hep komik taraflarından ya da çok da trajik olmayan taraflarından bahsettim. güle oynaya, dünyanın en doğal olaylarından bahsediyor havasında konuştuk yani (ki aslında çok doğal da, travmatik yapan bizleriz).

yani ilk defa yaptığım bir açılma muhabbeti için aşırı derecede olumlu geçti ve aslında buna hala inanamıyorum. yokmuş böyle bir hafiflik, böyle bir özgürlük. o kadar rahatlamış durumdayım ki anlatamam. bütün kafamda kurduğum sorunlarım, hava kaçıran bir balon gibi sönüverdi gibi geliyor. pozitif duygularla doluyum. 30 yılın doldurduğu saklanmışlıklar, utanmalar, korkularım çözülüyor. şu anda bütün dünyaya eşcinselliğimi ilan edebilirmişim gibi gelmeye başladı. facebook'ta gökkuşağı bayrağı paylaşasım var. tabii şaka, bu noktaya gelmeye hala biraz daha var, ama yani çok uzak bir gelecek gibi görünmemeye başladı bana.

kuzenime buradan kocaman sevgiler gönderiyorum. aslında çok anlamadı herhalde benim rahat tavırlarımdan aslında bu konuşmanın benim için ne kadar büyük bir aşama olduğunu, çünkü çok rahat görünmek için biraz çaba sarfetmedim değil. ama ne demişler fake it until you make it. mış gibi yaptım ama sonra güzel götürdüm olayı. birilerine açılmayı düşünen ama kafasında tereddütleri olan arkadaşlara tavsiye ediyorum. güvenli bölgelerdeyseniz, karşı taraf tarafından kötü yargılanmayacağınızı düşünüyorsanız, samimi olduğunuz kişilere açılmanın çok olumlu bir rahatlatıcı etkisi oluyor. erkek arkadaşınla tanışmayı çok isterim, çok merak ettim dedi, ben de en yakın tarihte ayarlayıp tanıştırmayı planlıyorum. muhteşem ki ne muhteşem, resmen hayatımda yeni bir devir başladı. allah nazardan saklasın, tü tü tü.

ayı sözlük itiraf

bugün geyler lezbiyenler konferansı gala gecesindeydim. avrupanin her köşesinden queer kişilerle tanıştım. bulunduğumuz ülkenin başbakan yardımcısı çıktı konuşma yaptı, daha lgbt kişilere ne hakları vermeyi planladiklarindan bahsetti. maşallah, lezbiyen çiftlere ücretsiz ivf hizmeti bile veriliyor bu ülkede, biz türkiye'de bir yürüyüş bile yapamazken elalemin konuştuğu konulara bak. neyse iyi yedirip icirdiler. yarın sabahın köründen öğleden sonraya kadar da resepsiyonda durup gelene geçene yardım edicem. gönüllüluk güzel bir şey, ayrıca öğretici. şimdi de tramvaydayim, erkek arkadaşıma gidiyorum. bu geceyi onda geciricem, yarın türkiyeye ailesini ziyarete gidiyor, gitmeden birlikte olalım dedim. neyse onun yokluğunda bu konferansla şunla bunla oyalanacagim, gene iyi denk geldi. erkek arkadaşım dünya iyisi bir insan, onu bulmuş olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. allah herkese gönlüne göre birini versin inşallah. iyi geceler herkese.

ayı sözlük itiraf

sadece iki gün önce bir avrupa ülkesinde, etrafımda beş yüz tane gey lesbiyen trans interseks falan takılıp, havuz kenarında entellik seviyesi arşa çıkmış, bol fularlı konuşmalar yapıyorken, şu anda kendimi doğu anadolu'nun ücra bir köşesindeki bir otel odasında, az önce bir grup inşaatçının birbirlerine anlamadığım bir dilde (sanırım zazaca) küfrettiği hararetli bir toplantıdan beyin amcıklaması yaşayarak çıkmış dinlenmeye çalışırken buldum. yaşadığım kültür şoku öyle böyle değil. mimarlığı fularlı bir iş olur diye seçtiydik oysaki, peh...

ayı sözlük günlük

sevgili kişisi beni beraberliğimizin 1.5. yılında ancak facebook'ta ekledi zira önceki sözü, insanların sevgililerini facebook'tan eklemesinin doğru bir şey olmadığı yönündeydi. biraz tuhaf bulmuştum ama fazla kurcalamamıştım. sanırım ailesinin bir şey görmesinden endişeleniyordu. ama şimdi ne değişti de ekledi, onu da bilmiyorum. ne oldu diye sordum, önerilenlerde adın çıktı, ben de aşkla bastım dedi. komik. ben de uzatmadım, ekledim. facebook benim için o kadar önemsiz bir mecra ki, ne farkedecek...

bunlar dün olmuştu. bu sabah ofiste facebook'u açtığımda ondan bir mesaj geldiğini gördüm. tam olarak "şşşşkitommm" yazmış, yanına da bir gülen surat ve bir kalp koymuş. ofisin ortasında istemsizce kahkahayı patlattım. bayağı güldürdü bu beni. ben de ona mutlu mutlu osuran tilki stickerı gönderdim. öyle çok manalı mesajlaşıyoruz ki sormayın.

hoşlanılan erkeğe açılamamak

valla gey milletinde böyle şeylerin olmaması gerekir zira bu tür başlıklardaki durumlar, daha çok orada burada gördüğünüz, size çekici gelen insanlara nasıl yaklaşacağınızı bilememeyi anlatır ama türkiye'de bir eşcinselseniz, orada burada gördüğünüz adamlara uluorta, eşcinsel olduğundan emin olmadan hiç açılmayın bence. karşınızdakinin eşcinsel olma olasılığı (ve bunu kabullenmiş olma olasılığı, ve birileriyle ilişkiye açık olma olasılığı vs) %2'den daha düşükken, bu kadar düşük bir yüzdeyle kocaman bir riske girmenin hiç bir mantığı yok. yok eşcinselliğinden emin gibisiniz ama eleman gene de açık etmiyor bu durumu, bu gibi tiplerle de uğraşmaya gerek yok, büyük ihtimal açıldığınızda "ne münasebet, sen beni ne zannettin vs" tarzı savunmaya geçecek, hiiiiiç ama hiç gereği yok böyle durumların. ulan sonuçta internet çağında yaşıyoruz, elinizin altında böyle bir nimet varken buradaki yüzlerce olasılığı değerlendirmeyip, bunun yerine böyle süper riskli işlere girmenin ne anlamı var? vay efendim ben aşık oldum galiba, vay efendim çok tatlı çocuk ama, vay efendim onun da benim gibi zedelenmiş duyguları var beni bir tek o anlarlar falan feşmekan... geçecen bunları, fasa fiso. gey dediğin adam akıllı olur, bu özellikle tehditlerle dolu cangıl dünyada geyler daha çocukluklarından başlayarak nasıl hayatta kalacaklarını sürekli hesaplayarak belli bir yaşa gelirler. böyle naif duygusallıkların hiç bir mantığı yok. elemana açılacan da seni bütün dünyaya ifşa etmeyecek, ba ba ba ba... sikerler öyle işi. böyle saçmalıklara girmek yerine alırsın eline interneti, tanışma sitelerinden sana mantıklı, aklı başında gelen profillerle şansını denersin, ki orada bile kendini kabullenememiş, aklı mantığı olmayan mal tiplerden bir sürü var, ama sonuçta senin kafana uyacak, cinselliğiyle belli bir noktaya kadar barışmış (en azından bir profil açabilecek kadar) tiplerle karşılaşma olasılığın daha yüksek. üstüne doğru dürüst bir profili de varsa, kendini düzgün cümlelerle ifade edebilmişse, eli yüzü düzgünse, zamanını ve duygularını böyle tiplerle iletişim kurmak için kullan. mal mısınız kardeşim sokakta, okulda, otobüste bilmemnerede gördüğünüz tatlı çocuğa, elinizde hiç bir başka veri yokken açılmaya? atatürk ne demiş, benim geyim akıllıdır, zekidir, çeviktir, aynı zamanda o aklını kullanmasını bilir. ne güzel demiş atamız. siz de atanızdan feyz alın ulan biraz. kıps, hadi yallah.

aileye ve yakın çevreye eşcinsel olduğunu açıklayamama nedenleri

içselleştirilmiş homofobinin insanlara neler yazdırabildiğini gösteren nedenler. eşcinsel kişilerin öncelikle kendi kafalarındaki önyargıları yıkabilmeleri gerekiyor ve bu bile oldukça sancılı ve emek isteyen bir süreç. okumak öğrenmek lazım, yoksa toplumun bizlere zerk ettiği homofobiyle kendimizi ve çevremizi algılıyor, sonra böyle yazılar yazıyoruz.

pentagon

ingilizce besgen. binası besgen şeklinde olduğundan, amerikan savunma bakanlığından bu şekilde bahsediliyor. tesbihi belig miydi, bisi deniyordu bu işe edebiyatta.

şokopop

gey olup hazırladığı harika videolarda lubunca kelimeleri ara sıra kullanmasıyla gönlümüze taht kurmuş magazin fenomeni araştırmacı kişilik.

gece saat 1’de yeni video atarak uykuları piç etmiştir yalnız. olsun seviyoruz.
Henüz takip ettiği biri yok.