doepytoha

Durum: 369 - 103 - 17 - 5 - 21.09.2021 22:50

Puan: 5394 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 9.Nesil Yazar.

“Çocukken, büyücülerin herşeyi yapabileceklerini sanıyordun. Ben de öyle sanırdım, bir zamanlar. Hepimiz öyle sanırdık. Fakat gerçek şu ki, insanın gerçek gücü, büyüyüp bilgisi arttıkça izleyebileceği yol, iyice daralıyor. Ta ki, en sonunda sadece ve sadece mutlaka gerekenden başka yapacak şeyi kalmayıncaya kadar…” ― Ursula K. Le Guin, Yerdeniz Büyücüsü
  • /
  • 19

eşcinsel misin sorusuna alternatif cevaplar

beylikdüzü laço

nerede bu beylikdüzü laçolar ?

ayı sözlük telegram grubu

katıldığım sonra gruptan çıktığım gruptur.
* yanlışlıkla çıkmışım sonra attılar sanıp darkbeara atar yapıyordum. içeridekilerin profilleri bir harika, çok az sohbet dönüyor. ayda yılda bir yani...

girerseniz profillere aşık olmamanız elde değil. çok tatlı tipler var.

kullandığınız kalem markaları

kurşun kalem kullanıyorum.
tombow aşığıyım. o ton o texture ahh kalbim...
test çözerken, yazı yazarkense rotring 0.7 uçlu kullanırım.

liseli beylikdüzü çıtır sözlük yazarınıza kalem sponsoru filan olmak isterseniz özelden bekliyorum xd thanx girlsss.

azgınboğa

sözlüğe kendi fotoğrafını koyan şapşal kişi

telefon seksi

sözlük yazarlarını her gece sırası ile kamerada patlattığım seks biçimi.

beylikdüzü

buralarda olan yazarlar kimler ? kahve içelim yahu !

bütün arkadaşların eşcinsel veya kadın olması

haa bir de şey durumu var bu hetero erkeklerin sikemeyecekleri kadınlarla çok samimi diyaloglar içerisinde oluyorum, hatta seviştiğimiz, oynaştığımız bile oluyor. bu kuduruk hetero erklerse bana öfkeleniyor. la bebe ? toksik maskülen olmadığım için, tatlı bir adam oldum için bu hatunlar bana daha fazla yanaşıyor, arkadaşlık kuruyor. sen de böyle ol ? napyım yani ? tabii kadınlarla kaynaşıcam diye ım gay moduna girme de yaniii!!!

bütün arkadaşların eşcinsel veya kadın olması

cishetero erkekler mi ? öhgg mide bulanıtısı geçiriyorum. hiçbirinin sohbeti de güzel değildir so cis hetero erkeklerle takılmıyorum, arkadaş olmuyorum, çölde görsem su bile vermiyorum. gbersin orospu çocukları...

neyse işte genel olarak queer ya da queer friendly insanlarla takılıyorum.
cishetero erkek olup ayrıca ekstradan queer friendly insan dölü görmediğim için hiç arkadaşlık ta yapmadım.

dertetmeyin be zaten erkekler çok sıkıcı jahhahah

18 eylül 2021 ayı sözlük kadıköy zirvesi

bu orospular zirvede ne yaptı ? birisi bilgilendirsin

kendinizle çıkar mıydınız

evet çıkardım. temiz, güzel, hoş bir oğlanım. cinsel olarak da kendime çekiliyorum. fotoğraflarıma bakarak asıldığım dahi oluyor. daha ne isterim ?

barış zorba

videoları ve instagramı çok eğlenceli. şu videosundaki soldaki adama bayıldım.


dokuzuncu dakikada "aç memeni" demesine ben ikna oldum. hahah direkt açardım

gülben ergen'in en iyi şarkısı

gülben ergen mi dinliyorsunuz yaa

trap dinlemeye başlamak

ayyhh bi de buna ek olarak türkçe rap de dinlemeye başladım. onun için de ekstradan bir başlık açmam lazım. bokun boku

(bkz:türkçe rap)

trap dinlemeye başlamak

ya eskiden ıyhh mıyh derdim. artık baya baya trap dinliyorum. neden ?

korkunç tecrübeler

sevgili sözlük;
hayatımın en korkunç tecrübesini bu gün yaşamış bulunmaktayım. beni bilen bilir; gayet hoş ve güzel bir gencimdir. temiz giyinimli, 182 boy, kara kaşlar kara gözler, tam bir bibloyumdur yani söylemesi ayıptır.

her neyse, beylidüzü çevresinde oturanlar bilir, esenyurt diye bir gerçeklik vardır. (bkz:esenyurt). çoğu lubunya o taraflara gitmek istemez. tekin olmayan sokaklar, uyuşturucu ticareti, bıçaklı kavgalar. insan profili de genel olarak sağlıklı insanlar değiller.

sabah telefonuma bir mesajla uyandım, esenyurt tarafında pasif arayan birisiymiş. hemen sohbete başladık. esenyurt diye pek gidesim yoktu en başta ama attığı fotoğraflar gayet hoştu.

akşama doğru atladım bir taksiye, gittim. çocuğu görmemle şok geçirmem bir oldu. boyunu sorduğumda söylememişti ki fotoğraflarda hep belden yukarısı vardı. (aptallık bende) 182 boyunda olan ben, çocuk ise 150 var ya da yoktu. sonra manavdan bir şeyler alıcam dedi. o sırada telegramdan yazıştık arkamdan iki dakikaya gel diye. aslında o an kaçabilirdim ama kaçmadım. eve bir girdim. ev kapkaranlık ve rutubetliydi. ağır bir koku vardı evde. ailesi hala evdeymiş. odasını işaret etti. odaya bir girdim. şok oldum, odada eski bir divan, çok eski ve rutubetli mobilyalar, dizi dizi parfüm ve halılar vardı. ev gerçekten sefil bir evdi. ayrıca odada pencere yoktu ve rutubetliydi. yatağa uzandım ve içerdeki sesleri dinlemeye başladım. ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu.

ailesi hala evdeydi ve son yemeklerini yiyorlardı. çıkacaklardı evden. su istedim ve bizim çocuk getirdi. oğlana baktım serseri ve belalı bir tipleme olduğu kesindi. resmen esenyurt torbacı, façacı oğlanlardan gibiydi. içeride hafif sesler yükseldi. annesi varsaydığım kadın yapma kötü oluyorum filan diye garip bir ses çıkarttı. sadece kadının yüzünü eve girerken çok az görebilmiştim. göz altları sapsarıydı. çocuk odaya geldiği zaman telefonu çaldı. telefonda onbeş dakikaya müsait olacağını hala annemler evde diyordu. ben de hemen markete gideceğimi belirttim.

çocuk işte yok masraf yapma, ne istiyorsun ben alayım, hiç gerek yok söyle bana ben alırım demeye başladı. aslında taksimi de o ödeyecekti de öncesinden korsan taksiye ben ücreti vermiştim zaten. araçtan indiğimde ödediğimi belirttim. (otuz lira para boşu boşuna girdi) la istanbul içi taksi mi kullanılır lan imansız !!

neyse sonrasında ben direkt evden çıktım ve koşar adım uzaklaştım. ilk okul vardı kalabalık hemen oraya gittim. taksi çağırdım en yakın korsan yirmi dakikaydı. bi taksi uygulaması da birden kafayı yedi ve şarjım git gide azalıyordu. insanlar bana garip garip bakıyorlardı çünkü oraya ait olmadığım belliydi. gerçekten çok tedirgin ediciydi. üzerimde ince içimi gösteren bir gömlek ve altımda da güzel bir jean vardı. genel olarak bakımlıydım kaşlarım gözlerim... kimse öyle değildi ve zombi gibilerdi. karşıdaki kadın kuaförüne girdim. bana taksi çağırıp çağıramayacaklarını sordum çünkü gerçekten tehlikede olabilrdim. içerideki adam beni kovdu, çık dışarı diye, taksi maksi çağıramazmış... amcık geber emi! orada dışarıda kafasında oryalle bekleyen bir kadın vardı o tarif etti yolu. aslında çok basit bir yoldu ama bilmemem gayet normal. sanki esenyurtta oturuyorum amk. neyse hemen koştur koştur tarif edilenleri yaptım ama hala otobus durağını bulamıyordum bir turkcell bayisine girdim. iki yakışıklı olgunlardı, ben ilk olana abi ayağına nasıl otobüsleri bulabileceğimi sordum. hemen ikincisi atlayıp ben anlatayım sana dedi. dışarıya doğru yürürken diğeri bana sordu ben anlatıcam dedi. ben de dedim biriniz anlatsın lütfen. sonra tam o sırada bir müşteri geldi ve ilk olan ona sen müşteri ile ilgilen diye pasladı. daha kapının ordan adam bana baya temasa başladı sol kolumun üst etli kısmını mıncırıyor anlatırken. sırtıma filan dokonuyor. geri çekiliyorum yine kolumu filan tutuyor. bir garip oldum. ama kesinlikle refklessel değildi. geri çekmişim kendimi o kadar. valla sikse sikeccekti korktum. dedim eyvallah abi sağol. hemen analtılan yere gittim. esenyurt meydandaymışım zaten. bir otobus yanaştı. ohhh beylikdüzü!! hemen pasif lubunya student kartımı çıkarttım ve bastım. yerime oturdum. eve doğru bir yolculuğa başladım. otobüsün ilerlemesi ben gerçekten çok rahatlattı. başımdan aşağı kaynar sular dökülüyordu ki bir ferahlama geldi.

çocuk ise telegramdan bir sorun mu var diye yazmış. sonra da tüm mesajları silmiş. şükürler olsun ki peşime takılmamış. ailesi evde olmasaydı peşime takılabilirdi ya da gitmeme izin vermeyebilirdi. gerçekten çok korkunç bir deneyimdi. evimi düşündüm, ailemi düşündüm ve rabbime tekrardan şükrettim. nasıl yerlerde yaşıyorlar insanlar yahu!! esenyurt diye bir gerçeklik de varmış...

o sırada (bkz:redkid) ile mesajlaşıyordum. ona çocuğun fotoğraflarını, odanın fotoğrafını filan hep atmışımdır. gerçekten enerji korkunçtu. o şahidimdir.

gerçekten umarım bu en kötü deneyimimdir. iki mahalle aşağımdaki kaslı, temiz, bakımlı her evine gittiğimde bana masaj yapan, kahve ikram eden, benimle koltuk sefası yapan kolim mahmut1un değerini bir kez daha anladım. gerçekten çok korkunç bir evdi.

açılmaya çalışıp açılamamak

cishetero ve fobik insanlar sizin yakın arkadaşlarınız olabiliyor mu ki ? arkadaşlığı geçtim, nasıl yakın arkadaş olabiliyorsunuz yav gülerim ben buna. sizin queer kimliğinizi bilmeyen yakın arkadaşlar xd.

açılmaya çalışıp açılamamak

açılmak kadar saçma bir şey yok. bir hetero açılıyor mu ? açılacak bir şey de yok. hepsi toplumsal dayatma... açılma olgusunu kabul eden insanlar zaten eşcinselliğin açılınacak bir şey olduğunu baştan kabul etmiş oluyor. saçmalık

yağlı güreş

erotik, heyecanlı, zevkli... gelecekte gerekli samimiyeti kurduğum bir partnerimle pratiklemek istediğim deneyim.

ters ilişki

stay safe güllerim. kondom şart. sakın kondomsuz yapmayın türlü türlü hastalık var.
  • /
  • 19

korkunç tecrübeler

bankacı bir sevgilim vardı. iş çıkışı servisten indiği yerde bekler evine kadar birlikte yürür yol üstündeki ağaçlık alanda gizli gizli öpüşürdük. benim de onun da ev arkadaşları vardı sevişemezdik ama böyle yerlerde saatlerce öpüşürdük. üçüncü ayımızda bir gün işten bir saat erken çıkacağını söyleyip beklememi istedi. bekledim geldi. her zaman olduğu gibi yol üstünde biraz öpüştükten sonra eve gidelim kimse yok dediğinde tamam dedim. eve girdik çok güzel ve özenli döşenmiş bir evdi hiç bekar evine de benzemiyordu ama pek umursamadım. bir saat (bkz:boat on the river) adlı parçayı dinleyip dans etmiştik. sonrasında beni yatak odasına sürükledi soyunduk dökündük tam sevişeceğiz kapı zili çaldı. ilk çaldığında sevgilim olacak herif banyoya koştu kıyafetlerini alıp. bense olduğum yerde aceleyle giyinmeye çalıştım. gömleğimin bir düğmesini bile stresten ilikleyemedim. kapı zili bir iki defa daha çaldı. aceleyle hırkamı üstüme geçirip fermuarını çektiğim anda kapıdan kilit sesi geldi ve kapı açıldı. sarışın bir kadın girdi içeri beni görür görmez çığlık attı.

banyodan sevgilim olacak adam bağırdı: hayatım bir dakikaya çıkıyorum. ikimiz birden tamam dedik. kadın hafif bir kaşını kaldırıp bana baktı. sonra çıktı sevgilim banyodan, üzerinde bornoz filan dedi ki "hayatım kusura bakma, bankadan stajyer arkadaş, evrak verecektim bu akşam. kapı çaldı duştaydım. sen diye açmış bulundum." diye takdim etti beni. böyleyken böyle diye durumu anlattı. ben ağzımda aptal bir gülümseme ile sadece başımı sallıyordum.

adam meğer evliymiş bebeksilerim! onun evinden, kendi evime olan 4,5 km lik yolu bunun şokuyla yumruğumu ısırarak yürümüştüm. resmen (bkz:walk of shame) di benim için. korkunç hissetmiştim ve bir daha onunla görüşmedim.

barış zorba

gullumüyle çok eğlendiğim şimdilik küçük kitleli lubun sosyal medya kişisidir.

ürettiği içerikler gay kitleye ve genele hitap eden içerikler olarak ikiye ayrılabilir.

celal şengör

yaptığı yetmezmiş gibi bir de salak salak sırıtarak anlatması. burası adliye sarayı değil, mahkeme salonu değil. hukukçular işlerini lütfen o mecralarda yapsınlar. sonuçta birçok suçu işleyenleri de para karşılığında savunma görevleri var, iş iştir. fakat yeri burası değil, bu tipleri savunanlara para vermiyoruz. babanız kıçınızı küçükken tokatlamadıysa gidip hocamıza tokatlatın kıçınızı. gayet normal bir davranış sonuçta.

celal şengör

(bkz:#439870 ) nolu entryde "kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına da yapmayın" derken bu lafı celal şengör'e edemeyip, bu arsız adamı ifşa edenlere "çirkin" yaftası yapıştırana verilecek yanıt şöyle olur:

umarım hayatınızın sonuna kadar celal şengör gibileri ile düzenli olarak muhatap olursunuz ve biz de o zaman sizlerin nasıl "çirkinleştiğinizi" ve nasıl "öttüğünüzü" de görürüz.

tacizcinin savunuculuğunu yapmak neyin kafasıdır? tacizi kendi dünya görüşüne yakın olan "münevver" yapınca durumu kabul edenlerin zihniyet böyle. yıllar önce bunlar gibilerinin dünya görüşüne uygun "cüneyt genç" isimli bir doktor eşcinsel bir hastasının fotoğrafını çekip alay ettiğinde de ifşa edilmişti. mahkeme vs. beklenmedi. onu da savunanlar çıkmıştı.

ama zaten bu tacizcileri savunanların varlığı, kabileci yaklaşımları vs. biliniyor ve biraz da bu nedenle ifşa ediliyor tacizciler ve onların destekçileri. bu rezil insanların yaptıklarını ve onların destekçilerini ifşa edenlere sonsuz teşekkürler. bu durumu beğenmeyenler: a-lı-şa-cak-sı-nız!

edit: yukarıdaki entry sahibi yazar * daha önce kişisel sataşma içeren entrylerini silip yerine başka şekilde sataşmalar içeren yorum eklemiş. yazık valla. "çok bilgili" bir hukukçuymuş bir de bu yazar yaaa.

ayı sözlük itiraf

çok kötü zamanlar geçirirken liseden beri aşık olduğum yakın arkadaşıma açıldım. şaşırdı, inanmadı filan derken bişeyler oldu sex yapacağız diye sözleştik. nude filan bile attı. normalde hayvan gibi mutlu olmam lazım ama hem sex yapmaya bu kadar kolay kabul etmesi daha önce bu işleri çok yaptığı anlamına geliyor ki bu biraz moralimi bozdu. hiç erkekle olmamış lise arkadaşı fantazisi daha güzeldi. şimdi iki gizli gay olduk sadece:) evli olması da ayrı sorun ama alt tarafı sex yuvasını yıkmayacazya diye düşünüyorum. bilemiyorum ne kadar doğru. hayvan gibide aşığım o ayrı konu. bearın hası tipi görsen ölürsün

açılmaya çalışıp açılamamak

bu konuları gereksiz büyütüyoruz bence. kimse kimseye cinsel hayatı ile ilgili bilgi aktarmak zorunda değil. nasıl ki bir hetero erkek, ben kadınlardan hoşlanıyorum diye açılmak zorunda değilse biz de erkeklerden hoşlanıyoruz diye açılmak zorunda değiliz. evlenmek istemediğini, koşulların henüz olgunlaşmadığını söyleyip geçmek lâzım. ayrıca hayatımızdaki insanların konumlarını biz belirliyoruz. böylesi bir durumu anlamayacak kadar sığ insanlara çok da anlam yüklememek lâzım. vakit geçir ama o kadar da uzun boylu sorular soracak kadar olmasın. kısacası, biz normaliz ve kimseye hiç bir şeyi ıspatlamak zorunda değiliz.

oturarak işeyen erkek

bu benim, cunku soyle bir sey var. mesela ayakta iseyince her tarafa sicriyor. ustunuze basiniza igrenc bir sey kisaca. ama boyle olunca hem cisinizi sonuna kadar bitiriyorsunuz hem de daha temiz oluyor. opuldunuz , tavsiye edilir. ayrica alaturka tuvalette oturdugunuz zaman bacak kaslariniz gucleniyor. ilk baslarda ben oturamazken simdi saatlerce oturabiliyorum.

ayı sözlükte kimsenin sizi anlamaması

ay boşver kız. buradaki dinozorlar anlamaz ki seni. ben anlıyorum.
GAJFDGJ

sakal mı bıyık mı

morhipo'da satılan gay ceket

gay olduğumuzu vurgulamak bana pek hoş gelmiyor. heterolar kendi cinsellikleri ile ilgili paylaşım yaptığında da hoş gelmediği gibi. neden vurgulamak zorundayız ki? kimse kimsenin cinsel hayatını merak etmemeli kimse de bunu vurgulamamalı bence. kıyafet baya hoş bu arada. danstes, üstünde paralansın.

Toplam entry sayısı: 369

ayı sözlük itiraf

şimdi baya baya içimi dökmek istiyorum. zaten burada kimse birbirini tanımıyor. doepytoha kim bilinmiyor. arkadaşlarım artık sözlüğü kullanmıyor.

uzun süredir eski masumiyetimi, çocukluğumu, temizliğimi ve şeffaflığımı unuttuğum/kaybettiğimi hissediyorum.

rahatsız olduğum, tiksindiğim bütün her şeye dönüşmüşüm. yapmam dediklerimi yapmışım. yapmamam gerekenlerle cebelleşir olmuşum. insani sıfatlarımın hepsini unutmuş gibiyim. eskiden maviler içerisinde demlenirken, şimdi sudan çıkmış balık gibiyim.

geçen gün bir ayağımın çukurda olduğu söylendi.. döllediğim bardakların, masaların, zamanın laneti üzerime kusuluyor gibi hissediyorum. normları siktir et, bana güzel olanı lazım derken; normları geçtim, çirkine yönelmişim. baskıcı normlar en azından çirkinlikleri önlerdi. her şeye ulaşabilir olmak; güzele ve gizemli olana ulaşabildiğin anlamına gelmiyormuş.

eskiden, çok eskiden bir duygu hatırlıyorum. hırçın, heyecanlı, meraklı bir yapıydı. umut dolu ve bilinmeyene açılıyordu. ona ilk dokunduğum anda, uyuşturucu kullanmış gibiydim. ayaklarımdan, ellerimden akan enerji yüksekti. o zamanlar deneyimlerim saftı, hoştu, çocuktu. olması gerekende buydu.

sonra çirkinleşmeye başladı bütün hikaye. büyüdüm.

gerçeklikleri bizim yarattığımızın bilincini kapatıp; gerçeklik kabul ettiğim çöplüğün içine daldım. onu öyle kabul ettim. ki benim için farklı olacağını sandığım bir keşif alanıydı. beklediğimi bulamadım. aradığımın orada olmadığını bile bile içine daldıkça daldım. özümden döndüm, çirkinleştim, kararıp soldum.

bazen durgun sular, bazen çağlayan nehirler gibiyim. balıklarımı avcılar tutmuş gibi. yatağımı dölleyen aşk değil, nefret olmuş.

hükümetin covid-19 ile mücadele stratejileri

anneannem kanser ve durumu oldukça ağırlaştı... onun yanında olmak isterdim... çünkü onu seviyorum... yalnız, yanına gidemiyorum çünkü 20 yaş altıyım ve metrobüs kullanımım yasak. istanbul kart kapatılıyor yaşlara göre... birkaç ay önce annemler yalovadaydı. istanbul'dan yanımda refakatçi olarak ablamla birlikte deniz otobüsüne, toplu taşıma kullanarak gitmek zorunda kaldık. metrobüste beni geçirmediler. zarzor geçtik, o da polisin acımasıyla... sonra metroya binmeliydik. kartım çalışmıyordu. gişenin altından gizlice girmek zorunda kalmıştım. allahtan güvenlik yoktu... şimdi anneanneme gitmek istiyorum ama bünyem bu kadar adrenalini kaldıramayabilir... :(

günaydın dünya merhaba aşkım

sadece yazmak istedim. senin için ne manaysa, o mana. geçmişe bir iz bırakmak, geleceği döllemektir. ben de o oanda kendimden bir parça buraya bırakmak istemişim.

kolimi kanattım

selam, çok üzücü bir olay oldu. çok güzel bir adamla tanıştım, bizim buradan beni aldı, yeni taşınacakları eve gittik. yaramazlık yaptık, sonra ben bu yakışıklıya oral filan yaptım ve oral yaparken g noktasına baskı yapıyordum. sonra patladı... seks hikayesine dönmesin. neyse bana ıslak mendil getirdi filan vucudumu siliyorum, kan gibi bir şey gördüm. dedim değildir ya. sonra o da penisini siliyordu. bir baktım baya kan var ! şok oldum, kan mı o dedim? evet dedi, ilk kez oldu. sanırım sıktın diye dedi. hani parmağınız kesilirde mendile tutarsınız ya, baya kan vardı. bunun sebebi nedir? bu tarz bir olay yaşayan var mı ? adamı resmen kanattım.(bkz: :((((( )

odun kırmak

gamlı baykuş yavv!!! okurken içimden birisi yine sözlüğe seks hikayesini mi yazdı diyordum ve heyecanla okuyordum, sonuç hüsran.:((( call me by your name çok güzel bir filmdi. kuzey italya'da çıtır bir çocuk ve ondan yaşça büyük tatlı bir adam. göle girmeleri, çimenlerde yatmaları, elio'nun oliver abisinin sırtına çıkmaları, ahh ahhh ! gençlik hayallerim... yalnız beylikdüzü'ndeki aile evimden bu satırları yazmam :d neyse oliver'ımı bulamadan kartlaşıp daddy moduna giricem sanırım.

ayı sözlük itiraf

şimdi baya baya içimi dökmek istiyorum. zaten burada kimse birbirini tanımıyor. doepytoha kim bilinmiyor. arkadaşlarım artık sözlüğü kullanmıyor.

uzun süredir eski masumiyetimi, çocukluğumu, temizliğimi ve şeffaflığımı unuttuğum/kaybettiğimi hissediyorum.

rahatsız olduğum, tiksindiğim bütün her şeye dönüşmüşüm. yapmam dediklerimi yapmışım. yapmamam gerekenlerle cebelleşir olmuşum. insani sıfatlarımın hepsini unutmuş gibiyim. eskiden maviler içerisinde demlenirken, şimdi sudan çıkmış balık gibiyim.

geçen gün bir ayağımın çukurda olduğu söylendi.. döllediğim bardakların, masaların, zamanın laneti üzerime kusuluyor gibi hissediyorum. normları siktir et, bana güzel olanı lazım derken; normları geçtim, çirkine yönelmişim. baskıcı normlar en azından çirkinlikleri önlerdi. her şeye ulaşabilir olmak; güzele ve gizemli olana ulaşabildiğin anlamına gelmiyormuş.

eskiden, çok eskiden bir duygu hatırlıyorum. hırçın, heyecanlı, meraklı bir yapıydı. umut dolu ve bilinmeyene açılıyordu. ona ilk dokunduğum anda, uyuşturucu kullanmış gibiydim. ayaklarımdan, ellerimden akan enerji yüksekti. o zamanlar deneyimlerim saftı, hoştu, çocuktu. olması gerekende buydu.

sonra çirkinleşmeye başladı bütün hikaye. büyüdüm.

gerçeklikleri bizim yarattığımızın bilincini kapatıp; gerçeklik kabul ettiğim çöplüğün içine daldım. onu öyle kabul ettim. ki benim için farklı olacağını sandığım bir keşif alanıydı. beklediğimi bulamadım. aradığımın orada olmadığını bile bile içine daldıkça daldım. özümden döndüm, çirkinleştim, kararıp soldum.

bazen durgun sular, bazen çağlayan nehirler gibiyim. balıklarımı avcılar tutmuş gibi. yatağımı dölleyen aşk değil, nefret olmuş.

mesaj almayı kapatmak

kusura bakmasın kimse, mesaj alımını kapatabiliyor muyum ? her sözlüğe girdiğimde bir dolu mesaj, aşk mektubu, hayran yazıları ile karşılaşıyorum.

nasıl bu kadar insanı kendime aşık ettim anlayamıyorum??

bu büyük bir problem olmaya başladı. günümün yarısı hayran mesajlarını ve aşk mektuplarını okumakla geçiyor.

_eee okuma o zaman? diyeceksiniz ama yapamıyorum, okuyorum.

ya da buradan aşıklarıma ve hayranlarıma sesleniyorum. geri dönmüyorsam azıcık bekleyin. çok yazan var, hanginize yetişeyim ?

dating applerde uymaz diyen tipler

hiçbir şey demeden engelliyorum beğenmediklerimi. kimse kusura bakmasın, kişisine göreyim. eğer ki uymayacağımız ama kibar ve güzel bir insansa ki onları kibarlıklarından dolayı beğenirim; uymuyoruz diyorum. bu kadar. zaten medeni bir şekilde teşekkür edip, fotoğrafı siliyorlar.
beğenmek ve uymak farklı şeylerdir. bir insanı beğenebilirsin ama uymayabilirsin.

bir de kendi fotoğrafını attıktan sonra, tonlarca mesaj yazıp, hadi atsana, atsana, ben attım, bekliyorum, hadi, hadi, hadi diye tonlaraca mesaj yağdıranlar var yahu atmıyorum, ne bu halin? yani birazda kime uymaz diyeceğimi, kime hiçbir şey demeyeceğimi kestirebiliyorum artık. çünkü cevap vermediğim arsız tiplemelere cevap versem, biliyorum ki neden ? neden uymaz? cevap versene? mesajları yağdırılıcak. rahatsız oluyorum, zaten doğru düzgün insan bulmak zor. herkese iyilik meleği mi olacağım? parmak kaslarıma yazık. herkes biraz da karşısındaki kişiyi okuyabiliyor.

sapık kişileri anlayabiliyorum, uyuşturucu bağımlılarını, serseri sapıkları anlayabiliyorum. kimse çıkıp da nereden anlıyorsun ya? dış görünüşten mi ? demesin. evet dış görünüşten, fotoğraftan, yazış biçiminden her şeyden anlayabiliyorum. bunlara neden sürekli teşekkür edip, uymayız sağol filan diyeyim ?

bana uymaz dediklerinde ise, ya genç sevmiyorlardır, ya da güzelliğimden kendilerini kötü hissedecekleri için uymaz diyorlardır olarak yorumluyorum. yoksa zaten bu şartlar haricinde bana hayır diyebilecek kimse yok. cıks

ayrıca fiziksel olarak ağzınızın suyunu akıtan insanlarla hiçbir sebep yokken uyumsuzluk varsa arkasındaki olabilecek nedenleri düşünün. herkesin enerji yapısı bambaşka. karakterler, mizaçlar uymayabilir, enerjiler uymayabilir. bunlar gayet doğal şeyler. strese girmeyin. uymaz demiş işte daha ne?

günaydın dünya merhaba aşkım

günaydın dünya, merhaba aşkım !

kolimi kanattım

selam, çok üzücü bir olay oldu. çok güzel bir adamla tanıştım, bizim buradan beni aldı, yeni taşınacakları eve gittik. yaramazlık yaptık, sonra ben bu yakışıklıya oral filan yaptım ve oral yaparken g noktasına baskı yapıyordum. sonra patladı... seks hikayesine dönmesin. neyse bana ıslak mendil getirdi filan vucudumu siliyorum, kan gibi bir şey gördüm. dedim değildir ya. sonra o da penisini siliyordu. bir baktım baya kan var ! şok oldum, kan mı o dedim? evet dedi, ilk kez oldu. sanırım sıktın diye dedi. hani parmağınız kesilirde mendile tutarsınız ya, baya kan vardı. bunun sebebi nedir? bu tarz bir olay yaşayan var mı ? adamı resmen kanattım.(bkz: :((((( )

açılmaya çalışıp açılamamak

açılmak kadar saçma bir şey yok. bir hetero açılıyor mu ? açılacak bir şey de yok. hepsi toplumsal dayatma... açılma olgusunu kabul eden insanlar zaten eşcinselliğin açılınacak bir şey olduğunu baştan kabul etmiş oluyor. saçmalık

düşün ki o bunu okuyor

hayatımda "o" diye birisi hiç olmadı. eşcinsel aşka inancım yok, genel olarak aşka inancım yok. kimse gelipte bu fikrimi değiştiremez.

*eksileyenler üzgünüm ama durum böyle, kendinizi eksileyin.

kuirtuluş savaşı

bu başlığı hangi aptal açtı?

günden güne daha çok gayleşme sorunsalı

günden güne daha çok ibneleşiyorum gibi hissediyorum. eskiden daha çok maskülendim bu ilişkilerimede yansırdı, şimdi yavaş yavaş ev kızı olmaya başladım. upsss !!! kötü bir şey değil tabii ama yani git gide zırıl bir tipleme olmaya başladım. tabii bu zamanla oluyor, neden ?

günden güne daha çok gayleşme sorunsalı

günden güne daha çok ibneleşmek olarak değiştiriyorum. gay kullanımı yanlış olmuş.