yumuklusucurta

Durum: 398 - 101 - 24 - 3 - 21.02.2019 19:21

Puan: 6824 - Sözlük Kezbanı

4 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

İstanbul-Van arasında mekik dokumakta. Öğretmen. Phd öğrencisi.
  • /
  • 20

eşleşince yazan biri

aklıma tinder gelmedi desem yalan olur. hoşgelmiş.

van gölü

van - edremit sahili ile bitlis - tatvan sahili görülmeye değerdir. van - gevaş'ta tekne yolculuğu ile akdamar adasını ziyaret edebilirsiniz. ayrıca van - tatvan arası feribotla ulaşım sağlayabilirsiniz. göl suyu sodalı olduğundan canlı türü çok olmasa da meşhur inci kefalini barındırmaktadır.

futbol ve gay olmak arasındaki bağ

çocukluğumda iyi kötü futbol oynadım. hala da sıkı takipçisiyim. tuttuğum takımın maçlarına giderim ve evimde digitürk var. korelasyon +1 burada.

sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler

tavsiyeye falan gerek yok bence. o ayrılık acısını yaşamak büyütecek zaten insanı.

gay olduğu için mesleğinden kovulan polis

şaşırdık mı? hayır.

daha önce aynı sebepten ihraç edilen öğretmen, hatta din görevlisi gördü bu gözler.

yaşattığınızı yaşamadan gebermek nasip olmasın size.

sermiyan midyat

elektrikli araba

akp dönemini anlatacak film isimleri

akp'yi bırakıp chp'ye geçen tayyipkılların başlarına gelen müsibetler

polonezköy

bir dönem leh'lerin ikamet ettiği rivayet edilir. anadolu yakasında kuzeye doğru yayılır. yolları kullanarak oradan riva'ya gitme imkanınız da vardır. son dönemde açılan çok güzel yürüyüş parkuru olmakla birlikte bir ara otel ve pansiyonlarına fuhuş baskınları yapılınca eskisi gibi anılmamaktadır. ailecek gidip piknik yapacağınız alanlar da mevcuttur.

eşcinsel ilişkilere kadın erkek rollerini dayatmak

bizim gibi ataerkil toplumlarda baskın olan erkektir diyebiliriz, unicorn09.

meci diye köy mü olur

mecidiye aslında, osmanlı döneminde kullanılan ve zamanın osmanlı altınının beşte biri ya da yirmi kuruş değerinde olan gümüş sikkeye verilen addır. günümüz türkçesiyle bayat bir espri olmuş.

euro 2020

önümüzdeki sene 24 takımla avrupa'nın değişik ülke kentlerinde yapılacak futbol turnuvasıdır.

çekilen kuralarla 10 gruptan ilk iki sırayı alacak 20 takım direk finallere gidecek; üçüncü sırayı alan 8 takım ise playoff oynayarak 4 takım daha kupaya katılacaktır.

türkiye; fransa, izlanda, arnavutluk, moldova ve andorra ile h grubunda eşleşmiştir.

ilk maç arnavutluk deplasmanında 22 martta oynanacaktır.

2019 fiba basketball world cup

şu ana kadar kupaya katılmaya hak kazanan takımlar:

afrika: tunus, nijerya ve angola (2 takım daha gelecek)
amerika: abd, arjantin, venezuela ve kanada (3 takım daha gelecek)
asya: çin, yeni zelanda, güney kore ve avustralya (3 takım daha gelecek)
avrupa: ispanya, türkiye, litvanya, fransa, çek cumhuriyeti, yunanistan ve almanya (5 takım daha gelecek)

2019 fiba basketball world cup

31 ağustos - 15 eylül arasında çin'de yapılacak olan ve ülkemizin de bileti aldığı dünya kupası.

diğer yıllardan farklı olarak kupaya katılacaklar artık önceki avrupa şampiyonasındaki gibi kıtasal derecelerine göre değil; kıtasal elemelerle şampiyonaya katılıyorlar.

avrupa'dan katılım için önce kalbur altı takımların yarıştığı pre-qualifiers turu olmuş ve buradan avusturya, belarus, bosna hersek, bulgaristan, estonya, kosova, hollanda ve isveç qualifiers round'a çıkmıştır.

ülkemiz, diğer önde gelen ülkelerin takımları için olaya qualifiers turunda dahil olmuş ve ilk turda letonya, isveç ve ukrayna'nın bulunduğu gruptan 10 puanla lider olarak ikinci tura kalmıştır.

ikinci turda da ispanya, karadağ ve slovenya ile eşleşmiş; ispanya ve karadağ'ı evinde ve slovenya'yı deplasmanda yenerek son iki maç kala çin biletini almıştır.

gençleşmiş kadro ve devşirme scotty willbekin ile eleme turlarını geçen türkiye'nin nba'de oynayan senior oyuncularının dahil olmasıyla çin'de göstereceği performans şimdiden merak konusu. bakalım turnuvanın dark horse'u olabilecekmiyiz.

sırf yakışıklı diye karaktersiz biriyle yatmak

(bkz:züğürt tesellisi)

herkesin algıları ve değerleri farklı. doğal olarak yaşam tarzları da farklı. bağlanmak istemeyen birinin cinsel dürtülerini gidermek amacıyla birileriyle birliktelik ararken yakışıklı yada hoşlanacağı insanları seçmesi kimseyi 2. sınıf yapmaz. biz düzeyli ve uzun süreli ilişkiler yaşıyoruz diye yaşamayanı ayıplamak da bize yakışmaz.

zaten dakikalara sığan yatma (!) eyleminde karakter aranmaz. hoşlantı varsa yatarsın. uzun süreli düşünüyorsan karakter öne çıkar. işte bütün mesele bu.

küt böreği

leziz bir börektir. pudra şekeri dökülüp de yenilebilir. halk arasında kürt böreği olarak bilinen böreğin asıl ismidir diye iddia edilir. bazılarının söyleyişlerine göre; küt şekilde kesilip servis edildiği için küt böreği ismini almış zamanla halk arasında yanlış telafuz sonucu kürt böreği olarak bilinmiştir.

"1910 yılına kadar istanbul'da kürt böreği adıyla bir börek yoktu.bankalar caddesinin karaköy kısmında rumlara ait börekçi fırınında bu börek sade börek adıyla yapılıp satılmaktaydı." der tarihi kasımpaşa börekçisi varisi.

muş

kürt böreği

yediğim en lezzetli böreklerdendir ve maalesef van'da bulunmuyor. kürt olsa bulunurdu bence. kürt şeklinde değil küt şeklinde kesildiğinden olsa gerek. *

(bkz:küt böreği)

google'a ayisozluk yazınca çıkan sonuca çok şaşıracaksınız

ayisozluk yerine ayısözlük yazıldığında da ekşi ile ilgili olan bağlantısı çıkıyor.

içinde hiç boş şarkı olmayan albümler

  • /
  • 20

bilgisayarına yüklediğin ilk oyun

donald duck quattra attack... sınırları zorluyorduk...

hornet'in nofem etiketini yasaklaması

başkasının kimden hoşlanmayacağını, kimi istemeyeceğini dile getirme özgürlüğünü ortadan kaldıran bir yasak. yasakçı ve ayrımcı bir zihniyetin ürünü. insanları hoşlanmadıkları tiplerle beraber olmaya da zorlayabilirler yakında. zaten hornet'te hali hazırda fem arayan pek çok hetero var. artık birbirleriyle takılırlar. sanırım şunu idrak edemiyorlar, birinin olduğu şeyi küçümsemek ve aşağılamakla, onunla cinsel ya da duygusal şeyler yaşamama isteği tamamen farklı şeyler. bu tamamen insanın içinden gelen bir şey, insan hoşlanmadığı biriyle ne yaşayabilir ki. tabii feminen bireyleri hor görüp onları aşağılamak kabul edilemez. bu ikisi bir değil, o noktada kafalar karışık.



http://kaosgl.org/sayfa.php?id=27618

eşcinsel ilişkilere kadın erkek rollerini dayatmak

hetero egemen dünyada hastalıklı bir düşüncenin ürünüdür. bu görüşe sahip insanlara göre insanlar arasında yalnızca kadın ve erkek cinsiyetleri arasında cinsel veya duygusal ilişki kurulabilir. asıl kötü olansa toplumun ortak zihniyetinin, eşcinselliğini sonradan kabullenmiş insanları da etkilemiş olması. bu eşcinseller de aynı cinsten bireylerin yaşadığı ilişkilerin kadın ve erkek rollerinden oluştuğunu düşünüyor. şayet bir erkek başka bir erkeği sevmişse taraflardan biri kadın rolünü üstlenmelidir. bu, yalnızca hetero egemen dünyanın o toplumu oluşturan tüm bireylere aşıladığı zehirdir. bazı gayler ve lezbiyenler bile bir tarafa, karşı cinsin rolünü yüklemeyi doğal karşılıyorlar, dolayısıyla bir tarafta o role bürünme konusunda bir baskı ve inanç oluşuyor. bazı gay çiftler kendilerini karı-koca olarak tanımlayıp, genelde aktif tarafın erkek pasif tarafın kadın rolünü üstlendiğine inanıyor. hal böyle olunca pasif tarafta kadına benzeme konusunda baskı oluşuyor ve eşcinsel ilişkinin kaçınılmaz sonunun, onun heteroseksüel bir ilişkiye dönüşmesi olduğuna inanılıyor ve pasif taraf kadın gibi davranmaya, kendine kadın gibi davranılmasına razı oluyor. lezbiyen iişkilerde de tam tersi olabiliyor. bu tamamen bütün ilişkiler kadın erkek ilişkisiyle aynı doğrultuda yaşanmalıdır, bu ilişkinin dışında ilişki çeşidi olamaz gibi yerleşik bir düşünceden kaynaklanıyor. görece daha ataerkil bir toplum, erkek erkeğe aşık olmanın mümkün olmadığını şayet aşık olunmuşsa da bir tarafın kadın rolünü üstlenmek zorunda olması gerektiğini dayatıyor. çoğu eşcinsel toplumun bu tek tip ilişki anlayışını, haliyle, kabullenmiş olup bu anlayıştan dışarıya çıkmanın yanlış olduğunu düşünüyor ve eşcinsel ilişkiye ister istemez bir nefret besliyor. erkek bedenine, penise arzu duymak, penisin vücuda girip çıkması kadın rolü üzerinden meşrulaştırılmış oluyor onlar için. bu dayatmayı aşamamış eşcinseller pasif tarafın erkek kimliğini taşımadığını düşünüyor. çünkü erkeğin doğasında kendi cinsinden biriyle ilişkiye girme diye bir şey olmadığı düşüncesi onlara aşılanmış oluyor. bir aktif roldeki gay seks yaparken karşısındakini kadınmış gibi düşünerek ya da ondan kadın gibi davranmasını isteyerek homofobi davranışı ortaya koyuyor. diğer türlü bir erkekle seks yapmak onun için yanlış olur çünkü.

hümanizm

tüm düzeni ilahi olanla değil dünyevi olanla kurmaktır. mesela hümanist düzen içerisinde hiçbir kurum ya da makam kendisini uluruhiyete dayandıramaz ve devlet de enstrümanlarından biri olarak diyaneti kullanmaz.
hümanist düşünce cahil insanların anladığı veya yarı cahil insanların kendilerini tanımladığı şekilde insan sevimek değildir. hayatın tüm alanlarında dünyevi olanı ilahi olanın üzerinde tutmak ve sistemi bu doğrultuda dizayn etmektir.
avrupa'nın bilimde doğu kültürlerini sollamalarının sebebi bu düşüncenin skolastik düşünceyi alaşağı etmesidir.
diyebiliriz ki hala günden güne katolik kilisesi ölmektedir.
yakın geçmişte batı dünyasında dinler çağını kapatan hümanizm, ideolojiler çağının başlamasına sebep olmuştur. merkezinde insan unsurunun bulunduğu faşizm, komünizm vb. iktisadi veya ideolojik kavramlar doğmuştur diyebiliriz.

kürt olmayan ayı sözlük yazarları silinsin kampanyası

sözlüğün %95'sinin hesabını kapatmakla mümkün olabilir. *

sırf yakışıklı diye karaktersiz biriyle yatmak

eğer hoşuma gitmişse, çok yakışıklıysa neden yatmayayım? nikah kıyıp bir ömür boyu beraber yaşayacak değiliz neticede. ben o an alacağım zevke bakarım, sonra herkes yoluna.

bearintheair

kürt böreği

küt böreğidir o, kürt böreği olsa duramazdiniz.

yumuklusucurta

nick'ini her gördüğüm de sümüklü sucuk olarak yanlış okudugum yazar. hayır cok mu aradin bu nicki merak ettim.

110 kilo olup ben seçilmem seçerim diyen ayı

seçme ve seçilme hakkının kiloya göre verildiğini düşünen yazar başlığıdir. lakinki öyle değildir.

Toplam entry sayısı: 398

theia

4 milyar yıl önce dünya'ya çarpıp ay'ı oluşturan mars büyüklüğünde bir gök cismi. bir teoriye göre theia adlı gök cismi, bundan 4.3 milyar yıl önce dünya'ya çarptı ve bunun sonucunda ay oluştu.

şayet bu hipotez doğruysa dünya'da hayatın var olmasını sağlayacak ideal şartların oluşmasını sağladığından kendisine minnettar olmamız lazım. zira bilim adamlarının hesaplamaları uyarınca dünya'nın çekirdeği dünya'nın iriliğine kıyasla olması gerektiğinden çok daha büyük; buradan da dünya ve theia'nın çarpışma esnasında çekirdek ve mantolarının birleştiği sonucuna varıyoruz.

bu tür bir ortamda volkanik olarak fazlasıyla etkin bir gezegenimiz oluyor; bu da hayatın oluşmasını sağlayacak koşullardan birisi. ayrıca dünya'nın kütlesini ve eksenini çarpışmayla etkilemesi gerek hayatın oluşması için gereken yer çekimini, gerekse de değişik mevsimlerin olmasını sağlayacak eksen eğikliğini oluşturmuştur.

ayı sözlük mafyası

hiç birimiz aynı düşünmek zorunda değiliz. aynı şekilde yaşamak zorunda değiliz. dinlere, dillere, yaşam tarzlarına aynı mesafede durmak zorunda değiliz. aynı şeyleri sevmek, beğenmek, ilgi göstermek zorunda değiliz. ancak birbirimize saygı göstermek zorundayız.

dolayısıyla birinin x fikrini sevmesi ve diğerinin karşı olması kimsenin birbirini kötü sıfatlarla nitelemesini gerektirmez. bunun için başlık açmaya yada kişinin rumuz başlığına hakaretvari yazmaya gerek yok (forumda bu iki eylem trend durumda). ve en kötüsü maalesef birbirimize tahammülsüzlüğümüz almış başını gidiyor. oysa biz farklılıklarımızla gökkuşağını oluşturmamış mıydık?

kral leopold'un afrika'da yaptıkları

belçika kralı ıı. leopold.

insanlık tarihinin belki de en büyük soykırımlarından birisini yapmış, milyonlarca kongoluyu katletmiş bir cani.

öyle bir cani ki, askerlerinden attıkları kurşunların boşa gitmediğini ispatlamaları için, kurşun atılan kişinin elini veya cinsel organınını kesip getirmelerini isteyecek kadar.

fakat, öldürdükleri insanlar afrikalı olduğundan olacak ki, adı asla bir hitler kadar dillere pelesenk olmadı, lanetlenmedi.

aksine belçika’da paranın üzerine resmi basıldı, sokaklara heykelleri dikildi.



katliamları dünyaya duyuran ise üstteki fotoğraftı. üstteki fotoğraf, 1900′lü yılların başında, kongo’da, bir din adamı tarafından gizlice çekildi. fotoğraftaki adam, kendisi gibi köle olan ve yeterince kauçuk toplayamadığı için cezalandırılan 5 yaşındaki kızının kesilen sol eli ve sağ ayağına bakıyor.

bu fotoğraf, yaklaşık 23 yıl süren kral leopold işkencesini belki de en net anlatan fotoğraf karesi. yaklaşık 5 milyon insanın ölümünden, 10 milyon insanın da sakat kalmasından sorumlu olan leopold, arkasında sömürülmüş ve katledilmiş bir toplum ve yok olmaya yakın bir fil nüfusu bırakmıştır.

söz konusu şirket sayesinde de kendisine dev bir kanlı servet sağlamıştır.

kral leopold’un yaptığı işkenceleri, dünya kamuoyuna en çok yansıtan gazetecilerin başında gelen morel, 1900’lü yılların başında kongo’daki katliamlar ile alakalı birçok yazı yazdı. daha sonra da bu katliam ve işkenceleri daha fazla protesto etmek amacıyla, dünyanın pek çok yerinde yürüyüşler düzenledi. leopold’ün yaptıklarını manşetlere taşıdı, yakılan köyler ile sakat edilmiş kongoluların resimlerini yayınlattı, mark twain ve sir arthur canon doyle gibi o zamanın tanınmış yazarlarının desteklerini sağlayıp leopold’ü kınayan yürüyüşler düzenledi.

leopold, bu protestolar sayesinde 1908′de kanlı ellerini kongo’dan çekmek zorunda kaldı ve bir yıl sonra da öldü.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

bear erkek zayıf birisiyle beraber olur mu

bear'ım ve hayatta hiç bir şeye asla demiyorum.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

yanlış anlaşılan şarkı sözleri



bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım

ayı sözlük mafyası

hiç birimiz aynı düşünmek zorunda değiliz. aynı şekilde yaşamak zorunda değiliz. dinlere, dillere, yaşam tarzlarına aynı mesafede durmak zorunda değiliz. aynı şeyleri sevmek, beğenmek, ilgi göstermek zorunda değiliz. ancak birbirimize saygı göstermek zorundayız.

dolayısıyla birinin x fikrini sevmesi ve diğerinin karşı olması kimsenin birbirini kötü sıfatlarla nitelemesini gerektirmez. bunun için başlık açmaya yada kişinin rumuz başlığına hakaretvari yazmaya gerek yok (forumda bu iki eylem trend durumda). ve en kötüsü maalesef birbirimize tahammülsüzlüğümüz almış başını gidiyor. oysa biz farklılıklarımızla gökkuşağını oluşturmamış mıydık?

ysb223

yazarı şahsen tanımıyorum. bir sohbetim yada tanışıklığım yok. özelde konuşup mesajlaşıp artık ne yaşanıyorsa kişinin rumuzuna ait yere saydırmak nasıl bir gaflet anlamadım. *

insanların neler yaşadığını, ne sorunlarla yüzleştiğini bilmiyoruz. dolayısıyla böyle geniş yazabilmek sözlük adına hoş olmamış. bazen düşüncelerinizi kendinize saklamak ve başkalarını yaralamamak daha büyük bir erdem olsa gerek.

theia

4 milyar yıl önce dünya'ya çarpıp ay'ı oluşturan mars büyüklüğünde bir gök cismi. bir teoriye göre theia adlı gök cismi, bundan 4.3 milyar yıl önce dünya'ya çarptı ve bunun sonucunda ay oluştu.

şayet bu hipotez doğruysa dünya'da hayatın var olmasını sağlayacak ideal şartların oluşmasını sağladığından kendisine minnettar olmamız lazım. zira bilim adamlarının hesaplamaları uyarınca dünya'nın çekirdeği dünya'nın iriliğine kıyasla olması gerektiğinden çok daha büyük; buradan da dünya ve theia'nın çarpışma esnasında çekirdek ve mantolarının birleştiği sonucuna varıyoruz.

bu tür bir ortamda volkanik olarak fazlasıyla etkin bir gezegenimiz oluyor; bu da hayatın oluşmasını sağlayacak koşullardan birisi. ayrıca dünya'nın kütlesini ve eksenini çarpışmayla etkilemesi gerek hayatın oluşması için gereken yer çekimini, gerekse de değişik mevsimlerin olmasını sağlayacak eksen eğikliğini oluşturmuştur.

suriyeli mülteciler hakkında doğru bilinen yanlışlar

suriyelilerin ülkemizde yaptığını türkler de avrupa ülkelerinde yapıyor. maç vs ertesi kornalarla sokaklarda geziyor, düğün konvoylarıyla yol kapatıyor, bulunduğu ülkenin meydanlarında türkiye diye zılgıt çekiyorlar. sizin nefretiniz kadar biz de nefret ediliyoruz. bilin istedim. (bkz:yurtdışında yaşamış bir türk)

türkiyede halkın refah seviyesiyle suriyelilerin pek de ilgisi yok. durumun böyle olmasının sebebi suriyeliler değil, hükümet ve kararı verenler. enflasyonu, işsizliği, gençliği suriyeliler yapmadı sonuçta. aksine avrupa 4,5milyar avro vermesi karşılığında seve seve kabul ettik, kaçakları toplama merkezi olduk. dükkan vs açan suriyeliler ise kendi imkanlarıyla açtı.

et yiyen insanların bedenlerinin hayvan mezarlığına dönmüş olması

bilim insanlarının bitkilerin de bir çeşit hislerinin ve hatta buna tepkilerinin olduğunu açıklamasından sonra vegan olmayanların bitkilerin yaşamına destek olarak topluca eyleme başlayıp başlamayacaklarını merak ettiren durum.

kuasar

kaslı hint erkeği ile olan anım

paris

parisin arka sokaklarındakileri gördükten sonra paris benim için ne romantikler şehridir ne de fransızca o kaba aksanları varken romantik bir dildir.