yumuklusucurta

Durum: 792 - 42 - 14 - 7 - 10.12.2019 19:10

Puan: 12684 - Sözlük Kaşarı

1 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

İstanbul-Van arasında mekik dokumakta. Öğretmen. Artık PhD. mezunu.
  • /
  • 40

scruff

ülkede kullanıcısının pek olmadığı uygulama.

despot

tarih terimi
ortodoks rumların din başkanlarına verilen ad.

sözlüğe ara vermek

majör depresyon çok zordur. fakat doğru tedaviyi yakaladığı anda gerçekten epey rahatlar hasta.

içine kapanmak, dış dünyadan kopmak ise hastalığı geriletir. tercih edilmemelidir.

pubg lite

oyun oynayan sözlük ahalisi.

bilindiği üzere lite versiyonu bilgisayar üzerinden ücretsiz şekilde oynanabiliyor.

eğer oynayan varsa duo yada squad takılmak için ekleşelim.

discord üzerinden de sesli iletişim kurarız.

pubg kullanıcı adım serkie

kürt ile seks yapmayı seven kürtleri sevmeyen eşcinsel

kürtlerin yatakta iyi oldukları gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. en azından buradakiler öyle. *

facebook önerilenler listesi

telefon rehberinde kayıtlı olan kişileri de gösteriyor önerilerde.

can yaman

can yaman - madrid havaalanı vs. türkiye havaalanı

dark bear'ın ayı sözlüğü despotca yönetmesi

gayet kibar ve anlayışlı biridir dark bear. yiğidi öldür hakkını yeme.

luciano pavarotti

ankara'da 63 yılında devlet opera ve balesi kadrosuna alınmış ve iddialara göre dönemin cumhurbaşkanı cemal gürsel'e diktatör dediği gerekçesiyle kovulmuş.

dating uygulamalarında ırkçılık

zaten profil oluştururken ırkınızı da belirtiyorsunuz. kötü bir durum

hepimiz kadınsıyız

lubunya

türkçe sözlüğe göre çingene argosu bir kelimedir. kadınsı tavırları olan erkek eşcinsel anlamına gelmektedir.

samantha jones

sex and the city 'de carry, samantha, charlotte ve miranda rolleriyle kendilerini özdeşleştiren lubunyalar vardı bir ara. sahi ne oldu onlara? *

bizim evin halleri

ferhunde hanımlar asıl milattır. başladığında daha ilkokula gidiyordum. *

sözlükçülerin nick hikayeleri

gestalt yöntemiyle yumurtalı sucuk getiriyorum aklınıza. hepinizi bear yapiciim *

sözlükçülerin favori yemeği

anne yemeği. ayırt etmem. özledim anamı. *

akran zorbalığı

okulda müsamaha gösteremeyeceğim tek husustur. karşılığı disiplin kuruluna sevktir. gerçi disiplin kurulunun başkanı da benim ya her neyse. çocuklar farkında bile olmuyor genelde yaptığı zorbalığın, fiziksel yada psikolojik şiddetin. ağaç yaşken eğilir efenim. itinayla gösterilir.

profesyonel hayatta en çok işe yarayan beceriler

tabi yukarıda yazılanlara ek olarak iyi bir üniversiteden diplomanız, eğitim sertifikalarınız ve dilinizi ispatlayacak bir belgeniz yoksa becerileriniz profesyonel hayatta bi s*ke yaramıyor ve en iyi ihtimalle asgari ücrete çalışıyorsunuz.
hatta özel sektördeyseniz derecenizin en az mba yada phd olması gerekiyor ele tutulur bir iş için.

sevgili ile iş yapmak

kocaların ölü eşleriyle 6 saat içinde seks yapabilmesi

  • /
  • 40

orjinali varken kopyasına ne gerek var

o zaman hayat felsefen yazım yanlışına dayalı kardeş.

despot

bizans sarayına ait olmakla birlikte latin imparatorluğu, bulgaristan, sırbistan ve trabzon imparatorluğunda kullanılmış olan bir soyluluk unvanıdır.

wikiwand

herkesin kıskandığı özgürlüklerle dolu ülkemizin, insanları yaratıcı çözümler üretmeye, olmadı başka diyarlardan alternatif uygulamalar bulmaya teşvik etme amacıyla devreye soktuğu eşsiz sansür politikaları sonucu ulaşımı düzenli olarak engellenen wikipedia'ya (veya vikipedi) alternatif ulaşım sağlayan, arayüzü de iyi tasarlanmış bir sitedir. uygulamada sıkıntıları mutlaka vardır ama en azından başına tek sıfır, olmadı çift sıfır olmadı şu, bu koymadan wikipedia sevenleri mutlu eden bir site olmuştur.

ekşi sözlük yazarlarından tsubasa ohzora'nın site hakkında yazmış olduğu yazı için:
https://www.ingilizcegelistir.com/2018/0...

wikiwand sitesi:
https://www.wikiwand.com/

ayı sözlük sayfaları:
https://www.wikiwand.com/en/Ay%C4%B1_S%C...
https://www.wikiwand.com/tr/Ay%C4%B1_S%C...

en iyi oyun müzikleri

karakterimi kastığımda bu haritaya ilk girişim ve müziği duyuşum. çok güzel bir histi.

ayı sözlük dertleşecek insan veritabanı

yaş:24
boy:179
bulunduğum konum:şimdilik diyarbakır
ilgi alanı:çeviri bilim, sanat tarihi, sinema tv, boş yapma konusunda master
tip:allaha şükür
komiklik:gülmeyenle arkadaşlık kurmuyorum
zeka:0(sapyosexsüeller kapı orda)
maddiyat:looking for sugar daddy eheheh

yazarların sevdiği pozisyonlar

bence başlık “yazarların sevdiği seks pozisyonları” olarak değiştirilmeli. bu haliyle, başlığı açan yazarın “pasif ağırlıklı” olduğu sinyalini veriyor. başlık ve entry arasında uyumsuzluk var gibi geldi bana.

kendi deneyimlerimden bahsedecek olursam, bu durum değişebilir, yani her pozisyon her yerde aynı tadı vermez. futbol’dan örnek vereyim. şükrü saraçoğlu stadı’nda fenerbahçe maçını izlemek ayrı bi keyiflidir ama antalya deplasmanında aynı tadı bulamazsın. çünkü zemin aynı zemin değildir. özetle; kimisinde doggy stili sana zevk verirken, kimisinde de misyoner pozisyonu güzel gelir. bazı kişilerde blowjob, adeta maçı bitiren altın gol gibidir. bazılarında da sanki takımın yarısı kırmızı kart yemiş gibidir, çabalarsın elinden geleni yaparsın ama olmaz yani. bu durumda da top yuvarlaktır deyip geçmek lazım. önemli olan şey aradaki uyum çünkü.

bence birden fazla pozisyon bilinmeli çünkü diğer türlüsünde “sadece yumurta ve makarna yapabiliyorum hacı” demiş gibi olursunuz. ayrıca her pozisyon herkeste uymaz. örneğin; doggy stilini bazı kişiler aşağılayıcı bulur ve sizin yüzünüze bakmak ister. bazı pozisyonlar da kilo durumuna göre zaten imkan dahilinde olmaz. kısaca; bedensel şeyler zevk meselesini büyük ölçüde etkiler. unutamadığım bi ilişkimde partner’ım ameliyat olduğu için bacağını yeterince kıvıramıyordu ve bunun performansımı büyük ölçüde etkilediğini söyleyebilirim.

benim favorim ise ayaktaki pozisyonlar, bunlarda ben daha rahat hissediyorum kendimi. favori mekanım da banyo.

yavaş yavaş delirdim kimse bunu fark etmedi

bir intihardan önce,geride söylenmiş son cümle..rahmetli güzeller güzeli ipek,kendisini boğazın derin sularına atmadan önce bu cümleyi söylemiş,izlediğimde haberleri,kanım donup hüngür hüngür ağlamıştım hatırlarım..aynı durum sevgili meslektaşım,dicle'nin intihar mektubunda geçen son cümleyi duymamda da olmuştu, çok acı var,dayanamıyorum...çok konuşasım var kendileriyle,artık öteki tarafta olacak dilerim...

çok tuhaf bir şey bu hayat ya...mesela alkolik olduğumu herkesten gizlerim ben genelde..millet anladığı halde,köşe bucak kaçarım bu gerçeğimden..en büyük utancımdır...gay olmamı saklamak bile bu kadar sikimde değildir...sevdiğim adamlar özellikle çakmasın diye binbir türlü palavra sıkarım...tabi akıllı olan herkes farkeder benim alkolik olduğumu...az önce bir lavabo dolusu kusunca,tek kustuğum şeyin alkol olduğunu görünce,yazık la dedim kendime...

birkaç hafta önce,birkaç yılımı paylaştığım eski sevgilim selodan bir mesaj almıştım:"hani varla yok arasında ya her şey,sen varsın benim için ve çok seviyorum seni...çok kırdım seni biliyorum,özür dilerim..iyi geceler,cevap yazma bu mesaja sadece beni sev yeter yakışıklım" şeklinde...şimdi ise bunu diyen adam her yerde sürtüyormuş,adam düzüyormuş...birkaç hafta var arada,çok değil...neyse,demek ki herkesin sevgi anlayışı farklı,buna saygı duymayı öğrendim ben...

yavaş yavaş delirirsin...

zamanla bu pespaye ve öğretilmiş kurallarla örülü sistemin çürümüşlüğünü farkedersin,bir yandan da hayatın ne kadar kısa olduğununda bilincindesindir..düzeltmeye çalışırsın,gücünün yettiğince...kendini ilk başlarda puzzle ın en önemli,parçası gibi hissedersin,ben olmadan olmaz ulaan dersin...girersin oyuna...bir zaman sonra,gücün tükenir,yorulursun...durup,düşünmek istersin...senden öncelere bakarsın,senden önce de bu oyuna girişen,o özendiğin insanlara bakarsın,ya intihar etmişlerdir ya da delirmişlerdir..farkedersin çokta numaran yok bu puzzleda..

intihar,işte tam da bu sırada ön plana çıkıyor... intihar edenler bu dünyada en fazla saygıyı hakeden insanların başında gelirler...sartrenin dediği gibi: intihar bir korkaklık değil,takdir edilesi bir vazgeçiştir...ama bu vazgeçiş öyle sikimsonik dünyevi şeyler değil,bildiğin aşmış vazgeçiş...bu dünyada 3 gün eksik ya da 5 gün fazlasın,başka numarası yok...

kimse bunu farketmez...

haa onu beceremiyorsan,salarsın arkadaş...ama harbi salarsın...mesela birkaç saat sonra işbaşı yapmam lazım,çünkü gırtlağa kadar borcum var,çünkü insanlar sorduklarında işte iyi bir işte çalışıyorum,yuvarlanıp gidiyoruz hacı değil mi tüm mesele...ama halbuki ben hiç gitmek istemiyorum o aptal işe...o birçok salağa tahammül etmek istemiyorum...

mesela istiyorum ki,küçük bir kentte ya da köyde akşama kadar kimseyle konuşmak zorunda kalmayacağım bir işte çalışayım..insanlar beni ahraz bilsinler mesela...hiç konuşmayım ve duymayayım...

birkaç saat sonra işbaşı yapmaya gitmeyeceğim,aksine istifa dilekçemi vermeye gideceğim,öğlene kadar uyuyup...çünkü çok aptalca geliyor bana böyle zorundalıklar...hatta düşündümde bu tek başıma yaşadığım evide toparlayıp,kapatacağım...babamın evine yerleşeceğim...

yavaş yavaş delirdim,kimse bunu fark etmedi...ailemi,arkadaşlarımı,ipek'i,dicle'yi çok seviyorum....

prep

prep, “pre exposure pill”ın kısaltılmış hali ve hiv konusunda şu an için en etkili yöntem olduğu söyleniyor. ilacın genel olarak 2 şekilde kullanımı oluyor: hergün bir hap şeklinde alanlar olduğu gibi şüpheli ilişkiden 10 gün öncesinden başlamak üzere arka arkaya hergün alanlar da oluyor. bu hap şu işe yarıyor özetle: kondomsuz sevişirseniz bile virüs size bulaşsa bile vücutta tutunamıyor. yani ilacı alan kişiyi hiv’den koruyor. bu yüzden yurtdışında prep kullananlar “hiv negative on prep” (hiv negatif ve prep kullanıyor) yazar profillerine. bu şu demek: bu eleman hiv negatif ama prepten dolayı, yani bunla sevişirken dikkatli ol çünkü virüsün taşıyıcısı olabilir. bu yüzden prep kullananlar açıkça yazarlar ya da bahsederler bu durumdan. diğer türlü seviştiği kişiye hiv bulaştırabilirler, en azından hiv bulaştırma riski vardır bu kişilerin çünkü seks konusunda rahat takılırlar. kimileri de sevgilisi aldatar eder diye kullanır, kimisi açık ilişki yaşıyordur kullanır, kimisi de grup seks yapıyordur kullanır, kimisi de hiv+’lerle seks yapıyordur kullanır vesaire. yurtdışında oldukça makuldür ve bazı ülkelerde devlet ücretsiz de dağıtır. bizde de satılıyor diye biliyorum ama sgk kapsamında değil. yanılmıyorsam da fiyatı yüksekti.

şimdi gelelim soruna: o arkadaş eğer sadece ilişki öncesinde kullanıyorsa ilaç işe yaramıyor olabilir çünkü bu ilaç öyle viagra, cialis falan değil. düzenli kullanımı oluyor. özetle, eğer onunla konuşursan bence bi tekrar araştırsın nasıl kullanılıyor diye çünkü bariz risk altında. diğer soruna gelecek olursak bence büyük ihtimal bulaşmaz ama dişeti kanamışsa bulaşabilir de. çünkü korunmasız oral ile de virüs vücuda girebiliyor. hiv, kan yoluyla ya da cinsel sıvıların temasıyla bulaşıyor çoğunlukla.

ama sana en güzel bilgiyi, “kırmızı kurdele” ya da “pozitif yaşam derneği” verecektir.

kırmızı kurdele için sana link bıraktım, tıkla, gir, aklına takılanları sor, belki benim de yanlış bildiğim şeyler vardır:
https://www.kirmizikurdele.org/online-h...

son olarak, hatırlatmaya değer bulduğum başlık
(bkz: cinsel yolla bulaşan hastalıklar)

330 ml kolanın 3 lira bir litrelik kolanın 4 lira olması

bana garip gelen durum. 330 ml'lik teneke kolalar 3 liradan satılırken, bir lira farkla aynı cins kolanın 3 katının satın alabiliyoruz. buradaki mantık nedir?

meral okay

çok değerli bir oyuncuydu. yeditepe istanbul’daki havva ana’nın sıcaklığını çok arıyorum. içinde yer aldığı her dizi çok kaliteliydi. ruhu şad olsun.

Toplam entry sayısı: 792

theia

4 milyar yıl önce dünya'ya çarpıp ay'ı oluşturan mars büyüklüğünde bir gök cismi. bir teoriye göre theia adlı gök cismi, bundan 4.3 milyar yıl önce dünya'ya çarptı ve bunun sonucunda ay oluştu.

şayet bu hipotez doğruysa dünya'da hayatın var olmasını sağlayacak ideal şartların oluşmasını sağladığından kendisine minnettar olmamız lazım. zira bilim adamlarının hesaplamaları uyarınca dünya'nın çekirdeği dünya'nın iriliğine kıyasla olması gerektiğinden çok daha büyük; buradan da dünya ve theia'nın çarpışma esnasında çekirdek ve mantolarının birleştiği sonucuna varıyoruz.

bu tür bir ortamda volkanik olarak fazlasıyla etkin bir gezegenimiz oluyor; bu da hayatın oluşmasını sağlayacak koşullardan birisi. ayrıca dünya'nın kütlesini ve eksenini çarpışmayla etkilemesi gerek hayatın oluşması için gereken yer çekimini, gerekse de değişik mevsimlerin olmasını sağlayacak eksen eğikliğini oluşturmuştur.

ayı sözlük mafyası

hiç birimiz aynı düşünmek zorunda değiliz. aynı şekilde yaşamak zorunda değiliz. dinlere, dillere, yaşam tarzlarına aynı mesafede durmak zorunda değiliz. aynı şeyleri sevmek, beğenmek, ilgi göstermek zorunda değiliz. ancak birbirimize saygı göstermek zorundayız.

dolayısıyla birinin x fikrini sevmesi ve diğerinin karşı olması kimsenin birbirini kötü sıfatlarla nitelemesini gerektirmez. bunun için başlık açmaya yada kişinin rumuz başlığına hakaretvari yazmaya gerek yok (forumda bu iki eylem trend durumda). ve en kötüsü maalesef birbirimize tahammülsüzlüğümüz almış başını gidiyor. oysa biz farklılıklarımızla gökkuşağını oluşturmamış mıydık?

kral leopold'un afrika'da yaptıkları

belçika kralı ıı. leopold.

insanlık tarihinin belki de en büyük soykırımlarından birisini yapmış, milyonlarca kongoluyu katletmiş bir cani.

öyle bir cani ki, askerlerinden attıkları kurşunların boşa gitmediğini ispatlamaları için, kurşun atılan kişinin elini veya cinsel organınını kesip getirmelerini isteyecek kadar.

fakat, öldürdükleri insanlar afrikalı olduğundan olacak ki, adı asla bir hitler kadar dillere pelesenk olmadı, lanetlenmedi.

aksine belçika’da paranın üzerine resmi basıldı, sokaklara heykelleri dikildi.



katliamları dünyaya duyuran ise üstteki fotoğraftı. üstteki fotoğraf, 1900′lü yılların başında, kongo’da, bir din adamı tarafından gizlice çekildi. fotoğraftaki adam, kendisi gibi köle olan ve yeterince kauçuk toplayamadığı için cezalandırılan 5 yaşındaki kızının kesilen sol eli ve sağ ayağına bakıyor.

bu fotoğraf, yaklaşık 23 yıl süren kral leopold işkencesini belki de en net anlatan fotoğraf karesi. yaklaşık 5 milyon insanın ölümünden, 10 milyon insanın da sakat kalmasından sorumlu olan leopold, arkasında sömürülmüş ve katledilmiş bir toplum ve yok olmaya yakın bir fil nüfusu bırakmıştır.

söz konusu şirket sayesinde de kendisine dev bir kanlı servet sağlamıştır.

kral leopold’un yaptığı işkenceleri, dünya kamuoyuna en çok yansıtan gazetecilerin başında gelen morel, 1900’lü yılların başında kongo’daki katliamlar ile alakalı birçok yazı yazdı. daha sonra da bu katliam ve işkenceleri daha fazla protesto etmek amacıyla, dünyanın pek çok yerinde yürüyüşler düzenledi. leopold’ün yaptıklarını manşetlere taşıdı, yakılan köyler ile sakat edilmiş kongoluların resimlerini yayınlattı, mark twain ve sir arthur canon doyle gibi o zamanın tanınmış yazarlarının desteklerini sağlayıp leopold’ü kınayan yürüyüşler düzenledi.

leopold, bu protestolar sayesinde 1908′de kanlı ellerini kongo’dan çekmek zorunda kaldı ve bir yıl sonra da öldü.

bear erkek zayıf birisiyle beraber olur mu

bear'ım ve hayatta hiç bir şeye asla demiyorum.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

eşcinselim kan veremiyorum

eşcinsellerden kan alınmamasının sebebi yönelimleri değil. birey hastalık mikrobunu yeni kapmışsa eğer, bunun bir pencere dönemi olduğundan analizlerde kanın sağlıklı görünmesi. türkiye'de ameliyatta pencere dönemi mikrobu taşıyıp da verilen kanlardan hiv, hepatit vs kapan yüzlerce hasta mevcut ve bunun dava süreci de kızılay açısından çok çetin.

etik olarak eşcinsellerden kan alınmaması sorunu var. nedeni ise hala hiv, gonore ve bilimum hastalıkların hala eşcinsellerde daha yaygın olduğu görüşü. çok eşlilik sadece eşcinsellerde yaygınmış gibi saçma bir inanış var.

toplumsal olarak ahlak sorunu yaşadığımızdan, insanların yaptıkları ile oldukları insan arasındaki benlik algılarının şizofrenisinden dolayı kabak sadece eşcinsellere patlamış durumda dünyada.

bir açıdan da yukarıda denildiği gibi wc'de günde bilmem kaç kişiyi götüren ve test olmaktan bi haber olan bir grup azınlık da mevcut. aslında kendi kendimizi ötekileştirilmeye mecbur bırakmışız da farkında değiliz.

yanlış anlaşılan şarkı sözleri



bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım

amkli konuşan eşcinsel

bisiklet parkurunda bisiklet süren iki hetero arkadaşım:

x: amk şu geçen travesti mi lan?
y: sus sus duyacak şimdi.
trans birey: amkun çocuğu bi am yaptırmışım ananda böyle yok.

kelimeyi kullanmayla cinsel yönelimin yada cinsiyet rollerinin alakası yok.

ayı sözlük mafyası

hiç birimiz aynı düşünmek zorunda değiliz. aynı şekilde yaşamak zorunda değiliz. dinlere, dillere, yaşam tarzlarına aynı mesafede durmak zorunda değiliz. aynı şeyleri sevmek, beğenmek, ilgi göstermek zorunda değiliz. ancak birbirimize saygı göstermek zorundayız.

dolayısıyla birinin x fikrini sevmesi ve diğerinin karşı olması kimsenin birbirini kötü sıfatlarla nitelemesini gerektirmez. bunun için başlık açmaya yada kişinin rumuz başlığına hakaretvari yazmaya gerek yok (forumda bu iki eylem trend durumda). ve en kötüsü maalesef birbirimize tahammülsüzlüğümüz almış başını gidiyor. oysa biz farklılıklarımızla gökkuşağını oluşturmamış mıydık?

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

et yiyen insanların bedenlerinin hayvan mezarlığına dönmüş olması

bilim insanlarının bitkilerin de bir çeşit hislerinin ve hatta buna tepkilerinin olduğunu açıklamasından sonra vegan olmayanların bitkilerin yaşamına destek olarak topluca eyleme başlayıp başlamayacaklarını merak ettiren durum.

the kite runner

kitabının filminden kat kat iyi olduğunu düşünmekteyim.



#3530 : ayrıca afganistan'da erkek çocuklarla halvet olma geleneği var.
(bkz:bacha bazi)

kaslı vücutların sineklere yem olacağı gerçeği

kuasar