ask olsn

Durum: 84 - 3 - 3 - 0 - 20.07.2018 17:34

Puan: 884 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 5

ayakkabılarını kapımın önünde görmek istiyorum

bunu ben söylesem kesin biz eve ayakkabı ile giriyoruz canım yhaa der ök*z.

türkiye'de kadın olmak

uğrunda ölünen ve her gün öldürülen kadının aynı olduğu yerdir türkiye.

yiğit güralp

kendisi sınav, uzun hikaye, ayla filmleri ile gönlümün baş köşesinde yer edinmiş sarı ayı. bir senarist bu kadar naif, içten ve iyi olabilir. her paylaşımı, her hikayesi cana dokunuyor. hayvanların, yeşilin, doğanın aşığı. hatta son filmi de kuyu'nun kurtarılma hikayesini işleyecek. iyi ki varsın. hissettirdiğin her güzel duygu için teşekkürler koca yürekli adam.

ayı sözlük hikaye tamamlamaca

bu gelgitler içinde ali’nin çalan telefonu onu kendine getirmiştir. selin’den bomba patlamasına nasıl geldiğini anlayamayan ali, cemal’in çalan telefondan duyduğu rahatsızlığı hissederek bu cemal de ne kasıntı adam diye düşünüp kanepede duran telefonu kaptığı gibi boğazı gören balkona doğru koşturur. ali koşarken kayar. kafasını balkon penceresinin pervazına sertçe çarptığı için bilincini kaybedip gürültülü bir şekilde yere düşer. ali’nin kanları etrafa saçılmıştır.

yarrak burcu

ikizler burcu ile pek de anlaşamayacak bir burç cinsi. zira ikizler burcu için entelektüel kapasite çok daha cezbedicidir.

kötü

herkesin artık kötülükten yakınmasının esaslı bir sebebi olabilir mi? insanlığın iyi yanının cılızlaşmasına genetik bir yatkınlık mesela…

sonuçta; hepimiz kabil’in çocuklarıyız. habil öldüğüne göre…

bir tek annem olsun bana bir şey olmaz

bu konu ile ilgili trt de bir programda çok dramatik bir hikaye vardı.

denizci bir abinin annesi ölüyor ve ona haber veriyorlar. gidiyor tabii evin önünde dövünen dövünene... abi hiç etkilenmiyor. defin işlemleri yapılıyor. abi de görev bilinciyle gereğini yerine getirip hayatına devam ediyor.

birkaç gün sonra teyzesi kahvaltı hazırlayıp herkesi davet ediyor. kahvaltıda abimizin çok sevdiği patates kızartması var. abi verilen tüm patatesleri silip süpürüyor. fakat iş ikinciyi istemeye geldiğinde teyzesinden çekiniyor. teyze de annesi gibi anlayamıyor patates istediğini... işte o an anlıyor annesinin öldüğünü. ve sessizce masadan kalkarak içeri gidip hüngür hüngür ağlıyor.

annem rehberimde canım anam diye kayıtlıdır. allah onun eksikliğini göstermesin.

ready player one

doğrusu ready to player one (başlat) olan kitabı yıllar önce okumuştum. filmde kitaba hemen hemen sadık kalınmış... felsefesi göz ardı edilmiş olsa da en az kitap kadar keyifli bir iş çıkmış ortaya. yalnız çoğu zaman olduğu gibi bu film de ülkemizde hak ettiği değeri bulamamıştır.

intihar

hayat; bu tekdüze hisler hayattan kaçmayı değerli kılıyor. babalar için fabrika iken anneler içinse mutfak. yemek masasında tartışmalar, haberlerde kayıp çocuklar... ve hepsinden öte, her şeyin yavaş yavaş parçalandığı bir his.

yeni bir plak takıp kafayı sıyırana kadar ilaç içerek bir şeyler olmasını beklemek daha mı iyi?

ingiltere benim (england is mine)

chuck palahniuk

yer altı edebiyatının popüler temsilcisi; felsefesi gerçekten çarpıcı,

"tam olmak, daha iyi olmak, daha bütün olmak, şu ayakkabıyı da, bu kahve makinasını da, o koltuğu da almak, orada ulaşacağın bir yer var, evet az kaldı, şunu da alırsam tamam, demek;

kazanmak, harcamak, indirim kuponları kapmak, özel günlerdeki büyük indirimleri kaçırmamak,

puan biriktirmek, biriktirmek, biriktirmek, sonra günü geçmeden hepsini harcamak,
bir alana bir bedava, bir alırsan ikincisi yüzde elli indirimli, ama iki alırsan üçüncüsü bedava, ama yüz liranın üzerindeki alışverişlerinizde yirmi lira para puan kazanın,

kazanın, kazanın, harcayın, harcadıkça kazanın, kazandıkça harcayın, harcayın, az kaldı, tamam olacaksınız, ama ölüyorsunuz unutmayın."

dövüş kulübü, chuck pahniuk

yalnızlık

çağın en büyük sorunlarından biri... insanın kendi kendine yetmesi ile aidiyet ve bağlılık motivasyonunu kaybetmesinin acı sonucu. acı diyorum çünkü;

düşünsenize bizden bir nesil öncesi çocukluğunda yengeler, teyzeler, amcalar, kuzenler, bir sürü iç içe hayatlar, arkadaşlıklar, komşuluklar, ne kadar zengin karakterlerin içindeydi. ama şimdi en ufacık bir şey rahatsız ettiği anda insanlar birbirinden vazgeçiyor ve tek başına yaşıyor. çünkü uzaklaşmak en kolayı. o zaman daha tek boyutlu oluyorsun, daha tek başına kalıyorsun, "yalnızlığı seviyorum" demek zorunda kalıyorsun. yalnızlığı kim sevsin, niye sevsin? o zenginliktir insanı koruyan, besleyen, eğlendiren, motive eden, yaşamasının nedenidir yani. ama şimdi herkes birbirinden pat pat pat uzaklaşıyor. bencil, sadece kendini düşünen, vicdan yoksunu bir sürü insan var ortalıkta, iki yüzlü, kendi çıkarları için hareket eden.

mimar sinan

bosna'daki drina köprüsü, mimar sinan'ın imzasını attığı tek eseridir. bu imzada yazanlar ise onun bir sanat dehası olmasına rağmen aynı zamanda ne kadar mütevazi bir karakter taşıdığını da gözler önüne serer...

"el fakir-ül-hakir ser mimaranı hassa"
(değersiz ve muhtaç kul, saray özel mimaranlarının başkanı)

bazı özgüven bombalarına gelsin... boşsunuz bayım!

emiş gücü

sadece emiş gücüne aldanmak genelde hüsranla sonuçlanıyor. çünkü güçlü bir motora sahip olması lazım. motor güçlü olunca da ses fazla çıkıyor. velhasıl zor...

kütahya

1,5 yıl önce iş icabı istanbul'dan gelip yerleştiğim şehir.
lokasyon olarak istanbul, izmir, ankara, antalya’ya en geç 4 saatte ulaşılabilir konumda. bomboş arazileri, hemen hemen her köşe başında durmadan akan çeşmeleri olan sakin bir yer. temiz havası, doğal gıdaları, lezzetli ekmekleri, büyük kentlerdeki mekanlarla yarışır kafe kültürü ile bir insanın yaşamak için ihtiyaç duyduğu birçok şeyi cüzi fiyatlarla barındıran bir yerleşke. örneğin devlet hastanesinde istanbul'daki a+ bir hastanede aldığınız hizmetten daha iyisine burada çok daha rahat ulaşabilirsiniz. hem de her şeyiyle ücretsiz olarak. ya da bir kütüphanede saat 22:00 ye kadar cumartesi de dahil hizmet alabilirsiniz. 3 farklı devlet dairesinde işinizi toplam 20 dakikada halleder çıkarsınız. pasaport mu çıkacak? işlemler 10 dakika. kimlik mi yenilenecek? 5 dakika. ya da tapu dairesinde işiniz mi var? en fazla 15 dakika. tapu demişken eğer istanbul'da iyi konumda bir işiniz varsa ve aynı standartlarda buraya gelme imkânınız söz konusuysa burada bir yılda kiradan kurtulabilirsiniz.
fakat sinema, tiyatro, konser gibi ihtiyaçlar hiyerarşisinin biraz daha üst katmanlarındaki konularda maalesef sınıfta kalıyor. böyle sorunları da 40 dakika mesafedeki eskişehir’de çözümleme şansınız var. yani demem o ki; tüm olumsuzlukları, getirilerinin yanında kesinlikle tolore edilebilir durumda.
iyi yürekli, güzel insanlar çıkın çıkın gelin. gelin ki buranın en büyük problemlerinden biri olan bizim nüfusun azlığını yok edelim. burayı beraber daha yaşanılır kılalım. hem siz de sıkılmadınız mı bir insanın doğasına aykırı büyük şehirlerde yaşamaktan?

akrep burcu

ben ikizler burcuyum sevgilim akrep burcu. 3. senemizdeyiz. baska bir sey demeye gerek yok sanirim.

kedi

arkadaşımın evinde kaldığımda işe giderken koltuğunda gerinerek bana bakan uyuz yaratık. o an yerinde mi olsam yerle bir mi olsam karar veremiyorum.

ibo35

acaba izmirli mi yoksa yasi mi 35 diye dusundugum yazar. en azindan isminin ibrahim oldugu kesin. hosgeldiniz.

filmekimi film festivali

eskisehir'de yapilana katilacak olan varsa eslik edebilirim. cok keyifli oluyor arkadaslar. bi de bunun kışın yapılanı var if. tek kelimeyle şahane.

tanrı kelimesinden korkan müminler

tanrı kelimesinden korkan bir toplumda ezanı turkçeleştirmek! mustafa kemal paşa dan başkası yapamazdı sanırım.

yazarların oturduğu semtler

nam-i diger evliya celebi, derviş mehmet zillî nin memleketi olan şehirde kendi adini tasiyan güzide bir semtinde ikamet ediyorum.
  • /
  • 5

islamofobi

yine sözlüğün hümanistoşları doluşmuş...ben hep söylüyorum, bu sözlükte hümanist, modern geçinen , duyar kasan adamların yüzde 99'u faşist ve diktatöryal bir beyne sahip...eğer süper güç denilen bir ülkede, başkan adaylarından birinin vaatlerinden biri, seçilirsem ülkeye müslüman göçmen almayacağım demekse ve bu adam hala yüzde 30'un üzerinde oy alıyorsa, evet bu dünyada islamofobi vardır, bu sadece bir tane örnek...
bugün ortadoğuda ya da müslüman ülkelerde çocuk sikiliyormuş, kafa kesiliyormuş falan, olm sizin kafanız mı güzel, son yüzyıla hatta son on yıla bakın, müslüman ülkelerdeki, milyonlarca insan, çocuk, hastane, okul kimler tarafından bombalandı?...sizin o kıçlarını yaladığınız, özünüzü kültürünüzü uğruna sattığınız, mümkün olsa ten renginizi değiştirip onlar gibi sarışın olacağınız, sekülerist dediğiniz ülkeler tarafından...tecavüz mü istiyorsunuz, fransız atalarınızın cezayirde yaptığına bakın, ya da amerikalı hemşehrilerinizin ırakta yaptığı işkencelere, tecavüzlere bakın...
bi tanesi demişki, islam nefretinin temeli varmış, fobiden sayılmazmış, gazzenin hali harap, 2 milyon insan elektriksiz yer yer susuz yaşıyor, şimdi o zaman anti-semitist mi olalım , yahudi düşmanlığı mı yapalım biz de, temeli var diye, ya da onaylayalım mı...
vay efendim kendisi ateistmiş, dalga geçilince gülüyomuş, e müslüman da gülsünmüşmüş, ben hindu değilim, ama gidip hindistanda ineklere şaklabanlık yapıp, yhaaa ne var bunda, bakın ben atayizim gülüp eğleniyorum, siz de gülüp eğlenin mi diyim, kafan bu kadar mı basıyor...
islam güzellemesi yapmıyorum ama bal gibi de islamofobi vardır hatta bu şiddete bile dönüşüyor, iki yolla; biri tamamen fiziksel, iki seçimlerde daha sağ faşist, partilerin oylarının artmasıyla...

ölmek istediğiniz şekil durum yer

bundan yirmi üç yıl dört ay onbeş gün sonra, mütevazi zeytinliğimin içinde yer alan evimin bahçesindeki hafifçe sallanan bir hamaktayım, yalnızım her zaman olduğu gibi, annemin öldüğü yaşta ve saatte, görmek istediklerimi görmüş, bilmek istediklerimi biliyorum. garip bir huzur ve sükunet var içimde, kırgın değilim, ne alacağım ne vereceğim var hayata ve hayatta kalacaklara. gözlerimde annemin gülümsemesi ama sesini hatırlamaya çalışıyorum. saat onaltı kıkdört kış ama üşümüyorum. yavaşça batan güneşle birlikte sönüyor yaşam ışığım, kulaklarımda son yankılanan annemin seslenişi, hatırlıyorum gülümsüyorum.

Toplam entry sayısı: 84

uzun süren gay ilişkisi

çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan hızlı tüketim en çok da bizim camiamızın etkilendiği sorun. dış etkenlerin payı büyük olsa da iç dinamiklerin bu sorunu aşabilecek güçte olduğunu son iliskimde anlamış bulunmaktayım.
nedenlerine baktığımda;
*ilk günden itibaren aynı çatı altında yaşamak ve aynı yatakta uyanmak fikrini taşımak.
*ayrı evlerde yaşanıyorsa sürekli ilgiyi diri tutmak
*çatışma olduğunda birin alttan alması, alamıyorsa susması
*sıkça anal ilişki yaşanmaması, hatta belki hiç.
*birlikte gidilebilecek arkadaş ortamları yaratmak.
*maddi manevi yanında olma çabasını hissettirmek.
*enerjisi düştüğünde yanında olmak.
*heyecanı diri tutmak adına an elinden kayıp gidecekmiş hissini yitirmemek/kaybettirmemek
*sanatsal ve kültürel faaliyetlerle ruhu birlikte doyurmaya çalışmak.
*gelecek planları kurmak ve bunları zaman zaman düşlemek.
*olmazsa olmaz saygıyı korumak.

aşk ve sevgi o zaman tazeliğini yitirmiyor. benim 9. ayım olacak hala gözüm ondan başkasını görmüyor. benim gibi ikizler burcu insanı başardıysa, siz de başarırsınız.

seren serengil

bomboş konuları büyük bir ciddiyetle irdeleyen magazinci. televizyonda gördüğüm ilk renkli yayın kendisinin balonlu, aşırı makyajlı klibiydi bu arada.

astral

kibar, egosuz ve guven veren bir yapısı var. anadolunun ucra bir cikmazini cikilabilir yapan iyi insanlardan biri gibi adeta.
not; sadece bi kere gorup bu izlenime kapildim.

bir tek annem olsun bana bir şey olmaz

bu konu ile ilgili trt de bir programda çok dramatik bir hikaye vardı.

denizci bir abinin annesi ölüyor ve ona haber veriyorlar. gidiyor tabii evin önünde dövünen dövünene... abi hiç etkilenmiyor. defin işlemleri yapılıyor. abi de görev bilinciyle gereğini yerine getirip hayatına devam ediyor.

birkaç gün sonra teyzesi kahvaltı hazırlayıp herkesi davet ediyor. kahvaltıda abimizin çok sevdiği patates kızartması var. abi verilen tüm patatesleri silip süpürüyor. fakat iş ikinciyi istemeye geldiğinde teyzesinden çekiniyor. teyze de annesi gibi anlayamıyor patates istediğini... işte o an anlıyor annesinin öldüğünü. ve sessizce masadan kalkarak içeri gidip hüngür hüngür ağlıyor.

annem rehberimde canım anam diye kayıtlıdır. allah onun eksikliğini göstermesin.

uzun süren gay ilişkisi

çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan hızlı tüketim en çok da bizim camiamızın etkilendiği sorun. dış etkenlerin payı büyük olsa da iç dinamiklerin bu sorunu aşabilecek güçte olduğunu son iliskimde anlamış bulunmaktayım.
nedenlerine baktığımda;
*ilk günden itibaren aynı çatı altında yaşamak ve aynı yatakta uyanmak fikrini taşımak.
*ayrı evlerde yaşanıyorsa sürekli ilgiyi diri tutmak
*çatışma olduğunda birin alttan alması, alamıyorsa susması
*sıkça anal ilişki yaşanmaması, hatta belki hiç.
*birlikte gidilebilecek arkadaş ortamları yaratmak.
*maddi manevi yanında olma çabasını hissettirmek.
*enerjisi düştüğünde yanında olmak.
*heyecanı diri tutmak adına an elinden kayıp gidecekmiş hissini yitirmemek/kaybettirmemek
*sanatsal ve kültürel faaliyetlerle ruhu birlikte doyurmaya çalışmak.
*gelecek planları kurmak ve bunları zaman zaman düşlemek.
*olmazsa olmaz saygıyı korumak.

aşk ve sevgi o zaman tazeliğini yitirmiyor. benim 9. ayım olacak hala gözüm ondan başkasını görmüyor. benim gibi ikizler burcu insanı başardıysa, siz de başarırsınız.

kadına ibneye orospuya küfretme

kendisinden baska kimseye zarari olmayan unsurlara kufretmek ahmakliktir. cok sinirlendiysen agzina sic, g*tunu s*k v.s. hic alakasi olmayan unsurlara neden dokunuyorsun? bunlar hep cehalet.

14 aralık 2014 paralel yapıya ikinci büyük operasyon dalgası

cemaat, hükümet, muhalefet, yargı, medya topyekun maksad aşımı icindeler... özel hayatımızda da sıkça burun buruna geldiğimiz bir durum. herkes çizgisini asiyor. fakat kanaatimce burada kendisinin ak kaşık olduğunu iddia eden ve büyük bir kitle tarafından destek gören hükümetten daha facia bir unsur yok! yazıklar olsun kafasını kuma gömüp "bu adamlar ülkeyi çok iyi yönetiyor" diye söylenenlere!

versem yersin ama

kaç sözlük yazarıyla ilişkiye girdigimizi sorgulayan başlığa yapilan esprilere ciddi kafa yorup felsefe yapan arkadaşım için bu başlığı açtığımı belirtmek istiyorum. yok kaç sözlük yazarıyla keyifli vakit geçirmisiz? yok kaciyla kahve icmisiz başlıkları varken neden bu başlık açılmışmış... yazar arkadasim sevişmek de en az o saydigin saygı duyduğun eylemler kadar doğaldır. öyle kinamalarla olmuyor bu isler... sen de gayet iyi biliyorsun ki; versem yersin ama!

erkeksepeti.com.tr

bence biz de erkekkolisi.com.tr adında site açarak heteroları dışlamalıyız... kısasa kısas.

versem yersin ama

kaç sözlük yazarıyla ilişkiye girdigimizi sorgulayan başlığa yapilan esprilere ciddi kafa yorup felsefe yapan arkadaşım için bu başlığı açtığımı belirtmek istiyorum. yok kaç sözlük yazarıyla keyifli vakit geçirmisiz? yok kaciyla kahve icmisiz başlıkları varken neden bu başlık açılmışmış... yazar arkadasim sevişmek de en az o saydigin saygı duyduğun eylemler kadar doğaldır. öyle kinamalarla olmuyor bu isler... sen de gayet iyi biliyorsun ki; versem yersin ama!

eşcinsel sözlüklerde homofobinin kralına maruz kalmak

kendi cinsinden birisi ile iliski yaşanmasından ziyade escinsellerde başka bir ahlak sorunu olduğunu dusunuyorum. malesef turkiye'de eşcinseller ahlaktan yoksun bir yapi içerisindeler. kendimi de dahil ediyorum. sozluklerde yapılan da bu ahlak dışı yaklaşımların elestirilmesinden başka bir şey değil. buna mustahakiz. bunun homofobiyi koruklemesinden dolayı da uzgunuz!

eşcinsel baba ve oğul ilişkisi

bizim kendimize ne faydamız olmuş ki bir başkasına olsun... eşcinsel olmak yalanı, riyayı ve maalesef bir çok kez de ahlaksızlığı getiriyor. hetero maskesi ile yapılan bir babalığın ne çocuğa ne de bireyin kendisine yararı olduğunu düşünüyorum. belki evlat edinilerek ve kimlikler gizlenmeyerek yaşayabileceğimiz bir dünya kurulursa, toplumda karşılığı olursa o zaman evet diyebilirim.

kadir inanır

aydın kişiliği ile içinde bulunduğu topluma karşı duyarlı, sorunları ile ilgilenen sanatçı insan. kendilerini elit olarak gören kitleyi pek bir rahatsız etse de yıllar sonra yaptıklarının kıymeti çok daha iyi anlaşılacaktır kadir abinin.